10933
ısrarla, ders almadan, üst perdeden ahkam kesen polemik yaratan, polemik içinde yer alan, eski oyuncumuz.
biz de oynarken koruyanlardandım, fakat artık kabak tadı verdi.
ingiliz aktör ricky gervais’in, çoğumuzun bildiği, efsane bir oscar töreni konuşması vardır.
ödülünü alacak amerikan aktör, aktrist ve diğerlerine yönelik, mot a mot olmasa bile, mealen şunları dedi:
- çoğunuzun eğitim hayatı, isveçli yeşil aktivist kız anita’dan bile azken, haddiniz olmadan gelip buraya dünya barışı, hayat felsefesi vs.. hakkında falan konuşuyorsunuz. yapmayın, bu konuda yetkin değilsiniz. gelin buraya, kime teşekkür edecekse edin, ödülünüzü alın, sonra defolun gidin bu kürsüden..”
haklıydı, hollywooddaki aktörlerin çoğunun esasında eğitim seviyesi ve bilgi birikimi inanılmaz şekilde düşüktür.
buradan kerem’e gelecek olursak, yetersiz eğitimi az hayat tecrübesi ile oluşmuş, türkiye ve dünya siyaseti ile paylaşımları hiç umurumuzda değil. bir değeri de yok. konu vicdani ise, gazze ile ilgili paylaşıyorsan, onun mislilerce fazlası ve uzun zamanlısı yemen ve ukraynada olanları da, paylaşacaksın. trump geldiği için gazze ile ilgili paylaşmayı da kesmeyeceksin, çünkü hala devam ediyor.
başakşehir takımı, zamanında kerem’e mobbing ve zorbalık yapmış, haksız ve adaletsiz davranmıştır. futbol kariyeri 3. ligde falan dibe vurmuşken, fatih terim ve galatasaray ( ilk önce gittiği fenerden reddedildiği ve ailesinin koyu fenerli olduğunu bildikleri halde ) onu şu anki bulunduğu noktaya getirmiştir.
türkiye’de, kısa süre önce kendisi ile aynı jenerasyondan gençler, gelecek ile ilgili ümitleri azaldığı için , liyakatsızlığa, zorbalığa, adaletsizliğe tepki için yürüdüler, bir kısmı tutuklandı, zor zamanlar geçirdiler. her siyasi kesimden, bazı akpliler de dahil, bu gençlerin bırakılması gerektiğini yazdı. kerem ise hiçbir şey yazmadı. işte kendisinin vicdan ve samimiyet derecesi budur, sahte mağduriyetini falan yemezler… döndüğünde fenerde,hatta başakşehirde oynarsa şaşırmam.
galatasaray’da verdiği üstün yararlar , katkılar dışında olumsuz yanlar da tartışılır. bitmeyen polemikler, gerilimler, sahte mağduriyetler, el-kol hareketleri, çok yorucu, huzursuz bir ruh… her şeyi geçtim, yahu insan kendi hemşehrisi, takımdaki en saf, çocuk ruhlu, çocukla çocuk olan barış alper ile niye takışıp küser?
galatasaray’ın uzunca süre bitmeyen sorunu sol bek biraz da kendisinin yeterince geriye yardım etmemesinden oluşan bir durumdu. sallai de, barış da, yunus da bekine daha çok yardım ediyor ve çok daha az top kaptırıyorlar.
kerem var diye oğuz alınmadı, koyu galatasaraylı ve iyi oyuncu oğuz fenere gitti, sonra birden kendisi ille de gideceğim diye tutturup yurtdışına düşükçe bir bedelle gitti, üstüne bir de oğuz’u fenere kaptırmış olduk.
kendisine tavsiyem, bulunduğu avrupa’dan, türkiye ile ilgili polemik yaratıp sosyal medya’dan ahkam kesmek yerine ;
çalışması, kendini geliştirmesi, eğitmesi, dolaşması, eşi ile avrupa’yı dolaşıp tadını çıkarması.
portekizce öğrensin, ingilizcesini geliştirsin, bulunduğu kültürü okusun, bol bol dolaşsın, eğitsin kendini.
futbol olarak bir sürü eksiği var. onları tamamlasın. işin taktiksel teorik yanını geliştirsin, antrenman tekniklerini öğrensin. futbol kulüpleri organizasyonlarını incelesin. kısaca, yaşadığı ülkenin hayatına dahil olsun.