resim
Okan Buruk
Görev:Teknik Direktör
Takım:Galatasaray
Yaş:52
Uyruk:Türkiye
  • 25101
    tabiki hataları var ve umarım düzeltir ve yine bizi şampiyonluğa her şeye rağmen taşır. ama bugün rakiplerin bile saydırdığı okan hoca gittiğinde milli takıma en uygun adam diye hortlayacaklar. adama bir türlü transferleri zamanında vermezler, getirdikleri de hep ilk alınmak istenenler değil. evet takım yine de lige bakıldığında kaliteli ama tek suçlu kendisi değil. yönetim okan hocayı yer sonra da elimizden geleni yaptık der iş işten geçtikten sonra.
  • 25103
    4-3-3'e geçip geçmeyeceği kendi kaderini belirleyecek gibi duran hoca. leao transferiyle konfor alanından çıkmaya zorlandı. 4-2-3-1 kendisi için konfor alanıydı bu çok açık. şimdi konfor alanından çıkıp 4-3-3 gibi sahaya dizilip kanatların savunma yükünü üzerinden almalı. 3 haftada kafayı buna yormalı ve ortaya tatminkar bir oyun gücü çıkarabilmeyi başarmalı. batrakovu takımın değişilmezi yapıp takım savunması kısmını da halletmeli. takıma tekrardan bir denge oturtmayı başarmalı ve çok güvendiği isimleri yanına almayı düşünmeli.
  • 25104
    galatasaray’ın futbolcu ve teknik direktör olarak nice zaferlere sahip hocası. kendisine mütemadiyen saldıran rakiplere ve ona sosyal medya çukurunda eşlik eden haterlarına inat eşi benzeri belki bir kez daha yaşanmayacak başarıları bize yaşatmaya devam edecek.

    gerçekten tökezlediği an takımda ne bir yönetici kalır ne bir iyi futbolcu; rakiplerimiz bunu görebilecek algı kapasitesinde olduğu için kendisini hedef alıyor fakat galatasaray taraftarında bu farkındalıkta olmayanlar var ne yazık ki.
  • 25106
    ben kendisinin yerinde olsam -ki mümkün değil- şu an istifayı basar, "alın, çok biliyorsanız buyurun!" der giderim.

    neden?

    1. bakın dün biz 10 kişi kalmadan ve okan hoca atılmadan evvel savic denen kasabın atılması gerekiyordu ki zaten diğer kartların fitilini de bu pozisyon ateşledi. zaten maç boyu takdir haklarını rakipten yana kullanan bir hakem izledik. trabzon sert oynadı, göz yumdu. biz alsak onların aldığı topları %99'una faul çalardı batuhan gibi hakemler. okan hoca kızmasın da kim kızsın?

    2. maalesef kadro tercihleri berbat, ilk 11 yanlış vs. diyoruz da takımın eksik bölgelerinin neredeyse hiçbiri düzgün doldurulmadı ve burada tek suçlu okan hoca olamaz. daö yönetimi transfer yapamıyor. sıkışınca da 5'lik adama 50 verip almak zorunda kalıyor. bu da mı hocanın suçu? transfer gelmedi, eksik kapanmadı diye adam sezon başlamadan istifa etmez. hiçbir teknik direktör bunu yapmaz. eldekiyle en iyisini bulmaya çalışır ki zaten yaptığı da bu hocanın. neredeyse son 2 sezondur bu böyle. bu 3. sezon ve artık bir yerde patlayacağını hoca da biliyordu.

    3. yunus'un, davi'nin, apokerim'in, sallai'nin bu kadar sı...ıp batıracağını daha doğrusu hepsinin sı...ış gününün aynı maça denk geleceğini tahmin edemezdi. tek hatası yunus ısrarıydı bence. kesinlikle batrakov ile başlamalıydı. barış yedek kaldı ama leao yerinde olsa dün bir şey değişmezdi. yunus gene aynı hatayı yapacak ve 3. dakika golü yiyecektik. yunus iyi bir yedekten başkası değil. bunu inşallah herkes anladı artık. yunus'u 60'tan sonra hareketlilik getirsin diye atarsın sahaya ancak.

    4. barış - deniz gül değişikliğini ben de anlamadım. hoca bence herkes sı...ış modunu açınca üstüne tüyü ben dikeyim bari demiş olabilir. saygı duyarım. dediğim gibi maç zaten kopmuştu. ne yapsa ikinci yarı dönmeyecekti.

    özetle, bırak git hocam. dinle kafanı. zaten maks diğer sezon başında herkes sana gelecek, yalvaracak. en azından sen gidince daö'den kurtulmak daha kolay olur.
  • 25107
    hatırlananın aksine tam olarak bir ön libero değil, savunmaya ve merkeze çok fazla yardım eden, sahada basmadık yer bırakmayan bir sağ kanat oyuncusuydu. ya da zaman zaman kalabalık, zaman zaman sayıca az ama kuvvetli orta sahanın sağ tarafa en yakın kısmında oynardı.

    hocam, sen 1995-96'da özellikle savunmaya ve merkeze destek hususunda yetersiz olunca yedek kaldın, yerine ufuk talay oynadı. fatih hoca başladığında da yedek kalıyordun ki daha fazla mücadele etmen gerektiğini anladın, şu an hatırlanan okan oldun. sen, sara'nın oynadığı gibi temassız oynasan fatih hoca sana hayatta şans vermezdi. suat size yani sana ve emre'ye oranla daha sakin oynardı ama o da rakibi ısırırdı. fatih hoca ne kadar "serbest bırakırdım" dese de hagi asla yanından geçip giden rakibi izlemezdi. kanatların savunmaya yardım ederken canı çıkardı. zira lucescu'da da, bizden ayrılıp gittiğin inter'de de bu temponu sürdürdün. bu dönemleri yaşamış biri olarak savunma ve santrfor arasında oynayan oyuncularının helva gibi olmasına, geçip giden rakibe eşlik bile etmemesine nasıl izin veriyorsun anlamıyorum.
  • 25108
    yani bir hoca günden güne nasıl bu kadar geri gidebilir aklım almıyor.
    açıklama falan bulamıyorum. özür beklemiyorum, ders çıkardık açıklaması beklemiyorum.
    4 yıllık şampiyonluk nasıl ki oyuncularda doymuşluğa yer açıyorsa aynı durum hoca içinde geçerli.
    galatasaray’ın zorluk seviyesi bütün deplasmanlarda bu kadar silik, çaresiz sahada ne yaptığını bilmeyen 11 oyuncu halini düzeltsin. düzeltmek için gerekli enerjisi, açlığı yok ise ara versin.

    ben hocayı çok seviyorum ama bu halini ona yakıştıramıyorum. ilk iki sezon ki derbi canavarı adamdan eser kalmadı. deplasmanlarda daha iyi oynayan takımlarından eser kalmadı.

    kötü günde eleştirmek tabi ki kolay ama bizim şampiyon olamamak gibi bir lüksümüz yok. hele hele bu maliyetlere hiç yok.
  • 25110
    maç 3-0 olmuşken, ikinci yarıya 3-4 değişiklikle çıkıp, rakibe ve takıma bir şok yapmasını beklerken, oyun sistemini değiştirmeyip sadece barış’ı oyuna alarak, “artık yoruldum, oyunu okuyamıyorum, takımı yönetemiyorum” sinyalini vermiştir. takım muhteşem oynasa bile ki öyle olmadığını izleyen herkes gördü; fark yemişken oyuna elindeki orta sahaları dizip topa sahip olmaya çıkarsın. hiçbir şekilde, oyuncuların sürpriz yapmasına izin vermeyen bu anlayışla ne oyuncu kazanabiliyor ne de maç çeviriyor. sezon başlarken en büyük güvencemiz okan hoca demiştim ama sözlerimi her seferinde yedirmekten geri durmuyor. maalesef gelişimini tamamlamış ve konfor alanından taviz vermeyen bir hocadır artık. umuyorum toparlar ama 4 sene üst üste şampiyon olan takımın hocasının muhtemel sonu pek iyi görünmüyor.
  • 25111
    bir mağlubiyete göre bu kadar eleştirilmesi normal mi tabi ki değil ama sorun mağlubiyet mi o da değil.

    herhangi bir mağlubiyette hocanın başlığının bir anda bu kadar köpürmesi aslında mağlubiyet odaklı değil sistemsizliğin ve plansızlığın taraftar üzerindeki rahatsızlığının patlaması oluyor. bazılarımız bunu göremiyor bazılarımız da hocayı gerçekten sevdikleri için görmezden geliyor, sonuçta bu tarz hezeyanlı mağlubiyetler sonrası gelen patlamalarda şaşırıyoruz.

    oynadığınız oyun oyun planı tamamen oyuncu performanslarına bağlı ve kondisyon odaklı sadece press oyunu olunca alınan mağlubiyetler de genelde böyle aşırı ezilerek gerçekleşiyor. bu oyunu sezon boyunca sürdürmeniz de bizim gibi kadro mühendisliği de yapamayan takımlar için mümkün bir şey değil. kadrodaki önemli oyuncuların eksiklikleri direk bütün takıma ve oyuna etki ediyor. çünkü zaten oynadığımız oyun o oyuncuların performanslarına odaklı gelişen bir sistem. en önemli oyuncunuz yoksa yerine koyduğunuz oyuncu iyi bile olsa bir oyun sisteminiz olmadığı için o oyuncunun yerini dolduramıyor. ya da zor bir deplasmana oyuncularınızın kondisyonu veya performansı düşük bir şekilde çıkıyorsanız madara oluyorsunuz. performansıyla ve mücadelesiyle ön plana çıkan barış alper bir sistem oyuncusu mu alakası bile yok, oynadığımız oyuna mücadeleciliği katkı verdiği için bizde iyi gözüküyordu. şimdi eski mücadele gücü olmadığı için kimse oyunda katlanamıyor bile barış’ı izlemeye. oshimen’den bahsetmeye bile gerek yok.

    böyle olunca insanlar her mağlubiyetten sonra aşırı bir patlama yaşıyorlar aslında sezon içerisinde alınabilecek bir sürü mağlubiyet var. insanlar alınan galibiyetlerde bile genelde hep aynı kastırma oyunu hatta 2 gol yiyip zar zor 3’ü atıp zorla kazanılan maçlarda bile patlamaya yer arıyor zira oyun tatmin etmemiş oluyor.

    işte hocanın başlığının bu kadar kaosa girmesi de maalesef bu yüzden ki bu da çok şaşırtıcı değil. hocanın bu oyunu ligi kazanmaya yetiyor mu şimdilik yetiyor. ama kabul etmek gerek sadece bizim başarımızla değil rakiplerin de başarısızlıklarıyla yetiyor. en büyük rakibiniz afedersiniz ama geri zekalı bir taraftar grubu ve onlardan daha geri zekalı yönetici ekipleriyle ilerliyor. federasyon ve siyasi destek olmasa şuan muhtemelen mali krizden 2-3 sene transfer edemez durumda olurlardı.

    hoca kötü bir teknik direktör mü tabi ki değil iyi bir kadro yakalarsa bu lig için gayet iyi bir teknik direktör. ama bir sistem ya da ekol oluşturabilecek bir teknik direktör mü, 5 sene içerisinde bunu yapabiliyor olsaydı şimdiye yapardı heralde değil mi?

    farih hoca 4 sene üst üste şampiyon olurken sadece galatasaray’a değil dünya futboluna bir literatür ve oyun sistemi kazandırmıştı zira. aynı zamanda da dünya devlerini yenerek bir avrupa kupası getirmişti bu ülkeye. ki bir daha bir örneği de muhtemelen gelmeyecek.

    (bkz: 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı)
  • 25112
    anfield deplasmanından bu yana son 17 maçta 31 gol yiyip 27 gol atmış takımın hocası.

    yani averaj eksi.

    o maçtan beri kötü gidişat sürüyor. trabzon deplasmanı iki kez, samsun deplasmanında 4 yemek, antalya’nın güç bela geçilmesi, lig başlangıcı. fenerbahçe maçında talisca o penaltıyı kaçırmasa halimiz haraptı, uyarıları hiç almadı, dersleri hiç çıkarmadı.

    oyunumuzda çok ciddi sıkıntılar var.

    1 ay daha düzelmez ise yeni hoca homurdanmaları başlar.
  • 25113
    dünden beri (19 eylül 2026) hem camiamızın hem de ellerini ovuşturarak en küçük hatasını kovalayan fenerbahçe, beşiktaş ve diğerlerinin kendisi hakkında yaptığı ağır eleştirileri, hakaretamiz paragrafları, suçlamaları iyi okuması gereken teknik direktör. önünde kafasını toparlaması için koca 20-25 gün var. barcelona maçı kendisi için allah'ın bir lütfudur. trabzon'da alınan hezimetin affı sadece barcelona karşısında olur. milli aradan sonra saha dizilişi, kadro yapısı ve oyuncu tercihleri ile ilgili radikal çözümler göremez ve barcelona'ya kaybedersek kendisi için bu sonun başlangıcı olur.
  • 25114
    buradaki çoğu taraftar bile asıl sorununuzun kanatlar olmadığını anlamasına rağmen kendisi bunu bir türlü anlamamış veya anlamak istememiştir. bu takımın orta saha defans sorunu olduğunu defalarca söyledik, bu takım takım olarak savunma yapamıyor dedik ama aldığı galibiyetler okan hocanın hatalarının görmezden gelinmesini sağladı.
    ne zamandır galip de gelsek takım iyi oyun oynamıyor. fenerbahçe maçında dua etsin talisca penaltıyı kaçırdı. o maçta penaltıyı kerem'e attırsaydı hem öne geçecekler hem de psikolojimiz alt üst olacaktı. çünkü biz gol yedik mi paramparça oluyoruz.
    bu sene ilk defa kocaelispor maçının ilk yarısı güzel bir oyun oynadık ama orada bile neyi doğru yaptığının farkında bile değildi. hemen batrakov yedeğe çekildi.
    kim ne derse desin hocanın elinde kariyeri sağlam ve yaşını başını almış mertens tarzı bir oyuncu olmadıkça kolay kolay oynatmıyor. batrakov da tam böyle bir oyuncu genç yemesi kolay ve diş geçirilebilecek bir oyuncu.

    3 gol yediği maçta ne izledi de tek sorunun deniz olduğunu anladı ve barışı yerine alarak ne düşündü. takım reaksiyon gösterdi demeyin her takım değişiklik olmadan bile o kadar reaksiyon gösterir zaten.

    bu takımın kaleci antrenörleri de dahil ciddi bir ekibe ihtiyacı var. hatta okan hocayı seviyorsak ona akıl verecek biri lazım yoksa ben kendisinin hiçbir şekilde hatalarından ders aldığını zannetmiyorum.

    birşey daha çoğu kimsenin bilmediği ama basına yansıtılmayan (haber yapılması engellenen) hocanın maalesef saha dışı bazı olayları var bilmiyorum belki de bunlar kafasını karıştırıyordur. ama herkes kendi yaptığından sorumlu kafası yerinde değilse bir zahmet biraz dinlenmeye ihtiyacım var deyip yol yakınken görevi bırakması lazım.
  • 25118
    okan hoca'yı bir çok konuda eleştiriyorum özellikle performansı son zamanlarda yerlerde, futbolcuyu performansı ile seçmediğini düşünüyorum ancak istifasını şuan için istemek yersiz diye de düşünüyorum.

    benim hoca ile ilgili en büyük sıkıntım yönetime söz geçiremiyor oluşu, sen 4 sene üst üste şampiyon olmuş hocasın dolayısıyla hangi futbolcuyu istiyorsan bunların alınması konusunda yönetime baskı yapabilmen lazım. alınan bazı oyuncuların kendi kararı olmadığını düşünüyorum ki eğer öyleyse çıkıp bunları açıklasa zaten taraftar arkasında duracak ve yönetime daha çok baskı yapacak. ama sen alınan oyuncuları oynatmıyorsan veya içimizden hallederiz gibi saçma sapan konulara giriyorsan taraftar seni tefe koyar ve yönetim de buna çanak tutar ilk senin kelleni alır.

    sözün özü hoca bir an önce kendisine gelmeli, liyakatli kadro seçimi yapmalı aksi taktirde çanlar çalıyor.
  • 25120
    oyuncuları çok iyi yöneten hocadan, oyunculardan korkan hocaya geçiş yaptı. yoksa bu akıl tutulmasının başka izahı yok. maç içi taktik teknik konuşuruz da oyuncu seçimlerinin bu kadar fecaat olması kesinlikle değiştiğinin göstergesi. formda olanı değil de eski olanı oynatması buradan geliyor.
    aman tadımız kaçmasın ali rıza bey!
    hedef maçlarda neden durmadan haldır huldur bir oyun oynatıyor inanılır gibi değil. biraz sakin kalsak, topu ev sahibine versek, panik atak yerine gerçek hücum seti denesek belki yine yeniliriz ama madara olmayız. tacı uzun kullandırma alışkanlığı nereden geldi hocam? hadi uzun kullandırtıyorsun da senin sağ bekin defansif değil, 2. topu alacak adam da yunus değil. bunu görmek bu kadar zor mu? neden maçın son dakikasıymış gibi maaile ceza sahasına doluşuyor takım? geçen sene kaç kere ağzımız yandı bundan neden ders çıkarmıyorsun?
    genç oyuncu düşmanlığı nereden geliyor? neden bir oyuncu daha kazanmayalım? gerçekten potansiyelin durdu da bildiğini de mi unuttun?
    yönetim kadar kendi de suçlu bu sene. acil toparlanması lazım. takım iyi oynuyorken ilk ciddi lig sınavında düşmemeye oynayan takım gibi bir sunum ile karşımıza çıkması artık utanç veriyor.
    (bkz: 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı)
    kendisine yazan bir başka maç.
  • 25121
    destekleyen nasıl desteklemekte özgürse, istifasını isteyen de bunu dile getirmekte özgürdür. ortada bir oyun olmadığı konusunda sanırım herkes hemfikir. önde basıyorsun, rakip bu baskıyı çözdüğü anda far görmüş tavşan gibi ortada kalıyoruz.

    liverpool rövanşından bugüne kadar fenerbahçe maçı dışında elle tutulur bir oyun ortaya koyabildiğimizi düşünmüyorum. liverpool'dan 4, samsunspor'dan 4, trabzonspor'dan 4 yiyorsun. lang girip birkaç maçta bir şeyler yapmasa şampiyonluğu bile veriyorduk.

    ne yazık ki futbolda değişikliğin kaçınılmaz olduğu zamanlar vardır. bana göre biz de tam olarak böyle bir dönemin içerisindeyiz.
  • 25123
    maça iyi hazırlanılmayabilir, taktiklerde, oyun içi hamlelerde hatalar olabilir. ben burasında değilim. sorun olan iki nokta var.

    birincisi orta saha konusu. sorunlu olan bölgeye 2 oyuncu alınmış. batrakov ve ugochukwu. hoca ben aldırdım diyor. bu isimler niye oynamıyor? takımın bir senedir sorunlu olan bölgesinde bir oyuncusu da sakatken alınan 2 oyuncu da oynamıyor? neden?

    ikinci ve daha önemlisi bu takım neden çabuk kırılıyor? 4 yıl boyunca belli seviyede olup da bize karşı 2 farkı yakalayan her takıma karşı kırıldık. bir tane maç çevirdiğimizi hatırlamıyorum. hatırlayan varsa bana yazsın. prag da böyleydi, az de, beşiktaş da, trabzon da, samsun da. trabzon 1-0 öndeyken pozisyonlara girdik, çizgiden top çıktı, direkten döndü. 2’yi yedik oyun bitti. niye kırılıyoruz? 2-0 dünyanın sonu mu? bizim maçtan bir saat önce roma inter maçı vardı. ilk yarısını izledim. roma, aynı trabzon gibi maçın başında öne geçti. sonra inter bizim gibi bastırdı atamadı. bizim yediğimiz dakikalarda 2. golü yediler. ama kırılmadılar. 2. yarı da beraberliği almışlar. çünkü kırılıp 3’ü 4’ü yemediler.

    bu takım niye böyle hocam? niye kırılıyoruz? maçlar kazanılır, kaybedilir? 2-0’da tutsan belki ha hu
    üyapıp saviç’i attırıp maçı döndürürdün. 2 fark olunca maçlar neden bitiyor?

    (bkz: 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı)
  • 25125
    oynattığı oyun ile sahip olduğu takım birbirini tutmuyor. rakip sahaya yavaş yavaş yığılarak sane, barış, yunus ve leao'dan verim alınması mümkün değil.

    taktiğine çok bağlı ve aklına başka hiç bir şey gelmiyor. yapabildiği tek şey ise orta sahadan adam eksiltip forveti çiftlemek.

    son eklemek istediğim şey, skor olarak geride olmaya o kadar alışık değil ki, takım ne zaman geriye düşse yokuş aşağı çakılıyor.

    tüm bunların ışığında, yakın zamanda takımdan ayrılması herkes için en doğrusu olacaktır. fatih terim de 3-4 kere kovuldu, taraftar da gitmesini istedi. bazen olmayanı oldurmaya çalışmak, zamanla iyileşebilecek şeyin öldürülmesine sebep verebilir.

    okan ile aramızı daha da bozmadan tatlı bir şekilde bitirmek lazım.
App Store'dan indirin Google Play'den alın