resim
Roberto Mancini
Görev:Teknik Direktör
Takım:Al-Sadd
Yaş:61
Uyruk:İtalya
  • 2854
    simdi kendisine aykut kocaman yakistirmasi yapanlar icin bir kac sey karalamak istiyorum.

    oncelikle ne kadar dalga gecersek gecelim aykut kocaman fenerbahce tarihinin en buyuk avrupa basarisini kazanmis teknik direktordur. oyle ya da boyle...hasortman da desek, buyuk taktisyen adam yeaa diye kahkahalar da atsak bu gercegi degistiremeyiz. avrupanin ikinci kupasinda yari final...cok onemli bir basari. cektikleri kuralarin sansli oldugunu, salak sepet dogu avrupa takimlarini bile zor elediklerini, abuk subuk goller attiklarini, kisacasi gercekten cok sansli bir sezon gecirdiklerini tabiiki biliyoruz ancak bunlarin hicbiri geri donup baktigimizda hatirlanmayacak. begenlim ya da begenmeyelim aykut kocaman fenerbahce tarihine bir avrupada yari final yazdirdi.

    bu sene basi aykut kocaman kalsaydi fenerbahce belki bu kadar gollu galibiyetler almayacakti, bu kadar fark yapmayacakti ama sampiyonlugu yine buyuk ihtimal alacakti. aykut kocaman belki alexi kestigi icin, fazla defansif oynattigi icin tepki aldi ama bunlarin hicbiri takimini bir sistem takimina donusturdugu gercegini degistirmez. aykut kocaman'in fenerbahcesi gercekten iyi bir savunma takimina donustu ve ozellikle avrupa maclarinda rakiplerine cok az pozisyon vererek ilerlerdi.

    2013-2014 sezonu baslamadan aykut kocaman'in gitmesi fenerbahce'nin istikrarli bir sistem takimina donusmesini engelledi. ersun yanal'in gelmesiyle tekrar sifira donduler. ersun yanal ligi iyi taniyan bir hoca ve sadece ligde oynayan bir takimi sampiyon yapmasi da cok zor olmadi. ancak oynattigi futbol, sadece vur kir parcala mantigiyla hareket eden agzi salyali bir grup futbolcunun savasindan baska birsey degil. nitekim arsenal'in fenerbahce'yle nasil dalga gectigini gorduk. salzburg bile fenerbahceyi 3luk 4luk yapardi aslinda ama yine klasik fenerbahce sansi devredeydi. neyse sonuc olarak ersun yanal'in gelmesiye fenerbahce 05-06 sezonu galatasaray'ina dondu diyebiliriz. her ne kadar ligde basarili gibi gozukseler de avrupa'ya gittikleri an vasat takimlar tarafindan tokatlanip donecekler. aykut kocaman'in oturmus sistem takimindansa ersun yanal'in orta cag futbolu oynayan fenerbahcesini tercih ederim ben rakip olarak. fenerbahce sampiyon olmus olabilir ama bu kafa yapisindaki bir hocayla belli bir sistem oturtamayacak ve istikrar saglayamayacaktir.

    simdi bunlarin mancini'yle ne alakasi var...
    galatasaray sezon sonu mancini'yi yollayip yerine ligi taniyan bir turk hoca getirirse buyuk ihtimal sampiyon olur. 4.yildizi takar. ama fener'in aykut sonrasi yaptigi gibi sifira doner. sistem sifirlanir. hersey yeniden baslar. avrupada basari, ligde istikrar, dusuk maliyetli genc oyunculari parlatip satma gibi hedeflerimiz varsa -ki oyle diyoruz- mancini kalmali. eminimki mancini'nin sistemi eninde sonunda oturacak ve izlemesi cok keyifli bir galatasaray ortaya cikacak. her hoca geldiginde istikrar isteyenler, bu sefer sabirli olalim diyenler, manciniye sabir gostermeli. lucescuyu agzindan dusurmeyenler manciniyi lucescunun onerdigini bilmeli.

    bu takim 2005-2006 sezonunda, 2007-2008de sadece cok istedigi icin sampiyon oldu. belki de en guzel sampiyonluklardi bunlar evet ama ben bir sene sampiyon olup ertesi sene yok olan bir galatasaray artik istemiyorum. derbilerin cogunu kaybeden bir galatasaray istemiyorum. fenerbahce'yi de bu iki senedeki galatasaray'a benzetiyorum. seneye bu kadar ac olmayacaklar ve dususe gececekler.

    her sezon sampiyon olamazsiniz. buyuk maclari kazanmayi bilen, avrupada juventusu eleyen hocayi da kucumsemekten vazgecin. biraz sabir gosterin. sabir gostermek icin olumlu sinyaller verdi bu takim, kopenhag'i 3lerken verdi, juventus macinda allahim gol sesleri icinde verdi, chelsea macinin ikinci yarisinda verdi, bursa maclarinda verdi. biraz daha basariya ac oyuncularin gelmesiyle, bir iki nokta transferle bu takim cok iyi yerlere gelecek ve yerinde elestirenlere hak versem de, kendi hocasini yerin dibine sokan futbol cahilleri ne kadar havlarsa havlasin mancini'yle gelecek.
  • 4878
    ileride yollarımızın kesişmesini istediğim nadir eski teknik direktörlerimizden. hırvat boğasına karizmatik diyenler kendisi takımın başındayken galatasaraylı değillerdi sanırım çünkü roberto mancini dünyanın en karizmatik teknik direktörlerindendir. kendisi asla boş bir teknik direktör değil, umarım tekrar yedek kulübemizde görürüz... gönlümden geçen diğer teknik direktör ise gheorghe hagi...
    eric gerets hocamı istememek olmaz, kendisine şifa diliyorum.
  • 5210
    dünkü futboldan bağımsız konuşuyorum kendisini ne kadar sevdiğimi tanıyanlar bilir. birkaç şeye değinmek istiyorum.

    1.si melo,sneijder,drogba ile şampiyonluk kaybetti lafı doğru bir eleştiri olmaz. zaten drogba ikinci yarı fener macı dışında oynamadı bile. ayrıca kadroyu kendi kurmadı kursaydı o zaman konuşurduk. bu sene mesela gedson, feghouli, falcao, muhammed ile beşiktaş’a şampiyonluk verdi kontrasına sebebiyet verirsiniz. en azından tudor ‘a verilen olanaklar kendisine verilseydi başarılı olurdu diye düşünüyorum.

    2.si türkiye’deki son başarılı yabancı teknik direktör. bilic ne kadar başarılı olarak adlandırılıyordu mesela ama adamın tek başarısı bursa derbisi kazanmak.

    3.sü ise fatih terimi bile içi geçmiş bıraksın artık diye saçma sapan şekilde eleştirilen bir galatasaray taraftarının haketmedigi hocadır. iyi ki bizden gitmiş akıllı adammış.
  • 3174
    takımın başına geldiği günden beri samimiyetinden bir gün olsun şüphelenmediğim teknik direktörümüz. hatta ilk günlerde kendisine çok fazla bir önyargım vardı. ama buna rağmen inandırdı bana kendini. hala da inanıyorum güzel şeyler yapmak in çabaladığına. ama gelgelelim alışmadık götte don durmuyor işte.

    "türk oyuncuları anlamıyorum. çok duygusallar." dediğin zaman değişiyor işler. bir anda onlar haklı sen haksız oluyorsun. burası türkiye. fazla avrupailik yemiyor burda. takımı şampiyon yaptığı halde kovdukları adamı getiriverirler bir anda senin yerine ne olduğunu anlayamazsın.
  • 5410
    2013/14 sezonunda takımı devraldığında zaten kafadan 8 puan kaybetmiştik. geldi ilk lig maçında selçuk ve melo'dan yoksun akhisar deplasmanında da mağlup oldu. etti sana 11 puan. o sezonu da fener'in 9 puan gerisinde tamamlamıştık zaten. kasımpaşa * ve kayserispor * maçları dışında absürt puan kayıpları da olmadı. 3 kulvarda mücadele ettiğinden ve o dönem yedek kulübemiz çok zayıf olduğundan özellikle şl dönüşü rotasyon nedeniyle puan kayıplarımız oldu.

    galatasaray'da geçirdiği bir sezona baktığımızda şl'de son 16, kazanılan türkiye kupası ve lig ikinciliği. keşke daha uzun soluklu bir ilişkimiz olsaydı kendisiyle, belki bir gün yine yollarımız kesişir.
  • 4825
    galatasaray'a gelebileceği en kötü zamanda (2013 eylül/ fatih terim sonrası) geldiği için kıymetini bilemediğimiz hoca.

    2013-2014'te zaten kaybolan havayla, deplasman galibiyeti alamayan takımıyla, ittirilen ersun yanal takımının gerisinde kaldı. tr kupası'nı aldı, real madrid ve juventus'lu gruptan çıktı. keşke sonraki yıl da devam edebilseydik de iyi oynamaya başlayan takımımızın neler yapabileceğini görseydik. en azından melo'nun, iyi forvetin, defansın önemini bilen ve defans yapmayı öğrenen bir takım ve öyle bir havayla geçirmiş olurduk bu 3 yıllık süreci.

    sabri'den sağ bek olmayacağını, semih kaya'dan da stoper olmayacağını görüp semih'i sağ beke çeken adamdan zarar gelmezdi.
  • 1580
    en büyük hatası kendisini hala avrupada sanmasıdır, bir gün galatasaraydan kovulursa bu hata yüzünden kovulur. guardiola javi martinezi forvet arkası oynatır ama sen salihi oynatamassın, manchester cityde kolarovu ters kanat oynatırsın ama sabriyi oynatamassın, oynayamaz çünkü, adı salih olan bir insan nasıl joker futbolcu olabilir ki. salih bu, stoperden bozma bir adam, sağ bek oynarsa allaha şükür et.
  • 357
    uzunca bir süredir yazmamak için kendimi zor tutuyorum aslında...

    öncelikle özellikle city döneminde roberto mancini 'yi ciddi anlamda beğenirdim, saha kenarındaki duruşu ve oyun yapısıyla tabiri caizse mourinho 'nun 1 gömlek altı bir antrenör olarak benim gözümde yer edinmişti. hele uzatmalarda gelen şampiyonluk, onun tam bir winner olduğunun ispatı aslında, manchester şehrinin mavi yakası seneler sonra şampiyonluk kazanırken saha kenarında şeyhin takımını yöneten adam!

    türkiye dinamiklerinde aslında çok da iş yapabilecek ve başarılı olabilecek bir teknik adam roberto mancini aslına bakarsanız. oyunu tutma ve sağlam defans anlayışı, ligin en az gol yiyen takımı olma yolunda büyük bir artı, üstelik onun takımları bunu yaparken gol atmaktan asla geri kalmadı, asla katı bir savunma futbolu oynamadı bunu belirtmek gerekir.

    dolayısıyla galatasaray çatısı altında azcık da şans ve sabırla birlikte çok başarılı olacağını düşünüyorum.

    ancaaaak!

    fatih terim gidince her şey farklı oluyor, inanın kim gelse beğenmiyor - kim gelse burun kıvırıyor ve kimin adı geçse kalbim tekliyor. terim 'in takımları bu dünyada beni en çok heyecanlandıran takımlardır. özellikle 96-00 ve 2011-13 arası muhteşem 6 yıl. muhteşem mücadele eden bir takım. tabiri caizse "kan ve ter kokan" bir takım. özür dilerim beyler, ben o 6 senenin takımlarını unutamıyorum.

    bu ancak nasıl sonuçlanır en azından kendi açımdan çözemiyorum. duygular gözleri kapıyor, hocamın yeri çok ağır basıyor, hem de çok!

    bu durumda aklıma gelen en güzel tespit şu oldu;

    fatih terim adeta anneniz beğenmediği için ayrıldığınız, aşık olduğunuz ve unutamaycağınız kadın.

    roberto mancini annenizin, aşık olduğunuz kadından sizi ayırıp, sonrasında size bulduğu ve evlendiğiniz kadın. aslında belki çok seveceksin ama kalp elvermiyor. suçu yok o kadının ama insan unutamıyor.

    (bkz: kap değil kalp bildirimi yapın!)
  • 2433
    her şeye inat başaracak sonuna kadar inanıyorum. çok kızıyorum arada ama adam cesurca çıkıp konuşuyor hodri meydan dedi resmen.

    italyan hoca, basın toplantısında 'istifa edecek misiniz?' sorusuna, "ben bu akşam ve yarın sabah ta gidebilirim. sorun değil. galatasaray, chelsea maçına kadar iyi oynadı. orada yenilgiyi hak ettik. ardından kayseri ve bursa maçını iyi oynadık ve kaybettik. buraya çalışmak için geldim. gitmek için gelmedim" şeklinde konuştu.

    ayrıca yönetimin daha doğrusu başkanın sonuna kadar arkasında olduğunu söyleyebilirim.
  • 1789
    ilk geldiği gün şartlar aleyhineydi ve çok zordu. takımın durumu bir yandan, rakiplerin form durumları bir yandan, yabancı sınırı bir yandan onun rahat hareket etmesine olanak vermedi. ligin devre arası ise ona liaç gibi geldi. çok sayıda futbolcu alında ve takıma çok olumlu hava geldi. takımda yeni bir umut doğdu.arkadaşlık bağları yeniden güçlendi ve takım hocasına daha sıkı bağlandı.

    manci geldiğinden beri sürekli sistem üzerinde, oyuncular üzerinde değişiklik yaptı. her zaman her sisteme ayak uydurabilmeliyiz demişti. ligin ikinci yarısının 3. haftası sonunda dediğini yaptığını görebiliyoruz. artık 3-5-2, 4-4-2, 4-2-3-1, 4-3-1-2 gibi sayılar pek birşey ifade etmiyor. herkes ne yapması gerekiyorsa onu yapıyor. üstüne hırslarını da koyunca ciddi fark yaratıyor.

    sabri, hakan, ceyhun, yekta, emre gibi artık umutların kesildiği futbolcular verilen görevleri kusursuz yapabiliyor. mental anlamda ve form anlamında ciddi gelişmeler kaydettiler. sağ bekte ciddi aksayan sabri, sol bekte kusursuz oynadı. bir hafta sonra sağ bekte yine kusursuz oynadı. hakan balta stoper pozisyonunda kusursuz performans gösteriyor. burak zaman zaman şok presler yapıyordu ama son maçlarda ciddi anlamda konsantre şekilde pres yapıyor. savunmaya kadar adam kovalıyor. bence tüm bunların sebebi şampiyonluğun dışında hocalarına karşı sevgi ve saygıdan. biraz da onun için oynuyorlar.

    mancini bunu kısa sürede başarabildi. artık kendisi için de oynayan futbolcular var. bir hoca için bence en güzel özellik bu olsa gerek.

    geldiğinde bir yol çizdi ve o yolun zorlu kısımlarını geçti. şimdi ise önünde upuzun ve kısmen boş bir yol var. kaptırıp gitmesi dileğiyle.

    tüm galatasaraylılar galatasaray'ın iyiliğini istiyorsalar fatih terim dememeleri lazım. hepimiz üzüldük ettik ama oldu bitti artık. şimdi mancini var ve ona hayatı daha fazla zorlaştırmamak lazım.

    4. yıldızı fatih terim ile takmak nasip olmadı ama mancini ile neden olmasın.
  • 4050
    galatasaray için katıldığı hiçbir kupa "önemsiz" değildir. türkiye kupasındaki malum başarısı, kupayı en çok alan takım olması önemli bir tarihi gerçekliktir ve götürü - getiri hesabı yapılacak bir şey değildir bu. eğer konumuz getiri götürü hesabıysa, ikinci olup şampiyonlar ligine direkt gitmek de elle tutulur başarıdır. zira fenerbahçe şampiyon olduğu halde bu getiriyi elde edememiştir.

    elbette ben bu açıdan bakmıyorum, ligde şampiyonluk tabii ki önemlidir lakin en önemli amaç bu yolla avrupa kupalarına katılmaktır. ligde şampiyon olup avrupa kupalarına katılamayan bir takımın durumunda olmaktansa ikinci olup avrupaya doğrudan katılmak müreccahtır. kaldı ki fenerbahçe haksız bir şekilde ligde kaldığı için, o şampiyonluğunun da ehemmiyeti yoktur. o şampiyonluğun kaçırılmasında mancininin payı da herkesten azdır.

    oynanan futbolun iyi veya kötü olması ise mevzubahis değil. elle tutulur başarı kıstası eğer oynanan oyunsa, kavramlar ve içerikleriyle ilgili gerçekten büyük bir sıkıntı var demektir.

    elhasıl galatasaray katıldığı her turnuvada kazanmak için var. türkiye kupasını kazandığında bu senin tarihine başarı olarak yazılır. kimse "ya galatasaray bilmem kaç sezonunda müthiş oynadı" diye bir başarı kıstası koymaz. tarihe baktığında orda bir kupa gördüysen, elle tutulur başarı budur. zira "elle tutulur" deyiminin sölük anlamı "somut" demektir. bir takımın iyi oynayıp oynamadığı ise tamamiyle soyut ve subjektif bakış açısının sonucunda yapılan yoruma dayanır. "bir takım bana göre iyi oynadı" demek subjektiftir ve bunu herkes farklı görür, tıpkı lucescunun "sıkıcı bu yea" diye yollanması gibi. kime göre sıkıcı? gel gör ki kalkıp "bence galatasaray bu sene türkiye kupasını aldı" demezsin, dersen cezai ehliyetinin olmadığına karar verirler. bu somuttur çünkü, tam da sözlükteki karşılığı olan "somut" bir fadeyi karşılar.

    müzene kupa koyarsın, iyi oyun değil. mancini iyi hocadır, kötü hocadır bunun yorumunu yapmıyorum. o konuda alim çok zaten. elle tutulur başarı noktasında eğer herkes kafasına esen şeyi kıstas tutacaksa bence fatih terim de başarısız. iki şampiyonluk aldı ama sistem bıraktı mı? hayır. başarısız o zaman. elle tutulur başarısı yok. madem "elle tutulur" kavramı bu kadar arada kalmış bir kavram, gheorghe hagi de elle tutulur bir başarıya sahip değil hatta. bir şampiyonlar ligi bile kazanamamış, uefa finalinde de kırmızı gördü zaten. oldu mu bu dediklerim? olmadı tabii.
App Store'dan indirin Google Play'den alın