*

  • 1879
    2026-2026 sezonunda hedefimizi gerçekleştirdik.

    "rezil olduk, böyle oyun olmaz" deniyor ama son 16'da chelsea iki macta 8 tane yedi. newcaste tek maçta 7 yedi. atalanta 10 yedi bayern'den.

    artık kimse kimseye acımıyor. liverpool öyle ya da böyle seviyemizin üzerinde. buna rağmen bu sezon 3 maç yaptık. 2'sini kazandık. bu mükemmel bir adım bizim için. bunu kaybettiğimiz gün söylüyorum.
  • 1880
    harika bir sezonu geride bıraktık. emeği geçen herkesin emeğine sağlık ama işleri daha bitmedi. buradan şampiyonluğu almalılar attık ve seneye yine buralarda olmalılar, bu heyecanı bir daha yaşatmalilar bize. bor bodo değiliz, 20 senede bir eğrisi doğrusuna denk gelerek buralarda olmamalıyız, her sene düzenli ilk 24 yapmalı, hatta hedefi önce ilk 16 sonra ilk 8 koymalıyız. böyle büyürsün.
  • 1882
    bir gün bizim dışımızda bir türk takımı buraya giderse bu sene başardığımızın ne kadar değerli olduğunu göreceklerdir. gerçekten çok zor ve mental-fiziksel bir süreç. 8 maç yapıyorsun ki ligde ilk 24'e giresin. 12 maç oynadık dile kolay. bizim dışımızda gelecek takımlar rezil rüsva olacaktır buna eminim. burada kalıcı olup her sene en az ilk 24 yapmalıyız. futbolun keyfi burada çıkıyor. liverpool'dan 4 yiyoruz üzülüyoruz ama maçın heyecanı keyfi bambaşka düzeyde. o yüzden de hedefimiz her zaman burası olmalı.
  • 1884
    daha önce yine buraya yazmıştım sanırım. bu arenada futboldan daha fazla psikolojik bir harp yaşanıyor takımlar arasında. sayısız kere bir anda kontakt kapatıp 10-15 dakikada 2-3 gol yiyen takımlar gördük. bu bizim de başımıza geldi, frakfurt’un da, chelsea’nin de, atalanta’nın da karabağ’ın da. hem biz juventus’u hem de onlar bizi bu hale soktu mesela.

    bizm toplam 4-1 ile elndiğimiz turdaki diğer eşleşmelerdeki skorlara bakınca bu durum çok daha net anlaşılıyor.

    çok ama çok özel bir organizasyon. futbol anlamında kesinlikle rakibi yok. ne euro’lar ne de dünya kupaları yanına yaklaşamaz.
  • 1885
    bu yilin özelinde benim hedefim ilk 24 yapip playoff oynayabilmekti. takim bunun ustune playoff turunu da geçip son 16 yaptı.2-3 yıl art arda son 16 da liverpool ayarında bir takımla mücadele edelim benim için fazlasıyla yeterli.
    sonrasında daha ilerisi için hayal kurabiliriz. futbolun geldiği noktada istikrarlı ve sabırlı bir şekilde ilerlemezsek yaşanacak kayıplar eskisine göre daha büyük oluyor.
    bu bütçeyi ve kadro kalitesini korumak için her sene burada olmalıyız.
  • 1887
    kura şansı olmadıkça bizim açımızdan son 16 sonrasının zor olduğu organizasyon. önemli olan sürekli oralarda bulunup, o geliri elde edip her sene üstüne koya koya ilerlemek, oraların takımı olmaktır.

    atalanta, newcastle gibi takımların da düştüğü durum ortada. 25-26 sezonu özelinde galatasaray futbol takımı üstüne düşeni fazlasıyla yapmıştır.

    gönül isterdi ki direnç göstererek elenelim ve sakatlık vermeyelim. şansızlık oldu, sağlık olsun. umarım ligi etkilemez.
  • 1888
    hedefimizin son 24'e kalarak playoff oynamak oldugu sezonda son 16'ya kalarak basarili bir sezon gecirdigimiz lig.

    her sezon buralarda olmak onemli, boylece sert deplasmanlarda sogukkanli kalarak kendi oyunumuzu oynayabiliriz bir noktada. bir gunde bu tecrube elde edilmiyor, skor kotu evet ama buralarda ne takimlar 6'lar 7'ler yedi tek macta.

    (bkz: 18 mart 2026 liverpool galatasaray maci)
  • 1890
    yeni formatı itibariyle dünyanın en zevkli spor organizasyonu oldu sanırım. maddi tarafı olmadan mevcut euro/tl kuruyla buralarda hep olmamız lazım ki yarışmacı olabilelim.
    bu sene özelinde de başarılı bi sezon geçirdik. mevcut formatta tüm avrupa takımları için burdan sonra olacak zor deplasmanlardan biri, gelmesinler diyecekleri bi takım kimliğine büründük, burdan sonrası için. ellerine ayaklarına sağlık herkesin.

    seneye görüşürüz
  • 1892
    uzun uzadıya çok maç yazabilirim ama 14 ağustos 2020 barcelona bayern münih maçını yazmak yeterli olacaktır.
    bence taraftarımızın bir kısmı bu organizasyonu biraz hafife alıyor.
    gerçekten takımlar bazında dünyanın en zor organizasyonu bana göre.
    bazen harcadığınız para bile sizi kurtarmıyor.
    dün gece üzücü bir maç yaşadık evet ama sadece bizim başımıza gelmiş gibi davranmak bana saçma geliyor.
    ders alabiliyorsan bir sonraki sezon daha iyi olabiliriz deplasman maçlarında.
    mesela en önemli ders deplasmanda skoru bulmak çok çok önemli bir şey.
    frankfurt, monaco ve juventus maçlarında skoru bulabilecek pozisyonlar yakaladık.
    diğer taraftan eğer bir psg veya barça değilseniz, fiziğie yatırım yapmanız gerekiyor, özellikle de orta sahada…
    geçen sene bu zamanlar az’ye karşı rezil olduğumuz için eleştiri yapıyorduk.
    bu sezon son 16’da anfield’da liverpool’a ezildik diye eleştiriyoruz.
    yani böyle bakınca epey gelişmişiz gibi:)
    dün gece çok can acıtıcıydı ama burası şampiyonlar ligi, oluyor böyle şeyler.

    (bkz: 18 mart 2026 liverpool galatasaray maçı)
  • 1894
    18 mart 2026 liverpool galatasaray maçın da skor bir kenara, daha iyi bir oyun ortaya koysak, mükemmel adlandıracağım sezon olurdu, ama yine de başarısız diyemem.

    cl’de bu kadar hücum pres ağırlıklı oyun oynayıp buralara gelmekte büyük başarı. ama daha dengeli bir kadro kurmalıyız. orta sahada daha dominant isimlerimiz olmalı. kötü oynadığımız her maçta önce orta sahada ezildik, ardından devamı geldi.

    6-8-10 buralara yapılacak kaliteli 3 transfer ile seneye daha iyi yerlere gelebiliriz.
  • 1895
    hatalarımızdan ders çıkarmalıyız ve önümüze bakmalıyız. gelecek senelerde tek oyuncu üzerine olmayan daha sistemli oynayan bir takım olmalıyız. takımımız tarihinin en kaliteli kadrolarından birine sahip ama oyun sistemimiz nedir tam olarak tartışmalı. iç sahada taraftarın gücü ve bazı oyuncuların kalitesi sayesinde bu seviyelere geldik. gelecek sene deplasmanda neler yapabiliriz bu konuda akıl ortaya koymalıyız. geçen sene orta seviye takımları geçmezken bu yıl ilk 16'ya gelmek başarı olabilir. ama ana hedefimiz buraları alışkanlık haline getiren bir takım olmamızdır.
  • 1896
    ciddiyeti ve düzeni ülkemizde hala tam olarak algılanamamış organizasyon. insanların bir kısmı hala şampiyonlar ligi çeyrek finalinin falan ne anlama geldiğini bilmiyor yani. ''şampiyonlar ligi'nin düzeni'' diye bir kitap mı yazalım illa?*

    arkadaşlar, şampiyonlar ligi avrupa futbolunun en üst düzey organizasyonudur. aynı zamanda en pahalı, en kaliteli, en ciddi ve en siyasi organizasyonu. birazdan yazacağım sonucun sebebi, bu 4 durumun bir araya gelmesidir.

    şampiyonlar ligi çeyrek finalinde 8 koltuğun 6'sı kombinelidir. 7. koltuk da %80 ihtimalle kombinelidir. 8. koltuğun dolu olma ihtimali de %50'den fazladır. yani galatasaray seviyesindeki bir takım için zaten 8 koltuk yok orada, 1 tane koltuk ihtimali var. o da düşük ihtimalle, son 16'daki eşleşmeye bağlı olarak.

    takımların büyüklüğüne, ekonomik gücüne ve son 5-10 yıldaki durumuna göre basit bir şekilde anlatmaya çalışıyorum. ispanya'dan real madrid, barcelona, atletico madrid; fransa'dan paris saint-germain; almanya'dan bayern münih; italya'dan inter, juventus; ingiltere'den manchester city, liverpool, arsenal.

    bakın size 10 tane takım saydım. bu takımlar çeyrek finaldeki 8 koltuğun kombine sahipleri. sadece bazen birbiriyle çakışıyorlar, bazen de kötü bir sezon geçirip kombineyi yenileyemiyorlar. kaldı ki bu 10, inanın bana iyi niyetli bir sayı. bir de çeyrek final kapısını her yıl aşındıran hatta ara ara yarı final, final oynayan, kupayı alan takımlar var: chelsea, dortmund. yani bir de bunlar var sırada bekleyen. bu takımlar için şampiyonlar ligi zaten çeyrek finalde, yani baş başa kaldıkları zaman başlıyor.

    şimdi aşağıya son yıllarda çeyrek finale kalan sürpriz takımları yazıyorum:

    25/26 sezonu: sporting lizbon kalmış, son 16'da bodo/glimt'i eleyerek.
    24/25 sezonu: aston villa kalmış, club brugge'u eleyerek.
    23/24 sezonu: sürpriz yok.
    22/23 sezonu: benfica ve napoli kalmış, club brugge ve eintracht frankfurt 'u eleyerek.
    21/22 sezonu: benfica ve villareal kalmış, ajax ve juventus'u eleyerek.
    20/21 sezonu: porto kalmış, juventus'u eleyerek.

    tablo bu gördüğünüz gibi. yukarda ismi geçip de elenen tek takım juventus. o da zaten üst tarafın en zayıf halkalarından birisi son dönemde. zaten eleyenler de porto, benfica gibi ucl tecrübesi aşırı yüksek takımlar. en üst seviyeye futbolcu hazırlayan takımlar. yine de karşılarına juventus'tan da baba takımlar gelseydi muhtemelen onlar da çeyrek göremeyecekti. nitekim biz de çeyrek finale yükselirken schalke 04'ü elemiştik.

    yani bu tablo da bir şeyler anlatmalı bence. dediğim gibi mevzu komplo teorisi falan değil. saha içi, saha dışı her türlü unsurla birlikte çeyrek final koltukları dolu. dün biz * çok kötü oynadık ve elenmeyi hak ettik. liverpool zaten bizden çok daha güçlü bir kadroya sahip ancak hakemin ilk yarıdaki yönetimini herkes gördü. seni de sindiriyor yani.

    çünkü çeyrek final artık başka bir aşama. çeyrek final dediğin yerden sonra zaten 5 maç kalıyor. koca organizasyondaki takım sayısının tek hanelere düşmesi demek. avrupa'nın o sezonki en iyi 8 takımından biri olmak demek bir nevi. kalite olarak, kültür olarak, ekonomik olarak bambaşka dünyalar oralar. “yedirirler mi lan?”*

    bu demek değil ki hiçbir zaman çeyrek final göremeyeceğiz. görürüz elbette. buraları daha fazla oynayarak, burayı aşındırarak, tecrübe kazanarak, kendimizi kabul ettirerek ve tabii ki kura şansını da bir nebze olsun yanımıza alarak.

    o yüzden biz şunu soralım ve kendimizi geliştirmeye çalışalım: ''bizi hor gören bu pezevenklerin seviyesine nasıl geliriz ve galatasaray'ı nasıl değiştiririz?''
  • 1900
    galatasaray taraftarının anlamadığı veya anlamak istemediği bir husus var ise son iki sezondur uygulanan yeni sistemin takımlar üzerindeki yıpratıcı rolü.

    galatasaray’ı geçtim dünya üzerinde bayern dışında iki kulvarda çok etkili olan takım yok. bakın koskoca manchester city, şampiyonlar ligi’ne devam ederken herkese bol bol puan dağıtıyordu, elendikten sonra arsenal’i 2 kez, liverpool ve chelsea’yi 1 kez yendi. ligi alması da muhtemel.

    psg gibi ligi domine eden takım bile bu sene zorlanıyor. real ligi verdi gibi. arsenal de aynı şekilde.

    bu tarz takımlar eski sistemde şampiyonlar ligi defterini 1-4. maçlar arasında oynayıp bitiriyorlardı, son 16’da da rahat takım gelirse 4. hafta kapattıkları defteri anca çeyrek finalde açıyorlardı. o dönem kapandı 8 maç ayrı telaş sonra ayrı telaş.

    büyük takımları geçtim bodo bu sene norveç liginde şampiyonluğu kaptırdı. sporting umudunu kaf dağına bıraktı.

    sonra galatasaray’da hoca “tek maça düştük” diyince ortalık alevleniyor. yahu bu takım süper kupa ile başladığı serüvenden bu yana ilk defa nisan ortasında uzun antrenman yapabildi. buna rağmen iki kulvarda en kuvvetli aday. şampiyonlar liginde 4. torbadan monaco ve belçika şampiyonu çektiğimiz için el mecbur 8 tane üst tempoda maçlar oynadık. sonra buna 4 tane daha eklendi. bu hengameden 4 puan önde çıkmak başarıdır. bakmayın sinan yılmaz gibilerin “nisan’da lig bitebilirdi” söylemlerine. şampiyonluk kolay bir başarı değil. 2000 yılındaki takım bile ölü fener ve bjk’ye rağmen nisanda ilan edemedi.
App Store'dan indirin Google Play'den alın