resim
Wesley Sneijder
Görev:Stratejik Danışman
Takım:-
Yaş:41
Uyruk:Hollanda
  • 15252
    bu nefret nereden geliyor anlamıyorum.
    adam 4.5 milyon avroyu bırakıp ayrılmış takımdan. istese antrenmana bile çıkmayıp çatır çatır yerdi o parayı.
    dursun bakkalın kafa da ayrı güzel. takım güzel gidiyor işte durduk yere ayrışma yaratacak taraftarda.

    sadece kazandırdığı maçlardan değil , bu takıma sahip çıkıp kaptan gibi kaptanlık yaptığı için galatasaray tarihinin üst sayfalarına adını yazdırmıştır.

    efsanedir nokta
  • 15253
    bir zamanlarımız efsanesi oyuncu, göz bebeğimiz. gönderilme şekli yanlış olan oyuncumuz. lakin;

    selçuk'tan da nefret ediyorum götü göbeği salan sneijder'den de. ikisinin de ortak özelliği son zamanlarda futbollarıyla takıma ihanet etmeleri. selçuk bu işi fazlasıyla abarttı senelerdir, çünkü yabancı sınırı vardı. ama geçti o devirler.

    kimisi de belhanda'yı donunda sallar demiş. yok ya göbeğinde sallar olmasın o? galatasaray futbol takımına zarar veren, faydası olmayan herkesten nefret ediyorum.

    sevdamız oyunculara değil, şanlı galatasaray'a. zoruna gidenler nice'yi tutabilir. amma abarttınız sneijder romantikliğini artık. burası fenerbahçe ya da beşiktaş değil.
  • 15254
    problemli bir sezon öncesi geçirmiş oyuncu. nice performansı hakkında konuşmak için henüz erken. muhtemelen ilerleyen haftalarda fiziken hazır hale gelip form tutacaktır. biz de misal feghouli'yi bekliyoruz.

    ancak beni sneijder üzerinden birbirine nefret kusan insanlar rahatsız ediyor. temcit pilavı gibi üzerinden laf sokulup tartışma yaratılması da. söyleyecekleriniz olabilir ancak üsluplar antu'cuların hakkımızda kullandıklarına benzemeye başladı. hayır bu düşmanca tavrın sebebi haklı çıktığını kabul çabası mı? ezik misiniz, afferin densin, egonuz okşansın, herkes sizi futbol duayeni kabul edip omuzlarda mı taşısın istiyorsunuz amk? haklı çıktığını düşünüyorsan bunu vurgula. biz de fikri takip yapabilelim. bu güzel bir şey. ama kendini insanlara dayatma.

    aynı nefreti beşiktaş stadından atılan galatasaray taraftarı hakkında da görüyorum. işin komik kısmı bunları dile getiren gerçeklikten kopmuş bir futbol romantiği olmakla itham ediliyor.

    kusura bakmayın ben de bu tarzı kullanan tüm insanları toplum yapısını bozan, sporu nefret odağı haline getiren futbol magandaları, barbarları olarak niteliyorum. romantikliği tu kaka ilan ederken magandalaşmaya, zarar vermeye gerek yok. insanlar bir günde kafa keser hale gelmiyor. nefretle beslendikçe oluşuyor bu yapı. afferin, besleyin nefretinizle nefreti.

    abi rica ediyorum her fırsatta, her sosyal ortamda içinizdeki irini kusmayın. çok iğrenç oluyorsunuz. fikrinizi dile getirmenin daha güzel yolları da var.
  • 15255
    bitmesi gereken bir sevdaydı, her sevda gibi. zamanı gelmişti. gönderiliş şekli ise galatasaray yönetiminin, galatasaray'a yakışmayacak şekilde ortaya koyduğu tavırdı. böyle mobbinglere falan gerek yok. adam kapı gibi sözleşmesi olduğu halde alacaklarını bırakıp gitti. istese gitmezdi. alırdı parasını, yatardı. bak de jong'a, bak hakan balta'ya. ne güzel yatıyorlar.

    bilirkişi değilim, ancak sayfalarca entry'nin özeti bu. gitmesi gerektiğini düşünenler gönderiliş şeklindeki ayıbı görseler, gönderiliş şeklindeki ayıbı belirtenler de zamanının geldiği fikirlerini hoşgörü ile karşılasalar burada bu tartışmalar ortaya çıkmayacak. olay bu kadar basit.

    ha illa biz tartışacağız diyorsanız bunu klavyeleriniz başında, monitör camlarının arkasına saklanarak yapmayın beyler. çünkü tartışma aslında sağlıklı bir şeydir. sizin derdiniz tartışmak değil kavga etmek.

    kiralayalım boş bir arazi, alın sopalarınızı bilmem nelerinizi gelin birbirinizi dövün. vallahi. ben de alayım iki bira geleyim. oturayım mocuishle abinin yanına, uzaktan levandinho'ya da bağırayım "gel hocam buradayız" seyredelim sizi. o an derim ki "vay amına koyayım". bak bunu şu an demiyorum. sözlüğe aykırı. ama o ortamda derim. ne yapacak salyangoz gelip ceza aldın deyip ağzıma bant yapıştıracak, harry kewell the wizard of oz da boy boy reklam afişleriyle görüşümü kapatacak değil ya. hagi elektrikleri mi kesecek? derim yani. "vay amına koyayım" derim bağırarak alkolün de verdiği o cesarete dayanarak. dinlemiyorsunuz çünkü, laf anlamıyorsunuz. bari birbirinizi yok edin.
  • 15256
    iki gündür hakkında "yazayım" diyip "ya gerek yok girmeyelim tartışmaya ortada bir sinerji var iyi kötü" diye duraksadığım altın portakal. yine de sinerji kısmına çok da fazla dokunmadan bir şeyler karalamak gerek.

    geleceği zaman transfer nöbetleri tutturdu bize. hey gidi be, nasıl beklemiştik. ünal başgan hesabından yolante yengeye atılan "fani seni altın gününe yazdırmış çabuk gelin" twiti, wesley'e twitter'dan "gelmezsen gelme lan" atarı çeken ergenler, ne ararsan hepsi vardı. güzel günlerdi, eksik parçalardan birisini beklemenin en güzel hali gibiydi.

    geldikten sonra da muazzam işler yaptı. askerdeydim lan işte, canlı izleyemedim ama dandik bir mp3 çaların radyosundan dinlerken volkan ayısına uzaktan iki tane asması nöbet kulübesinde oynamama neden oldu gollerden sonra yanımdaki fenerli arkadaşın sinirli bakışlarıyla birlikte. buz gibi soğukta girdiğim kafede gündüz izlediğim şampiyonlar ligi maçında buffon'a taktıktan sonra mekanı komple alt üst etmemizi sağlayan adam işte be wesley sneijder dediğiniz kişi.

    bizde bu var abi, biz kabullenemiyoruz ayrılığı. toplum olarak özelliğimiz bu hepimizin bu coğrafyada. her gün tartıştığın doğru düzgün sevmediğin bile belki kız arkadaşın ayrılsa içten içe bir üzüntü oluyor. kabullenememe hastalığımız var ayrılığa geldiği zaman.

    ben diyorum ki "sevmediğin sevgilinle ayrıldığında bile kabul edemiyorsun" ama bize diyorlar ki "o yukarıdaki anlattığın şeyleri yaşatan adam gitti, kabul et". :)

    ki ettik, en azından ettim. başlığına en son girdiğim entry 7 ağustos. (bkz: #2221967)

    ama şimdi bu adam gitmiş, çok yanlış bir şekilde gitmiş. kendisinin kalmasını isteyen taraftar bile biraz biraz şu anda oynadığımız güzel futbolla kendisinin ayrılığını bir nebze de olsa kabullenmiş. ancak kendisi maç sıkıştığı anda yada selçuk inan'ı oyunda gördüğümüzde aklımıza gelmiş, kelimeleri yutmuşuz. tamam da kardeşim şimdi şu açıklamanın ne anlamı var bak bakalım? https://pbs.twimg.com/media/DKyjQOfXoAA4uhp.jpg

    kim abi bu adamın paralı askerleri? isim ver o zaman da bilelim hadi, belgen bilgin varsa paylaş bizimle de. öğrenelim, bilelim yahu. ya aklınız kesiyor mu, dünyanın son gerçek dönem 10 numaralarından birisi galatasaray gibi bir kulüpte kalmak için insanlara para verip "beni savunun" desin ve üstüne üstlük bu plan tutmamış olsun ve 4.5 milyon euro parayı da bırakıp gitsin. hasta mısınız bilader? mantıksızlığın en tepe noktası bu galiba!

    gelelim sana bu konuda dursun özbek. hadi konuştun amenna. ama wesley sneijder hakkında 2 sene önce bu açıklamayı sen yapmadın mı? https://pbs.twimg.com/media/DKzSPbtXUActIKC.jpg

    şimdi neden "medya arkamızda durmadı" diyorsun? medya'dan kastın ne? kiralık kalemlerine yaptırsaydın o gün de mobbing haberleri bugün yaptığın gibi, ne değişirdi? biz yine 2 ağlar 3 sızlar unutur giderdik, sen de geçen sene tarihin en kötü galatasaray'ını izler ligi 13. falan bitirirdin. 2 - 3 doğru hamle onlarca, yüzlerce yanlış hamleyi silip atar mı var mı böyle bir mantık?

    adamla "biz göndermek istiyorduk" dediğin günlerde sözleşme uzatma yapmadın mı? yaptın. eee? ne şimdi bu açıklama? ki biz sana "gönderdin" diye kızmıyoruz zaten, "bu şekilde gönderdin" diye kızıyoruz.

    o kadar sıkıntı yaşadım bireysel olarak bile senin döneminde dursun özbek; derneği elimden aldın, twitlerimi sildirdin, yaşattığın mutsuzluk cabası zaten iki senedir. ama ben bu sene sırf bu sinerjiden dolayı, takımın şampiyonluk ihtimali çok yüksek göründüğü için ve bunu bozan grupta yer almak istemediğim için lig başladığından beridir eleştiri bile yapmıyorum, doğru düzgün "istifa" bile yazmıyorum. ama sen bu kenetlenmiş taraftarı "paralı askerlerdi onlar" diyerek bölmeye çalışıyorsun, ne amacı var bunun, hedef 21 diyerek çıktığımız yoldaki hangi amacımıza hizmet eder? bunu düşünmüyor musun? yok mu çevrende sağında solunda birileri "yahu başkan açıklama falan yapma bir süre, takım iyi, taraftar döndü bak şampiyonluğa gidiyoruz karıştırma ortalığı" diyebilecek? yoksa ver numaranı, her gün ben arayıp bu cümleyi söyleyip kapatacağım. ne kelime eksik, ne harf fazla. yeter ya!

    dursun özbek'in istemeden yapmaya çalıştığını (isteyerek yapmak istediğine inanmıyorum artık o kadar da değildir) yapmasına izin vermeyelim arkadaşlar. sinerjimize sahip çıkalım. sneijder bizim oyuncumuzdu, gitti. yolu açık olsun. kalanlar bizim oyuncumuz, eğer ki koyduğumuz 21 hedefine hep birlikte yürüyeceksek bu sinerjiyi bozmayın, takıma sahip çıkın. bu konu üzerinden tartışma bir gün takımı da yıpratır çünkü, büyür gider bu konu. kapanması şimdilik en iyisi.
  • 15257
    özlenendir.

    adam fransada ama hala takipçisiyim, seviyorum. tıpkı kewell gibi. seneler oldu hep takip ederim nerdedir ne yapar diye.
    velhasıl son dönemde favre kendisi için 442 oyuncusu değil kadromda yeri yok demiş. yazık. o gün dedim sneijder laneti gelir bunlara diye. ertesi maçta 2-0 dan 2-4 maç verdiler. penaltıdan yararlanamadılar bla bla. valla alma wesley'in ahını çıkar aheste aheste.

    fatih terim bu adamı sol kanat oynattı be. çatır çatır kazandık da. hadi kadroda düşünmüyorsun oyuncuya söyle yeter tüm dünyaya söyleyip oyuncuyu neden bozuyorsun.

    neyse sanki türkiyede olmuş gibi sinirlendim yorumladım olayı. fazla söze gerek yok! cimbombomun çocuğu wesley sneijder!
  • 15262
    türk futbol tarihinde hiçbir zaman en verimli dönemde bu kadar spekteküler bir oyuncu transfer edilmemiştir. ta ki wesley sneijder'e kadar. transfer tarihinin kırılma noktasıdır. drogba bile 34 yaşında giymiştir parçalıyı. wesley 28 yaşında, daha 1-2 sene önce ballon d'or adayı olmuşken atmıştır imzasını. günümüzde yapılan birçok kariyerli oyuncunun türkiye ligi'ne transferi için anadolu'nun kapılarını ardına kadar açmıştır. vadesi dolduğunda ise kendisi ile yollar ayrılmıştır. tabi ki bu muazzam, vizyoner transfer hamlesi efsane başkan ünal aysal yönetimi tarafından gerçekleştirilmiştir.
  • 15266
    nice takımına top oynamak için gitmeyen futbolcu. top oynayacaksa son kez bizde oynayacaktı, olmadı. o da transfer olmak için oldu. bu saatten sonra ara sıra kendisini sneijder yapan uzaktan gollerle belki görürüz. onun dışında istikrarlı bir şekilde oynayacağını falan düşünmüyorum ben. bu da bence önemli değil. şu an takımımızı izlerken ''sneijder olsaydı keşke'' demediğim gibi, orada kadroda olmaması sebebiyle falan da ''oh be iyi ki gitmiş'' demiyorum. bence takım böyle giderken kendisini seven de, sevmeyen de durduk yere gündeme getirmemeli.
  • 15269
    her ne kadar son 2 senesinde alıştığımız performansı vermese de adını galatasaray efsanelerine yazdırmış göz bebeğimizdir. kendisini hep karlı maçta juve'ye attığı ve ayıyı bir sağa bir sola yatırdığı goller ile hatırlayacağım. 2 senedir yaşadığı performans düşüklüğünü dizindeki probleme bağlıyorum. bir ara medyada da sıkça konuşulmuştu ameliyat olması gerektiği, fakat ameliyat olsaydı 6 ay civarı bir süre sahalara dönemeyecekti. zaten dizinden problem yaşamaya başladığından beridir doğru düzgün uzaktan gol bulamadı. dizinden dolayı kendisini zorlamadıkça fizik olarak daha da düştü. fizik olarak en iyi dönemlerini prandelli ve hamza ile geçirdi. o dönem herkesin bas bas bağırdığı forvet ve defans transferleri yapılsaydı kendisi ve takımımız çok farklı bir konumda olabilirdi. ah ulan hamza, umarım çınlattığım kulağın dengeni bozuyordur.
  • 15271
    fatih terim'den dolayı ön yargı beslendiğini zannetmediğim eski futbolcumuz. diyelim ki öyle oldu, peki bu ön yargıyı kırabilecek bir performans gösterebildi mi diye sorarsanız bence hayır. sneijder'i biz neden aldık? bir hagi ya da bir alex performansı gösterebilsin diye. galatasaray kariyeri boyunca çok mu kötüydü peki? elbette ki hayır. gayet iyi maçlar çıkardığı zamanlar oldu kendisinin. fakat ilk geldiği zaman şahsen kurduğum hayallerin çeyreğini bile gerçekleştiremedi.

    bu yüzden benim gözümde iyi hatırlayacağım bir futbolcudur ama efsane değildir. hele de muslera ile kendisini, bizi ikisi şampiyon yaptılar diye aynı seviyede tartışmak gaflettir. muslera çok çok farklı bir kategoridedir dostlar. muslera'nın ismi hagi'lerle, prekazi'lerle anılabilinir ancak. şu an aktif olarak futbol hayatına devam eden tek galatasaray efsanesidir muslera.
  • 15273
    adının ne olduğu farketmez; sezon başı kampı geçirmemiş hiç bir futbolcu fransa ligi'nde oynayamaz. ilgili ligin yaş ortalaması, dinamizmi, fizik durumu belli.

    kampta, iyi bir kondisyoner eşliğinde, iyi çalışmış bir sneijder yine bu ligin en değerli oyuncusu olabilirdi. oynar, oynatır, şapkadan tavşan çıkarır.

    bütün bunlarla beraber, ben sneijder'in artık futbol oynamaya eskisi kadar hevesli olduğunu düşünmüyorum. xess xava'nın doğumu, eşinin ilk annelik heyecanı, restaurant açılışı derken futboldan biraz uzaklaştı bence. laf aramızda aile babalığı yakıştı da kendisine. yolu açık olsun.
  • 15274
    benim gibi hagi'yi çok fazla izleyemeyenler için bambaşka bir oyuncudur. gerek saha içindeki duruşu gerek saha dışındaki kişiliğiyle herkes tarafından sevilmeyi hak eden birisidir. armanın en çok yakıştığı yabancı oyuncudur benim için. kendisi gittiği zaman baya üzülmüştüm, kulübe küsmüştüm. her ne kadar şu anki oyunumuz bu dargınlığımı azaltsa da hala içimde belki kalsaydı, ona biraz güvenilip üstüne düşülseydi geçmişte yaptığı güzel işler devam ediyor olurdu diye düşünmüyor değilim. oynadığı zamanlarda kendisi arkadaş ortamlarında gurur ve neşe kaynağım olurdu böyle bir oyuncuya sahip olduğumuz için. arkasından söylenen kötü sözleri hiç anlayamıyorum nedense. ya bu adam gerçekten yan gelip yattı hak etmediği sevgiyi saygıyı kazandı ya da bazı taraftarlarımız gerçekten arkasından çok kötü konuşabilecek kadar nankör.
  • 15275
    yazmayayım diyordum ama, zorla yazmak zorunda bırakan bazu userlar var. kişiler demedim. user dedim. çünkü gerçekten artık bu herkesin söz hakkı olması işi, had hudut olayını bir kenara atıp, düşünmeden ve hatırlamadan konuşmamıza, yazmamıza sebep oluyor. birilerine cevap niteliği olsun diye yazmıyorum.
    sevdin, evlendin, eşinle mutlusundur. bir süre sonra artık anlaşamaz hale gelir ve boşanırsınız. o hanım/bey sadece size uygun değildir. artık sizinle bir bağı yoktur. ne sizin iyiliğinizden, ne onun iyiliğinden konuşmanın manasına gerek kalmamıştır. sadece hafızada onunla olan güzel günler, sizi yaralayan bu noktaya getiren acılar kalacaktır. bir kaç hafta önce seni seviyorum dediğin insana, bir kaç hafta sonra nefret duyamazsın. olsa olsa kızgınlıktır. nefret duyabiliyorsan, zaten bunun adı o zaman sevgi hiç olmamıştır.

    wesley sneijder galatasaray futbol takımına sahada, dışarıda da markasına olabildiğince hizmet vermiştir. performansının düşmesini, kendisine bakmamasını, kulübün komple ciddiyetsizliğine bağlamak ile birlikte, kendisinin de payı büyüktür.
    wesley sneijder maddi yönden bir kaygı taşıyarak türkiye'ye gelmiş olsa bile, alacağı ücretten feragat edip gitmesi onun galatasaray'a olan sevgi ve saygısını gösterir. sırf bu yüzden bile saygı ve sevgiyi hak etmelidir.
    4,5 milyon eurodan bahsediyoruz. bizzat ben 10bin liralık iş tazminatım için avukat tuttum. sneijder ve mancini bunlardan feragat ederek gittiler.

    basit bir kaç soruyla kendimi avutuyorum hep. eğer sneijder ile masaya oturulsaydı, maaşını düşür denseydi düşürür müydü?
    kendisine ağalık beylik veren yönetim aynı olduğu için, sneijder'i kontrol altına alamayacaklarını bilmeleri bu teklifi ona sunmalarına engel miydi? gönderilmeden önceki sipariş gazete haberleri zaten sneijderi suçlu çıkarmaya yönelikti. ek olarak daha önce de bunları yazdım (bkz: wesley sneijder/#2193872)
    eğer maaşını düşürme teklifi yapılsa, sneijder 1.5-2 milyona biz de oynasaydı, 2017-2018 kadrosunun içerisindeki performansını merak etmediniz mi hiç? sneijder'in üzerine takım kurmazdın, taktiğini buna göre geliştirmezdin fakat donk'tan daha mı değersizdi? daha mı yeteneksizdi? belki bir 10 sene ballon d'or adayı bir futbolcu daha getiremeyeceksin bu ülkeye. bonservis ücretlerinin ne hale geldiğini görüyoruz. bu bile saygınlığını bizim nezdimizde korumasını sağlamalı.

    oyuncunun yönetilemiyor olmasını sağlayan tüm faktörleri bu galatasaray yönetimi yapmıştır. aynı yönetim, ayağı yara olunca ayağını tedavi etmek yerine kesip atmıştır. bu karara saygı duyuyorum ama uygun bulmuyorum.

    velhasıl, futbol artık endüstriyel bir alan. para kazanıyor ve kaybediyorsunuz. şirketler, kendilerine para kazandırmayan personelleri bünyelerinde tutmazlar. futbol takımları için de aynı şey geçerlidir. düşük ücrete, daha az sorumlulukla personel de çalıştırırlar. wesley sneijder ile bunun üzerine kurulu bir planla galatasaray'da kalabilirdi. şimdi arkasından, atıp tutmaya gerek yok.

    bugün gomis 32 yaşında, iyi de futbol oynuyor. ufacık bir sakatlık yaşasa, yaşı sebebiyle toparlanması epey zaman alacak. bu kez de ona, götü göbeği saldın diyeceğiz. sen eşşeğini sağlam kazığa bağlamazsan, tek bir adama tüm sorumluluğu verir, ağasın beysin ile işi yürütür vazgeçilmezsin diyerek ardına plan yapamazsan, wesley sneijder sorunu kişisel olmaktan çıkar. yönetimsel bir sorun olduğunu gösterir.

    nitekim bu girdiyi, wesley sneijder savunması değil, bıraktığı hatıralara saygısızlık yapılmasına artık gönlüm el vermediği için yazdım. wesley ile ayrıldık. zamanında çok sevdiğimiz, eski eşimiz. nefret etmemiz önce kendimize saygımızı yok eder. daha önceki sevgimizi yalancı çıkarır.

    wesley, allahıııım goldür. ötesini berisini artık tartışmaya gerek yok. eminim, kalbi bizimle atıyordur.
App Store'dan indirin Google Play'den alın