• 201
    samimi olarak yapamadığımdır. şimdi bakın çok enteresan; 35+ yıllık hayatımda zaten hepi topu izlediğim çok az rakip takım maçı vardır ki, adım gibi biliyorum, hiç bir tanesini 90 dk. izlememişimdir.

    ne zaman böyle bir maç denk gelse, desteklemek istiyorum, ancak ne zaman gol yeseler, kendimi içten içe sevinirken buluyorum. ya da tam tersi durumda, gol attıklarında, iyi oynadıklarında bir şey rahatsız ediyor beni. istiyorum ki; rakip bunları parçalasın... darmadağın etsin.

    hani samanyolu dini programlarında olurdu ya, insan bir şey yapacak olur, bir tarafında şeytan, diğer tarafında melek, biri yap der biri yapma... ben hep destekleme diyeni dinledim.

    bunca senelik yaşanan yurt içi rekabette başımıza gelenler, bunda etkilidir muhakkak. belki de egolar. istiyorum ki, hep galatasaray başarılı olsun. en çok galatasaray başarsın...

    mesela, galatasaray yazdığımda muhakkak gizli bakınız veriyorum. ama diğerlerini yazdığımda, şikeci, at şikecisi vb. yazarsam veriyorum, ama adlarını yazacaksam asla vermem, vermemeye dikkat ederim.

    sevmiyorum arkadaş. zorla mı?
  • 202
    net konuşuyorum, bizim önceki başarılarımızı yakalamadıkları sürece desteklerim. yıllarca tek başımıza türk futbolunun hamallığını yaptık, biraz da diğer kulüpler bir işe yarasın.

    ama ne zaman şampiyonlar ligi'nde çeyrek final oynamaya, uefa'yı almaya bir adım kalır o zaman desteğimi keserim. zaten o aşamadan sonrasına geçebilen de olmadığı için hiç sıkıntı çekmedim şahsen*
  • 206
    beşiktaş ve fenerbahçe'nin avrupa'da başarısız olmalarına sevinmek farklı, başarılı olmalarına sevinmek, onları desteklemek farklı bir eylemdir. ben en ağır kategoriye giriyorum ve bu rakiplerin başarısız olmalarından zevk alıyorum. ama trabzonspor, göztepe, gençlerbirliği gibi takımlar avrupa'da başarılı olsalar kesinlikle üzülmem. hatta bazı anadolu takımları içinde başarılı olmasına sevineceğim takımlar da vardır.

    beşiktaş ve fenerbahçe galatasaray'ın rakibiyse, bu rakiplerin her kulvarda başarısız olmalarını istemek kadar doğal bir şey olamaz herhalde. her kulvar dediğim de futbol yoksa baskette, voleybol'da başarılı olmaları umurumda bile değil. milliyetçi duygular besleyeceğim şeyler milli takımla, milli sporcularla kısıtlı.

    rakibin başarılı olmasını niye isteyeyim. bana çok mantıklı gelmiyor açıkçası.
  • 208
    en uzak kutbunda yer aldığım eylem. anadolu takımı olursa bir ihtimal desteklerim, onun dışında hepsi dibi görsün. ülke puanı falan da umrumda değil açıkçası. biz şampiyon olup avrupada rekabet edecek bir kadro kurduktan sonra zaten bizi direkt götürecek ülke puanını güle oynaya koruruz.

    elin tinercisinin 1 kazanıp 10 konuştuğu ülke puanına ihtiyacımız yok. umarım en kısa zamanda bayern'in yardımıyla rekorlarını geliştirip lig maçlarında bizim rakiplerimizin bayraklarını açmaya geri dönerler.
  • 212
    1990'ların sonu, 2000'lerin başından itibaren özellikle ali şen, aziz yıldırım, mahmut uslu, ömer çavuşoğlu gibi isimlerin taraftarlar arasına soktuğu nefret tohumlarından sonra bir daha düzelmesi 10 yıllar alacak olan bir durum ortaya çıktı.

    o yıllarda hepimiz türk takımları için mutlu olur, ligdeki rekabetten bağımsız olarak desteklerdik.

    ben şu anda bir türk takımının galatasaray'ın başarılarını geçmesinden mutlu olmuyorum, olmam. çünkü bunun bana laf sokmak için kullanılacağını biliyorum ki iki yıldır beşitaş'tan gördük zaten bu durumu. adamlar bizim 30 sene önce yaptığımız işleri yeni yapıp, avrupa fatihi diyorlar kendilerine! fener 10 yıldır şamp. ligi'ne gidemedi ama aynı şeylerin onlar tarafından yapılacağını da biliyorum.

    ben bjk ve fener'i sadece ligdeki durumlarına göre, ligde bana avantaj sağlayacak kadar ilerlemesinde desteklerim. bu destek en fazla uefa'da yarı final, ş.l.'de de çeyrek final olabilir.

    mesela bu yıl bjk'ye son 16'da basel gelsin, çeyrek yapsın isterdim, sonra çeyrek finalde de büyüklerden birisi koysun o arada ligden kopsunlar isterdim ama bayern çıkınca artık elemelerini istemiyorum, bayern'i elerse 30 sene konuşurlar çünkü, buna gelemem.
  • 213
    insanın içinden gelen bir şey olsa gerek. "hadi bu maçta gönülden beşiktaş'ı/fenerbahçe'yi destekleyeyim" demekle olmuyor yani.

    işin bir de desteklenen takımın hangi takım olduğu boyutu var. mesela avrupa basketbolunda banvit'i de, efes'i de, daçka'yı da, tofaş'ı da vs. gönülden destekliyorum. içten o duyguyu hissediyorum, kazanmalarını istiyorum. arkas'ın, eczacıbaşı'nın, vakıfbank'ın vs. avrupa voleybolunda en üst seviyede söz sahibi olmalarını temenni ediyorum.

    avrupa'da türk takımlarını destekleme olgusu birçok değişkenle alakalı bir mevzu. emin olduğum iki şeyden biri bu işin hissiyatla alakalı olduğu, diğeriyse kişisel olarak asla ve asla beşiktaş'ı ve fenerbahçe'yi desteklemeyeceğim gerçeği.