• 156
    öncelikli olarak bu entryi yazma sebebim rakibimizin stadına kayıtsız şartsız çamur atmak değildir. saraçoğlu stadı ile ilgili olarak görüşlerimizi, o stattaki elektronik ıslıktan tutun da sidik torbalarına kadar yaşanan tüm rezaletleri yaşayan insanlar olarak hem ben hem de diğer arkadaşlarım defalarca kez yazdılar. bu entryinin asıl yazılma sebebi aziz yıldırımın 2 hafta önce milliyet gazetesine verdiği ''galatasaraylılar haddelerini aşıyorlar konuşursam sokağa çıkamazlar'' başlığı altında yayınlanan röpörtajdır. o röportajı okumak isteyenler için.

    http://cadde.milliyet.com.tr/...LTINDAN_KALKAMAZLAR_

    bu röportaj hakkında ve kendisinin stadımıza sallamalarına kendi çapımda #399928 ve #399945 entryleri ile yanıt vermiştim.( son günlerdeki sözlük gidişatı üzerine söylüyorum reklam yapmak için vermedim bu entry numaralarını) daha sonra sevgili yazar abim captano kendi blogunu bana açarak bu yazının orada yayınlanmasını sağlamıştı. kendisine bir kez daha teşekkürler.

    bu sabah gazeteleri gezerken geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden belediye işçisinin haberi çarptı. (kendisine allahtan rahmet yakınlarına sabır diliyorum) haberi taratarak orjinal halini aynen yayınlıyorum.

    http://twitpic.com/1v9fid

    dikkat edildiği gibi bu talihsiz olay bu stadın çok yakınlarında meydana gelmiştir. haberde zaten 2009 uefa finali afişini görmektesiniz. haberi incelerseniz dere yatağının taşması sonucu sel sularının taştığını göreceksiniz. bu haberi okuduktan fenerbahçe.org da yer alan bir haber geldi aklıma

    http://www.fenerbahce.org/....asp?ContentID=19895

    yukarıdaki linki dikkatle incelediğiniz zaman kurbağalıdere dere tarafında küçük bir su birikintisi oldu başka bir olay yaşanmadı belirtiliyor. demek ki sel suları akarak küçük bir birikinti halini alabiliyormuş ! bu stadın yerini bilenler zaten uzun yıllardır buranın dere yatağı olduğunu buraya stat yapmanın sakıncalı olduğunu hatta bu stadın zemin probleminin altında da bu sorunun yattığını söylüyorlardı. bunun üzerine ben biraz daha kafayı çizerek belediye kararları bu olayla ilgili olarak ne diyor dedim ve belediye kanunlarına da ulaştım.

    http://www.spo.org.tr/...ba22728b6185e_ek.pdf

    dere yatakları ve tașkınlar ile ilgili 2006/
    27 sayılı genelge

    2- çeșitli kullanım alanları olușturmak maksadıyla derelerin üzeri, zaruri hallere münhasır olmak üzere dsi genel müdürlüğünün izni alındıktan sonra gerçekleștirilecek ișlemler hariç, kesinlikle
    kapatılmayacaktır. bunun dıșında dere yataklarında gerçekleștirilecek her türlü yapılar ilgili kurum veya kurulușlarca onaylı bir projeye dayandırılacaktır .

    4- kamu kurum ve kurulușlarınca, köprü altındaki su akıș kesitinin daralmasına sebebiyet veren ve su akıșını engelleyen yapılar yapılmayacaktır. özel ve tüzel kișilerce yapılmak ve yaptırılmak
    istenen bu tür yapılara da kesinlikle izin ve ruhsat verilmeyecektir. ilgili kurumlarca yapılan denetimler neticesinde su akıș kesitinin daralmasına sebebiyet verdiği tespit edilen yapılar, imar mevzuatına göre mülki amirlerin sorumluluğunda yetkili belediye veya özel idare tarafından derhal kaldırılacaktır .

    mevcut kanunlara bakılarak gerekli yorumları siz değerli sözlük yazarlarına bırakıyorum. unutmadan ilave edelim mevcut bir temel yerine parça parça yapılan bir stattan bahsettiğimizi unutmamız lazım.
    demek ki neymiş aziz bey boşa sallamakla olmuyormuş bu işler. biz sokağa rahat çıkarız ama sen çıkarken dikkat et paçalar çamur olabilir malum dere arazisi.
  • 597
    fenerbahçe bu stadın ismini değiştirmeye çalışsın anında değiştirir. kanun, nizam vs. gibi şeyler bu topraklarda değerini yitireli çok oldu. muhtemelen cumhurbaşkanının izni gerekiyor bunun için. gönlünü edebilirlerse yaparlar. öte yandan atatürk'ü sömürme işinden vazgeçmesi lazım fenerbahçe'nin. tarihlerinde atatürk'e suikastten idam edilen başkanları var sonuçta.
  • 81
    "mabed"dir...

    --- alinti ---
    yanımdaki çocukların kimisinin kafası yarılmış, kimisinin parmağı kırılmış. önümdeki duran iki genç kız şemsiyelerini açıyor, korunmak için. farketmiyor, yıldırım hızıyla gelen ucu sivri bir taş (daha dogrusu kırılmış bir porselen parçası) şemsiyeyi delip geçiyor, genç kızın kafasını yarıyor. tişörtlerini çıkarıp kendi kendilerine pansuman yapmaya çalışıyorlar. bu arada biz de hem korunmaya çalışıyoruz, hem de yaralanan arkadaşlarımızın akan kanlarını durdurmaya çalışıyoruz. bizim derginin muhabiri türker geliyor panik halinde, "abi nolur bir mendil bulun, biber gazı attılar,yanıyorum" diyor.

    şaşırmış durumdayız. hangisine yardım edeceğimizi bilemiyoruz. o sırada, bacağıma bir ağrı saplanıyor. panikle ayağıma bakıyorum, italyan porseleni parçası fitilli kalın kadife pantolonumu delip geçmiş...

    100 kadar fenerbahçeli biz içeri girdikten, 30 dakika sonra aniden numaraları tribünde beliriyorlar. o zamana kadar karşılıklı tezahürat atışması var. bir de lise açıktan üzerimize yağan su ve ayran şişeleri... üzerimizde patlayan su şişelerine alışığız, geçen maçtan. fazla önemsemiyoruz. atık davranmak ve tedbirli olmak yeterli.

    ama numaralıda aniden beliren grup hazırlıklı. ellerindeki boş su kolilerine anlam veremiyorum önce. ama sonra o kolilerin taşlarla, kırık aynalarla dolu olduğunu birazdan anlıyoruz. polis barikatının yanına rahatlıkla geçip, "taaruza" başlıyorlar. 60-70 kişi birden aynı anda fırlatıyorlar...

    etrafımız kan içinde. yaralılar çaresiz. herkes seyrediyor. polisler, biz, basın mensupları... asağıda sürekli fotoğraf çekiyorlar. bizim derginin fotoğrafçısı eren yanımda. üstelik fenerbahçeli! beline kadar bembeyaz, ayran patlamış üzerinde. "çektin mi?" diyorum, "savaş tazminatı istiyorum!" diyor gülerek... makinamızı korumaya çalışıyor haklı olarak. bizim bölümdeki polise soruyorum, "bu taşlari nerden buldular?". gelen parçaları inceliyor ve karar veriyor: "tuvaletleri kırmışlar, aynaları parçalamışlar. yoksa bizimkiler sokturmaz, bunları"

    ama sahadaki basın güvenlikte. sürekli bizi çekiyorlar. çıldırma noktasına gelmiş bizleri. "işte," diyorum, "öyle görüntüler veriyoruzdur ki, yarın rahatlıkla bu fotoğrafları basarlar ve altına da galatasaray taraftarları olayları tahrik etti" derler!"

    evet, nitekim dediler! bugün gazeteleri okurken, ne satırlarla karşılastım! oysaki çıkarken, bizi şıkıştıkları ve beklettikleri tünelde tanıdığım
    gazeteciler yanıma geliyor hemen... fanatik, sabah, vatan, milliyet... bir tanesi,"abi," diyor "digiturk, sizleri hep saldırırken gösterdi"...
    "nasıl,yani" diyorum, safça, " o fenerli grubun yaptıklarını söylemedi mi?"
    "abi görüntülere göre sizler polisle çatışıyorsunuz!"

    polisle mi çatışıyoruz? allah, allah! bizler polisten o grubu engellemesini istedik. cevap vermeden bize bakıyorlar. o grup o kadar arsızlaşmış ki, kendisine müdahele edilmediği gibi neredeyse,"şu arayı açında daha isabetli atalım taşlarımızı" diyebilecek kadar rahatlar... bu kadar umarsızlık karşısında, insanlar çıldırıyor. bir tanesi tuvaletin kapısını söküp geliyor. "atmayın" diyoruz, "geri attığınız herşeyi yeniden bize atıyorlar. bir türlü bitmiyor. atmayın da kolileri boşalsın"... dinleyen kim? çocuğun kafası karpuz gibi yarılmış, en az 20 dikiş atılması gerekiyor ama çıkardığı atletiyle sarmış kafasını, kendisini vuranlardan intikam alma peşinde...

    tabii tabii, biliyoruz. fenerbahçe yönetiminin bu olaylardan hiiiç haberi yok! onlar tertemiz! maçtan 5 saat önce, stat müdürü ile digitürk söyleşi yapıyor.. müdür diyor ki, "bir iki tane de espirili karikatür hazırladık. ama söylemeyeyim, süpriz olsun!" bir yandan taş yağmurundan kurtulmaya çalışırken, "süpriz"i öğreniyoruz :..migros açık'ın üstündeki geniş borulara baglanmış, mekanizmayla açılan iğrenç bir " karikatür"... üzerinde kocaman bir "ultravesti" yazıyor... bir aslanı, kadın yapmışlar, dudakları zevkten... arkasında, yarısı boyanmış bir adam üzerinde genç fb yazan bir tişört, kadını parmaklıyor... müzik eşliğinde açıyorlar. fenerliler zevkten çıldırıyor. tezahüratlara yeni taşlar eşlik ediyor, bu sefer daha hırslı atıyorlar... bir "karikatür" daha asılıyor, atına binmiş bir karaoğlan... fener formalı tabii...

    ruhen faşistlesmiş bir kitlenin karşısındayız... gobbels'in şaasalı mitinglerinin bir benzeri burada... igrenç müzikler, marslar, sürekli yapılacakları anlatan anonslar: "şimdi elinizdeki makarnalarla prova yapıyoruz!", "hadi, hep beraber fenerbahçe'nin ne olduğunu gösterelim"...

    dev pankartlar...

    bunları taraftar grubu mu hazırlıyor ? külahıma anlatsınlar. kurulan dev terör arenasının tasarlanmış parçaları bunlar... hepsi büyük para gerektiriyor. kimde var bu para? biletlerini hala yönetimden bedava alan gruplarda mı ? pöh!

    ***

    çıkıyoruz, tribünleri terkediyoruz.. o ufacık yeri kan gölüne çevirenler "görevlerini" yaptıktan sonra ellerini kollarını sallayarak orayı terkedince, sanırım "suçlu"yu, yani daracık alana sığışmış 700-800 galatasaraylıyı tespit ediyorlar. zaten kapıları çok önceden kapatmışlar. telefonları geliyor dışarda kalanların. almıyorlarmış içeri... "doldu" diyorlarmış... aklıma, 3 gün önceki yetkili demeçleri geliyor: "ne kadar gerekiyorsa, o kadar yer ayırdık" demek bu kadarmış. pana taraftarına ayrılan yerin yarısı...

    sürü gibi otobüslere dolduruyorlar insanları... nereye gideceği bile sorulmuyor. bir gazeteci, bana "kartal'a götürüyorlar" diyor.. bir diğeri,"mecidiyeköy'e" diyor... o dağınıklıkta bizim ekibi kaybediyorum. maçı seyretmeye karar veriyorum ve şeref tribününe geçiyorum. geçerken, bir kapkaçcıyı, cep telefonumu yürütürken son anda yakalıyorum.

    şeref tribünündeyim. cumhuriyet'ten mahmut sert geliyor. toplumbilim'in yeni sayısını veriyor taze taze... içinde bizim öbür dergide (tribün) çıkan bir dolu makaleyi yayınlamışlar... aralarında kill for you ile yaptığımız söyleşi de var! bir kaç tanesiyle daha konuşuyoruz: anlıyorum ki, kimsenin olanlardan haberi yok. gazeteciler, haber atlamışlar! bir hagi röportajını bir başka gazeteden önce yayınlayamadı diye, bizim galatasaray dergisi'ne inanılmaz iftiralar atan ve yalan söyleyenler de bunu atlarlar mı?
    yok, yok, atlamazlar : "galatasaray taraftarı tahrik etti" diye yazmıştır kesin, bakmaya bile gerek görmedim...

    evet, panatinaikos taraftartarı da fenerbahçelileri tahrik etmişti! daha önceden hakemler de fenerbahçelileri tahrik etmişti!

    fenerbahçeliler hep tahrik oluyorlar!

    örneğin, galatasaraylılar ısınmak için sahaya çıkıyorlar! al işte bir tahrik nedeni daha! yeni maratonun her yerinden neler yağıyor, nasıl anlatabilirim? futbolcularımızın üzerinde patlıyor şişeler... mondragon'a ve eser hoca'ya yapılanları görüyorum, inanamıyorum... bu arada hakem üçlüsü sahada "takımdan ayrı düz koşu" yapıyorlar! o tarafa bakamıyorlar bile! kaptan gelip birşeyler söylüyor, koşularını bile bozmuyorlar.. körler, sağırlar... (tabii kardeşim, üzerinde sarı-kırmızı formayla niye çıkıyorsun, tahrik oluyorlar, değiştirin renklerinizi!)

    küfürler, yumurtalar, şişeler, bıçaklar.... isınmaya çalışan futbolculara reva görülenler... maytaplar, meşaleler, su şişeleri...

    hepsi bir tiyatro.... "bizim en büyük gücümüz takım değil, stat ve taraftar" diyenlerin neyi kastettikleri açık: yarattığımız terör etkisiyle maçı çeviriyoruz... korkutuyoruz, yıldırıyoruz, sindiriyoruz... futbolcuları da, konuk taraftarları da, hakemleri de... "burası böyle, buranın standardı bu" dedirtiyoruz... çünkü biz basında da varız... biz yazmıyoruz, çünkü kendi aleyhimize yazmayız. biz yazdırmıyoruz; çünkü yazanların kalemini susturacak gücümüz var... biz bir cumhuriyetiz..

    evet, bir cumhuriyet..

    ama hitler'in almanyası da bir cumhuriyetti...
    --- alinti ---
  • 613
    türkiye'de sahaya en yakın ve yüksek kapasiteli futbol stadyumu olduğu 2001-2011 dönemi çok zor bir deplasman haline gelmiş stadyumdu. fenerin de şaşalı kadrolarının da etkisiyle, bu dönemde yakalanan serilerin ciddi ekmeğini yedi fenerbahçe.

    sonrasında ali sami yen arena, inönü'nün yeniden yapılması, trabzon akyazı derken, türk futbol camiası büyük stad baskısına ve atmosferine alıştı. günümüze gelindiğinde fenerbahçe'nin elinde artık yavaştan eskimeye başlamış bir stadyum olduğunu görüyoruz. önümüzdeki 5 - 10 yıl içinde burayı revize etmek isteyeceklerdir. artık kadıköyde kapasiteden feragat edip kalırlar mı, yoksa bizim uyguladığımız ve bana göre yanlış olmuş modeli mi tercih ederler göreceğiz.
  • 240
    sadece fenerbahce'nin galatasaray'i bu statta yenemedigi son iki yilda degil, hic bir zaman cok onemli bir atmosferi olmamis stattir. tabi ki mac oncesi ve bazi maclarin bir bolumunde belli bir atmosfer olmustur ancak asla mac boyu etkileyici bir atmosferi olmamis stattir. bizim 2 sene oncesine kadar bu stattaki buyuk basarisizligimizin sebebi asla ordaki atmosfer degildir. ne yazik ki galatasaray'in kadrosu her zaman fenerbahce'nin bir adim ve hatta bazen iki adim gerisinde oldu. lig maratonunda inanc ve birliktelikle sampiyonluklar kazandi galatasaray ama bir final maci gibi olan derbilerde, fenerbahce varini yogunu ortaya koyarak ozellikle kendi sahasinda galatasaray'a ustunluk kurdu. fenerbahce'nin galatasaray maclarina verdigi onemi anlamak icin 17 mart 2012 fenerbahçe galatasaray maçı'ndan sonra 9 puanlik farka ragmen, galatasaray'a yenilmedigi icin gururlu olduklarini saga sola yazan fenerbahcelilere bakilabilir.
    sonuc olarak sukru saracoglu stadi; milletin kafasina gozune bir seyler atan bir yigin suursuzun, koreografi ve tezahurat organizasyonu yoksunu taraftarinin hic bir zaman onemli bir atmosfer olusturamamistir. zaten aktif taraftarlarin ust katlarda konuslanmasindan dolayi, yapilan ciliz destek de sahaya uzak kalmakta ve kimsenin umrunda olmamaktadir.
  • 489
    fenerbahçe'nin bu stadda galatasaray, beşiktaş ve trabzonspor üçlüsüne karşı ilmek ilmek işlediği, yıllarca koruduğu 3 serinin 3'ü de 2020 yılı içerisinde bozulmuştur.

    (bkz: 23 şubat 2020 fenerbahçe galatasaray maçı), galatasaray bu stadda 20 lig, 3 de türkiye kupası müsabakası olmak üzere tam 23 maç sonra kazandı.
    (bkz: 16 haziran 2020 fenerbahçe trabzonspor maçı), trabzonspor bu stadda 22 lig, 1 de türkiye kupası müsabakası olmak üzere tam 23 maç sonra kazandı.
    (bkz: 29 kasım 2020 fenerbahçe beşiktaş maçı), beşiktaş bu stadda 16 lig, 2 de türkiye kupası müsabakası olmak üzere tam 18 maç sonra kazandı.
  • 405
    açılın sabah sabah ben de tespit yapacağım.

    fenerbahce'nin ne zaman galibiyete ihtiyacı olsa galatasaray'ı yenememesi gibi bir başlık acicaktim da cok uzundu.

    sen onca yıl kıytırık lig maçlarında en büyük rakibini döve döve yen ama ne zaman galip çıkmaya ihtiyacın olsa puan kaybet. ulan resmen kahkahalık durum.

    ilk olarak aklıma gelenlerde 2008 yılında türkiye kupası çeyrek final ilk maçında galatasaray 11 türk ile sahaya çıkıyor, fenerbahçe de o sezonun şampiyonlar ligi çeyrek finalisti kadroya sahip. düşün yani ona ragmen maç 0-0 bitiyor.
    2011'de zaten ahı gitmiş vahi kalmış galatasaray'a bir de sen tekme atıp iyice bitirecekken o sezonu şampiyon olarak tamamlayacak takım yine galip gelemiyor. 0-0.
    17 mart 2012 galatasaray ile aranda 9 puan fark var yensen 6 olacak 2-0'dan maçı berabere bitirorsun. 2-2.
    12 mayıs 2012 herkesin malumu.
    2015 yılı da 2011 ile benzerlik gösteriyor, 70 milyon euroluk takımın orta sahasiz, forvet siz galatasaray ile berabere kalıyor. 1-1
    en son da 17 mart 2018 fenerbahçe galip cikamayarak şampiyonluktan koptu.

    he arada istisnalar var mı tabi var ama hiçbiri şampiyonluğa giden yolda katkı sağladığını hairlamiyorum. mesela fener bizi yenip puan farkını düşürmüştür, ya da öne gecmistir ama şampiyon biz olmuştur. 2006, 2008 gibi.
    (bu tespiti son 10 yıl olarak aldım.)

    açıkçası fenerbahçeli olup da bu kadıköy mevzusunu dillendiren aklı başında adam kalmadı diye düşünüyorum. en azından benim çevremde kimse bu muhabbeti yapmıyor. yapan tayfa da malum zaten. bi zaman sonra işin esprisini yapan bizler de mevcuduz gerci. ben mesela maç günü instagramda tek ihtimalli fenerbahçe maçı nolur anketi yapıp iki seçeneğe de mağlubiyet koydum. futbol biraz degol aslında tamamiyle eğlence. küfür olmadığı sürece dalga gecinilmeli. ben kendime adıma konuşursam gayet eglenliyorum o sene bu sene geyikleribden de. ama yensek de hic fena olmazdı :( maicon ve tolga'da kendimden geçtim ....
  • 65
    bu stadyum hakkında yapılan yorumlara baktım ve son zamanlarda ne kadar körce yorumlar yapıldığına bir defa daha şahit oldum. rakibi sevme, eleştir, kendince küfür et, aşağıla... bunları ben de yapabilirim. kendi kendime mırıldanırım öyle. sadece budur bu olay. fakat bu stadyum için çok kötü demek, hiçbir özelliği yok demek hakikaten büyük ayıptır. türkiye'nin en komple stadyumundan bahsediyorum şu an. evet gerçekten güzeldir. rahattır. şimdi bazı arkadaslar böyle gereksiz yorum yapmasın hiç. ve kimse de kendisini kandırmasın. stadyumuna güzel veya kötü diyerek şampiyonluk ya da kupa kazanılıp kaybedilmiyor. tek isteğim bakalım, görelim ve ona göre nitelikli yorumlarımıza devam edelim.
  • 122
    fenerbahçe resmi internet sitesinden alıntıdır:

    stadımız hakkında bilgilendirme: "geleneksel hale gelen şükrü saracoğlu stadyumu saha çimleri yenileme şenlikleri 18 nisan 2010 fenerbahçe besiktas macinda unutulmaz oyuncumuz fabio bilica' nın ilk kazmayı vuruşuyla başlamıştır..."

    edit : işbu yazı resmi siteden alıntı olmamakla beraber kendilerinden beklenen bir yazıdır...tamamen karincaezmez sevki kişisinin uydurmacasıdır...
App Store'dan indirin Google Play'den alın