• 191
    ne oldukları sapır sapır dökülen bir grup kolej bebesinin toplanıp goy goy yaptığı dergi. aralarından emre özcan'ı ayırıyorum çünkü adam en azından futbola kafa yoruyor. bunlar ise bildiğin ağdalı, siteril ortamda yapılmış beyaz futbol muhabbeti yapıyor. birader bir sene program yaptığın adamı düğününe davet etmemek nedir? bir de üzerine dalga geçiyorsunuz ve bunu bir yayın organında yapıyorsunuz. ananız babanız terbiyede mi öğretmedi?

    https://twitter.com/.../1728342452631695823
  • 192
    https://twitter.com/.../1728342452631695823

    pek çok bileşeni ile sapır sapır dökülen oluşum. türk sporuna yeni bir nefes diye girdikleri yolda mehmet demirkol, tümer metin gibilerini toplayarak leş gibi kokan bir nefese döndüler. ayrıca erman yaşar'ından emre özcan'ına, onur erdem'inden uğur ozan sulak'ına kadar pek çok yorumcusunun egoları da çok büyüdü, komik olmaktan çıktı.

    zaten güzel bir şeyin bozulmadan uzun süre aynı kalması eşyanın tabiatına aykırıydı. ama insan yine de üzülmeden edemiyor.
  • 195
    içinde güzel yorumcuların ( emre özcan ve can onduygu ) barındığı bir kanal olmasına rağmen özellikle mehmet demirkol hamlesi ile beyaz futbola dönüşen bir yapı olmuştur.

    daha önce hande sümertaş olayında aldıkları tavır da galatasaray taraftarı tarafından unutulmamalıdır.

    canları o kadar sıkılmaya başladı ki üç kişi toplanıp goy goy yaparak futbol konuşuyoruz diye insanları kandırmaya başlamışlardır. kendi aralarında belki geyiğin seviyesi çok yüksektir ve alınmıyorlardır ama herkesin izlediği ve izleyenlerinde bir tık üst seviye olduğunu düşündüğüm bir kanal için son yapılan çığlıkler hiç yakışmadı.
  • 196
    benim için artık miadını doldurmuştur.

    çok heyecan verici bir serüvendi. kimseler yokken youtube’dalardı. toksik spor ortamından kaçıp nefes alıyordum adeta.

    sonra yavaş yavaş demirkol, kutluay gibi isimler girmeye başladı. onlar girince can öz’ün at gözlüklü fenerliliği de az az görülmeye başlandı. neyse dedim olsun. sonuçta bu duruma karşı bağışıklığımız var. tümer metin’i bir kez dahi izlemedim bile.

    ancak erman yaşar, onur erdem, uğur ozan sulak hatta emre özcan gibi ilk günden beri var olan kişiler artık tahammül edilemez haldeler. kendileri değiller. ilgi budalalığı, çiğlik görüyorum kendilerini izlerken.onları özel yapan entelektüel kimliklerini büyük oranda rafa kaldırmış görünüyorlar.

    inan özdemir, kaan kural, atahan altınordu, can önduygu, caner eler gibi isimler umarım farklı kanal kurup yollarına devam ederler.
  • 197
    (bkz: #3783268)

    dergi olarak ilk çıktığında sevgi ve ilgi ile takip ettiğim bir dergiydi. öyle ki her sayıyı alıp koleksiyon yapacak kadar beğeniyordum.

    yaşım itibari ile bendeki goal ve four four two dergilerinin boşluğunu doldurmuştu.

    sonradan online kanal açtılar. sinyor ne diyor programında uzun süre bizim haginin topuğu olduğundan şüphelendiğim ilhan özgen, nba için inan özdemir ve -saygılar- kaan kural, güzel sunuculuğu ile orkun çolakoğlu, az görünen ama samimi genç kadro can önduygu, arhan ata pilavoğlu, buğra balaban ve tabi ki esas oğlan tardini.co aka parmamaniac emre özcan ve bizim çocuk atahan altınordu.

    takibe devam ettim ama süre geçtikçe program akışlarında/çeşitlerinde değişmeler, başrole çıkmaya/çıkartılmaya çalışan ilginç kişiler/kişilikler * sonra ufak şirin cafeden büyük franchise olmanın etkisi ile kalite ve objektiflik gözetmeksizin yapılan transferler, * can öz’ün önce hande sümertaş lincini başlatan programlarını savunması, üzerine fenerlilerin içine su serpen mesut özil de konuşuyoruz ya :( açıklaması derken zaten soğumuş olduğum ve takibimi minimumun son raddesine getirdiğim kanallarını en son yukarıda entryde olan “çiğ” olay sayesinde tamamen takibi bırakacağım.

    dakikalar saatler içinde milyonlarca izlenmeye ulaşılabilen şu dijital ortamda bir insanı sorsan goygoy adı altında soktukları duruma bak! gevşek bir de geniş geniş bana merhaba bile demiyor diyor üstten üstten konuşuyor çocuk efendi de ağzınız ile burnunuzun yerini değiştirmiyor!

    neyse emre özcankendi youtube kanalını açar inşallah *
  • 198
    dergisi çok güzel olan ama youtube’a geçtiğinden beri tarafını belli eden eski dergi.

    dergileri evimde koleksiyon halindedir, o derece güzeldi.

    tarafını belli etmesini geçtim, kendine mahlası ile seslenilmesini isteyen garip garip adamlar ile dolu.

    bazı programları katlanılacak türden değil. kim izliyor anlam da veremiyorum, yine de bazı kaliteli isimleri bünyesinde barındırıyor.
  • 199
    socrates app'i gayet başarılıdır. gün aşırı spor ile ilgili kaliteli seyahat yazıları, röportajlar, hayat hikayeleri, güncel değerlendirmeler bulunur. yaklaşık birkaç aydır düzenli bir şekilde okuyorum ve bana gerçekten bir şeyler kattığını düşünüyorum.

    youtube kanalları ise biraz daha eğlenceli içeriklere kaymış durumda. bu olmasa dahi süreklilik sağlanması adına her an video atıldığından konular, konuşulanlar hep birbirini tekrar eder duruma gelmiş vaziyette. bu da çağımızın en büyük problemi zaten. socrates youtube kanalına has bir özellik değil sadece.

    kendileri ilk etapta spor medyasina derinlik kazandıran bir oluşumdu. son zamanlarda insanların spor adına bilgiye erişimi çok ama çok arttığı için eskiden derin olarak addedilen konular bile artık sığ kalmaya başladı. açıkçası her şey dibini sıyırma noktasına gelmiş durumda. bu da zaten socrates kanalına has bir negatif durum değil.

    televizyon izleyen kitlenin artık youtube'a kayması sonucu artık youtube daha çok eğlence talep eden bir noktaya evrildi. insanların ucuz bir şekilde eğlenceye ulaşabileceği nokta youtube oldu. o sebeple socrates'in yayıncılık anlayışı da mecburen bu çizgiye geldi. bence socrates'in youtube içeriklerinin katy perry kliplerine dönmesi yukarıda saydığım birçok çevresel faktörün etkisi iledir.
App Store'dan indirin Google Play'den alın