• 315
    lyon teknik direktörü bruno genesio 23 ekimde deplasmanda oynadıkları hoffenheim maçına klasik formasyonu 4-3-3 ile çıktı. öncelikle "formasyon yha gereksiz" diyen bir tayfa var bu kısmı onlara ithaf ediyorum.

    maç 3-3'lük beraberlikle sona ererken 3-2 öndeydi lyon maçın son dakikalarına girilirken.
    oyun olarak hoffenheim üstünlüğü vardı ve bireysel olarak son derece becerkili bir oyuncu grubuna sahip genesio bunu kullanarak skor üstünlüğünü ele almıştı. 10 dakikada 2-1'lik yenilgiden 3-2'lik üstünlüğe geçiş yapmışlardı. ancak maç 3-3 bitti ve rövanşı için 7 kasım 2018 olympic lyon hoffenheim maçında bir önceki maçtan dersler çıkararak çıktı sahaya.

    ilk maçta 26 şut görmüşlerdi kalelerinde. yüzde 45 topa sahip olabilmişlerdi.
    zira 3'lü üçgen orta sahası 5'li hoffenheim orta sahası karşısında ezim ezim ezilmişti.

    bruna genesio 4-3-3 klasik kullanan bir teknik adam. manchester city maçında orta sahayı eline alabilmek için 4-4-1-1 ile çıkmış ve orta sahayı 2. golü bulana kadar domine etmişti. yani formasyonu rakibe göre değiştirmişti. elindeki çok ama çok kaliteli kadroya rağmen.

    dün gecede aynısını yaptı ve 7 kasım 2018 olympic lyon hoffenheim maçı sırasında maça 3-5-1-1 ile çıktı.
    denayer/marcelo/morel üçlüsü ile oynadı. yine ndombele'nin çılgın attığı bir maç... ve bu formasyon değişikliği ona 28 şut yüzde 52 topla oynama yüzdesi olarak geri döndü. topla oynama yüzdesinin bizim ligde bir anlamı yok ancak bu seviyedeki takımlar arasında oynan maçlarda büyük önem arz eder.

    bunu neden anlattım?
    galatasaray'ın maçının olduğu başlıkta neden lyon vs hoffenheim eşleşmesinden bahsediyorum.?

    nagelsmann ve tedesco 3'lü savunmayı almanya'da kullanan ve bunun üzerine ihtisas yapmış adamlar. pro lisans kursunun sınıf arkadaşları ve kurusu birinci ve ikinci bitiren adamlar.

    tedesco bir ara ligdeki kötü gidişat için 4'lü savunmaya dönmüş ama istanbul'da oynanan 24 ekim 2018 galatasaray schalke 04 maçında tekrar 3'lüye dönerek aslında bizim orta sahamıza üstünlük kurmak istemişti. bunda da başarılı olarak çok tehlikeli pozisyonlara girmiş, hakemin yardımıyla iki net penaltısı verilmese bile oyun olarak üstün oynamıştı. bunun sebebi elbette 5'li orta sahaya karşılık 3'lü orta saha ile oynayan galatasaray...

    3 ekim 2018'de oynanan porto vs galatasaray maçında çok etkili bir oyun oynamıştı galatasaray. bunun sebebi iki takımında 4-3-3 tabanlı bir oyunu benimsemesi ve porto'nun iki bekininde hücumcu olması. galatasaray, özellikle fernando'nun bir stoper olmadığını hatırlayıp, defans ile hücum arasındaki bağlantıyı kurduğu bir maçta orta saha üstünlüğünü eline aldı. topu zaman zaman rakibe vererek yapmak istediği her şeyi yaptı. biraz becerikli bir forvet hattı olsaydı oradan galibiyet ile dönmek işten bile değildi.

    ancak o günün şartlarında doğru yapılan oyun planı iki schalke maçında da yapılmadı.
    5'li bir orta sahaya karşı 3'lü bir orta saha iki kanat forvetinizin yardıma gelmediği zamanlarda kabusa dönüşebilir. beklerinizi orta sahaya yaklaştırıp 2-5-3 gibi oynamak istersenizde pozisyon verirsiniz. koşamadığınız için pres yapamıyorsunuz. ve hep eksik yakalanıyorsunuz. yani iki ucu boklu değnek kısacası.

    leipzig teknik direktörü ralf rangnick'in altıgen orta saha formasyonu ve 4-3-3/4-2-3-1 ve türevlerine karşı üstünlüğünü gösteren şöyle bir grafik yayınlandı almanya'da. galatasaray gibi sahaya dizilen bir takıma karşı 4-4-2'nin neler yapabileceğini gözler önüne sermesi açısından güzel bir grafik.

    http://gss.gs/fiG.png

    ralf rangnick, bir 4-4-2 fetişisti olduğu için bu sistemden kolay kolay vazgeçmez.
    aynı şekilde tedesco ve nagelsmann'ın 5'li orta saha fetişisti olmaları gibi. ralf rangnick'in 4-4-2'si hoffenheim'i deplasmanda yenerken, tedesco'nun katı savunmasını aşamadı ve 0-0 ile sahadan ayrıldı bu sezonun ilk yarısında. yani formasyon olarak 5'li orta sahalara karşısıda son derece etkili altıgen 4-4-2.

    galatasaray 6 kasım 2018'de deplasmanda oynadığı schalke maçında 0,26 xg (gol beklentisi) değeri ile 8 pozisyon buldu. yani pozisyonun adı sadece pozisyon gol beklentisi düşük.

    http://gss.gs/stf.png

    şu grafik, galatasaray'ın iki stoperin arasına bir defansif orta sahayı sokması ile 3'lü orta sahanın zaten 5'li karşısındaki acizliğine bir acizliğin daha eklendiğini göstermekte.

    http://gss.gs/Q2G.png

    ve sol kanadın olmadığı için oyunu sadece sağ kanat üzerinde kuruyorsun. rakipte o kanadı kullanıp diğer kanadı savununca durdurulması oldukça kolay bir takım haline alıyorsun.

    https://gss.gs/uyJ.jpg

    özellikle koşu mesafelerinde bu kadar problem varken.. burada kondisyon kadar statik oynamaya alışmış bir takım olmanın izleri var. oyun tercihi, kondisyon kadar önemli. 100 km koşan bir takım rezil bir takımdır... her anlamda... bu ligin aslında kalitesini de gözler önüne serer. rekabetin artmış olması oyunun güzelleştiği anlamına gelmemeli. kalite hala yerlerde.

    maça 3'lü orta saha ile başlamak, rakibin iki kanat bekinin hücum etmesine olanak tanıdığı gibi linnes ile kapatılmaya çalışılan sol bek mevkisini iyice yalnız bıraktı. kanat oyuncularının defansif katkısı yerlerde olduğu için nagatomo bile zorlanırken, ters ayaklı linnes ve bu seviyelere daha yeni çıkmış ömer'in yüksek performans vermesini beklemek hayalcilik olur. galatasaray'ın özellikle sistem değişikliğine gitmesi bu yüzden gerekli.

    lafa başlarken lyon gibi gerçekten son derece kaliteli bir takımın teknik direktörü bile rakibe göre formasyon değiştirip, oyunu ona göre şekillendirirken, "formasyon önemli değil yha" diye düşünen fatih hocanın 3'lü orta sahası her an yıkılmaya ve de sorun yaşamaya meyilli. beklerinden hücum katkısı beklerken, savunma görevlerini unuturcasına hareket etmelerini istemek, hele ki rakibin 5'li orta sahası karşısında sayıca, nitelik ve nicelik olarak yok olmak acı verici.

    bir an önce 4'lü orta saha kurgusuna geçmek şart.
    3'lü orta saha ile oynamaya devam edildiği sürece kanat savunmasında açık vermeye, verilen bu açıklardan gol yemeye devam edilecek. zira, sayısal üstünlüğü kaybettiğiniz anda zaten koşma konusunda son derece nazik bir takım olan galatasaray'ın sayısal farkı kapatması mümkün olmuyor. hem koşmadığınız, hemde 5 kişiye karşı 3 kişi (donk stoperlerin arasına girince 5v2 kalıyoruz) mücadele etmek zorunda kaldığınız bir ortamda, set hücumu kurmak, build-up play'nizin çalışması son derece olanaksız.

    bu ısrar bize deplasmanda şampiyonlar ligiyle birlikte 5 mağlubiyet, bir derbi galibiyeti ve bursaspor beraberliği ile birlikte, gomis'inde oynadığı süper kupa finalinde bir kupaya mal oldu.

    hocanın, galatasaray'ın haklarını savunması ve bu konuda öne atılarak tüm gelecek cezalara göğüs germesi muhteşem bir şey ve kesinlikle sonuna kadar desteklenmeli fakat saha içindeki bu tercihler onun en güçlü olduğu yerde güçsüz bırakıyor. sol kanat savunmasından fenerbahçe derbisinde iki gol yediğimizi düşünürsek ne demek istediğim rahatça anlaşılacaktır. 2 maç 4 gol sol kanat savunma zaafiyeti...

    artık formasyonun önemini kavrayıp, maç maç bir plan içine girmek özellikle sakatlar ve muhtmelen bir ton cezalı oyuncular ile dolu takımın tek kurtuluşu olacaktır. yoksa başakşehir gibi yenilmesi son derece zor bir takım makası açtığında onları yakalamak sanıldığı kadar kolay olamayacaktır.