• 208
    ibrahim hatipoğlu ile sidik yarıştıracak diye 75 milyon euroluk transfer yapması ileride fıkralara konu olacak olan yöneticimiz.

    dursun aydın özbek öyle bir yönetim kurdu ki tamamı kaybedenler kulübü. bu müthiş koalisyonun her bir ferdi hayatı boyunca galatasaray yöneticiliği hedefine ulaşamayacakken bir şekilde tarihi başarı sağlamış bir futbol takımının yöneticileri oluverince böyle şeyler çok şaşırtmıyor...
  • 472
    çok acil şekilde istifa etmesi gereken yönetimiz. kendisini asla o koltuğa yakıştıramıyorum.
    kendisinin galatasarayda yönetici olması ve hatta o koltuğu bu kadar uzun süredir işgal ediyor olmasının tek olumlu tarafı insanın bu hayatta kendisini her yere yakıştırabilmesi noktasında bir motivasyon kaynağı olabilir. bu adam galatasaray gibi bir camiada yönetici olabiliyorsa demek ki herkes her şey olabilir.
  • 402
    orta saha transferi tartışmasında millet birbirini bıçaklama noktasındayken bugün memleketi erzincan'da simit sarayı gurme şubesi açan, bu hafta sonunu başkanla erzincan'da geçiren transferden sorumlu yöneticimiz. taraftar haklı olarak hatipoğlu'na sevgilerini her seferinde gösteriyordu ama kavukcu konusunda aynı çoşkuyu göremiyorum, okan hocanın kankası olduğu için sanırım. aynı hataları hatipoğlu yapsa 5x daha fazla tepki verecek olanlar bu adamın başarısızlığında aynı tepkiyi gösteremiyor.
    transfere okan hocayla birlikte kendisi baktığı için ısrarla merak ettiğim konu mesela çıkış maddesini ödediğimiz osimhen transferinde neden gardi'nin yardımı alındı. gardi bu transferden de komisyon aldı mı aldıysa % kaç aldı?
    28'inden sonra yapılacağını söylediğiniz transfer için protokol imzalandı mı yoksa akşam pazarına mı çıkılacak? uğurcan şekerci olayına benzemesin sonu.
    berkan'ın evi buradı ama mutsuz, ayrılacak demiştiniz umarım feshetmiyorsunuzdur, gittiğiniz yer kapıyı 6 kağıttan açarken umarım 3 5 para kazanırız.
    federasyon başkanına olan güveninizi ilan ettikten birkaç hafta sonrasında yaşadıklarımız malum, artık beklediğimiz duruş ve hatasız transferleri bekliyoruz erzincan dönüşünde.
  • 213
    söylemleri gereksiz bir yükseklikten olan; maddi strateji geliştirmekte başarılı gözüken bir operasyonu yöneten ancak bunun iletişimi konusunda büyük falsolar yapan yönetici.
    anladığım kadarıyla kendisi böyle zorlu bir operasyonu yürütürken kendisine yöneltilen hafif olumsuz yorumlardan bile alınganlık yapmış ve o yorumları yapanlara kendini kanıtlamaya çalışıyor.

    ancak burada yalnızca kendi işine odaklanan ve olumsuz yorum yapanlara kendi fikridir konuşmuştur diyip geçse çok daha büyürdü taraftarın gözünde.
  • 475
    oturulan koltukta mı bir sorun var onu anlamaya çalışıyorum. cenk ergün, ibrahim hatipoğlu ve kendisi. gelenin gideni arattığı mistik bir pozisyon. hepsinin ortak noktası maalesef kendi reklamlarını yapma hırsları. bu üçlüden en iyisinin cenk ergün olması ise ayrı bağırttırıyor.

    cenk ergün en azından 2-3 milyon fazla sıkıyordu ama alıyordu futbolcu. bunlar daha getirdikleri 18 yaşında çocuğu bitiremeyen basiretsizler.

    galatasaray sizin kendi reklamınızı yapacağınız bir yer değil.
  • 476
    hamasi bir dil kullanan ve sürekli başkanımızın, kıymetli başkanımızın, saygıdeğer başkanımızın talimaylarıyla diye cümleye başlar kendisi. bulunduğu konum itibariyle hatipoğlu da böyleydi. çünkü önlerinde erden timur örneği var. parlayan cortluyor.

    nitekim bence de başkan özbek’in haberi olmadan hiçbir şey yapılamaz kulüpte. kavukçu da gitse bir şey değişmez.

    hoca ayrı oyuncular ayrı yalnız başına kalıyor medya ve trollere karşı.

    amca oğullarına karşı sevecen ama evlatlarına karşı terso bir baba figürü gibi hissettiriyor bana başkan özbek. aslında her şey çok aşikar görünüyor. sistemi komple değiştirmemiz lazım.
  • 291
    sorun kendisi değildir aynı şekilde ibrahim hatipoğlu ve cenk ergün olayında da olduğu gibi. galatasaray gibi bi' kulübün kaderi oradaki kişisinin bireysel başarına ile kişisel becerisine dayalı olmaması lazım. organizasyon şeması hatalı. liyakata ve profesyonelliğe dayalı sistem şart. yoksa abdullah gider hamdullah gelir çok fazla bi' şey değişmez.
  • 319
    transfer sezonu nerdeyse bittiğine göre artık söyleyebiliriz ki başarısız bir yöneticidir. getirdiği isimler çok marka isimler fakat o isimleri zaten o paralara sen, ben, herhangi biri de getirebilirdi. asıl marifet yukarıda yazar arkadaşımızın da belirttiği gibi 6 milyona torreira 9 a davinson çözmek. ben taraftar olarak gelen isimlerden dolayı çok mutluyum fakat, galatasaray'ı müthiş bir kaosa sürükleyecek bedeller ile transfer yapılması bir yöneticilik başarısı değildir. biz fenerbahçe değiliz kaynağı belli olmayan paralar gelsin veya zengin yöneticilerimiz olsun. kendimizi fener harcamaları ile avutma lüksümüz yok. bir florya daha yok kulüpte. sonraki hamle nedir? adayı satmak filan mı?

    kulüp üyeleri ucuza şarap içtiği, ailesi ile gittiği adayı sattırmaz kimseye bu arada :)
  • 21
    abdullah kavukçu ile ilgili iddialar dikkatimi çekti. yağız sabuncuoğlu’na haber mi uçuruyor yoksa yem mi atıyor bilemiyorum. yani, dybala ismini yem olsun diye mi attı yoksa kendi pr’ı için mi üfürdü? hangisi olursa olsun yanlış. kendi pr’ı içinse sonuçta ters teper ve harcanan nice başkan ve yöneticilerden biri olur. yok yem olarak atmışsa o da zarardan başka bir şey getirmez.

    bu vesileyle türk spor dünyasında aptallık olarak nitelediğim üç konuyu yazmak isterim. belki birileri duyar ve bu aptallıklardan vazgeçer.

    birincisi, transfer sezonunda takımların birbirlerinin oyuncularına saldırması ve transfer çalımı attım, bak onlar istedi biz aldık, hurraaaaa demek için akıl dışı paralar harcamaları. bu tür transferin öznesi olmuş oyuncuların verimli olamadığı, hatta sırf zarara yol açtığı gün gibi aşikar. her mevkide onlarca alternatifi olan oyuncular için böyle zevzeklik yapmanın, paraları çöpe atmanın, taraftardan övgü alacağım, pr kasacağım diye yırtınmanın hiçbir gerçek getirisi yok-tur. 1975 yılından beri türk futbolunu takip ediyorum hepsinin hüsranla sonuçlanmış aptallıklar olduğuna tanık oldum. çünkü aklı, mantığı ve yüreği ile değil para ile tercih yapanın verimi düşük olur. yani bu çocukluktan başka bir şey değil.

    ikincisi, bir veya iki futbolcunun sakat olmadığı halde kulüp tarafından sakatlık rolüne konu edilmesi. neymiş efendim, böylece rakip takımın motivasyonu düşermiş. biraz daha açayım; bir hafta sonra oynayacağınız maçta, en iyi oyuncunuzun sakat olduğu ve oynayamayacağı haberini üfürüyorsun ve böylece rakip takımın motivasyonunu düşürdüğünü sanıyorsun. bu da aptalca bir tutum ve hiçbir faydası yoktur. çünkü o haber önce senin taraftarının enerjisini düşürüyor. üstelik rakip takıma da enerji transferine yol açıyor. sonuçta yapılan sahtekarlık ve hile ortaya çıkınca tüm taraftarlar ığğğğğh oluyor. şahsen ben öyle oluyorum ve enerjim düşüyor.

    üçüncüsü, bir takıma karşı aşırı motive olup gereğinden fazla gerilmek ve sonraki beş haftada nal toplamak. şöyle; genellikle küçük takımlar, büyük takımlara karşı olağanüstü motive olurlar. bunun iki nedeni olur. ya oyuncular transfer olmak için yaparlar ya da galibiyet primi vadedilmiştir. ya da ikisi birden. bu da çok aptalca bir tutumdur. bunun ne oyunculara ne de kulübe hiçbir faydası olmaz. çünkü takım kaybettiği enerji dolayısıyla sonraki beş hafta sahada yürür ve tokat üstüne tokat yer. oyuncular da sonraki haftalardaki kötü oyunları nedeniyle iyice gözden düşer. halbuki, oyun istikrarını yakalayıp motivasyonlarını da doğal seviyelerinde tutsalar orta ve uzun vadede hep kazanacaklar.

    para önemlidir ama sadece para ile saadet ve başarı olmaz. işte yaşayan örneği, ali koç. :)))
App Store'dan indirin Google Play'den alın