• 51
    --- alıntı ---

    galatasaray başkanı burak elmas'ın, yakın dostu ve ağabeyi olan fatih altaylı'ya içini dökeceğini, camianın sabırsızlıkla beklediği ve sosyal medyadaki bilgi kirliliklerine net cevaplar vereceğini düşündüm ama hayal kırıklığına uğradım. dağ resmen fare doğurdu! altaylı sorulması gereken birçok soruyu elmas'a yöneltti. ama elmas net cevaplar vermedi. altaylı, alıştığımız sıkıştırma politikasını elmas'a hiç uygulamadı ve üstelemeden bir sonraki soruya geçti. örneğin; başkan elmas, futbol aklına çok inandığını vurguladığı fatih terim'i neden gönderdiğini hâlâ net açıklamadı ve olayın üstünü "başkan tercihi" olarak örttü. yönetici ışıtan gün ve yüksek ücretle iş başına ceo olarak getirilen hande ocak başev ile ilgili soruyu duymamış gibi davrandı. özellikle ışıtan gün'ün, "torrent ile başkan burak elmas'ın dahilinde irtibat kurdum" ifadesine rağmen "torrent ile bizzat ben görüştüm" demesi bir çelişkiydi. haklı olduğu en önemli konu, hakemlerin galatasaray'a karşı organize şeklinde fahiş hatalar yapmalarıydı. başkan elmas, tff içindeki bazı güçlerin kendi yönetiminin istenmediğini vurgularken keşke isimlerini de verseydi.

    başkan elmas'ın, "galatasaray küme düşmeyecek" yorumu talihsizlikti. türkiye'de en çok şampiyon olan, en çok kupa kazanan, türkiye'ye iki avrupa kupası getiren ve kazanılan şampiyonlukların ve kazanılan avrupa kupalarının yönetiminde yer alan elmas'ın, galatasaray'ın büyüklüğünü düşünerek küme düşme sorusuna cevap bile vermemesi gerekirdi. başkan elmas 7 ayda çok hata yaptı, tepkiler çığa dönüştü ve zihinsel olarak dibe vurdu. yönetim tecrübe olarak ayağa kalkacak güce ve ekonomiye sahip değil. bence elmas, galatasaray'ın menfaatleri adına camianın dinamikleriyle bir araya gelmeyi düşünmeli ve içinde eski başkanların bulunacağı istişare kurulunu acilen hayata geçirmeli. eski başkanlar; alp yalman, faruk süren, adnan polat, ünal aysal, dursun özbek bugün yaşanan sıkıntıların çoğunu yönetim olarak aştılar ve ciddi deneyimlere sahipler. elmas'a george bernard shaw'un şu sözünü hatırlatırım: " akıllı adamlar aklını kullanır. daha akıllı olanlar başkalarının da aklını kullanır."

    elmas'ın, martta yapılacak mali kongreyle ilgili "ibra olmazsam bırakırım" açıklamasını teslimiyetçi olarak algıladım. galatasaray başkanı, en zor şartlarda kan tükürse bile kızılcık şerbeti içtiği imajını verip ayakta olduğunu göstermelidir. ibra olacağını söylese de "olmazsam bırakırım. galatasaraylı olarak yaşamaya devam ederim" demek, çaresizliğin ve tükenmişliğin belirtisidir. galatasaray'ın rahmetli başkanı mustafa cengiz bile onca saldırıya ve eleştiriye rağmen ibra konusunda kongre ile restleşmemişti. oysa ben, burak elmas'a genç ve dinamik bir başkan olacağını düşündüğüm için ve projeleri olduğundan dolayı oy verdim. elmas'ı, 4 yıl üst üste şampiyon olan ve uefa ile süper kupa'yı kazanan yönetimde görev yapma tecrübesine güvendiğim için destekledim. maalesef; elmas'ın oluşturduğu genç yönetim kadrosu ile 'gençleştirme' politikasıyla kurduğu galatasaray kadrosunun birlikte iflas ettiğini üzülerek görüyorum. bir dönem galatasaray'da tıpkı elmas gibi genç isimler "her şey galatasaray için" adlı bir platform kurmuştu. o zaman galatasaray'ın geleceği olarak gördüğüm isimler hedeflerinden şaşarak "her şey koltuk için" anlayışıyla yönetimlere girdiler ve varoluşu tükettiler. elmas'ın teslimiyetçi ruh hali, gelecekte camianın genç başkan adaylarına güven konusunda bakış açısını zedeler. ben; başkan burak elmas'ın sorumlu davranıp camianın tepkilerine kulak kabartmasını, marttaki mali kongreyi beklemeden ya erken seçimi düşünmesini ya da mayıs ayında seçime gidebileceğini vurgulamasını beklerim. çünkü camia artık kaoslardan, krizlerden, kavgalardan yoruldu ve yıprandı.

    --- alıntı ---

    levent tüzemen