resim
Barış Alper Yılmaz
Takım:Galatasaray
Mevki:Sol Kanat
Yaş:25
Boy:1.86
Uyruk:Türkiye
  • 7926
    yıl 2000, uefa almışız. bütün oyuncularımızın peşinde avrupa develeri var. emre, okan gitmek istiyor. ergün falan hepsine teklif var.
    hakan, arif, fatih hepsi gidici.
    biz ederini bulanı göndermedik, terim gitti. sonuç? bütün hepsi bedava gitti. 2 yıl sonra hasan şaş chelsea haberleri çıkmasına rağmen gitmedi. sonuç? 0.
    ederini bulan gider, gitmezse patlar.
    kimse galatasaray'dan büyük değildir.
    barış'ı çok severim, ilk günden beri desteklerim. ama afaki rakamlar konuşuluyor. biz madrid değiliz, ederini bulanı yollamalıyız
    ancak bizde de öyle bir yönetim var ki komple soru işareti. 2 yıldan beri gideceği belli olan kalecisinin yerine 1 gram çalışma yapmayan yönetim ve teknik heyet barış giderse sıvar. bu sene hedefimizi belirleyecek isim.
  • 7927
    barış’ı aklama tweetleri ve girdileri yazılıyor ama kerem aktürkoğlu aklamaları gibi olur sonu. neymiş narin için paylaşmış bla bla. allah allah tamda transfer haberleri çıkınca narin geliyor aklına. bizim insanımız şu topçuları güveni ailesine duymuyor ya. hayır bir de yediği hançerin haddi hesabı yok.

    eğer çıkmıyorsan antremana bunun cezasını kulüp versin. barış’ın maaştan dolayı sıcak baktığını düşünüyorum. ki öylese 2 sene sonra da fenere gelir 10+ maaşa.

    he çocuğu zorla satıyorlarsa yönetime tepki verilsin. diğer konu da sen bu adama teklif gelirse satarım diyorsan sözünde durup adamı göndereceksin.

    özet olarak menfaat sağlamayan ve gönülden seven taraftar hariç hiçbirine güvenmiyorum. ne yönetici ne hoca ne oyuncu. görmek isteyene geçmiş her zaman referans olur.

    kimse kendini kandırmasın boşuna.
  • 7928
    şu düşük profilli taraftar kitlesinin ciyaklamasını çekmeyelim diye bir açıklama yapması gerekiyordu.

    zira cebindeki parayı say desen kerpeten ali gibi kekeleyecek tiplerin ''60m getirmeden gitmek istiyosa kadro dışı bırakın ehieihie'', ''keremden farkı yok ehieiheiei'' tarzı salak salak söylemleri bize okutmak zorunda bıraktığı için rahatsızım açıkçası.

    onun dışında 3 senedir şampiyonluk için yırtınan, bir gün olsun problem çıkarmamış, sözleşmesine dair en ufak mırın kırın duymadığımız, galatasaray'lılığından şüphe duyulan son futbolcuya dair 2-3 tane birbirinin zıttını iddia eden anonim hesap üzerinden referansla sallayacak kadar da zekasız olunmamalı.

    edit; soz verilmis ve tutulmamis.

    1, madem tutulmayacak, niye boyle bir soz veriliyor?
    2, madem bu kadar önemli menajeri neden serbest kalma bedeli koydurtmuyor?

    yönetim ve menajer saçmalaması, ortada kalan da kendisi.
  • 7929
    potansiyel transferiyle ilgili 2 seçenek var:

    1. barış'ı kimseye satmıyoruz. yüksek maaşa transfer yapamadığı için oluşabilecek muhtemel performans düşüklüğü riskini kabul ediyoruz.
    2. neom 60 milyon euro veriyorsa gidebilir. keçiören payını neom ödeyecek ve oyuncu türkiye ligine dönüş yaparsa öncelik galatasaray'da olacak.

    ikinci seçenek olursa gelecek bonservisle sara tarzı* 3 oyuncu* alırız. 2'si tutsa bize yeter.
  • 7930
    kerem yenitürkiyeoğlu denen oyuncunun tavırlarından sonra taraftar nezdinde değerini katlamışken saçma sapan hallere giren oyuncu. saha içinde oyun zekasını gösteremediği anlar çok oldu ama bu meseledeki tavır ve iq noksanlığı göstergesi bu tripleri kendisinden hiç ama hiç beklemezdim. antenmana çıkmamak ne demek, siyah ekranla paylaşım ne demek, çocuk musun arkadaş sen, biz yerli topçuların cringelikleriyle uğraşmak zorunda mıyız arkadaş? bu formaya elin nijeryalısının, uruguaylısının gösterdiği değerin yarısını bile göstermiyorsunuz. koca koca adamlarsınız yazıktır.

    bu vakitten sonra satılması tarafındayım ama istediğimiz şartlarda. keçiören'e verilen pay hariç 50 milyona yakın teklif + türkiye'de başka takımda forma giyerse 10 milyon euro tazminat bedeli. şartlar bunlardır zaten barış'tan alınacak maksimum bonservis bedeli kariyeri boyunca bu olacaktır. takımda kalırsa şayet yapamadıkları şeyler taraftara ekstra batmaya başlar, yönetmesi çok zor süreç ve hocanın işi kolay değil. satılması kulüp adına en hayırlısı olacaktır. yerinin dolması her ne kadar zor olacaksa da bu yönetimle bu planlamayla avrupa'da başarı hayalini çoktan indirgedim ben. size de tavsiye ederim.
  • 7931
    hareketleriyle suyu bulandıran futbolcu. yaptığı şey yanlış kere yanlış. eğip bükmeye gerek yok. antrenmana çıkmamak ne demek? saçma sapan paylaşımlar yapmak ne demek? iyi maaş teklifi alan kimse antrenmana çıkmasın o zaman. ne güzel iş. galatasaray taraftarı son dönemde kendisinin üstüne çok titrerken, hakkını verirken kendisinin bu yaptığı hiç olmadı. sen daha yeni sözleşme yeniledin, istesen biraz daha zam da alırsın yani. tabii ki teklif edilen parayı alamazsın. teklifin geldiği yer hariç dünyanın hiçbir yerinde alamazsın o parayı ancak bu bir bahane değil. yakışmadı bu işler.

    galatasaray yönetimi bu konuda tıpkı morata'nın gidişindeki gibi tavrını net koymalı. satmak istemiyoruz, alırsanız da bedeli bu. bu arada bedel + keçiören'in payı. işinize gelirse. gelmiyorsa siktirin gidin.
  • 7932
    yine bir transfer vakası ve yine kötü yönetilen bir süreç.
    öncelikle ben barış'ı çok çok seviyorum ve takımdan ayrılmasını hiç istemiyorum. gitmek isterse de hakkıdır yapacak bir şey yok ama paylaşımları ve antrenmana transfer özelindeyse çok büyük hatadır. her şeyin bir yolu yordamı var. yıllık ücret cezbetmiş olabilir ama bunu profesyonelce çözmek gerekir, kulübü sıkıştırarak değil. sırf geçen sene benim bildiğim 2 kere zam aldın. yani iyi oyununun karşılığını alıyorsun. şimdi kalkıp ben gitmek istiyorum, kalırsam da yıllık ücretim şu kadar olsun şeklinde pazarlık yapmaman gerekiyor. hele hele bu arabistan'a gitmek içinse hiç olmaz. premier lig hayalin için yapsan helal olsun derim ama arabistan nedir kardeşim? 3-4 yıl sonra bile o paraları verirler sana. kısacası hal ve hareketleri hiç hoşuma gitmedi.

    peki tek hata barış'ın mı?
    tabi ki de hayır.
    bu süreçte yönetimin de hataları var. bakın mesela transfer döneminde almak veya satmak istediğimiz bütün oyuncuların isimleri çarşaf çarşaf medyanın elinde. her hareketi söylüyorlar. ateş olmayan yerden duman çıkmaz.
    paralı twitter fenomenleri barış'ın gideceğini haftalarca ilmek ilmek taraftarın aklına yerleştirdi. bunu da yönetimden icazet alarak yapıyorlar. yoksa allah aşkınıza siyah ekran paylaşmış, antrenmana çıkmamış falan kim takardı?
    yönetim artık öyle bir noktadaki, tamamen gazetecilerin esiri olmuşlar. beni kötülemesinler, beni övsünler diye her haberi veriyorlar. bugün barış sürecinin buraya gelmesi de bu amatörlüğün sonucudur. utanmasalar, futbolcunun kaç kez duş aldığını, kaç kez tuvalete gittiklerini bile sızdırırlar.

    neyse artık, sürecin nereye gideceğini zaman belirleyecek.
    umarım barış kendine gelir ve arabistan yerine şampiyonlar ligi vitrinine çıkar.
    ve yine umarım yönetim içindeki pr'cılar bir an önce gider.
  • 7933
    arda turan giderken de boey giderken de kerem aktürkoğlu giderken de öldük bittik diyenler oldu. hiç de ölüp bitmedik hepsinin gidişinde sezonu şampiyonlukla tamamladık.

    gitmek mi istiyor? kapı orda. değeri belli. getiren olursa alsın bonservisini herkese hayırlı olsun.

    barış entrylerim orada. kendisine büyük hayranım. galatasaray tarihinde bir daha hiçbir futbolcuyu, 3 sezon üst üste kadıköy deplasmanlarında önce santrafor(0-3) sonra sol bek(0-0) sonra kanat(1-3) sonra da kupada 2. santrafor oynatıp(1-2) 4 maçta 3 galibiyet 1 beraberlik alamayacak. barış bunu yaptı. çok çok üst düzey bir oyuncu ve kendisini çok seviyorum. ama galatasaray'dan gitmek isteyen hiç kimseyi kalmasını isteyecek kadar çok sevmedim sevmeyeceğim. galatasaray burada, kapı orada. sağlık olsun.
  • 7934
    yönetime zerre güvenmiyorum. barış alper'i türkiye rekoru denebilecek 45-50 milyonlara satsalar dahi yerine alacakları adam patlak çıkabilir.

    ancak; ne olursa olsun "gideceğim" diyen adamı tutamayız. barış şu an bunu diyor mu, direkt duymasak da bir yalanlama ve işaret gelmediğine göre gitme yanlısı durduğunu anlayabiliyoruz.

    hayırlısı olsun. ne olacaksa da bir an önce olsun. öyle ağustos'un son günü gidecekse ve bizi şampiyonlar ligi listeleri için çaresiz bırakacaksa çok da hayırlı olmayacaktır.
  • 7935
    son maçta gösterdiği performansa bakacak olursak menajerine 40 milyon getirin yardımcı olalım denmiş olma ihtimali hiç az gözükmüyor. hiç görmediğim kadar kıçını yırtarak oynadı. o teklif geldi ama reddedilince trip atmaya başladı. bu noktadan sonra faydası olmaz. ortada anlaşılıp yollar ayrılmalı. galatasaray kimseye muhtaç değil. kimse galatasaraydan da büyük değil.
  • 7936
    40-50 milyon euro bonservise güle güle uğurlarız hem barış gidip bolca para kazanır hem de biz.

    yerine yenisini koyabildiğiniz kadar büyüksünüz.

    aynı zamanda barışsız olmaz diyip sonra yabancılar kadar maaş vermemek de zaten dengesizlik yaratıyor. ya barış'a diğerleri kadar para vereceksin ya da satıp hem ben hem barış kazansın diyeceksin.

    gitmek istemesi son derece normal yani. kime bugün şuanki maaşının 5-6 katı teklif edilse sabahın ilerleyen saatlerine kadar güzel bir uyku çekip sabah istifa etmeye gider.
  • 7937
    eğer söylendiği gibi geçtiğimiz sene kendisine yeni sözleşme için imza attırmış ancak hayata geçirmemişsek acilen, çok acilen hatta abartmıyorum sabah 9'da resmi dairelerin açılmasıyla hayata geçirmemiz gerekiyor.

    barış bize 2021 yılında geldi. eğer son imzaladığı kontrattan itibaren 3 yıl geçmişse eğer article 17'nin hayata geçirilmesi ihtimali var. şu anda isak liverpool'a gitmek için bunu kullanabilir söylentileri dolanıyor. bu tarz şeyler bir anda ortaya çıkar ve dalga dalga her transfere sirayet edebilir. napoli'nin bize illlalah ettiren başkanı adl dahi kvara'yı psg'ye "ne olur ne olmaz" diyerek satmayı kabul etti.

    "barış kalsın. barış gitsin. barış şu kadara gitsin, bu kadara gitmesin" demiyorum bakın. article 17 bosman gibi futbol transfer piyasasını birden bire altüst edebilecek bir madde. avrupa'ya verebileceğimiz kadrolar için son 10 gün kaldı. başımıza durduk yerde iş açılmasın. barış 3 kuruşa giderse (3 kuruş yanlış oldu. 3 milyon olacaktı) yerini gerçekten dolduramayız.
  • 7938
    menajer tuzağına düşen bir başka futbolcumuz…

    bak güzel kardeşim:galatasaray seni ikinci ligten alıp sana güvendi, formayı verdi, sen de formanın hakkını her yerde verdin, kendini geliştirdin; bu taraftar da avrupa maçlarında, milli takımda yapılan kulis olaylarında senin hep arkanda durdu, hep seni savundu. avrupa’da seni izlemeyi bu taraftar da istedi ama osimhen-icardi-saneli hücum hattında barış da olmalı diye hayal etti. niye şimdi çıkıp sana yakışmayan hareketlere giriyorsun?

    -avrupa hayalim var dedin, getir 30 milyonu gönderelim denildi.
    -istediğin teklifler gelmeyince 29 temmuz 2025’ta maaşında iyileştirme de yaparak(yıllık ortalama 3milyon €) 2028’e kadar uzattık.
    -aradan 1 ay geçmemiş, şampiyonlar ligi kadro bildirimine 10 gün kalmış yönetim fellik fellik kaleci, stoper ararken gelmiş ben 30 milyonu getiriyorum siz de beni verin diyorsun.
    -yönetim de diyor ki avrupaya gidersen evet 30-35e bırakacaktık ama arabistan a gideceğim diyorsun ve arabistan a gidip elimizi kolumuzu şu dar zamanda bağlayacaksan da 40+keçiören payını getir öyle git diyor.
    -o hokkabaz menajerin de diyor ki sen dirayetli dur barış, hayatının teklifini aldın, galatasaray ı 35e falan bağlarız, kerem örneği de var hem önünde, antremanlara ağrım var falan de çıkma bir yerde pes edecekler.
    -sonra galatasaray’la konuşmaya giden menajerine abdullah kavukcu da diyor ki kardeş bak yeni sözleşme uzattık, barış’tan bir sezon daha yararlanmak istiyoruz, araplara da şu anda satmak istemiyoruz başımızda bir sürü bela var zaten kadroyu bozacak zamanımız yok. sizin de moralinizi bozmak istemiyoruz, 3milyon€ senelik yeni sözleşme imzalamıştık ama bu sene 5milyon€ yaparız onu; sene sonunda da hem şampiyonlar ligi hem de dünya kupası vitrini ile aynı/daha iyi maaşa gitmek istiyorsa araplara 50-60 milyona, gitmek istemiyorsa da avrupa’ya 35-40a satarız diyor.(bir kulübün de yeni sözleşme yaptığı bir oyuncu için böyle bir planlama ve menfaat gözetimi yapması da gayet doğal.)
    -bizim çok bilmiş menajer de dönüp diyor ki biz araplarla 12ye anlaştık, hem bize 35e kolaylık sağlarız demiştiniz(laf oyunu bu); 7-8 verin bari bize bu yıl için diyor.
    -abdullah kavukcu da güzel bir nah çekerek diyor ki siz kimsiniz? bizden habersiz nasıl görüşüp anlaşıp bize şantaj yapmaya kalkarsınız?
    -menajer denen şaklaban da buna hırsıyla barış a diyor ki diren kardeş, sen köle değilsin, hayatının kontratını imzalatacağım sana. sonrası siyah ekran hikaye atmalar falan filan.

    bak güzel kardeşim ve ahlaksız menajeri. dünyada hangi takımla sözleşme yaparsanız yapın 1 ayı geçmeden ben daha iyi sözleşme aldım oraya gidicem, gidemezsem de maaşımı artırın diyemezsin, burası muz cumhuriyeti değil.
    ikinci olarak herkes haddini bilecek. seni de kerem i de alt liglerden bulup çıkardı bu kulüp, size yatırım yaptı, parlattı piyasaya sunmuşken üç kuruş para için kulübün menfaatini gözardı edemezsiniz; terbiyesizliğin alemi yok.
    35milyon€ avrupadan teklif getir hayalin için onay verir bu kulüp zaten, bizden aldığın maaşı da avrupada kimse vermez sana ama hayalin için oynarsın eyvallah deriz; ama kadro bildirimine 10-11 gün kalmışken 12milyon€ya anlaştım 35 de teklif getiriyorum hadi beni satın dersen bu kulüp sıf sen anlaştın ve gitmek istiyorsun diye satmak zorunda değil. burası keçiören değil abicim. 50milyon€+keçiören payını getirirsin sonra gider arabistan’da kariyerini hiç eder para için ruhunu satıp,30undan sonra kerem i takip edip burak yılmaz gibi biz eskiden ‘ne topçuyduk bee’ tripleri atarsın.
    trip mi atacaksın; at koçum. bu kulüp seni buraya getirdiği gibi seni oynatmamasını da bilir 2028e kadar. 40a değil de 20’ye satar; ama herkes biliyor ki önünde şampiyonlar liginde en az 8 maç ve yaz sonunda dünya kupası varken vura vura oynamak zorundasın. kendi geleceğin için.

    onun için o menajerinin gazına gelip de taraftarın gözündeki değerini, yerini incitme. haksızsın, susup sessizce işini yapıp sözleşmeye riayet et. sene sonunda avrupa’dan 35-40 veya arabistandan 45-50milyon teklif getirirsin; bu taraftar seni davulla zurnayla omuzlarda yollar zaten. yönetim de ona göre plan yapar. ama öteki türlü gelip de herkesin elini kolunu bağlama, kendini küçük düşürme. seni sevenleri üzme!

    buradan yönetime de tek bir şey söylemek istiyorum: herkes haddini bilecek, taraftar da oyuncu da siz de; aslolan galatasaray!
  • 7939
    barış çok sevdiğim bir futbolcu. ben ise kulübünü çok seven sıradan çinko pil bir taraftarım.

    çoğumuzun olduğu gibi gündelik hayatlarımızda gerek iş, gerek aile hayatlarımızda zibilyon tane dert ile uğraşırken milyonlar kazanan bir futbolcunun kaprisi ile uğraşacak yaşı da geçtim.

    kulübünün istediği teklifi getirebilirse gider, yoksa kalır. oynamak istemezse de kulübe orada oturabilir.

    tekrar ve tekrar söylüyorum, barış benim takımda yer alan en kıymetli parçalarımdan, ancak benim barış’ın kaprisine alan açacak kadar rahat hayatım yok.

    uzun lafın kısası; işte hendek işte deve barış kardeşim. hayırlısı olsun.
  • 7940
    gelen teklif 30 milyon dolarmış, euro bile değil. yerine o paraya ancak barış'ın yarısı kadar topçu alırsın.

    50 milyon euro + keçiören payı desen omuzlarla yollarız da, 30 milyon dolar'a da barış'ı satanı kapı önüne koyar bu taraftar.

    gelelim barış'a; ben ihtimal vermiyorum ama, transfer olacağım diye triplere girip 3 gündür idman yapmıyorsa, koskoca bir yazıklar olsun diyorum kendisine. kerem aktürkoğlu için yazarken "barış'ın 1 kere bile böyle çıkıntılığını görmedim" diye kendisini övmüştüm, beni büyük hayal kırıklığına uğrattı maalesef.

    kendi ağzından bir şey duyana ve antrenman mevzusu net olarak açıklanana kadar yine susacağım fakat, doğruysa net gözümüzden tepeleme düşer.
  • 7941
    hiçbir isim galatasaray'dan büyük değildir değerli de değildir. galatasaray kalıcıdır isimler gidicidir. bu camiaya aidiyet gösteren, yeri geldiğinde fedakarlık yapıp aylarca maaş almadığı halde mücadele eden nice isimler vardır. kendi kariyerini riske atıp bu şanlı arma için her şeyini veren figürler vardır. bülent kaptan gibi kırıklarla mücadele edip uefa finalinde savaşanlar vardır. bu camia başka camialar gibi şımarıklığı sevmez, parayı basıp sahte cümlelerle taraf değiştiren tipleri bünyesine sokmaz. barış alper bu camianın tüm dinamiklerine uygun hareket edip aslanlar gibi sahada her şeyini vermiştir fakat siyah ekranlarla, sudan sebeplerle idmana çıkmamakla bu camianın içerisinde yerinizi kaybedersiniz. kulüp siz istemeden size maaş iyileştirmesi yapmış, değer vermiş ve en önemlisi forma vermiş. bu saatten sonra ya bu camianın büyüklüğünün farkında olacak ya da bu camianın parçası olmak istemiyorsa istenen şartları kulübe sunacak kişidir.

    birkaç saat içinde yıllarca artan sevgiyi, değeri ve duruşu tuzla buz etmiş futbolcudur.
  • 7942
    yeni sözleşme imzalanmış lig başlayalı 2 hafta olmuş. sonra hoooopppp barış efendi ben gideceğim türküsü çağırıyor. bir oyuncu gitmek isteyebilir ama bunun kulüp ve takım için zamanlaması çok önemlidir. barış bey öyle bir yerde oyunbozanlık yapıyor ki kendinden başka herkesin aklını allak bullak ediyor. bu herif 1 yıl arabistan yapar seneye de fener haberleri çıkarsa zerre şaşırmam.

    (bkz: kerem aktürkoğlu)
  • 7943
    kerem aktürkoğlu da takımın parçasıydı. double double yapıyordu. gitti. yokluğunu aradık mı? aramadık.

    barış alper’in de yokluğunu aramayız merak etmeyin. kanatlarımızda sane, yunus, sallai ve zaniolo var. duruma göre bir ekleme daha yapar yolumuza bakarız.

    kendisini ne kadar övsem ve sevsem de antrenmanlara çıkmama işi çoğu şeyi alt üst etti. yakışmadı.
  • 7944
    kendisinin galatasaray'daki misyonu dolmuştur. tıpkı boey'inki gibi, aynı aktürkoğlu'nda olduğu gibi. barış da bahsedilen ücretler doğruysa gitmelidir. gitmek de istiyorsa bu saatten sonra takıma faydalı olamaz. çünkü unutmadık, önümüzde güzel bir aktürkoğlu örneği var: galatasaray'daki görev süresi dolmasına rağmen 1 sene fazladan kalınca takımla ve hocayla sorunlar yaşamaya başlamıştı. buradaki hata barış'ın takımdan ayrılmasına izin vermek değil. hata bu ihtimalin olduğunun bilinmesine rağmen barış'ın ikamesi olabilecek çocukluktan galatasaraylı, 1 numaralı aday oğuz aydın'ın kulüpteki öngörüsüzlük yüzünden transfer edilmemesi. oğuz'u da iki sene de parlatıp vitrine çıkarabilirdik. sorun şu : barış'ın boşluğunu transfer sezonunun bitimine 10 gün kala kiminle dolduracaksınız?
  • 7946
    gidişine izin verilirse sezon planlamamızı ağır yaralayacak olan oyuncu. bir kere barış alper'in muadili bir topçu bulma imkanımız yok. üstüne takımda yerli oyuncu da yok, bunun kart cezası, sakatlığı falan da var. aralık ayında yedek kulübemizde iki yedek kaleci, jelert, metehan ve arda ünyay ile tottenham deplasmanında oynayacaksak isterlerse kalede ederson olsun o iş yaş.

    yönetime de bir şey diyemiyorum. bana kalsa siyah ekran story'sinden 10 dk sonra tesiste barış alper'i mehmet ağar, mertens ve abdurrahim albayrak ile soyunma odasına kitlerdim. dev ekranda o insta storysini loop'a alıp, mertens pandiği, ağar tokadı, albayrak öpücüğü eşliğinde ''tamam gitmiyorum'' diyene kadar da odadan çıkartmazdım *
  • 7947
    giderse bizim istediğimiz paraya gitmeli, kalacaksa da mevcut maaşı ile kalmalı!.

    burası dingonun ahırı değil! geçen sene sözleşme imzalarken öngörseydin o zaman gelişeceğini, çok çalışacağını ve o paraları isteseydin. barış'ı çok seviyorum ama kendisini de olduğundan fazlası sanmasın. mesele nedir bilmiyoruz, hiçbir somut veri yok elimizde ama gideceğim diyorsa istediğimiz bonservisi getirir, yoksa da kalır. performansını korursa küçük bir iyileştirilme yapılır belki ya da ne bileyim şampiyonluk bonusu eklenir mesela. performansı düşerse de sözleşmesi bitene kadar oynamaz bu kadar basit.
  • 7948
    barış alper yılmaz üzerinden dönen muhabbetleri duyunca, okuyunca, görünce bazen insanların kafalarını kaldırıp etrafına şöyle bir bakmadıklarını düşünüyorum.

    buradan sonra yazacaklarım söylentilerin belli bir kısmını "bubble"da değerlendirecek. şu para mevzusu... atıp tutulan milyon avrocuklar konusu var ya, hah işte o. söylentilere çok inanmam. haber geçiyorlar falan, tereddütle yaklaşırım. kimin ne meselesi var belli değil şu aralar. ben, söylentiler üzerine konuşulanlar hakkında konuşmak istiyorum.

    büyük paralar bunlar kabul ediyorum. bay da öyle simit parasına oynayan bir oyuncu değil. muhtemelen yüzde 2'miz haricindeki taraftarın hayatları boyunca kazanacağından çok para kazanmıştır şimdiye.

    gelgelelim mesele gerçekten sadece para mı?

    sane için para mıydı mesela? belki evet. yine aynı persfektiften bakacaksak sane, barış alper yılmaz'ın kazandığı paranın mislini kazanmıştır. peki bu adam bayern münih'ten neden ayrıldı? o kadar para kazanmışken, bir teklif de varken bayern münihten -ki bayağı bir paraydı- neden ayrıldı? daha transfer sürecinin başında neden imza atmayı tercih etti? üstelik türkiye'den baktığınızda arabistan neyse, almanya'dan baktığınızda öyle olan bir ülkeye, türkiye'ye geldi.

    yanlış anlaşılma olmasın. sane ile bay arasında daha çok para kazanabileceği yeri tercih etme kurgusundan bir benzetme var burada. sane'nin bayern'de neden kalmadığı ve bay'ın eğer varsa böyle bir düşüncesi neden olabileceği üzerine bir benzetme.

    evet, para bir nedendir. bunu kabul etmemek ahmaklık olur. ama biraz da işin içinde "değer" yok mu? bayern münih'in maaş skalası belli. sane'nin verilen teklif için kendini "değersiz" hissetmesi, daha doğrusu değersizleştirildiğini hissetmesi doğal bir durum. gerçekten doğal.

    bir ara iş dünyasında sürekli iş değiştirdi insanlar. 10 yıllık, 20 yıllık kariyerlerini bırakıp gittiler. kurumsal hafıza dediğiniz adamlar yer değiştirdi. çünkü her yeni gelen, daha fazla maaş aldı. iyileştirmeler ise bayramda çocukların cebine konan harçlık gibi kaldı.

    bazı yeni başlayanlar o kadar absürt maaşlar ve haklar aldılar ki asıl işi çevirenler, kahır çekenler çareyi iş değiştirmekte buldular. çünkü yeni işlerinde onlar da daha iyi şartlar aldılar.

    sonra ne mi oldu? sonra bazı insanlara eski şirketlerinden, eski ve hatta yeni aldıkları maaşlarına göre bile uçuk işe alım teklifleri gitti. bazıları kabul etti, bazıları etmedi. biliyorum. var çevremde. kabul edeni de var. kabul etmeyeni de.

    güzel bir laf vardır:

    sizden olana bir şey vermiyorsanız, neden sizden yana olsunlar?

    ben, barış alper yılmaz'ın bu muhabbetler çıkmadan önce, bu girinin olması gerektiği yerde, takımdaki en çok maaş alanlardan biri olmalı demiş ama göndermemişim. var böyle benim. birçok başlıkta yazmaya başlayıp devam ettirmediğim, içime sinmediği için öylece durup duran.

    herkese para dağıtırken, senden olana "değer"ini göstermiyorsan, neden senden yana olsun?

    gördüm. birkaçı diyor ki sözleşmesi var oynayacak. doğrudur. sözleşmenin gereği yapılması gerekir. tabii ki insan psikolojisi böyle bir şeydir zaten! borunuzun öttüğü çöplüğünüze (!) bu mesajı vermek istersiniz tabii ki! bay gibi, kerem a. gibi otorite alanınızdan yani türkiye'den alacağınız oyunculara ya da kendi yetiştirdiğiniz futbolcular bu emsalleri göstermek istersiniz! mümkündür. onlar da size gelmeye can atarlar, başka teklifleri değerlendirmek varken.

    saçma. ama bunu söylüyor bazıları. bir de ulema ilan ediyorlar, öyle zannediyorlar kendilerini. yazık.

    ve biliyor musunuz? siz aynı değilsiniz. yani gala aynı değil. büyüdük diyorsunuz ve gerçekten büyüyorsunuz. bu yönde hamleler yapıyorsunuz. her gün takıma, 5-10-20 sıktığınız bir adam geliyor ya da geleceği yönünde söylenti çıkıyor.

    tekrar soruyorum: sizden olan bir şey vermezseniz, neden sizden yana olsun?

    insanî bir duygudur bu, doğal bir durumdur. değerini orada görüyorsanız, gitmesinde bir sakınca da görmüyorsunuz, takımda kalıp kalmaması konusunda "önemli değil" diyorsunuz demektir. o mesaj verilir. siz istediğiniz kadar aksini iddia edin.

    geçenlerde bir soruya "biz de az oyuncu değiliz" minvalinde bir yanıt vermişti bay. hakkıdır. az oyuncu değil çünkü. oradan beri gelin.

    büyümenin gerekleri vardır. bunu yerine getirmeniz gerekir. dağıttığınız paraya göre, değerli dediğiniz oyuncuya bir şeyler vermeniz gerekiyor.

    mesela thomas müller. kariyerinin tamamını bayern münih'te geçiren bir futbolcu olarak emekli olmadan önce takımın en çok kazanan oyuncularından biriydi. bayern'e transfer olmadı. bayern'den transfer olmadı. belki transfer olma durumunu kullanmıştır. bilemem. ama neyi değiştirir? sonuçta aynı örneğe denk gelmiş oluyoruz. bir şekilde oraya çıkmış. tabii ki thomas müller büyük oyuncuydu. barış alper yılmaz da bizim için değerli oyuncu.

    galatasaray'daki aile ortamından bahsediliyor ya. hah işte. mahkeme kayıtları, dosyalarına bir bakın bakalım. kaç tane kardeş kardeşe düşmüş miras meselesinden? kardeş kardeşe düşüyor, siz ne anlatıyorsunuz. birbirine düşmeyenler de var elbette. bakın bakalım neden düşmemişler? istatistikî olarak bakın. şunu görürsünüz: ya hakkaniyet vardır. ya ortada miras yoktur. ya mirastan hak iddia ettiğini düşünmüyordur -islam egemen kültürde kadınlar gibi veya ataerkil bakıştan hayli dominant biri vardır. ya o mirasa zaten ihtiyacı yoktur.

    ha, bay'ın da osimhen, icardi, sane maaşı istediğini veya isteyeceğini de zannetmiyorum. eğer durum buysa o zaman başka şeyler konuşuruz. mevzuya başka bir açıdan bakmak gereksinimi doğar orada.

    sırada bir oyun var. oyunun adı: ben bay olsam

    ben bay olsam... kimse bana uzun süre sallai'den nasıl olup da daha az maaş alabildiğimi anlatamaz. önüne gelene iyileştirme yapılırken, "değerli" olduğum söylenirken -hatırlayın bay olmuştum- beni atlayamaz. bunu değerlisin ama o kadar da değil diye anlarım. o halde gidebilir diye etiketlediğinizi düşünürüm. ve giderim. bunu tüm galatasaraylılığımla söylüyorum. ama bu para meselesi olmaz. değer meselesi olur. daha az para kazanmayı kabul ederim, ama daha az değerli olmayı kabul etmem. eğer siz değeri başka yollarla gösterebiliyorsanız ne ala.

    bay için öyle midir bilmiyorum.

    son not: x'te bir paylaşım gördüm. bay'a saydırıyor. birkaç önceki paylaşımlarında ise sancho'lar, coman'lar havada uçuşuyor. ve en akıl almazı ne biliyor musunuz? bu zat, ilk on bir dizip zaniolo'yu bay'ın önünde on bire yazmış oluyor. ve sonra bay'ın hakkında söylenti çıktığı anda dümdüz. ee, gitsin işte! senin görüşünde zaten bay'ın yeri yok. ne bu tatava? hayır, bunlardan çok var. isimliler de var, isimsiz, neye hizmet ettiği belli olmayan anonimler de...

    son:

    önce bir sevmeyi öğrenin, nefret etmek oldukça kolay.
  • 7949
    29 temmuz'da sözleşmesinin 2028'e kadar uzatıldığı açıklanan topçu. takımda en son gitmesini istediğim kişiydi. tesislere gelip idmana çıkmadığı iddia ediliyor, paylaştığı siyah ekran da ortadayken nasıl bir çözüm bulunacak çok zor.
    erden timur, hatipoğlu- kavukçu'ya kadar keçiörengücü ile görüşmeyen tüm yöneticiler de pay konusunda üstüne düşeni yapmadı.
    gerek yoktu balper, giderse birkaç seneye kadıköy'e kiralanır.
    yönetim de umarım maaşına zam yapmaz. apoyla aynı anda yaptın zaten, öyle avrupa dan 35 teklife de okeyiz denilmemeli.
    madem bir yola çıktı teklif edilen maaşında yeni kulübüne kolaylık yapıp kılçıksız 50 kağıdı getirsin vedalaşalım buradan bir daha dünkü gibi bir bağ olmaz artık kolay kolay.
    istemeyen kim varsa gitmeli. nelsson'dan kurtulduk, zaniolo ve balper de umarım istediğimiz teklifleri getirirler.
  • 7950
    artık galatasaray ile eskisi gibi bir ilişkisi olacağını düşünmüyorum. hem de taraftar kerem'e barış'la nazire yapıyorken. elbette aynı şey değil ama barış da artık herkes gibi.

    birçok noktada haklı olabilir. örneğin bu takımda son 2 sezon üst düzey emeği olmasına karşın temmuz sonuna kadar takımda üç kuruşa oynaması gibi. galatasaray yönetimi hata yaptı, bu net. ama sözleşmeyi imzaladın, artık 3 kuruş da değil maaşın. madem tatava yapmayacak kadar kendinden emindin. yunus kadar pazarlık yapacaktın. o kadar bizi bekletecektin. sözleşmene serbest kalma maddesi koyduracaktın. hem imzalıyorsun hem cayıyorsun. menajerinin gazıyla hareket edip beni salın, şu kadar verin yoksa giderim demeyecektin. hadi her şeyi geçtim antrenmana çıkmamak nedir. bu taraftar seni hep baş tacı etti, yunus'a bile neler yazıldı burada sözleşme imzalamıyor diye ama yunus o terbiyesizliği yapmadı. tamam doğrudan kıyaslama yanlış, akıl almaz bir teklif de almış olabilirsin. ama bu mudur yolu. kulübünü son 10 günde darlayıp ucuza bırakmasını sağlamak mıdır? kerem'de tuttu taktik, sıra sende mi?

    2 gün önce kal 1 sene daha kariyer sezonun olacak, şampiyonlar liginde takımın süvarisi ol tankı ol diyordum. senin piyasan zaten ölmez diyordum ama hakkında yanılmışım. ben kendimden özür diliyorum. fazla naifiz, fazla düşünüyoruz bazı şeyleri. hiç gerek yok, ders olsun bize. istersen messi ol, takımda kalmak istemiyorsan güle güle. galatasaray yönetimi sizde daha çok hata var da neyse. bizi de bu noktaya getiriyorsunuz ya size de helal olsun.
App Store'dan indirin Google Play'den alın