resim
Felipe Melo de Carvalho
Takım:Kariyer Sonu
Mevki:Ön Libero
Yaş:42
Boy:1.83
Uyruk:Brezilya
  • 54
    hakkında farklı farklı bir sürü yorum yapılan oyuncu. kendisi juventus'a 20 milyon küsur gibi bir paraya gitmiş. demek ki kötü bir oyuncu değil. kalitesiz değil en azından. sadece bir tahmin. kendisini hiç izlemedim. ama kendsiyle beraber bir tane de 10 numara almak lazım.
    yalnız şu hareketleri burada yaparsa fatih terim "senin derdin ne ollüm!" diyerek tekme tokat dalabilir.
    http://www.youtube.com/watch?v=PGPEDU8dZWU
  • 5333
    felipe melo'yu severdim, hem de çok severdim. 2012/13 yaz transfer döneminde bizim başkanın başlattığı "pasta-çilek" muhabbetinin en cafcaflı dönemlerinde melo ile anlaşılamadığı, melo'nun başkanımız hakkında konuştuğu, ikide bir menajerinin çıkıp gazetelere televizyonlara beyanat verdiği, kısaca melo transferinin olumsuz yönde seyrettiği ve taraftar tarafından da olumsuz neticeleneceği düşünülen bir süreç yaşanmıştı. o günlerde girdiğim "pastanıza da çileğinize de ! ben melo'yu istiyorum" tarzında bir entry bile var ama bulamadım. ama ben o iletimi 2011/12 sezonundaki melo için girmiştim. neyse.

    2012/13 sezonunda sezona çok kötü başladı ve kötü devam etti melo. vitrin yapabileceğini düşündüğü bir-iki şampiyonlar ligi maçı dışında doğru dürüst futbol oynayamadı. bazen maç seçti. maç seçti dediğime bakmayın, aman aman oynayıp maç kurtarmadı, vasata yaklaştı sadece o kadar. 'yok melo maç seçmez, melo öyle şey yapmaz' diyen arkadaşları mesaj kutuma beklerim, sabah kadar tartışabiliriz uykum yok. kontrat bitiminin yaklaşmaya başladığı son üç ayın ilk ayında oyun olarak iyiye doğru ivmelenmeye başladı, son bir buçuk ay özellikle ilk sezonki performansının bile üstüne çıktı bazı maçlarda.

    geçtiğimiz yıl koskoca bir sezonun yarısında takım olarak 10 kişi oynadık, melo'ya rağmen ilerledik. sneijder ve drogba transferleriyle birlikte değişen, büyüyen takımda var olmak, sahada kalabilmek için melo'da kıpırdayacaktı mecburen ve kıpırdadı. "ama kampa yetişmemişti, kondisyonu formu derken anca toparladı" diyen arkadaşları, çingene pazarlığı yaptırdığı menajerini orada burada konuşturup yönetim üzerinde baskı kurdurmaya çalışırken, miami sahillerden fotoğraf gönderen melo'ya havale ediyorum."melo bizden biri, takımı ateşliyor, takımı sahiplendi" diyenleri de kendisini kolundan tutarak olay yerinden uzaklaştırmak isteyen fatih terim'i göğsünden ittirerek bir nevi "siktir" çeken melo'ya yönlendiriyorum. sizinle ilgilensin bu melo'lar. takım arkadaşını tekme tokat döven melo'yu es geçtim, bu da benden kıyak olsun size.*

    bizim başkan futboldan anlamıyor belki ama kesinlikle 'adam'dan anlıyor. 2012/13 sezonunun bitiminde melo için 'tüccar futbolcu' demişti ve bugün ne demek istediğini çok iyi anlıyorum. felipe melo paranın peşinde kardeşim. ben de paranın peşindeyim. herkes gibi. ama ben işyerim için canımı vermiyorum, işimin gereğini her zaman gerektiğince yapmaya çalışıyorum. yılbaşı yaklaşırken ya da patrondan zam istemeden önce kendimi paralamıyorum. patronumu salak, şirketimi çiftlik, kendimi de süper zeka yerine koymuyorum. gerektiği kadar, yeterince. herkes her şeyi görüyor, kim neyi hakediyorsa zaten alıyor. 30 yaşında olan ve önünde üst düzey 3-4 yılı kalan melo garanti paranın, son bir volinin, emeklilik ikramiyesinin peşinde. "o da onun hakkı, ne yapacaktı ki ? sen olsan sen de öyle yaparsın" diyen arkadaşları garanti kontratı aldıktan sonra yatışa geçtiği daha önceden bilinen, alakasız bir maçın 70. dakikasında oyundan alınmasına sinirlenip formasını terim'in yüzüne fırlatma potansiyeli fazlasıyla mevcut 'brezilyalı futbolcu' melo ile yüzleşmeye davet ediyorum.

    sneijder ve drogba gibi dünya yıldızlarını kadrosunda bulunduran, kendi liginde sürekli şampiyonluğa oynayan, şampiyonlar ligi'nde şampiyonluk hedefleyen, kendisine 'altın bidon' ödülü verilmişken paraları futbolculara ocak ayının 20'sinde gece yarısı başlayan avuç içi büyüklüğündeki kar gibi yağdıran rus ve arap kulüplerinden dahi tek bir teklif alamazken kadrosunu açan ve sürekli ilk onbir oynatıp yeniden brezilya milli takımı düşleri kurdurtan galatasaray takımında kalmak isteyen melo pazarlık yapmaz, bizi arap ya da dubai kalantorlarıyla bir tutmaz. 'ben de bu takım'ın bir ferdiyim, öyle de kalmak istiyorum ve kalacağım' der.

    der ise kendi kazanır, demez ise galatasaray kaybetmez. bu da böyle biline..
  • 10158
    http://i.milliyet.com.tr/...ft226_mf4099146.Jpeg

    http://www.diyarbakirsoz.com/...ed.ic.pzAzxFGTdB.jpg

    http://imgz.star.com.tr/...51511038638688_2.jpg

    http://galeri2.uludagsozluk.com/...-carvalho_350946.jpg

    ve en güzeli

    http://i.eurosport.com/...5332471-1600-900.jpg

    çok zor olsa da yeteneklerine yakın birilerini bulabiliriz. ama kim gelirse gelsin melo'nun verebildiğini veremeyecektir. hiç kimse onun yaptığı gibi hem saha içindeki pisliklere hem de saha dışındaki pisliklere kafa tutamayacaktır.

    şimdiden çok özledim. ikimizinde yolu açık olsun.
  • 8629
    öncelikle,

    felipe melo kardeşim seninleyiz
    seninle cehenneme bile geliriz
    cimbombom'un düşmanları
    yesin senin taşakları

    tam 4 sezon önce geldiğinde çok sevinmiştim ki birçok kişi malum dünya kupası performansı ve balon muhabbetinden ötürü galatasaray'a yakışmayacağını veya patlayacağını düşünmüştü. fakat melo 4 sezondur öyle bir performans gösterdiki inişli çıkışlı herşeyi ile resmen taraftarın silahı haline geldi. bu adam volkana çüküyle gol attı , beşiktaşın kocası oldu yetmedi emreye s.ktir çekti !!. bir galatasaray'lının futbolcu olup yapmak istediklerinin hepsini yaptı bu adam. yetmedi galatasaray'ın düşmanı tüpçünün elini sıkmadı. yenildik ağladı, kazandık çıldırdı. iyi oynamadık taraftarı oyuna soktu kazandık. belki hatası fazla veya az oldu orasını tartışmaya bırakıyorum ama bildiğim birşey varki melo olsun olmasın bu taraftar onu asla şikecilere yedirmemesi gerektiğidir. 10 yıl sonrada anlatılsın 50 yıl sonrada.

    umarım bizde bırakırsın melo sen ve ailen çok güzel insanlarsınız yürüyedurun.
  • 10440
    http://i.hizliresim.com/m7mY2y.jpg
    (bkz: ruh)
    sana çok kızdığım oldu, çok sinirlendiğim oldu. ama hepsi anlıktı. sahada seni her gördüğüm de geçti. biliyordum, melo durmaz. melo koşar, melo basar, melo mücadele eder, melo karakter koyar. hep gönlümü aldın sen. son 4 senede ne kadar sevincim varsa bu takıma dair hepsinin başrolü sendin. söyle, nasıl unutayım seni be? saha da gezen ruhsuzları görünce nasıl seni hatırlmayayım? 80 bin tinerciyi sahaya indirirken sen, bu ruhsuzlar daha kaleye şut atamıyor be adam. söyle, nasıl unutayım seni! ah be melo, ah be pitbull. ne kadar özledim seni bir bilsen...
  • 9227
    belli ki gitti, artık bu net.

    öyle ya da böyle takımın omurgasıydı bu adam. yeri gelir 3. stoper gibi oynardı, yeri gelir oyunu kurar, oyunun yönünü değiştirir, takımı atağa çıkarırdı. yani bu adam oyundayken her şeyi gayet iyi yapardı.

    şimdi yerine biri alınacak mı? alınacak adam melo kalitesinde olacak mı, o kalitede olsa bile devamlılığı ne kadar olacak, yerine adam alınmayacaksa kim oynayacak? hamit kaç maç çıkartacak, bilal mi oynayacak yoksa jem mi? yoksa yekta mı? kim...

    forvetten bile önce düşünmemiz gereken asıl konu bu.
  • 12165
    galatasaray'ın tarihini değiştiren oyuncu olmuştur. şimdilerde hakkında sadece ''hırslı oyuncu'' şeklinde yorumlar yapılıyor, gerçekten üzülüyorum. felipe melo hırstan oluşan bir oyuncu değildi. hırsı da vardı ama onun özelliklerinden sadece bir tanesiydi. bi kere bölgesinde oynayan oyunculara göre fazlasıyla zeki bir oyuncuydu. topu aldığında hem içeri katedebiliyor hem de diagonal paslarla oyunun şeklini değiştirebiliyordu. içeri doğru katetme özelliği yaşı ilerledikçe azaldı doğal olarak ama fundamental olarak çok sağlam bir oyuncu olduğu için fiziki olarak düşüşünü hiçbir zaman tam olarak hissettirmedi. belki prandelli döneminde biraz gördük ama takım olarak kötü olduğumuz için hamza döneminden sonra ivmesi yukarı çıktı. en az 5 ay oynayamaz denen ameliyattan çıkıp 1.5 ay sonra futbol oynamaya başlaması da ne kadar profesyonel olduğuna işaretti. üstelik o ameliyatı geçirdiğinde yaşı 31.5 falandı. istese sezon sonuna kadar oynamaz, kimse de ses etmezdi.

    bir diğer sevdiğim özelliği ise ateşleyici özelliği. şimdi bu sadece hırstan meydana gelen bir özellik değil. sabri'de de var mesela hırs ama bunun takıma sirayet etmesi gerekiyor. melo ise bunu yapabiliyordu. çünkü lider karakterdir. kendisinden daha yetenekli oyuncular olmasına rağmen takımın gizli kaptanı gibidir. gerekirse sahadaki pislik işleri yapar, olmadı takım arkadaşlarına sarar onları ayağa kaldırırdı. fm'deki influence kelimesinin vücut bulmuş haliydi.

    şimdi neden galatasaray tarihini değiştiren oyuncu dedim onu açayım. 2000'lerin başından 2010 yılına kadar futbolun en önemli unsuru olan orta saha rotasyonunu bir türlü tutturamıyorduk. görece iyi oyuncular alınmasına rağmen flavio conceiçao gibi, bir türlü maya tutmuyordu. galatasarayın genetik özelliklerinden bir tanesi tarih boyunca hep iyi forvetlerle oynaması olmuştur. golcü takımıdır galatasaray. gerekirse 4 gol yer ama 5 gol atardı. şimdi buraya hepsini yazmaya kalksam uzun sürer ama en önemlilerini yazayım; hakan şükür, kubilay, saunders, ümit karan, baros, elmander, ilie, nonda, kosecki, tanju vs vs.. kötü olduğumuz dönemlerde bile ligin kalburüstü forvetleri top oynamıştır ekibimizde. hatta bazen avrupanın en önemli forvetleri de forma giymiştir drogba ve falcao gibi.. daha saffet, arif, serkan aykut gibilerini saymadım bile düşünün ama orta saha olarak bu kıvamı tutturamıyorduk. melo ile işte bu zinciri kırdık. o dönem kendisiyle birlikte alınan selçuk inan ile de kimyası tutmuş ve inanılmaz bir performans bile sergilemişti. 2011 yazından sonraki hikayeyi biliyorsunuz, şampiyonluklar, kupalar avrupada başarı, derbilerde üstünlük vs... kendisi ayrıldıktan sonra takım olarak da düşüşümüz tesadüf değil ki şu sıralar melo tipi oyuncu arıyoruz fellik fellik. bundan önce de hagi tipinde oyuncular aradık. senaryo hep aynı.

    sözün özü; kendisi sadece hırslı bir oyuncu değildi. mustafa sarp'ta da vardı aq hırs saçmalamayın.
  • 4759
    6 nisan 2013 galatasaray mersin idman yurdu maçından sonraki açıklamalarında adeta komşu ülkeye savaş ilan eden bir general gibiydi. hırsından ötürü resmi ve agresif konuşma tarzı, saçları yeni sıfıra vurmuş jilet gibi, kafasında kepi vs. dinlerken cidden çok etkilendim ve de duygularını paylaştım. kazma küreği ve baba yadigarı çift kırmalıyı kuşanıp tff'yi basmak geldi içimden.

    "aziz brezilya halkı, şu andan itibaren arjantin ile savaş halindeyiz. sınırlarımız dışındaki brezilya vatandaşlarının acilen ülkeyi boşaltarak yurda dönmeleri gerekmektedir. tüm ordular cepheye yığılmış durumdadır. seferberlik süreci boyunca halkımız ile bir bütün olarak mücadele edeceğiz ve zafere inancımız tamdır."
  • 10894
    galatasaray efsanesidir ve sonsuza kadar öyle kalacaktır. spor medyasında taraftarın onu bu kadar sevmesi yalnızca mental özelliklerine bağlanıyor ancak bu gözlerin parçalıda gördüğü en iyi box to box performansını izletmiştir. herkes defansif özelliklerinden bahsediyor ama bence inanılmaz bir pasördü ve adam eksiltme kabiliyeti pozisyonuna göre çok yüksekti. bu adam benim dokunulmazımdır arkadaş. 60 yaşına da gelse istiyorsa gelsin oynasın. öyle seviyorum.
App Store'dan indirin Google Play'den alın