• 1076
    yine para ile gündeme getirilmiş bir başka sporcumuz.

    yönetimin en sevmediğim hareketi bu. bilerek mi yapıyorlar yoksa bir şekilde bilgi mi sızıyor dışarıya bilmiyorum ancak yönetimin kendi sporcularına sahip çıkıp taraftarın önüne atmaması gerekir.

    ışıl, bafetimbi gomis, oktay mahmuti, papa alioune ndiaye vs. herkes mi suçlu kardeşim? insanların hakettiklerini düşündüğü ücreti söylemeye hakkı yok mu? 'ben bunu veremiyorum' dersin olayı kapatırsın. o da gerekirse takım değiştirir. taraftarın önüne şu kadar zam istedi, yok bu kadar ücret istedi diye yem olarak atamazsın/atmamalısın.

    burada eleştirenleri de anlamıyorum. siz patronunuzdan hiç zam istemiyorsunuz herhalde? o zaman size sittin sene zam yapmazlar baştan belirteyim. hakkınızı arayın bence. onların çok yüksek bedeller kazanması bir şey değiştirmiyor benim gözümde. durum benzer.

    eğer kötü performans göstermesine rağmen zam istenirse amenna eleştirin bir şey demiyorum ancak adam iyi oynayıp böyle bir şey talep ediyorsa da hemen kestirip atmamak lazım. bu sefer de bileti kesilen ışıl olmuş herhalde.
  • 1080
    hepimiz şükürler olsun galatasaray aşığıyız. kime sorsak şu sözlükte, bizden iyi galatasaray'lı yoktur bu alemde. bunlarda hemfikirsek gelelim şahsi yorumlarıma.

    sarı kırmızı renklerin kaptanı olmak her şahsa nasip olmaz. kendi adıma konuşayım, galatasaray dışında herhangi bir sarı kırmızı renkli kulüpte top oynasam bile renklerin hatırına ciğerimi böbreklerimi o sahada bırakmadan dönmem evime, dönemem. kaldı ki galatasaray gibi bir kulüpte kaptan yapsalar beni, herhalde fani dünyadan başka bir beklentim kalmaz. düşünsene hayatın boyunca karşılıksız sevdiğin bir takıma kaptan olmuşsun, bundan öte ne hayali olur insanın?

    bu bahsettiğim konu türk evlatları için geçerlidir. yabancı birine verirsin kaptanlığı, anlaşamadığın ilk gün adam çeker gider ve herşey sineye çekilir, çekilebilir. en azından yabancı adam dersin, fazla koymaz yaptıkları.

    ama...

    aması var işte. türksen, her gördüğün mikrofona ''ölürüm bu takım için'' tarzında açıklamalar yaparsan, bu kulübün simgesi haline gelmek için çabalarsan ve gelirsen, galatasaray kadın basketbol takımı dendiğinde akıllara ilk olarak senin ismin geliyorsa hayatında da belli bir çizgin olacak. güzel günde herkes güler, herkes eğlenir. önemli olan kötü günde de aynı duygular ile hareket edebilmelisin. sözleşmeni fesih mi ettiler? ''canın sağolsun cimbomum'' diyeceksin. işte o zaman, nereye gidersen git, bu taraftar senin samimiyetine de inanır, taraftarlığına da!

    sosyal medya hesaplarından galatasaray ile ilgili tüm bilgilerini silersen, sarı kırmızı renkleri ortadan kaldırırsan, benim gözümde bugüne dek yaptığın tüm olumlu hareketlerin silinir. kusura bakma kaptan, sözleşme konusunda anlaşma yaptığın gece paylaştığın sarı kırmızı kalplerle dolu fotoğraflarının artık benim için bir anlamı yok.

    mükemmel yeteneklerin olabilir, bulunmaz hint kumaşı da olabilirsin. fakat kimse galatasaray'dan üstün değildir. ya koşulsuz, karşılıksız seveceksin, ya da...

    daha fazla uzatmamam, en güzel seçenek olacak benim için. umarım takıma katkısı olur işıl alben'in. büyük galatasaray taraftarı olarak, hayırlı olsun dileklerimi kendisine iletiyorum.
  • 1082
    onun bunun maşası üç kuruşluk twitter fenomenlerinin birkaç rt uğruna paragöz ilan etmeye çalıştığı, şubeyle çok haşır neşir olmayan taraftarın önüne attığı yaşayan efsane. her milli turnuva öncesi yaptığı rutin sosyal medya profil değişikliği kulüp ile yaptığı sözleşme görüşmelerine denk gelince birilerinin iştahı fena kabarmış; "mustafa cengiz yönetimine biraz daha yükleneyim" iştahıyla ne ahlağa, ne gazetecilik(!) etiğine, ne de galatasaraylılığa sığan bir şekilde görüşme detayları ortaya saçılmıştır. geçen sezon için kendisine taahüt edilen ancak ödenmeyen maaşın yarısına denk gelen bir tutarda indirim istendiği halde "ufak bir miktar için masadan kalktı" algısı yaratılmıştır. o da yetmemiş galatasaray eşofmanlı çocukluk fotoğraflarından tut instagram profilinde en tepede yer alan storylerden biri olan metin oktay'lı paylaşımına kadar yerli yerinde olmasına rağmen sırf profil resmini milli takım formalı bir görüntüsü yaptı diye "sözleşmesi yenilenmeyince profilinden galatasaray ile ilgili herşeyi sildi" falan denilmiştir.

    kendisi bu haberlerin ardından önce sözleşme detaylarını kimin niye sızdırdığını bilmediğini açıklayıp galatasaray markasına zarar verecek mesajlar atılmamasını rica etmiş, daha sonra da kendisi ve kulübü hakkında resmi açıklamalar haricinde söylentilere itibar edilmemesini istemiştir. nitekim görüşmeleri ve sızdırılan haberleri takip eden ilk yönetim kurulu toplantısının ertesi günü başkan mustafa cengiz tarafından görüşmeye davet edilmiş ve 1+1 sezonluk yeni bir sözleşmeye imza atmıştır.

    bütün bu algıların galatasaray basketbol kamuoyunun sosyal medyadaki her isyanında "açılın ben buraların abisiyim" diye ortaya çıkıp her reaksiyonu sahiplenen, ortaya çıkan her tepkiyi kendi kıymetinden bilen, her seferinde birilerinin adına onların ağzından "konuştum" diyerek açıklama yapıp talimat aldığı yöne doğru sönümleyen rt manyağı birileri tarafından yapılmış olması ise çok ama çok acıdır.

    kariyeri boyunca neredeyse her sezonda sözleşmesinde alacağı miktarda kulübün talebiyle indirime giden, o indirimli miktarı bile çoğu zaman gecikmeli almasına, çoğu zaman kariyerinin altındaki kadrolarla oynamasına rağmen canını dişine takarak kulübü için mücadele etmekten vazgeçmeyen bir sporcuya "paragöz" damgası vurma girişimini geçtim öyle bir ima yapılmasının bile vebali çok büyüktür...

    basketbol şubesine bakışından ötürü yerden yere vurduğumuz mustafa cengiz yönetiminin sırf elini zayıflatıp zora sokmak için böyle bir manevra denenmesinin sözlükteki karşılığı ise su götürmez şekilde bir hainliktir...
  • 1083
    benim gözümde yaşayan bir metin oktay' dır. para konularını hiçbir zaman sorun etmemiş ve pek çok zamanda kendisi fedakarlık yapmıştır. yakın doğu üniversitesi bizim verdiğimiz maaşın iki katını teklif ettiğinde dahi dönüp de bakmamıştır. sosyal medyada bir iki tane daha beğeni almak isteyen kişiler kendini kullanmaya çalışmış ancak başaramamışlardır.

    sporcular içinde ise kadın basketbolcular çok cüzi miktarlara oynamaktadırlar. ışıl alben bir kaptan olarak her zaman örnek olmuştur ve gelecekte de olacaktır. umarım her zaman sarı kırmızı formayla görürüz parkelerde.
  • 1089
    kadın basketbol takımımızın gheorghe hagi'si..

    büyük kaptan.. yani kaptanlık nedir ? diye bir soru sorulsa, cevabı ışıl alben olurdu herhalde..

    basketbolu bıraktığında onu çok arayacağız. boşluğunu kolay kolay dolduramayacağımız bir oyuncu kendisi.. tıpkı nevriye yılmaz gibi..

    bir ara kendisiyle "dişi sabri" diye dalga geçiyorlardı. özellikle bizim taraftarımız!

    fakat kendisi öyle büyük bir karakter ki, yılmadı. yıkılmadı ve kendisiyle dalga geçenlere önce 2009 yılında eurocup'ı kazanarak cevap verdi.

    yetmedi! 2014 yılında kadınlar euroleague finalinde ezeli rakibimiz fenerbahçeyi, alba torrens ile birlikte ezdi geçti ve ülkemize ilk euroleague kupasını getirerek kendisiyle dalga geçenleri birkez daha morarttı..

    yetmedi! bu kez daha düşük bütçeyle imkansız denilen sezonda yine başrol oyuncusu gibi sahne alarak 2018 yılında takımımıza 1 adet eurocup kupası daha getirerek galatasaray tarihine adını "altın harflerle" yazdırmayı başardı.

    iyi ki bizimlesin ışıl.. iyi ki galatasaraylısın..
  • 1092
    galatasaray'lı olmanın diyetini kariyeri boyunca ödemiş ve ödemeye devam eden efsane. muadillerinden daha az maaş aldığı oldu, hatta onu da transfer yapılsın diye feda ettiği zamanlar oldu. onlar 25-30 dakika arası ortalamalarla sezon bitirirken o hep 35-40 dakika arası ortalamalarla bitirdi. çoğu sırtını kaliteli hatta star yabancılara verip 20 dakika ortalamalarla güle oynaya şampiyonluklar yaşarken o hep mücadele ede ede yarı finallerle falan yetinmek zorunda kaldı... dizini iki defa parçaladıktan sonra koşması bile mucize iken basketbola dönmeye çalışmakla kalmadı doğrudan aynı sürelerle sahaya attı kendini. o dönemde de basketbolun sabrisi falan dedi herkes, pek hatırlanmaz şimdi uzakta kalınca o günler... ettiği laftan dönmeyecek inatta ve takıntılı şekilde nefret eden 2 kişi hariç her 100 galatasaraylının 98'ine yedirmeyi bildi o lafları 3 kupalı sezon sonrası...

    şubat ayında 34 yaşını bitirecek. hala 35+ dakikalarda oynuyor, hala neredeyse her pozisyonda takımı yönlendirmeye devam ediyor, her maç double double'ı zorluyor. allah sağlık sıhhat versin tabi ama bir süpriz olmazsa 3 ya da belki 4 sezon daha görürüz kendisini sahalarda. o bıraktıktan sonra yaşanabilecek en kötümser senaryo artık ses çıkaran kimse kalmayınca takımın abilerimizin istediği şekilde azalarak bitmesi. en iyimser senaryo ise şubede söz sahibi olarak istediği şartlarda takımın bir ekol olarak devamı için çalışmasına olanak verilmesi olacak.

    ama sporcuyken bile galatasaray'ın menfaatleri uğruna bu kadar sorun çıkarılmışken, birkaç kere birileri aracılığıyla taraftarın önüne atılmaya çalışılmışken bıraktıktan sonra neler yaşanacak ciddi bir merak konusu...
  • 1097
    13 maçta yaptığı 103 asistle bu alanda sezonun liderliğini elinde tutan kaptan. 34 yaşına bir ay kala ligde en fazla süre alan 11. oyuncudur ki maç başına 34:28 ortalaması var. 19 dakika oynadığı canik, 30 dakika oynadığı beşiktaş ve çankaya maçlarını da düşünce 37 dakikaya falan çıkıyor.

    allah sağlık sıhhat versin...