bu oyunun asıl marifeti, sana oyuncu değil, o oyuncunun bir yılını seçtirmesi. yani hagi'yi değil, 1998-99'un hagi'sini alıyorsun. bir ismi değil, o ismin hangi hâlde donduğunu seçiyorsun. kadro kurarken farkettim ki aslında onbir kişi dizmiyorum, geçmişle bir pazarlık yapıyorum.
klasik mod, 3-5-2. arkada popescu (85), bülent korkmaz, davinson sánchez.
popescu'yu 1998-99'dan aldım, yani kupayı kaldırmadan bir yıl önceki hâlinden. o penaltıyı henüz atmamış adam. oyunun ona verdiği 85, gerçekte bir yıl sonra kazanacağı itibarın peşin ödemesi gibi. bülent korkmaz ise 2001-02: kaptanlığın kupadan sonraki, yorgun, artık kanıtlayacak bir şeyi kalmamış sürümü. 82 puan, bir efsaneye biraz az gelir ama o yılın bülent'ine tam gelir; oyun burada dürüst davranıyor. sánchez de kadronun tek "bugün"lü adamı olarak, geçmişin ortasında biraz turist gibi duruyor.
ortada melo ve sneijder. melo yıkıcı, sneijder kurucu — 86'lık sneijder kadronun en pahalı aklı ve gerçek hayatta da bize avrupa'da en çok şey vaat etmiş adam olduğu için onu seçmek hiç zor olmadı. sağda hasan şaş 2003-04'ten. burası önemli: hasan'ın mitolojik yılı bu değil. ali sami yen'i ayağa kaldırdığı geceler daha eskide kaldı, oyun ona 82 veriyor, yani "sen artık o adam değilsin" diyor. hasan bu turnuvada 6 gol attı ve bana kalırsa oyunun bütün hikâyesi bu satırda. solda bruma, 81 — onbirin en düşük ratingli oyuncusu, gerçek hayatta tutmayan vaadin ta kendisi, 2013-14'te "bu çocuk avrupa'yı yıkar" diye konuştuğumuz çocuk. 4 golle üçüncü golcüm oldu. yani vaat, on üç yıl gecikmeyle yerine geldi.
önde hagi (88, kadronun en yükseği ve tek itirazsız numarası), arkasında değil önünde koşan drogba ve falcao.
falcao'yu 2019-20'den almak bir çeşit inatçılıktı. gerçekte sakatlıkların yediği, forma giydiğinden çok tedavi gördüğü, taraftarın "keşke"siyle anılan bir dönem. oyun ona 82 veriyor. turnuvanın kral golcüsü 7 golle falcao oldu. bu, oyunun bana ettiği en güzel kötülük: gerçek hayatta olmayan şeyin, olabilirliğini göstermek.
yola gelince: 8 galibiyet, 7 beraberlik, 2 mağlubiyet. 29 atıp 22 yiyerek şampiyon olmuşum. yani bu kupa, üstünlükle değil, ayak diremekle alınmış bir kupa. üç stoperle oynayıp 22 gol yemenin sebebi de ortada: melo ve sneijder'in önünde şaş, bruma ve hagi ile hücum eden bir takımda orta saha bir yerden sonra kimseyi karşılamıyor. başlıktaki herkesin sızlandığı o 90+ golleri ben de yedim, ciğerim de aynı şekilde soldu. ortalama rating 83.4; kâğıt üstünde kusursuz, sahada nefes nefese.
ve bence oyunun asıl bulduğu şey de bu. bize "en iyi onbirini kur" demiyor, "hangi yılları yan yana koymaya cesaretin var" diye soruyor. hagi'nin son parlaklığını, bülent'in son sabrını, hasan'ın sakatlık sonrasını, bruma'nın tutmamış gençliğini, falcao'nun geç kalmışlığını aynı sahaya çıkardığında ortaya çıkan takım; gerçekte hiçbir zaman olmadı, olamazdı. bu yüzden kazandığı kupa da bir kupa değil aslında, geçmişle kapatılmış bir hesap.
emeği geçenlerin eline sağlık. tek eksik, badi ekrem'in dediği gibi maç anlatımı; çünkü o 7 beraberliğin her birinde neler olduğunu bilmeyi çok isterdim.
https://gscl.net/sonuc/eUQZn6