• 17915
    yedek bekleyen modric'i, jaap stam'ı, le tissier'ı oyuna sokmadığı için linç edilen teknik direktör.

    burada eleştiren yazar kitlesine fatih terim'den sonra gelmiş teknik direktörler müstehaktır. mancini, prandelli, riekerink, mustafa denizli, igor tudor ve hamza hamzaoğlu...

    evet size müstehak bu. iktidarı eleştiremeyip muhalefete sallayan gazetecilerden farkınız yok.

    arkadaşlar, 13-14 futbolcuyla 3 kulvarda yarışacağız farkındasınız bunun, değil mi? ki bunlardan biri sadece 18 yaşında.

    onyekuru ve garry rodrigues, belhanda'nın attığı al da at paslarını hiç etti. oyun olarak asla ezilmedik. yediğimiz gollerden biri muslera'nın bireysel hatası.

    sanırım hocanın çıkıp oynamasını bekliyorsunuz.

    2000 senesinden sonra ortaya çıkmaya başlayan sabırsız bir taraftar kitlemiz var. en ufak yenilgide kulübü kaosa sürükleyecek kadar tehlikeliler.

    kadroya gelmek istiyorum;

    linnes: bu adamı biz yedek olarak düsündük her zaman, ama bek olmadigindan ilk 11de oynuyor.
    ömer bayram: alınması yönetim hatası.
    emre akbaba: bu adama çekinmeden 4.5m veren yönetim "faynenşıl feyr pley" diye diye gezdi aylarca.
    donk: bu adamı biz postalayacaktık geçen sene, hatırlamıyor musunuz? tarık çamdal'dan farksızdı, şimdi dünya klası olduğunu mu düşünüyorsunuz?
    onyekuru: geldiğinden beri bu adam ne oynadı?
    garry mendes rodrigues: lokomotiv maçından beri bu adam nerede, oyuna katılmak bile istemiyor. alayım, iki üç adam çalımlayayım. futbol mentalitesi bu , bu adamın.

    eğer ocak ayında sözleşmesi bitecek futbolcuya 4.5m euro verip kadronun eksiklerini tamamlamaz, varolan gol kralını satarsanız, başınızda jürgen klopp, guardiola olsun yine iş yapamazsınız.

    geçen sene burada söylemedik mi, "kadro yetersiz, takviye lazım, 13 adamla şampiyon olduk." diye?

    daha fazla konuşmaya gerek var mı? hemen pfdk geyiklerini döndürmüşsünüz burada. kulübünüzün haklarını başkanınız savunuyor mu? çıkıp bir konuşma yapıyor mu? o başkan, o rizeli orada ne diye oturuyor?

    ya dünyada gördünüz mü hiç bir kulüp hocasının kulübünü savunmak zorunda kaldığını?

    yemin ederim akıllanmayız biz. armaya, sarı kırmızı renklere sevdam olmasa umrumda olmazdi. böyle şımarık bir taraftar grubu görmedim hayatımda.

    siz 50.dkda üç üç üç diye bağırıp oley çekmeye devam edin. eski sami yen kapalısını özlüyorum, senelerce sampiyon olamasa da, avrupa kupasını kazansa da kulübüne destek çıkan taraftarı.

    elinden telefonu düşürmeyen, toplam 20dk "heyya heyya ultraslan" ya da kazanılan maç sonrası "imparator fatih terim" diyip kaybedilen maç sonrası hocaya sallayan taraftarı değil, ruha sahip taraftarı özlüyorum.

    ama tek sorumlu kulübün haklarını savunan hoca, değil mi? 'kay bruh.