resim
Domènec Torrent Font
Görev:Teknik Direktör
Takım:Monterrey
Yaş:63
Uyruk:İspanya
  • 2002
    verilen görevi özellikle savunmada anlayan ve bire bir uygulayan babel, defans arkasına koşu yapıp hiç yoktan bizi pozisyona sokabilecek gomis ile 17 mart 2022 galatasaray barcelona maçına başlamış hoca.

    barçaya karşı, iki maçta 2-1 yenilerek elendik, ülkece neredeyse son dakikaya kadar da ümitlerimizi canlı tuttuk.

    bu adama bu maçlar özelinde eleştiride bulunan da iyi niyetlidir diyemiyorum.

    kendisine barça-beşiktaş-barça maçı 3lüsündeki oyun, takımın sahaya koyduğu karakter ve mıtivasyon için teşekkür ederim.
  • 2003
    geldiğinde nötrdüm. ama son haftalardaki takımdaki kondisyon ve duran toplardaki başarısını gördüğümde dedim ki 1 sene daha bizimle kalmalı çünkü artan euro maliyetleri yüzünden artık bu ülkeye 1. sınıf antrenör getiremezsiniz. bakın adam koç holding'in sahibi kaç yıldır en iyi sınıfta olan hoca bulamıyor, bulsa ikna edemiyor. bu yabancı sınırıyla gelmek isteyende gelmez! şimdi gelelim türk antrenörlere. arkadaşlar hangi türk antrenör uluslararası hocaların yanında eğitim almış veya kurslara katılmış? ya bizim hocalar ne taktik ne de kondisyondan anlıyor. bana bir türk takımı söyleyin 3-4 günde bir maça çıkıp yerde sürüklenmeyecek? yok!!! yasin diye yeni yetme bir bebe gelmişti koca galatasaray'ın kondisyonundan o sorumluydu ve sonuç olarak 100km koşup rezil olmuştuk, sonra ne mi oldu yasin kovuldu sessiz sedasız ama fatih hocama 3 yıl verdik! yani sizce genç yaşıyla yasin mi suçluydu yoksa ona o görevi verenler mi?

    ben domenec hocadan razıyım çünkü ismail kartal , önder karaveli, abdullah avcı'nın kendi çapında başarılı olduğu ligde dünyanın en iyi hocalarından birinin yanında yıllarca çalışmış, geliştirmiş bir ekibin (durap top, kondisyon her alanda ekibiyle geldi) başarısız olma şansı bunlardan farksız. başarısız olsak da oyuncular gelişir. ne olur, bir kere de böyle deniyelim!
  • 2004
    17 mart 2022 galatasaray barcelona maçı'nda başarısız demek kesinlikle haksızlıktır. bu takım bu kadroyla maksimum bunu oynayabilirdi. yeni model petre (alexandru cicaldau) ve yeni model bratu (olimpiu moruţan) ile barcelona'yı ancak bu kadar sarsabilirsin. en azından sistemli bir oyunla makasın az da olsa kapanabileceğini görmüş olduk. seneye güzel bir kadro kurgusuyla takımı oturtup, sonraki sene avrupa'da kaldığımız yerden devam ederiz.
  • 2008
    barcelona eşleşmesinde, ana plana sadık kalmak kaydıyla ilk maç rakibi durdurup vurmayı; ikinci maç vurup durdurmayı düşünmüş teknik adam. her ikisi de oynanan maçlar özelinde doğru seçimlerdi.

    -ilk maç evinde oynayan barcelona ilk dakikadan itibaren baskı kurmak, sonuç almak isteyecekti. oyunu tutabildiğimiz kadar tutmak gerekiyordu ki mohammed'i bu şekilde kullanıp, gomis'i daha sonra oyuna atmayı tercih etti. istediğimizi bu maçta aldık. hatta ilk yarı kerem kaleyi bulsa, gomis ikinci yarı biraz geride olsa daha da fazlasını alacaktık. oyun planı her anlamda verimliydi.

    (bkz: 10 mart 2022 barcelona galatasaray maçı)

    -ikinci maçın hikayesi bence farklıydı. bizim sayısal anlamda geniş bir kadromuz var gibi gözükebilir ama kaliteli rotasyon için yeterli kadromuz yok. kabul etmek lazım. barcelona gibi geniş bir kadroya karşı mücadele edebilmek zaten güçken, biz alternatifsiz sayılabilecek oyuncuların olduğu bir kadro ile haftada 3 maça çıkmak durumunda kaldık. bazıları yine durdurup ikinci yarı vurabilirdik diye düşünebilir ancak bu, bahsettiğim nedenle mümkün değildi pek. çünkü oyuncular dakikalar geçtikçe oyundan daha fazla düşecekti. düştüler de. 60-70 arası çıkamadığımız kontralarda, pas hatalarında bunu görmek mümkündü. o nedenle bu maça, taraftar çoşkusunu da ekleyip, gomis gibi bir oyuncu ile başlamak daha mantıklı idi. öyle de yaptı hoca ki analizinde de bundan bahsetti: "1-0 hatta, 2-0'ı bulup, koruyacaktık". 1-0'ı bulduk da, yani plan yine işledi ama devamı gelmedi.

    çünkü bizi bozan diğer bir faktör de gollerin yenildiği anlar oldu. bu maçta golleri maalesef hiç olmayacak anlarda kalemizde gördük. ilk yarı 1-0 girebilyseydik içeri, ikinci yarı direncimiz biraz daha artacaktı, olmadı. pedri çıktı, bireysel yeteneği ile golü attı. nevzat dindar'ın basit dediği bu gol tamamı ile saf yetenek golüydü. 80 milyon avroluk bir oyuncu olan pedri'nin atabileceği türden bir gol. torrent'in de dediği gibi "yoksa savunmamız oradaydı." ve barcelona koca 45 dakikayı 1 isabetli şutla tamamlamıştı.

    keza ikinci gol barcelona'nın tam ihtiyaç duyduğu anda geldi. 10 kişi kaldığımız dakikada, karambol bir toptan golü yedik. sonrasında tükenmeye başlayan gücümüz, kadrodaki alternatifsizlik bizi daha mahkum oynamaya itti. ilk yarıdaki patlamalı hücumlar yerini cılız ataklara bıraktı. yine de 80'de kerem topu morutan ile buluşturabilse, tur umutları devam edecekti.

    (bkz: 17 mart 2022 galatasaray barcelona maçı)

    bu iki maç için, uğur meleke'nin lafını hatırlatmak lazım. "bir noktaya kadar, çalışarak kapatabiliyorsunuz bazı şeyleri. ama doğuştan gelen bazı yeteneklerde bu mümkün olmuyor." biz çalışmamız gerekenleri olabildiğince yaptık diye düşünüyorum. aradaki bu yeteneksel farka, kadro kalitesi ve genişliğine rağmen yine de turu geçen tarafı belirleyen yetenek ve bazı detaylar oldu. berkan da maç sonunda torrent'in sözlerine işaret etmişti:

    "detaylar bu tip takımlara karşı çok önemli, hocamız da bunu dile getirmişti. detaylarla kaybettik."
  • 2009
    öncelinin, çeşitli zamanlarda ifade ettiği gibi, geliştirerek değiştiremediğini itiraf edip, devamlı transfer istediği "yapılanma" süreci içinde belli ki çalışarak bir şeyleri değiştirmeye başlayan teknik direktörümüz.

    geldiğinden beri her fırsatta aşağılayanlar, istifasını isteyenler, sağolsunlar, kendisi için "nötr" konuma geçmişler. galiba galatasaray taraftarı için artık çaycı değil.

    artık çay demlemek ve servis yapmak zorunda olmadığı için daha fazla zamanı olacak. mesela göz bebeğimiz olan 23 yaşındaki kerem aktürkoğlu'nun mevkisinin gereği olan temel bilgileri, düzgün vücut pozisyonu alma konularında vs. daha fazla çalışabilir.
  • 2010
    bugüne kadar bir şeyleri göstermiş olsa da önümüzdeki sezon planlaması için ligde göstereceği performansın dikkate alınması gereken hocamız.

    malum avrupa kupalarına katılım şansımız düşük. önümüzdeki sezon muhtemelen tek hedefimiz şampiyonluk olacak. risk alamayız.

    kalan maçlarda yapabileceğini gösterirse ne ala. sezon sonuna kadar desteklemeye devam. sonra iki taraf için de hayırlısı.
  • 2011
    galatasaray taraftarının gözünde iyice türk gencine dönmüştür. bitmiyor sınavları * ilk sınavı takımın başında 1 ayı doldurdu bakalım napacak şimdi idi. sonraki sınavı, 2 ayı doldurmuş olmasıydı. sonraki, barcelona deplasmanı. sonraki, barcelona’dan yorgun dönen takımla beşiktaş derbisiydi. sonraki, 7 günde oynayacağı 3. büyük maçta ne yapacağı idi. şimdiki ise avrupa’dan elenmiş ve tek odağı lig olan galatasaray’la ne yapacağı oldu. * napıyorsunuz olum siz? ne zaman duracaksınız?
  • 2012
    gordugu basarilar acisindan kulup tarihimizin en onemli baskanlarindan olan aziz yildirima atfedilen "ligi kazanmadan avrupaya gidemiyorsun yalniz, degil mi samet!" sozunu onumuze koyup ona gore degerlendirmemiz gereken teknik direktorumuz.

    bana sorsaniz, ben kendisine karsi oldukca pozitifim cunku bir plani ve programi oldugunu dusunuyorum. sonucta harala gurele kaotik birseyler yapmaya calismiyor. hem bir stratejisi hem de bu stratejiyi destekleyen taktikleri (4-6-0 gibi degil daha genel) var gibi gozukuyor. sadece operasyonel kararlarda yuzde elli elli patliyor. onda da kendinin hatalari kadar kadro muhendisligimizin (nedir bilmezdim, sozluk ogretti sagolsun) de bir garip olmasinin etkisi olduguna yuzde yuz inaniyorum.

    basa donersek torrent abinin ve herhangi diger bir antrenorun degerlendirilmesi ligdeki performansina gore yapilmalidir diye dusunuyorum. ha bu esnada gider uefada yari final oynar, basimla beraber, tabii ki yigidin hakkini yigide veririm. emme doner yine ligdeki performansa da bakarim. dananin kuyrugu turkiye liginde kopuyor. kaldi 9 mac, kendisine bol sanslar diliyorum.
  • 2013
    kendisinin teknik direktörlük kariyeri 100 maç bile değil, belirten arkadaşlar da var, barcelona maçları ile ben kendisini değerlendirmiyorum çünkü ekstra bir şey yapmadı, takım oynaması gereken futbolu oynadı, fatih terim'in grup maçlarında takıma aşıladığı savunma anlayışının da bu maçlara etkisini gördük, onun bir devamıydı. takımın da avrupa maçlarında ekstra motive olduğu gerçeğini de eklemek lazım. tabi ki kendisinin de emekleri var, analiz etmiştir, takımı iyi hazırlamıştır, özellikle duran toplara çalışılmış, bunu görebiliyoruz. ancak tekrar tekrar söylüyorum, kendisi vasat bir teknik direktör, bizden önce çalıştırdığı iki takımda da başarısız olmuş, 60 yaşına gelmiş bir isim. ben galatasaray'ın teknik direktörlük koltuğuna kendisini yakıştıramıyorum, gömleğin büyük geldiğini düşünüyorum.

    zaten istatistikler de ortada, iki kulvarda takımın başında toplamda 11 maça çıktı ve 1.09 puan ortalamasıyla oynuyor. takım ligde 9 maçta 18 gol yemiş, 15 gol atmış. hala eksi averaj. takımın başına geçti ilk galibiyetini 6. maçında zar zor aldı, göztepe maçı, berbat bir oyunla son dakikalarda penaltılarla alınan tesadüfi bir galibiyet, maçı kaybetsek çok yüksek ihtimal gönderilecekti. 9 maç 3 galibiyet, 2 beraberlik, 4 mağlubiyet. 3 galibiyetten biri az önce de söylediğim rezil bir futbol oynadığımız son dakika penaltılarıyla kazandığımız göztepe maçı, biri husumetli olduğumuz taraftar baskısının çok yüksek olduğu ve yine çok iyi futbol oynamadığımız rizespor maçı, bir diğeri de takımın avrupa havasına girdiği, taraftarın stadı doldurduğu derbi maçı olan beşiktaş maçı. daha 13 gün önceki konyaspor rezaleti benim aklımda, hiç hatırlamayanlar olduğuna da eminim.

    özetlemek gerekirse kendisi vasat bir teknik direktör, bunun hala arkasındayım. 3 maçtır hava tersine döndüğü için bunun aksini iddia etmeyeceğim. 9 maç kalmışken ve düşme tehlikesini atlatmışken tekrar bir hoca değişikliği yapmamız doğru olmaz ancak yeni sezona* kendisiyle başlamak büyük hata olur. başladığımız takdirde de muhtemelen ekim-kasım gibi yarıştan koptuktan sonra hoca değişikliğine gideriz, bir sezonu daha çöpe atmış oluruz. şampiyonluk yarışı verebilecek bir hoca olduğunu düşünmüyorum.

    böyle eleştirdin, analiz yaptın, ancak alternatif hoca önerin kimdir, kimi getireceksin diyenler için de bazı fikirlerim var. roger schmidt en başta geliyor istediğim hocalar arasında, biliyorum çok zor ama doğru projeyle ikna edilebilir. luis campos bağlantısıyla leonardo jardim ikna edilebilir, o da geçiş oynatabilen kariyerli bir teknik direktör.

    yani aslında benim iki kriterim var, kariyerli olacak ve geçiş oyunu oynatacak. yada diğer seçenek yine geçiş oynatacak ama potansiyeli yüksek olan genç ekolden bir hoca olacak.

    torrent ikisi de değil. 60 yaşına gelmiş adam, kariyerinde hoca olarak 100 maçı yok, son 2 barcelona maçında kontra atak ve beşiktaş maçında geçiş de oynatmış olsa da bu adamın hayatı possession oyunu üzerine kurulu, kalırsa transferleri de buna göre yaptıracak, bu oyunu bizim gibi bütçelere sahip olan bir takımın oynaması imkansız.

    isim isim diğer hoca alternatiflerini de ekleyeyim, torrent yerine en başta jesse marsch tercih edilse mükemmel bir tercih olurdu, şimdi leeds ile 3 yıllık sözleşme imzaladı adam. genç ekolden yine çok iyi bir tercih olabilecek olan domenico tedesco vardı, leipzig kaptı, bir yıl daha sözleşmesi var.

    biraz daha tecrübeli boşta olan kariyerli isimlere bakarsak gennaro gattuso, paulo fonseca, jorge jesus, marcelo bielsa, andre villas-boas gibi isimler boşta. vincenzo montella yine ikna edilirse çok iyi bir tercih olabilir bizim için. yerli olarak da okan buruk ve ilhan palut alternatifleri var. bu isimlerin haricinde boşa çıkacak yine bir dünya hoca olacaktır yaz döneminde.

    galatasaray'ın teknik direktörü bu profillerde bir isim olmalı. teknik direktörlük kariyeri 100 maç olmayan, ömrünü possession oyununa adamış bir hocanın yanında gözlemcilik yapmış, 60 yaşına gelmiş bir adam olmamalı. dome'ye saygı duyuyorum, emek veriyor, elinden geleni yapıyor ancak tekrarlamış olacağım, gömlek büyük geliyor. kendisi doğru bir planlama değil.
  • 2015
    (bkz: 17 mart 2022 galatasaray barcelona maçı)

    kotu basladigi galatasaray kariyerinde cikisa gecen teknik direktorumuz. bir teknik adamin, ozellikle ligde ilk defa calisacaksa ve daha cok egitici bir teknik adamsa, takima etki etmesi en az 2 ay surer. bizi yaniltan anadolu takimlarinin basina gecer gecmez yukselise gecen ama sonra daha hizli bir sekilde dususe gecen teknik adamlar oldu. aynisini torrent'ten de bekledik, olmayinca da hemen istifasini isteyenler oldu. gelir gelmez, henuz maca cikmadan istifasini isteyen bir grup da vardi tabi ama onlarin amaci belliydi. sunni ve gecici bir cikis yakalayip sonra dususe gecmek yerine, sancili bir baslangic yapip sonra kalici bir yukselise gecmeyi tercih ederim. umarim torrent'in yukselisi de kalici olur.

    kurada barcelona ciktiginda fark yemesin yeter diyenler, elendikten sonra ise neden elendi diye hocayi elestiriyorlar. ici bos elestiri yapinca iste boyle kendiyle celisiyor insan. daha guclu bir takimla oynarken rakip son dakikalarda zaman gecirmek icin anadolu takimina bagliyorsa bu sizin bazi seyleri iyi yaptiginizi gosterir. uzucu olan kisim, ki neyseki sozlukte 1 yazar disinda bunu yapani gormedim, sosyal medyada fb ve bjk'lilerin yapacagi yorumlari yapan gs'lileri gormek.

    son olarak mac sonu basin toplantisindaki gazetecilere deginmek istiyorum. izlerken torrent'e karsi terim'e kiyasla daha rahat olan muhabirler gordum. nevzat dindar'in sordugu sacma sapan soru olsun, burhan can terzi'nin hocanin sozunu kesmesi olsun, terim veya baska bir yerli teknik adamin basin toplantisinda goremedigimiz seyler. gazetecilik meslegi karsinizda kim olursa olsun ayni davranisi sergilemeyi gerektirir, ama bu kisiler maalesef mesleklerine ihanet ediyorlar. kisiye gore sordugunuz soru, tavriniz degiyorsa, ona gazetecelik degil baska bir sey denir.
  • 2016
    oyuncu değişiklikleri konusunda sınıfta kaldığını düşündüğüm teknik direktör. geldiği günden beri maç içerisinde kadroya yaptığı çoğu müdahale yanlış. ya yanlış oyuncuyu oyuna alıyor, ya yanlış oyuncuyu çıkarıyor, ya da geç kalıyor. bunun dışında, 17 mart 2022 galatasaray barcelona maçı ve barca eşleşmesi için çok da yüklenmek istemiyorum. hem kendisi hem takım beklentimin üzerinde iş çıkardı.
  • 2018
    kendisi hakkında daha önce şubat sonunu göremez demiştim. göztepe ve rizespor ile oynayacağımız maçlarda geriden gelip kazanamasaydık, kendisi gidici olacaktı. ilk 5 maçında kaybettiği 13 puan sebebiyle şuan avrupa'ya gidiş biletimizi kaybedecek konuma geldik sayılır.
    diyeceksiniz ki enkaz devraldı, takım kötü vs. ama değil. takım aynı takım.
    oyun stilini oturtması bu kadar sürecekti madem, ligi bilen biriyle devam edilmeliydi.
    yönetim bu kadar güçsüzken ve gidici gibi gözükürken, kendisinin de gideceğini öngörüyorum. bugün gitmese bile önümüzdeki sezon ilk 5 maçta alınacak 2 mağlubiyet kendisinin sorgulanmasına sebep olur. akabinde de yanlış kurgulanarak başlanan sezondan ötürü 1 yıl daha kaybetmiş oluruz.
  • 2020
    kendisiyle ilişkimizin uzun soluklu olacağını düşünmüyor, önümüzdeki sene takımın başında olacağını sanmıyorum. antrenman teknikleri iyi olabilir, oyuncuların fizik gücünü de yükseltmiş olabilir fakat takımı bağıra bağıra maç seçiyor, her maç aynı istek ve arzuyla oynatamıyor. zira bir hafta önce konya deplasmanında 11 hayalet sahada dolaşırken, hemen akabinde nou camp ve beşiktaş maçlarında gösterilen performans tam da bahsettiğim durumun sebebi.

    ayrıca oyunu okuyamaması, oyuna geç müdahale edişi, takımın pozisyona girmekteki kabızlığı da eksi yazan notlar benim gözümde.

    bu saatten sonra elimizde yalnızca kadıköy deplasmanı kaldı. onun dışındaki maçlarda oyuncuları nasıl motive edecek, edebilecek mi göreceğiz. hedefsiz de kalmışken bir şekilde sezonu kendisiyle tamamlarız. ha bana göre hemen yarın okan buruk göreve başlamalı ve önümüzdeki sezonun planlamasını yapmalıdır ama böyle bir vizyon beklemiyorum çikolatacı burak'tan.

    seneye kadrosu iyice oturmuş, daha da takviye yapacak olan avcı'lı trabzon, şenol güneş'li beşiktaş ve löw ya da bielsa'lı fenerbahçe'ye karşı baş edebileceğine inanmıyorum.
  • 2021
    barcelona eşleşmesinde elenmiş olmasına rağmen alnının akıyla çıkmıştır. ben bir taraftar olarak kendisinden razıyım. doğrusuyla yanlışıyla biz taraftarlara güzel bir eşleşme izlettiğini düşünüyorum. güzel bir hayaldi, çok güzel bir hayaldi barça’yı elemek ve kupaya emin adımlarla ilerlemek. hoca denedi, futbolcular denedi, taraftar denedi… olmadı. bazen olmaz işte. istersin ama olmaz. hayat da böyledir.
  • 2022
    4 senedir sportif başarı kazanamayan galatasaray camiası için 2022-23 sezonuna kendisiyle devam edilmesi lükstür, akıntıya karşı yüzmektir. bizim değil tüm takımların son 15 yıllık geçmişine baktığımızda kalması durumunda 2022-23 sezonunun devre arasına göremeyeceği apaçık ortada. her türlü veri bu durumu yüzde 100 şekilde destekler nitelikte. galatasaray'ın başarı kazanması gerekiyor, bu yolun sonu fenerbahçe olmaya gidiyor. 10 senedir kupa alamamaya doğru gidiyorlar, her türlü zorlukta anına çorbaya dönen, basınıyla, başkanıyla ve taraftarıyla birbirine giren, hakem de hakem şeklinde ağlayan bir camia haline geldiler bu süreçte. başarı gelmedikçe iğneyi kendilerine değil her cepheye batırmaya başladılar ve ortada korkunç bir başarısızlık var. ama bizim gidişatımız da pek farklı değil. 2019 ayının ağustos ayında son kupamızı kazandık, 2023 yılının mayıs ayına kadar kupa kazanamayacağız. rasyonel olmak durumundayız, başarı kazanmak durumundayız.

    sorunum hem torrent'le hem de yabancı antrenör konseptiyle. geçmişinde 1. adamlık tecrübesi olmayan, kendi başına hiç bir başarıya ulaşamamış birisi. pep'le kazandı ama pep gerek ispanya'da, gerek almanya'da gerekse de ingiltere'de en güçlü kadroyla oynuyor. açıkçası galatasaray'ın drogba-sneijder ikilisiyle başladığı 13-14 sezonu dışında bu sezonu direk alır diyeceğimiz bir sezonu olmadı ki o sezonda fenerbahçe şampiyon oldu. türkiye liginde messi'li barca gibi, bayern gibi, city gibi favoriler olmuyor. ha keza pep'ten sonrasında da futbola soccer diyen bir ülkede deneme yaptı, başarılı olduğunu söylemek tek anlamda pollyannacılık.

    gelelim yabancı hoca işine. alex'li zico 2007 yılında şampiyon oldu. sonrasında sebepleri her ne olursa olsun bir tane yabancı hoca şampiyon olamadı. bir bir gerçek ve buna rağmen yabancı hocayla 30+ haftalık maceraya çıkma lüksüne sahip değiliz. şampiyon olsak ülkede bazı şeyleri değiştirmek adına bir vizyon konur yabancı hocayla çok inanmasam da, hadi derim kredimiz var, deneyelim.

    kendisiyle devam etmenin bize getireceği hiç bir şey yok. 2-3 hafta hoca hoca diye gezildikten sonra 3. takılmasında basın ipini çekecek, taraftar zaten genel anlamda kendisinin yanında değil. tribünde yuhalanmasına karşıyım ancak durumda ortada. ülke iklimi pis bizim, basını da taraftarı da yönetecek bir isim o kulübede olmalı. çevirmen konseptiyle zaten 1-0 görevine geride başlayan yabancı hocaların bu iklimde başarılı olma gibi bir şansı yok. olursa da başka takım denesin ve olsun, biz takip ederiz o zaman ya olunabiliyor diye.

    2022-23 sezonuna kendisiyle başlanması durumunda tüm sezonu çöpe attıracak, sezon sonunu göremeyecek ve bize 1 sene daha sportif başarılara uzak bir yıl geçirtecek hoca. nerede isterse başarılı olsun, uzaktan tebriğimi sunarım.
  • 2023
    konyaspor maçı özelinde yapılan eleştirileri anlamıyorum. önümüzde fiziksel efor sarfedilmesi gereken barca-beşiktaş-barca fikstürü varken, takımı dar rotasyonla 15 günde 5 maça çıkartacakken bu maçlara fiziksel performansı yaymanız gerekir. antrenman ve maç temposu kararlarını da buna göre vermeniz gerekir. bu fikstürün ilk ayağı olan maçta takımın daha az reaksiyon göstermesi çok rasyonel geliyor bana. bu takımın o fikstürdeki hedef maçlarda nasıl oynadığını da gördük zaten. şimdi haftada bir yoğunlukta maçlarda takımın yapacaklarını görme zamanı, enseyi karartmadan, torrent'i ve takımımızı bu yeni sınavında da desteklemeye devam etmemiz gerekiyor.
App Store'dan indirin Google Play'den alın