26
ben bunları sözlüğe yazınca bazı yazar arkadaşlar kızıyor ama arkadaşlar bu rıdvan aksu kimdir. kariyeri nedir. söyledikleri galatasaray taraftarınca niye ciddiye alınıyor. hasbelkader youtube'da kanal açıp konuşan herkesi kaale alıp cevap verirsek işimiz var. bence bu kişinin bu sözlükte başlığı olması bile hatalıdır.
27
kendi şerefi, kendi ailesi ve değerlerine küfür ettirerek para kazanmayı meslek edinmiş şahıs. bu şahsın herhangi bir açıklamasını okumak ya da programını izlemek bile kişinin kendisine yaptığı en büyük hakarettir.
28
amacı para kazanmak. aptal bir kitleye hayal satıyor. alıcı var. salak salak konuşmaktan başka birşey yapmayan benzer bir profil (a.e.) kanalını 100.000 dolara satmış. iyi para. salaklığın da sonuçta alıcısı var. bir de bunların kulüplerinden aldıkları fonlar var. bence kendilerince iyi yoldalar.
30
x'de hakaretler saçan fb'li yorumcu. fb'li olduğu halde çoğunlukla galatasaray hakkında yalan yanlış şeyler söylüyor. önceden bu seviyede değildi, ama artık takımı puan kaybedince veya biz kazanınca şerefsizler, ahlaksızlar gibi hakaretler içeren paylaşımlar yapıyor. bu psikolojisi bozuk şahısı ılgaz çınar, sinan yılmaz ve orhan uluca gibi değerli isimler de takip ediyor. umarım mantıklı bir açıklaması vardır.
34
yorumcu değil evde annesi tarafından ıslak kek ve sıcak süt ile beslenip, kapri şort ile bilgisayar başında ona buna sallayan asosyal meczup'un tekidir.
36
kendisine edilen hakaretlere dava açarak para kazanmaya çalışan beyin özürlü fenerbahçeli sosyal medya kişisi. iq'su 90'ın üzerinde bile değildir.
37
etkileşim faresi. 2 tweetinden biri galatasaray. mavi tik’ten, youtube’dan yolunu bulma peşinde.
38
sözlükteki başlığı kapatılması gereken meczup. her meczup için de başlık açılmamalı.
40
inanılmaz bir meczup. yani ben bunun videolarını görünce yazık hani kadıköy boğası gibi zihinsel problemleri olan biri sanmıştım.
42
troll kitabında sinsi trollerden sonra, gerizekalı trollerin hemen üzerinde yer almaktadır.
kendisini burada paylaşıp insan muamelesi yapmak yemin ediyorum insanlığa hakarettir. o kadar gereksiz ve faydasız bir oluşum.
43
kendisini küfürsüz bir şekilde sürekli dalgaya aldığım için benden ekmek gelmeyeceğini anlayıp beni x ortamında engelleyen fakir trol. engeli madalya gibi taşımaktayım.
44
sürekli nefret kusan, saçma sapan çıkarımlar yapıp komik önermeler oluşturan bomboş bir ergen. halka alenen kin ve tahrik suçları işliyor.
en çok bunun yüzünün mosmor olması keyif veriyor.
45
kendini pek güncellememis vatandastir.
8. 9. ve 11. yargi paketleriyle cok köklü değişiklikler oldu. yeni sistem geldi. peki nedir bu? şubat 2026 itibarıyla artık o eski "dava açarım, uzlaşmada parasını alırım, köşe olurum" devrinin resmen kapandığı yeni sistem. eskiden hakaret davaları bir nevi ekmek kapısı haline gelmişti ama son yargı paketleriyle bu yol tamamen tıkandı. artık sistem "şahsın gururu incindi mi?" sorusundan ziyade "devletin yargı yükünü nasıl azaltırız?" mantığına evrildi.
en büyük darbe süre sınırından geldi. artık hakaretin işlendiği tarihten itibaren 2 yıl geçtiyse, faili bugün öğrenmiş olsan bile şikayet hakkın düşüyor. yani "arşivden tweet bulup 5 yıl sonra dava açma" dönemi bitti. o meşhur 8 yıllık dava zamanaşımı, şikayete bağlı hakaret suçları için artık paket oldu. 6 aylık şikayet süresi de hala devam, yani her halükarda hızlı olmanız gerekiyor.
sürecin asıl can alıcı noktası ise uzlaştırmanın kaldırılıp yerine önödemenin getirilmesi. bakın burası çokomelli. eskiden dosya uzlaştırmacıya giderdi, taraflar "şu kadar bağış yap, şu kadar para ver" diye pazarlık yapardı. şimdi savcı bakıyor, suç varsa şüpheliye bir tebligat çıkarıyor: "git şu kadar parayı devlete öde, dosyanı kapatayım" diyor. para şikayetçinin cebine değil, devletin kasasına gidiyor. haliyle şikayetçinin elindeki o "pazarlık kozu" tamamen yok oldu.
peki parayı ödeyenin hali ne oluyor derseniz; sicili temiz kalıyor. yani "sabıkalı olur muyum?" korkusuyla insanları dize getirme devri de bitti. önödemeyi yapan kişinin kaydı sadece bu işlere mahsus özel bir sisteme düşüyor ama adli sicil kaydında gözükmüyor. eğer şüpheli "ben ödemem, masumum" derse de olay basit yargılama usulüyle mahkemeye gidiyor; hâkim çoğu zaman duruşma bile açmadan evrak üzerinden kararını verip geçiyor.
tabii kamu görevlisine (doktor, polis, öğretmen vb.) görevinden dolayı edilen hakaretlerde sistem hala çok sert. onlarda önödeme seçeneği falan yok, dosya doğrudan mahkemeye gidiyor ve ceza alt sınırı 1 yıldan başlıyor. bir de twitter veya instagram gibi herkesin görebileceği yerlerde edilen hakaretlerde "aleniyet" artırımı hala yerli yerinde duruyor, ceza otomatik olarak 1/6 oranında artıyor. klavye delikanlılığının faturası hala normal hakaretten daha ağır.
sonuç olarak; şikayetçi tarafın tek kozu artık sadece hukuk mahkemesinde açabileceği manevi tazminat davası kaldı. ama onun da harcı, masrafı, avukatlık ücreti ve yıllarca süren dava süreci düşünüldüğünde, insanlar "değer mi?" diye sorgulamaya başladı. sistem resmen "birbirinize sövmeyin, söverseniz de devlete parasını verin konuyu kapatın" noktasına geldi. 1 mart 2026'daki aym kararıyla bu iş iyice kemikleşecek, şimdiden not düşelim.
buyurun amme hizmetidir. işine yarar belki birinin. pabuc bırakmayın kimseye.
edit: ekleme.
1 mart 2026'da tam olarak yürürlüge girecek demek istemistim. orada bi cumle dusuklugu, teknik yanlis anlama gibi olmus. karar 2025'te verildi. sadece daha önce verdiği "iptal" kararının doğurduğu boşluğu dolduran yeni yasal sistem o gün itibarıyla tüm hızıyla işlemeye başlayacak. "eski kurallarla yeni kurallar" arasındaki o fluluk o sabah bitecek. eski derdest davalar da dahil.
46
sözlükten extensor olarak bildiğimiz sinan yılmaz geçmiş yıllarda kendisiyle program yapmış sanırım. ordan bir tanışıklığı var bununla. neyse efendim bir gün sinan yılmazı dinliyorum. yalan olmasın hasan hüseyin alimoğlu ile sohbetlerinden biri. chatten birisi bunu sordu. ben kendisini ilk kez orda duydum. varlığından da o şekilde haberdar oldum. sinan yılmaz bunun için başlarda böyle değildi sonradan ne olduysa fanatikleşti gibilerinden bir yorum yapmıştı. twitterdaki korkunç takipçisi sayısı da hesabın başlangıçta süperlig takımlarının tamamı hakkında yorumlar yapan süperlig hesabı olması ile ilgiliymiş. hesabın sahibi de bu arkadaş. daha sonra o hesap fanatik fenerli rıdvanın şahsi hesabına dönüşmüş.
ben arada eğlenmek için girip tivitlerini okuyorum. kesinlikle sağlıklı bir birey olduğunu düşünmüyorum. şimdi asıl konuya gireceğim.
az önce youtubeta denk geldim. kendi adıyla canlı yayın yapıyor. ve 1500 kişi izliyor. inanılmaz, gerçekten inanılmaz. bunun gs versiyonu tipler varsa siz de onlardan uzak durunuz. rica.
47
ruh hastası bir kişilik olduğu için her yerden engellemiştim kendisini.
48
bu ve ahmet konanç gibi tiplerin popüler olmasının en büyük sebebi fenerbahçe'nin tarihi olarak başarısız bir dönemden geçiyor olması ve galatasaray taraftarının bunları izleyerek eğlenmesidir. izleyicilerinin büyük bölümü galatasaraylı.
49
en berbat galatasaray yayıncısı kendisinin yanında duayendir. insanlık seviyesi ise bülent uslu, ahmet ercanlar seviyesinin dahi çok daha altındadır. kalkıp anasına sövsen fenerbahçe'ye kumpas falan diye yorumlar.