kendisi bir sağ bek olarak bizim için
sacha boey'dan da
wilfried singo'dan da daha doğru profildir. bunu, bir sezonda çıktığımız ortalama 50 maçın 40'ı için söylüyorum. sacha boey başlığındaki entrylerim de duruyor bu arada, hayranıydım yani kendisinin. dikkat edin daha iyi bek demiyorum, daha doğru profil diyorum.
roland sallai tam anlamıyla bir büyük takım bekidir. toplu ve topsuz agresifliği, bazen kızdıracak derecede yersiz özgüveni, sürekli ileriyi zorlaması ve her pozisyonu son ana kadar zorlamasıyla bunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. galatasaray beki 50 maçın 40'ında nasıl olmalıysa aynen öyle. bugünün futbolunda artık hakim oyunu oynayan takımların, kapanan takımlara karşı hücumda işlevsiz 4-5 futbolcuyu kaldıracak durumu yok. stoperlerin ve hatta kalecilerin dahi oyuna katılımının konuşulduğu bir dönemden bahsediyoruz. bekten hücum katkısı almamak diye bir şey bizim için söz konusu olamaz yani.
örneğin sacha boey zaman zaman yaptığı sürpriz dribblingler hariç hücumda son derece düşük katkıya sahipti. ortaları berbat, son tercihleri genellikle kötüydü. üstelik de çok fazla basit oynuyordu. hücum konusundaki en büyük katkısı topu geri kazanma hızı ve geride tek başına kalarak takımın risk alma kapasitesini artırmasıydı.
hakim futbolu oynayan takımların bekleri tabir-i caizse biraz
yırtık olur. beklenmedik şeyler dener, bir anda merkeze kat eder, arka direğe koşar. bugün hayran olduğunuz birçok bek de zaten ya kanattan ya da kanat bekten devşirmedir ve bu şekilde sürpriz denemeler yapmaktadır pozisyonunda. hakimi, arnold, savunması da gayet iyi olan nuno mendes, cancelo, frimpong, dumfries...
sallai'de kanat oynayacak yetenek yok ancak bek oyuncusu olarak topla ilişkisi iyi kalıyor. zaman zaman sürpriz şutları ve ortaları, skor katkısı da olabiliyor. ayrıca kanat oynamanın getirdiği alışkanlıkla ilerde iyi pozisyon alabiliyor. savunma anlamında da fiziksel kapasitesi iyi, çalışkan ve profesyonel bir futbolcu olduğu için çoğu zaman kotarıyor. kotaramayacağı, sıkıntı yaratacağı 10 maç olur veya olmaz 50 maçta.
söylediğim birçok şey eren elmalı için de geçerli. jakobs, eren'den iyi bir bek. belki de dünyanın en iyi savunma beklerinden birisi ancak bizim için eren elmalı daha doğru profil. en azından 5 maçın 4'ünde. çünkü sürprizi var. jakobs gibi ileride sıfır ekstrayla oynayan bir adamla galatasaray sezonu geçiremez çünkü. o 10 maçta canımız yanmasın diye kalan 40 maçta ıkınır dururuz sonra. kazımcan'ın dahi hücumda nasıl fark yarattığını izliyoruz 1 aydır.
dolayısıyla sallai'nin sağ beke devşirilmesi bizim cuk oturdu, çok da güzel oldu. umarım bu şekilde de devam eder. takdiri hak ediyor fazlasıyla.