(bkz:
#3783268)
dergi olarak ilk çıktığında sevgi ve ilgi ile takip ettiğim bir dergiydi. öyle ki her sayıyı alıp koleksiyon yapacak kadar beğeniyordum.
yaşım itibari ile bendeki
goal ve
four four two dergilerinin boşluğunu doldurmuştu.
sonradan online kanal açtılar.
sinyor ne diyor programında uzun süre bizim
haginin topuğu olduğundan şüphelendiğim
ilhan özgen, nba için
inan özdemir ve -saygılar-
kaan kural, güzel sunuculuğu ile
orkun çolakoğlu, az görünen ama samimi genç kadro
can önduygu,
arhan ata pilavoğlu,
buğra balaban ve tabi ki esas oğlan tardini.co aka parmamaniac
emre özcan ve bizim çocuk
atahan altınordu.
takibe devam ettim ama süre geçtikçe program akışlarında/çeşitlerinde değişmeler, başrole çıkmaya/çıkartılmaya çalışan ilginç kişiler/kişilikler
* sonra ufak şirin cafeden büyük franchise olmanın etkisi ile kalite ve objektiflik gözetmeksizin yapılan transferler,
* can öz’ün önce
hande sümertaş lincini başlatan programlarını savunması, üzerine fenerlilerin içine su serpen
mesut özil de konuşuyoruz ya :( açıklaması derken zaten soğumuş olduğum ve takibimi minimumun son raddesine getirdiğim kanallarını en son yukarıda entryde olan “çiğ” olay sayesinde tamamen takibi bırakacağım.
dakikalar saatler içinde milyonlarca izlenmeye ulaşılabilen şu dijital ortamda bir insanı sorsan goygoy adı altında soktukları duruma bak! gevşek bir de geniş geniş bana merhaba bile demiyor diyor üstten üstten konuşuyor çocuk efendi de ağzınız ile burnunuzun yerini değiştirmiyor!
neyse
emre özcankendi youtube kanalını açar inşallah
*