resim
Juan Emmanuel Culio
Takım:Kariyer Sonu
Mevki:Merkez Orta Saha
Yaş:42
Boy:1.76
Uyruk:Arjantin
  • 1527
    türk pasaportu olsa kayseri bu adamı 7-8 milyondan okuturdu. arjantinli olması onun şanssızlığı bu ülkede. kabus gibi geçen 2010-2011 sezonunda sevdiğimiz az sayıda adamdan biriydi ama bugünün galatasaray'ında yeri yok gibi görünüyor. yabancı sınırlaması olmasa neyse de ağzına sıçtığımın sınırlaması belki de canımız ulu johan elmander'i bile alacak elimizden.
  • 1404
    en büyük özelliği topu kaybetmemesi, kaybedecek gibi olduğunda ustaca faul aldırabilmesidir. erik gerets dönemindeki galatasaray'da olup da kadroda düşünülmedi denseydi anlardım. ki o sezon fauller sonrası kazanılan her duran topun başına hasan şaş geçer, topu dakikasından rakip kaleciye teslim ederdi. fakat 2011-12 sezonu futbol takımımızdaki isimler arasında her frikiğinden gol beklenen isimler oldukça fazla. haliyle juan emmanuel culio da altın değerinde şu anda.
  • 631
    bu adamı gönderen futbol aklından şüphe duyarım. arkadaş kallström, selçuk inan vesaire. aldığın her adamın, 34 maçın tamamında oynayacağının garantisi yok. hele bizim gibi sakatlıktan çok çeken bir takım için asla garantisi yok. büyük takımsan alternatifini bulunduracaksın. culio bu iş için çok iyi bir alternatiftir. takımda kalmayı hakeden bir adamdır. seneye ayhan akman klübede bekleyeceğine culio beklesin, yeri geldimi oynasın. herhangi bir sorun da çıkarmaz. disiplinli adamdır. anlamıyorum arkadaş, millete neden batar bu adam? 2 milyon euroya daha iyisini bulabilirseniz, buyrun.
  • 549
    kendisi hakkında daha önce nerden çıktı yahu bu adam tarzı bir entry girmiştim. tekrar aynısını söylüyorum ancak şimdi başka nedenle. kaç paraya aldık hatırlamıyorum * çok çok çok faydalı bir adam. top tutuyor, geride ileride takımı rahatlatıyor, adam eksiltiyor, pas dağıtıyor... eğer bu adam romanyadan değil premier ligten gelseydi şu an herkes vay arkadaş derdi. sadece cv si kötü diye şu an göze batmıyor ancak maç içinde muhteşem şeyler yapıyor
  • 1280
    2010 - 2011 sezonu ikinci yarısında toplam 27 puan topladık. culio'nun galibiyet getiren gol ve asistleriyle direkt etki ettiği maçlarda kazanılan 9 puanımız var. o dandik oyuncuların arasında çölde vaha olarak gördüğüm culio'nun katkısıyla alınan puanları sildiğinizde toplam puanımız 37 yapıyor ki bu da şu an süper lig değil; bank asya şampiyonluğunu kutlamamıza neden olabilirdi.

    kendisi emek etti, çalıştı, futbolunu oynadı. tekme yedi, ama hiçbir zaman yerlerde yatmadı. 2010 - 2011 sezonunda top ayağına yakışan tek oyuncuydu. kazım'ın bile devre arasında terk ettiği bu takımda kalmayı kazım'dan fazla haketmişti. bundan sonra da sakatlık durumlarında ya da yoğun maç trafiğinde kendisine ihtiyacımız olacaktır. patladı patlayacak diye kulübede çürüyüp bizi patlatan adamlara 3 milyon verileceğine varsın kulübede 600.000 euroya culio beklesin.

    premier ligden gelmiş olsa ya da yılda 2 milyon euro alıyor olsaydı şu an kendisi için yazılan şeyler çok farklı olurdu.
    galatasaray'ın gelmiş geçmiş en underrated futbolcusu.

    işbu entry culio başlığındaki 29. entrym.
    o halde entrymi yeni sezonda culio'nun 29. yaşını galatasaray'da kutlaması dileğim ile sonlandırıyorum.
    inşallah kendisi hakkındaki 30. entrymi takımla çalışmalara başladığı haberi için yazarım.

    edit: entry numarasının son iki basamağına fokus :(
  • 1259
    angry birds ve şerefsiz medya tayfasının üzerinden galatasaray'ımıza çamur attığı bir başka futbolcu. şekip mosturoğlu sağlam dönüş yapmış anlaşılan yalan haberin biri bin para.

    hayır benim anlamadığım adamların temcit pilavı gibi sürekli aynı savlarla karşımıza gelmesi. yok neymiş efendim yiğit gökoğlannecati ateş'i takımlarıyla oynadığımız maçlardan önce transfer etmişiz.

    kardeşim necati ateş'e 250 bin €, yiğit gökoğlan'a 2.8 milyon € bonservis vermişiz. kıçı kırık 2 maçı kazanalım diye toplamda 3 milyon €'ya yakın para mı verdik yani. ulan, salak yemin ediyorum gerizekalı bu çocuklar ya.
  • 1008
    gönderilişi kesinlikle hata değildir. göz göre göre yapılan yanlışa hata denmez çünkü. geçen sene yapılan en doğru iş belki de bu adamın takıma katılmasıydı. kendisinden memnun kalmayan kimse olmadığı halde sırf isimsiz diye futbolu manager oyunlarından öğrenen milenium taraftarı tarafından burun kıvrıldı ve gereken değer verilmedi. takımda kalmasını savunurken bile 6+2+2'nin son ikisinden biri olarak düşünülüyordu. oysa ki kendisi benim son yıllarda takımımda gördüğüm nadir komple orta saha oyuncularından biriydi(hatta aklıma başka isim gelmiyor). iddia ediyorum bu adam 6+ milyon eurolar verilip biraz daha itibar edilen bir ligden alınsaydı şu an tüm taraftarın sevgilisi olarak takımdaki yerini alırdı. sırf marka değeri olmayan bir lig ve takımdan 1-2 milyon euro'ya alındı diye taraftar olarak yeterince sahip çıkmadık ve arkasında durmadık. bizler sahip çıkmayınca da birileri egolarını törpüleyemediğinden, sıfırdan yeni ve tamamen kendi imzasını taşıyan bir takım yaratmak hevesiyle onu takımdan yolladı. tıpkı zamanında perezler, fleurquinler'in yollandığı gibi.
  • 696
    tekniği, vasatın üzerinde olduğu kesin.
    mücadele gücü süperlig için gayet iyi hatta çok iyi.
    kondisyon durumu süper, 90 dakika boyunca ayakta durabiliyor.
    oyun zekası vasatın üzerinde.
    şut tekniği ve isabetliliği gayet yerinde.
    sorumluluk alma yönünden oldukça iyi, toptan kaçmıyor ve zor zamanlarda takımını ileri taşıyor.
    yaşı 27-28 ve kariyerinin en olgun döneminde.
    sakatlık sorunu olmayan, sezonda rahat rahat 30-40 maç oynayabilen bir adam.
    çok yönlü bir futbolcu olduğundan orta sahanın ortasında, 4-3-3 ün sol içinde, 4-4-2 nin sol kanadında, 4-2-3-1 in hem solunda hemde 10 numara pozisyonunda oynayabiliyor. benim kişisel görüşüm olarak sol bekte bile oynayabilir. en azından denemek lazım.

    bu kadar özellikli bir futbolcuyu her teknik direktör gözü kapalı ister. takımın hedeflerine göre as oyuncu olarak yada yedek olarak ister.

    selçuk inan ile birlikte oynarsa selçuk-colman ikilisi kadar oynarlar ki trabzonspor ligi gol averajıyla 2. bitirdi. şampiyon olan fenerbahçe'nin orta ikilisi emre-cristian ikilisinden daha mı kötü oynarlar? hayır. o zaman lig şampiyonluğu için selçuk-culio'dan oluşan bir orta saha yeterlidir diyebiliriz. önemli olan diğer mevkilerinde rakiplerininki kadar iyi olsun.

    gelelim sonuca, benim için ilk 11 için yeterlidir ama işi garantiye almak için ve daha güçlü olmak için ondan daha iyi birisi alınmalıdır. culio ise yedek kulübesinde her daim göreve hazır olmalıdır. dakika 80 de selçuk inan çıktığında 16 numaralı mustafa sarp'ın oyuna girdiğini görmek istemiyorum.

    sakatlık ve cezalı durumlarını düşünerekten kesinlikle takımda kalması gereken futbolcumuzdur.
  • 1413
    kafasını öne eğip beygir gibi mücadele ediyor ve ne olursa olsun topu kaptırmıyor. kafasını kaldırdığında ise biraz geç kalmış, pozisyonu bitirmiş oluyor. her ne pahasına olursa olsun topu kaptırmaması ve kavga dövüş rakip kaleye yığması çok hoş bir şey ama organize ataklar geliştirmek açısından bazen sıkıntı yaratabiliyor.

    elbette kendisi her zaman yukarıdaki gibi bir adam değil, kesinlikle maestro kimliği de var de eğer bir dünya yıldızı değilse zaten 90 dakika boyunca bu maestro kimliği mevcut bulunamadığı için. yoksa kağıt üzerinde net bir olumsuz özelliği yok bir sol kanat-orta saha oyuncusu için.

    hızlı bir oyuncu ama karga tulumba bir hız bu, estetik çalımlarla uçarak adam geçmekten ziyade eski mesleği olan "amele" tarzı omuz omuza mücadeleye, üst düzey fizik güce dayalı bir adam eksiltme biçimi. önemli olan sonuç tabi, bu bakımdan benden geçer not alır.

    paslarını beğeniyordum, orduspor'da kiralık geçirdiği sezon daha da beğendim çünkü 10 numara ve kaptan olarak resmen sahiplendi ve "güzel paslarımla gençleri bir oynatayım hele" tadında çok hoş bir performans sergiledi.

    uzaktan şutları, serbest vuruşları falan güzel, bir orta saha oyuncusu olarak bu özellikleri eksik diyemem. kondisyon sorunu ise yok, hatta eksik olan arkadaşlarına dahi verebilir, öyle bir trafo kendisi.

    problem şu ki, 1 ağustos 2012 olimpija ljubljana galatasaray maçında gözlemlediğim üzere 2010-2011 sezonundaki lanet takıma gelmiş "umut saçan yeni bir yüz" "kurtarıcı" veya vasat anadolu takımı orduspor'un "dünya yıldızı" değil artık. yokluğunda şampiyon olmuş bir takımın en isimsiz, en silik ve ezik yabancı oyuncusu. öyle değil ama kendisini öyle hissettiğini düşünüyorum. iki sene önceki artist* adam gitmiş de yerine biraz daha çekingen biri gelmişti sanki.

    sen de bu takımın bir parçasısın culio, ben sana güveniyorum. enerjisi bitmeyen görev adamlarını hep sevmişimdir zaten.

    forvette elmander ne ise culio onun orta saha şubesidir bana göre. şu adamı ezdirmeyelim amk sahip çıkalım, destek olalım biraz.
  • 288
    yok ergün, yok lincoln, yok elano, yok misimovic, yok bilmem ne... kimseye benzetmeye gerek yok bu adamı çünkü bu sayılanlarla alakası yok. haşa benzetmek değil ama dün yaptığı bir kaç hareket bana hagi'yi hatırlattı. orta sahanın hafif sola doğru kısmında 2-3 kişiyi geçerek kaleye bam diye vurduğu pozisyon gol olsaydı tadından yenmezdi.

    takım içerisinde hagi'nin en çok bir şeyler katabileceğine ilk maçtan bizi inandıran futbolcu. hagi bu adamı ilmek ilmek işlerse siz o zaman görün derim.
  • 506
    romanya gibi bir yerden, az bir bonservisle transfer edildiği ve gelmeden önce adı çok duyulmadığı için gereğinden az değer verilen oyuncu. bu kadar teknik ve mücadeleci bir adamı uzun yıllardır galatasaray orta sahasında görmediğimden eminim. eğer kendisi lorik cana gibi ingiltere'den transfer edilmiş olsaydı eminim ki yıldız statüsünde kabul edilecekti. peki lorik cana romanya'dan transfer edilseydi hakkında neler söylenirdi? işin o kısmı sanırım daha düşündürücü.
App Store'dan indirin Google Play'den alın