• 836
    senin belki de sezon başından beri, kötü de oynasan, hakkın olanı vermedikleri için belki 10 puanın gitmiştir ama hala sistemi değiştireceğiz diyerek nihat özdemir’i muhattap alırlarsa galatasaray başkanı olmanın bir anlamı yok.
    kitlelere hitap ediyorsun, insanların tek zevki kalmış onun içine ediyorlar, kalkıp o kitleleri harekete geçirmezsen daha çok kafana vurup ekmeğini alırlar başkanım.
  • 1004
    yok hükmünde olan yönetim. hepsi kişisel çıkarları için galatasaray'ı kullanıyor. bu kadar da net konuşuyorum.

    bir teknik direktör düşünün; kendini tamamen saha içine vereceği yerde bunu yapamıyor ve yaklaşık bir saat boyunca kulüp televizyonunda tek tek, dakika dakika, isim isim, maç maç, hakem hakem pozisyon yorumluyor ve anlatıyor.

    yemin ederim inanılmaz. aklımızla alay ediyorlar.
  • 806
    karaborsacıların önünü keseyim derken bir sürü insanı mağdur etmiş yönetimdir.

    günlerdir, uzun süredir kullanmadığım için bu süreçte değişen telefon numaramı passolig sisteminde değiştirmeye çalışırken başarılı olamamamdan dolayı eşim adına aldığım bilet an itibariyle elimizde patlamıştır. günde sadece 3 müşteri temsilcisi ile iş görmeye çalışan passolig ve aktif bank yetkilileri yüzünden 2 sene sonra dört gözle beklediğimiz derbi maç hevesi de kursağımızda kalmıştır.

    kurunun yanında yaş da yanmıştır..
  • 1216
    6 aylık yönetimleriyle bile hemen her alanda bize yaşattıkları pişmanlık çok büyük. fenerbahçelilerin yıllarca beklediği ali koç ve yönetimi için ne düşündüğünü hayal edince bile kalbim sıkışıyor. neyse ki her geçen gün kendi kendilerini yok ettikleri için uzun süreli bir beraberliğimiz olamayacak. sene sonunu dahi görebileceklerini düşünmüyorum.
  • 1427
    yönetime gelmeden önce kulübün mali durumunu biliyorlardı, gedson’un transferi için gerekli nakdi bile bulamayacaklarsa yönetimde olmalarının manası yok, galatasaray’ın parası olsa herkes yönetir. ben taraftar olarak bu ağlaklığa prim verecek değilim. atla deve değil bahsi geçen paralar eğer kulübün kendi kaynakları tükenmişse başkan ve yönetimi kaynak yaratacak, sponsor bulmak için iş adamlarının kapısında yatacak, gerekli transferi de yapıp gelecek yok öyle üç kuruşa beş köfte. ben galatasaray başkanıyım, ceo’yu ben getirdim beğenmeyen s*ktirsin gitsin demekle yürümüyor işler.

    kasa kolaylığı vs hikaye, mali denetimlerde problem yaratmayacak şekilde o para kulübe bir şekilde aktarılır. kendileri bulamıyorsa altı üstü 10m€, bir saatte toplanır taraftardan. 100’er euro bağış yapacak 100.000 taraftarı da yoksa kulübün kapatıp gidelim zaten. e kardeşim transferin parasını da taraftar topladıktan sonra siz ne diye orada oturuyorsunuz diye yönetime sorarsanız da bir şey diyemem.
  • 290
    seçimden önce verdikleri sözlerle alakalı bir an evvel açıklama yapması gereken yönetim. bu sözler neden tutulamıyor, başka sorunlar mı var? gittikleri istikamet çok yanlış. bunu nasıl görmezler akıl alır gibi değil. böyle giderse daha ilk maçta tribünler de takım da karışır. iki gün sonra ne fatih terim kalır, ne arkalarına aldıkları gerçek taraftarın (ultraslan değil tabiki) desteği. bunu görmemeleri akla zarar.
  • 929
    çıkın yalandan da olsa bari sanaldan bi açıklama yapın bir farkındalık gösterin resmen üç maymunu oynuyorsunuz. tutturmuşsunuz bir 3 yıllık planlama başka etliye sütlüye karışmıyorsunuz. farkında mısınız sayın yönetim galatasaray'ın kolunu kanadını kırmaya devam ediyorlar. daha neyi bekliyorsunuz emin olun siz gereken açıklamaları yapın bütün taraftarlar arkanızda olur ancak siz o kalibrede değilsiniz sanırım.
  • 410
    üç yılda bir şey değişmeyeceğini bilmesi gereken yönetim. 10 yıllık plan yapacaksın, çocuktan alacaksın alt yapı oyuncusunu, hayatını tamamen futbola endeksleyecek ve ona göre eğiteceksin. arka planda da baştan aşağı modern bir futbol taktiğini benimseteceksin tüm kulübe. bu on yıl süresince de o gününü olabildiğince iyi geçirtecek imkan dahilinde futbolcuları transfer edeceksin. transfer yapmayım, üç yıl sabredeyim diye bir şey yok. ne için sabredeceğiz o bile belli değil. elinizde 3 yıllık bir plan yok. 3 yıllık olan tek şey terim'in sözleşmesi. tüm plan bu.
  • 1429
    takımımızın başındaki yönetimdir.
    elmas yönetiminden sonra görüldü ki, artık bu takıma başkan olmak kolay. paran olmayacak, oyuncuyu transfer edemeyeceksin, önceki başkana sallayıp, daha beterini olacaksın, yönetiminin içinde alenen kadınlara küfreden bir adamı halen yönetimde tutacaksın, devletin başındakilerle rahat rahat iletişime geçeceksin, güzel iş. *
  • 1648
    3 yillik planlama slogani ile geldiler ve yapip, yapamadiklari transferlerle birak 3 yili, 3 aylik planlamalarinin olmadigini bile if$a ettiler. ardinan bu planlamanin aslinda onlara göre önemli bir parçasi olan fatih terim ile yollari ayirdilar. aslinda bu günah geçisi aramaktan ba$ka bir $ey degildi. babel elde kaldi, falcao'dan kurtulamadilar, feghouli indirime gitmedi, bir tek belhanda'dan kurtuldular, o da sözle$mesi sona erdigi için.

    bir gedson, bir 6 numara ve bir forvet transferi sorunlarin büyük bir bölümü çözülebilirdi. 6 numarada nefes aldin yeter diyoduk, josef'e bile raziydik. eger planlama dü$ük bütçeli gelecek vaad eden futbolu transferi olsa idi, asunçao kiçina teneke baglanip gönderilmezdi. bence gelecegi dönük hiç bir planlari yok, sadece günü kurtarma derdinlerdi.

    evet, biraz agir olacak ama belki de burak baya kendi özel i$leri için galatasaray kulübü ba$kanlik mevkiini kullandi.

    bu sebeple de kendisi ve ba$ta i$itan gün olmak üzere ibra edilmeyecekler!
  • 1632
    adnan polat ve dursun özbek yönetimlerinden bile kötü olmayı başarabilen tüm zamanların en kötü yönetimi..

    bu cumartesi ibra edilmeyi bekleyecek. muhtemel genel sağduyu, bindirilmiş kıtalar, geç saate kadar uzatılmış oylama
    ve yanlı divan başkanlığı sebebiyle ibra edilecektir.

    ibra etmeme olayına hangi yönetim için olursa olsun, karşıyım.
    idari ibrasızlığın , manası yok çünkü hukuken arızalı bir durum ve mahkemeden döner, 2 defa döndü zaten.
    mali ibrasızlığın karşılığı ise, devletin kulübün başına kayyum atamasıdır.
    bu da, olup olabilecek en kötü senaryo.

    denilecek ki ibra olmama durumundan utanırlar, seçim isterler falan.
    hayır, yok öyle bir şey.
    burak elmas, bu tip şeylerden sıkılacak, utanacak bir karakter yapısına sahip değil.
    adam kendisine iş arıyordu mustafa cengiz yönetiminden beri, şimdi onu bulmuş, garantilemiş,
    suratına tükürseler gitmez.
    yarabbi şükür der , devam eder, ardı arkasına doğru olmayan birbiriyle çelişen günü kurtarmaya
    yönelik beyanlarına.

    tek kurtuluş senaryosu, tüzüğe göre,
    belli bir sayıda (yüzdeyi veya rakamı unuttum şimdi) genel kurul üyelerinin imza toplayıp
    seçim sandığını getirmesi.
    ama o işi de ancak gelmek isteyen kuvvetli bir yönetim adayı yapar, organize edebilir,
    mesela ünal aysal, mesela ali dürüst gibi.
    ama onlar da akp iktidarda iken ve söz konusu tff yönetimdeyken , bu işe girmezler.

    başka bir senaryo, gene düşük ihtimal, yönetim kurulundaki insanların burak elması zorlaması,
    hatta çoğunun istifa etmesi. bunun olma ihtimali var, çünkü çok baskı altındalar ve burak elmas kimseye
    sormadan , 1-2 kişiyle kulüp yönetmeye çalışıyor.
    son derece rahatsız olduklarını, alınan kararları çok sonra öğrendiklerini biliyorum.
  • 1175
    menajer ortağı olan bir yönetici (muhtemelen futbolun başına geçecek), fenerbahçeli ceo ve şaklaban, galatasaray düşmanı beşiktaşlı bir tercüman. florya’da bulunan teknik heyet dışında personelin tasfiyesi ile amacınızın kurumsal hafızayı silmek olduğu çok belli. bundan daha vahimi iyisiyle kötüsüyle, doğru yaptıklarıyla yanlış yaptıklarıyla bir fatih terim döneminde menajerler florya’da volta atamaz ceplerini doldurmak için kırk takla atıp terim engeline takılırlardı. artık o engelde yok kim bilir neler olacak neler.

    fatih terim’le yolların ayrılma tarzı ve zamanını yanlış bulan ve sezon sonu bu yaptırımı makul karşılayan bir taraftar olarak öncesinde ve sonrasında yaşananları görünce, hocayı seçim malzemesi yapmanızı, vaatlerinizi yerine getirmemenizi, liyakat derken skandal atamalarınızla, yola çıktıklarınızı yolda bulduklarınıza değişmenizle, hakemler bizi doğrarken galatasaray yönetimine yakışır bir tavır koyamayıp teknik heyeti ve oyuncularınızı sahipsiz bırakarak çapınızı ve niyetinizi belli ettiniz. hocaya yardımcı diyerek altını oyarak sinsi zihniyetinizi sakladığınız yerden çıkardınız.

    umarım mart’ta ibra edilmez ve bir daha isimlerinizin galatasaray’la anılmamak üzere yok oluşunuzu izleriz.
  • 1683
    tam bir fiyasko olan yönetim. seçim zamanı herkes tek yürek kendi yönetimini destekledi. destekleyenlerin %95’i sırf terim ile arası iyi ve hocayla devam edeceği için destekledi. kimsenin bir şey bildiği yoktu esasen. geçtiğimiz yaz gerçekleşen seçim süreci şahsımca galatasaray adına zehirli bir süreçti. sanki diğer adaylar galatasaray düşmanıymış gibi lanse edildi birçok platformda. yalan yok, ölümüne savunmasam ve temkinli yaklaşsam da rüzgara kapılıp ben de kendi yönetiminin seçimi kazanmasını istemiştim. gel gelelim temkinli yaklaşmamın sebebi kendisinin başkanlık tecrübesi olmamasıydı. bugün dursun özbek’i başkan olarak görmek istemiyorsak yegane sebebi geçmişte başkanlık tecrübesinin taraflı tarafsız kimsenin beğenmemesiydi. bu kulübün asıl cefakarları olarak biz biz olalım herkese temkinli yaklaşalım.
App Store'dan indirin Google Play'den alın