• 1506
    bu satırların yazarı zat basketboldan pek anlamaz. guard ne pivot ne ne is yaparlar bilmez. ara ara basketbol maçı izler o da heyecanlı olması lazım.
    bu adama galatasaray maçlarını izlerken heyecan veren, takımda ruh olduğunu hissettiren adamdır oktay mahmudi.
    twitterda falan galatasaraylı değil neden gitmesine üzülüyor, aşırı sevgi gosteriyorsunuz diyenler var. kardeşim ben bu adamın ağzından hiç galatasarayliyim lafı duymadım ki zaten. ama adam takıma ruh veriyordu. takımı sahiplendiğini hissettiriyordu. neden sevmeyelim? aynı mantıkla gerets'i de, feldkamp'i da hatta derwall'i de sevmeyelim. ne de olsa onlar da aslında galatasaraylı değil.
    takımın başından gittiyse üzüldüm. benim için fatih terim futbol için neyse bu adam da basketbol icin o.
  • 1507
    "basketbolda 22 m ₺ borç bırakıldı. hiç geliri yok. oktay mahmuti'ye birlikte olmak istediğimizi ve indirim istediğimizi bildirdik. kararı kendisine bıraktık. 46 m ₺'lik kaynak lazım. taraftarımıza soracağız. camia bunu bilsin, biz bu yükün altından kalkacağız."

    mustafa cengiz

    geliri ve sponsoru olmayan kurum kaldı yönetimin elinde. izleyecekleri yol olarak sponsorluklar için verilen sözlerin tutulmasını bekliyor yönetim ama böyle girişim yok ünal aysal tarafından. üstüne borç var ve yönetim, oktay mahmuti gitti diye topa tutuluyor. indirim talebi kabul görmemiş ve yollar ayrılmıştır. bu konuda ne yönetime ne de oktay hocaya kızmıyorum. bu branş bize zarar getiriyorsa kesinlikle fenerbahçe ve beşiktaş'ın gerisinde kalacağız diye zarar edecek harcamalara girmememiz lazım.
  • 1510
    --- alıntı ---

    sevgili hocamız 'hayır, ben elimden geleni yaptım, galatasaraylı değilim, indirim için nedenim yok' dedi"

    --- alıntı ---

    yıllar önce “galatasaray başkanına küfür etti” yalanıyla ve “görüşmeye menejerini gönderdi” bahanesiyle galatasaray’dan yollanmıştı. şimdi de bunu bulmuşlar. oktay hoca hiçbir zaman galatasaraylı olduğunu ifade etmedi zaten. ama bunun yanında “ben galatasaraylı değilim indirim kabul etmem” gibi bir cümle de kurmaz. bu kirlenmiş spor ortamındaki en klas ve en karakterli spor adamlarından biridir.

    edit: galatasaraylı mastürbasyonu istiyorsak sabri orada boşta duruyor. mariano’yu da satarız kendisi küçükken flamengolu’ymuş.
  • 1511
    galatasaray taraftarı olmadığı ve kızılyıldız'ın renklerine gönül verdiği bilinen bir gerçek olan eski koçumuz. ancak bu gerçekler kendisinin gönlümdeki değerini zerre azaltmamaktadır. 2010 ile 2012 yılları arasındaki verdiği mücadele, kısıtlı bütçeyle kazandırdığı başarılar ve taraftarlarla takımı bütünleştirerek büyük bir aile yaratması kendisini sevmem için yeterli sebepler.
  • 1513
    zamanında kendisine bir arkadaşım benim yanımda "türkiye'den desteklediği bir takım olup olmadığını sormuştu, kendisi bu soruya sporun bu denli içinde olduğunuz zaman profesyonel oluyorsunuz, bu şekilde bakamıyorsunuz, fakat sizin yaşınızdayken ben de sizin galatasaray'ı desteklediğiniz gibi kızıl yıldız'ı desteklerdim, ama dediğim gibi bu sizin işiniz olduğu zaman takım tutma durumunuz olmuyor" minvalinde bir cevap vermişti bize. sonrasında da "mecidiyeköy sizin için uygun olur mu" demişti.

    konunun özü kendisi galatasaray taraftarı değil evet, ama iyi bir koç ve işini yürekten severek yapan biridir. keşke uzun süreler takımımızın başında kalsa.
  • 1515
    kendisini severiz sevmesine de bu adamı biraz abartıyoruz gözümüzde.

    zor bir dönemde, berbat bir kadronun başına geçti buna eyvallah. geçmişte de gayet olumlu izler bıraktı bizde bunda da hiç bir sorun yok, hatta gönlümüzde taht kurdu. ama galatasaraylı olmadığını söyleyip bu zor dönemimizde indirime gitmemesi beni haliyle hayal kırıklığına uğrattı.

    kimse kusura bakmasında her şey para değil. galatasaraylı olmamasına saygı duyarım, ama maddi olarak çöküntü yaşadığımız bu dönemlerde kendisinden istenilen indirimi kabul etmemesi hayal kırıklığıdır. kaldı ki basketin bize bir getirisi de yok külliyen zarar amk.

    bu taraftar kendisine her zaman destek verdi ama bence indirim olayında hatalısın hocam yolun açık olsun.
  • 1516
    ben sözleşme imzalanan çalışanlardan indirim istenip de bunun kabul edilmesi beklentisini anlamıyorum. çalışan belki kariyer planlarını bu sözleşme üzerinden yapıyor. diyebilirsiniz ki bu paralar zaten çok yüksek, ömrü hayatımızda kazanamayacağımız paralar, bu şuanki spor sektörünün genel sorunu, sözleşme imzalanan çalışanın sorunu değil. bu indirimi reddedebilir ama bunun yönetim tarafından bu şekilde açıklanması, kanımca yönetimi küçük düşürüyor.
  • 1520
    https://tr.eurosport.com/...o3206570/story.shtml

    --- alıntı ---

    hizmet etmek için buradayız. eğer ki o kulübü, o markayı bir metre ileriye taşımak asıl başarıdır. ben galatasaraylıyım diye bağırarak başarı gelmez. bir şeyler üretmemiz gerekiyor. bunlar herkes için geçerli. oyunculara da söylediğim bu, kendi adıma da başlangıç noktam bu. tekrar söylüyorum ben galatasaraylı değilim. çok eskiden kızılyıldız taraftarıydım. türkiye’ye geldikten sonra herhangi bir kulübe sempatim yok. bunu da saklamıyorum. popülizm olsun diye galatasaraylıyım diyebilirdim. burada beni armayı öperken de görebilirdiniz. bunlar çok önemli değil. günümüzde türk insanı artık bunları istemiyor. önemli olan galatasaray içine neler yaptığımız ve yapmadığımız. popülist yaklaşımlardan ziyade realist davranmalıyız, daha üretken olmalıyız.

    --- alıntı ---

    sozlerinin sahibi eski kocumuz. maalesef gunumuz taraftar profilini cozememis. ben galatasaray'in cocuguyum diyip armayi opse efsane ilan edilip, ustune maasina zam bile alabilirmis. ayrica basin toplantisinda cikip mahmuti "galatasarayli degilim, indirime nedenim yok" dedi demek acik acik hocayi taraftarin onune atmak ve cok ucuz bir hareket olmus. simdi 800 bin euroyu hem cope attik, hem de kocumuzdan olduk. cok guzel planlama.
  • 1521
    baskan bu konuda yanlis anlasiliyor bence. mahmuti’nin galatasarayli olup olmamasi sorun degil.

    baskan’in soylemek istedigi bu kontrat ile devam edilemeyecegi ve kendisinden fedarlik istemesi sonucu, “ben galatasaray’li degilim her turlu fedakarligi yaptim “ demesi problem yaratti.

    yani benden bir sey beklemeyin demek istemis. uslup yanlis, cevap yanlis. baskan’da onun bu cumlesini dile getiriyor. yoksa adam’in galatasaray’li olmadigini herkes biliyor.
  • 1522
    kendisine sorulsa evet aynen böyle dedim diyecek ve dediğinin arkasında duracak birisi muhtemelen. ama burda galatasaray başkanını yalancılıkla suçlayanından tut, dedi ama gizleselerdiye kadar savunuluyor ilginç. adamın savunmaya ihtiyacı yok ki. savunulması gereken bir şey dememiş. iki taraf karşılıklı beklentilerini taleplerini ortaya dökmüş orta yol bulunmayınca da ayrılmışlar. olayı büyütmenin anlamı yok. sanki adam kalmak istedi de zorla kovdular.

    on numara adam olabilir, çok süper koç olabilir ama uyuşamamışlar. olay bundan ibaret. ortak payda yokken zoraki evliliği sürdürmenin bir anlamı yok.

    yok şöyle adamdı yok böyle karakterliydi. bize ne yahu. zaten bu karakter üzerine muhabbetten gına geldi artık bu ülkede. tanısak çok severiz kesin.
  • 1523
    şimdi öncelikle şunu belirtmeliyim ki çöpe atılmış bir para yok. mustafa cengiz başkanımızı nasıl dinlediniz bilmiyorum. oktay hoca ile oturup indirim talep edilmiş ve alacağı 1.2 milyon dolar gibi bir maliyetten bahsedilmiş hoca için. indirimi kabul etmiyor ise de yola devam yani bunu anlamıyor herhalde taraftar. yönetim indirime yanaşmıyorsan diyip sözleşmeyi fesih etmiyor öncelikle bunu söyleyelim.

    34 milyon tl borç ile devralmış yönetim basketbol şubesini ve hiçbir sponsorluk geliri olmadan 12 milyon tl ödeme yapılmış. 22 milyon tl borç var ve bu 22 milyon tl'nin 5 milyon küsürü sadece oktay hocanın alacağı bir para. sponsor gelirleri kırdırılmış ve ülke durumu göz önüne alındığında kimse yanaşmıyor sponsor olmaya.

    başkanımız oktay hocanın istifa etmesini istiyor çünkü maaşı çok fazla kabul edelim. istifa etmez ise de devam edilecektir.
  • 1524
    yaptığı sözleşme kendisinin hakkıdır tamam. ancak kulübün şartları ortada, başkan "devam edelim ama indirim yap" demiş, kabul etmemiş. o zaman istifa edip önümüzü açmamız istenmiş, onuda kabul etmemiş "zaten galatasaraylı değilim" diyerek. şimdi başkan ne yapsın, ne desin? ayrıca ne ara bizim bu kadar sevilecek kadar efsanemiz oldu? beşiktaş'a yarı finalde 3 maç üst üste kaybederek şampiyonluğu verince, ünal aysal kapıyı gösterdi ve yerine yıllar sonra şampiyonluğu yaşatacak "galatasaraylı" ergin ataman getirildi. ergin ataman bile mahmuti'nin savunulduğu kadar agresifçe savunulmadı.
  • 1525
    --- alıntı ---

    sevgili galatasaray taraftarı, galatasaray camiası ve basketbol kamuoyu,

    sizin de bildiğiniz gibi, geçtiğimiz günlerde galatasaray spor kulübü ile olan sözleşmemi tek taraflı fesih ettim. bilmenizi isterim ki benim için kolay bir karar değildi.

    geçtiğimiz sezon görevi devraldığım esnadaki durum ve sonrasında yaşanan sıkıntılı sürecin ardından her şeyi geride bırakarak büyük heyecan ve ümitle galatasaray basketbol takımı geleneklerine yakışan bir takım kurmak için çıktığım yoldaki çabam ise sezon bittikten sonra geçen 50 günlük süreçte en ufak bir gelişme olmadığı için sonuçsuz kaldı.

    büyük hedeflere, bütçeden bağımsız iyi organizasyonlar ve iyi bir planlamayla ulaşılabileceğine inanan bir kişi olarak sadece benim ve taraftarların paylaştığına inandığım bu heyecanın hedefe ulaşmakta yeterli olmayacağına kanaat getirdiğim için bu kararı aldım ve galatasaray spor kulübü’nün geleneklerine uygun olarak bu konu hakkında ne bir açıklama yapmak ne de konuşmak niyetindeydim.

    ancak galatasaray spor kulübü başkanı sayın mustafa cengiz’in bugünkü basın toplantısındaki açıklamaları sonrasında sadece şunu söylemek isterim: bugüne kadar sadece bir maaş ödemesi almış olmama rağmen bu kararı sezon devam ederken almadım. play-off şansı kovalarken almadım. sezon bittikten sonra geçen 50 günlük sürede büyük bir heyecanla yeni sezon hazırlıkları yaparken de almadım. bu kararı, hayal ettiğim hiçbir projeyi hayata geçiremeyeceğime emin olduğum gün aldım. ertesi gün başkanla görüşmeye davet edildiğimde, şubenin içinde olduğu tüm sıkıntıları tekrar dile getirdim, iyi bir projeyle ve sorunlar çözüldüğü takdirde görevime dönebileceğimi söyledim. başkandan indirim isteği ve ödemem yapılandırıldığı takdirde devam edip etmeyeceğim sorusu geldi. bu konu şubenin sıkıntıları arasında en önemsiz ve en son sırada yer alacak madde. bunu ifade ederek oradan ayrıldım. aleyhimde ne söylenebileceğini az çok tahmin ederek ve bunu da göze alarak ayrıldım.

    galatasaraylı olup olmama meselesine gelince, inandığım hedefler uğruna hiçbir şeyden vazgeçmediğimi en iyi galatasaray taraftarı bilir, beni en iyi onlar tanır. bu konuda ayrıca bir açıklama yapmaya gerek bile duymuyorum.

    saygılarımla,
    oktay mahmuti
    --- alıntı ---
App Store'dan indirin Google Play'den alın