• 176
    baskı yiyeceğimizi bilerek oynamalıyız. basacaklar yani, oyunun belli bölümlerinde ciddi boğulacağız. bu anlarda takım panik yapmamalı, ''eyvah elimizden kayıyor'' moduna girmemeli. bunun, bu akşamın bir parçası olduğunu bilmeli. bizle alakası yok, bugün buraya dünyada hangi takım gelirse gelsin oyunun belli bölümlerinde liverpool ciddi boğacak zaten. o yüzden yiyeceğimiz baskı, kendi sahamızdan çıkamadığımız anlar bize panik olarak dönmemeli. çalıştığımız hızlı hücumları denemeye, arkaya sarkmaya çalışmalara devam etmeliyiz. yani tam anlamıyla ''baskı yiyoruz olabilir'' tavrında olmalı takım.

    geçenlerde de yazmıştım, bu akşam teknik-taktik sonra gelir. takımımız ''biz buradan çıkarız'' inancında olacak önce. buna inanmazlarsa en doğru şekilde oynasak da buradan çıkamayız. eğer rakibin, stadyumun, maçın isminin, organizasyonun ağırlığı altında ezilirsek zaten kafadan kaybederiz maçı.

    bugün gol de yiyebiliriz hatta 2 farklı geriye de düşebiliriz. 2 farklı geriye düştüğümüz senaryoda dahi elenmeyi kabul etmemek, ''1 gol atarsak maç uzuyor'' gerçeğinin farkında olmak çok önemli. yedik, dağıldık diye bir şey ben kabul etmiyorum hatta 2 tane yedik, dağıldık diye bir şey de kabul etmiyorum. 3 farklı geriye düşene kadar maçın içindeyiz, bu kadar basit. bu önemli bir avantaj. gol atacağımıza inanarak hücum etmeliyiz. özellikle geriden bindirmelerde jakobs için bunu söyleyebilirim. ne kadar çıkar bilmiyorum ancak ileri çıktığında laf olsun diye iş yapmamalı. gerçekten inanarak o pası atmalı, o ortayı yapmalı. savunmada zaten güvenimiz tam.

    bu iradeyi göstermek çok önemli bu akşam. bir futbol maçına olduğu kadar zihinsel ve fiziksel bir savaşa da çıkıyoruz. inanın bana rakibin kaybedecek şeyi, stresi çok daha fazla. hocası zaten kelle koltukta çıkıyor maça. o yüzden inanalım, inanalım, inanalım... gerisi allah kerim.

    allah yardımcımız olsun.
  • 178
    atakları bitirirsek kazanırız. juventus maçında, juve çok sert başladı, biz de sindik. saçma sapan top kayıpları yapınca, takım hem fiziksel hem motivasyon olarak düştü.

    atakları bitirdiğin zaman rakibi de yormuş oluyorsun, kendi oyuncuların da hem özgüven kazanıyor hem de dinlenmiş oluyor. maçın kilidi hızlı top kaybetmemek bence. bunu yapabilirsek, maçı kazanırız.

    istediğim 11:

    ugurcan
    singo - lemina - apo - jacobs
    yunus - torreira- sara - barıs
    sane- osimhen

    lemina oyun kurulumu işin stoperde elzem, singo da o tarafı kapatmak için.
    sane forvet oynasın, yunus en iyi oynadığı yer olan kanatta oynasın. bu kadroda hızlı top kaybedecek bir barış var. oyun kurulumu iyi yapılır, savunması da iyi yapar. orta saha biraz zayıf kalabilir ancak alternatif senaryoda stoperde dengesiz bir singo ve 10 numarayı iyi oynayamayan yunus ile çok zorlanırız.
  • 179
    liverpoolu elersek bu harika şampiyonlar ligi serüveni psg karşısında gurur kırıcı şekilde sona erebilir. bu yüzden bu maçta gururumuz incinmeden, bu sezonu güzel hatırlayacak şekilde elenirsek bence kimse mutsuz olmaz.

    çeyrek final yapıp fark yiyerek elenmek mi, bu turda 2 farklı elenmek mi deseler sanırım ikinciyi seçerdim. çoğu kişi buna katılmayacaktır ama psg'den 6 yedikten sonra en büyük yangını da sizler yapacaksınız, biliyoruz.
  • 180
    tarih bazen tekrar etmek için tüm parçaları bir araya getirir. bugün de öyle yaptığını bir tek ben görüyor değilim.

    galatasaray lisesi çanakkalede savaşmak için mezun vermedi. katıldıkları türk ordusu, 18 mart 1915'te kibirle çıktıkları gelibolu'da, hayatlarının en ağır yenilgisini tattırdı güneş batmayan britanya imparatorluğuna. emperyalistin tartışmasız gücü, küçümsedikleri türklere boyun eğmişti. tıpkı bugün milyar dolar değerindeki liverpool ile aramızdaki farka benziyordu. direndik, savunduk, bir milim ilerleyemediler sahilden içeriye. geldiler gittiler olmadı. anzakları döktüler siperlere, tutmadı. sonunda mağlup olduklarını 18 martta kabul ettiler. tıpkı bugün gibi.

    o savaşta mayınlarımız ve topçu atışlarımız belirleyici olmuştu. bugün de topçu atışlarımızın yerine duran toplardan bir gol atıp aynı o dev ingiliz zırhlısı hms ocean'ı indirdiğimiz gibi liverpool'un da fiyakasını indireceğiz. gabriel sara mayını keser abdulkerim bardakçı çakar kafayı. tıpkı seyit onbaşı gibi.

    tarih bununla yetinmedi. ve bunu da bir tek gören ben değilim.

    2000 yılında kupaya giden galatasaray'ın her oynadığı rakibi abartan ve mutlaka eleneceğini varsayan manşetleri, dünya kamuoyunu, içerdeki fenerli ve beşiktaşlıların düşmanlıklarını da bir kez daha önümüze getirdi. kime sorsanız ''liverpool bizi pek iplemediği'' için kaybetmiş önceki maçları. anfield'a saklamışlar kendilerini güya. o yüzden bu akşam bize fark atacaklarmış. güle oynaya kazanacaklarmış. mış mış mış. biz bunları leeds united için de dinledik. daha dün gibi hatırlıyorum insanların sözlerini. leeds'in öve öve bitiremedikleri mark vidukasını, lee bowyerını, jonathan woodgateini anlata anlata bitiremiyorlardı. o dönemin en gözde takımıydı leeds. her futbolcusu milyonlar ediyor, genç kadrosundan dolayı ingiltere'nin geleceğini temsil ediyorlardı. bize fark atacaklardı. yine taraftarımızı stadyuma almamışlardı. bu kez de sudan bahane uydurup almadılar. çünkü tarihin tekerrür etme niyetini gördüler. akılları sıra engel olmaya çalışıyorlar kaçınılmaz mağlubiyete. o leeds'i elediğimiz gibi liverpool'u da eleyip yolumuza devam edeceğiz renktaşlarım. o zaman bizi küçümseyenler yine aynını yapadursun. biz işimize bakalım. kalemizde uğurcan çakır varken göğsümüzü gere gere çarpışalım. gerisi gelecek. zaten tarih bize verdiği rolü oynamamızı bekliyor. hepsi bu. içerde dışarda fark etmez. alacağız ifadelerini. kora kor savaşa, mücadeleye geldiğinde tüm laflar uçar gider.

    yarın yapacağımız şey net. ilk dakikadan itibaren dikkatle, rakibi abartmadan, ucunda ölüm varmış gibi canımızla, kanımızla savaşarak kazanacağız. ikili mücadelelerde ayakta kalarak savunacağız. eğer son adam değilse, risk yoksa mutlaka ayakta savunacağız. dimdik duracağız. bırakın gelsin salah'ı, ekitike'si. mutlaka konate ağır kalacak. kanat oyuncularımız merkeze doğru koşu atarak mutlaka pozisyon bulacaktır. eğer bir kaç pozisyon bulursak anında hizaya gelirler merak etmeyin. öyle juventus maçı gibi kapitülasyonları vermeyiz bir daha. neticede atatürk görmüş bir milletiz artık.

    yani tarih bize ikinci arsenal finali için taşları döşedim diyor. bunu da gören bir ben değilim herhalde.
  • 181
    sabahın beşinde heyecandan uyandırıp entry girdiren maç.

    gerçi bir haftadır diyet yapıyorum ve açlıktan da olabilir, emin değilim*.

    buraları hep istiyoruz, özenerek bakıyoruz ama buralarda pek olamıyoruz. dört sene üst üste şampiyon olduk marşlarıyla büyüyen çocuklar olarak artık orta yaşlarda yol alırken ikinci bir dört sene üst üsteyi yaşamaya doğru gitmenin huzurlu keyfi üstümüzde...

    o tezahüratın malum bir devamı da var.

    zamanında, o tezahürarın devamını da getiren hocanın dediği gibi hayallerimiz, rüyalarımız, hülyalarımız var...

    bunun keyfini sonuna kadar çıkarmalıyız...

    sene içinde çok sallansak, çok köpürsek, çok yorucu kavgalar etsek de; kadro olarak da, performans olarak da, ligin durumu olarak da pırıl pırıl netlikte buralara gelmeyi başardık.

    sıradan bir maç değil. bu takım ve hoca da sıradan değil...

    günlük rutinlerimizi bir kenara bırakıp hayal kurma maçı bu...

    hocanın dediği gibi;; ama olur, ama olmaz...
  • 183
    ilk maçtan önce hangi noktadaysam şimdi de öyleyim. bu takım ilk 24'e girerek kendinden bekleneni yapmıştır. üstüne juventus'u eleyerek beklentinin üzerine de çıkmıştır. bu turdan sonrası artık işin keyif alma periyodu olmalıdır. bu anlamda ilk maçı değil 1-0, 2-0, 3-0 da kazansaydık liverpool'a karşı bu akşam işimiz oldukça zor olacaktı. ki 1-0 bu anlamda avantajların en küçüğü. takımdan beklentim edebilecekleri en yüksek mücadele gücünü göstersinler, sahada tam konsantrasyon sağlasınlar, basit bireysel hata yapmasınlar, pozisyon/duruş hatası yapmasınlar, gereksiz risk almasınlar, ve yakalayacağımız pozisyonlarda azami dikkatli olsunlar. ben takımdan ve okan hoca'dan sonuna kadar razıyım, sonucu hep beraber göreceğiz...
  • 184
    zorlu rövanş mücadelesi. ilk 16'ya girerek takım kendini aştı. çeyrek final ise pastanın üzerindeki çilek olur. buraya kadar geldik zaten büyük başarı da bir de ilk 8 yaparsak zaten büyük başarı olur. aslan teknik direktörümüz okan buruk'un da dediği gibi: "ama olur ama olmaz"

    aslan topçularımıza güvenim sonsuz. skor ne olursa olsun aslanların yanındayız.
  • 185
    çok yükselmeden keyfini çıkararak izlememiz gereken maç, futbolcular ellerinden geleni yapacaktır, sonrası zaten bölüm sonu canavarı*.

    iyi bir oyunla ezilmeden kora kor, rakibe kolay olmadığımızı gösteren bir oyundan ben razıyım, dünkü sonuçları gördük, büyük takımlar bile aciz durumlara düştü, chelsea, city gibi kimse de rezil olduk bilmem ne demiyor, burası şampiyonlar ligi son 16 sı bunun bilincinde olmak lazım.

    bu itidal çağrılarımdan sonra, akşam kendimi ağzımdan köpükler saçarak delirmiş bir halde maçı izlerken görüyorum tabi.

    yaşasın ruh hastası galatasaray'lılar.
  • 186
    zor maç, zor tur.
    liverpool'un ve her kele benzeyen kelin artık bu kötü gidişata dur deme maçı olarak bakması bizi zorlayacak gibi. 2 maç üst üste yenmemiz de bunların canını çok acıttı. bu bakımdan yenilmek ve elenmek sürpriz olmayacak. ancak terimizin son damlasına kadar mücadele ettiğimizi de görmek beni mutlu eder.
    juventus deplasmanında teslim bayrağını çektik, oyunlarını kabul ettik, bıraktık üstümüze gelsin. ikili mücadelelerde ezildik, pozisyonları kaybettik, atağa çıkamadık.
    aynı şeyi yaşamak bizi üzer. inşallah bunun üzerine çalışılmıştır. bireysel hatadan ve özellikle kaleye yakın yerlerde faulden uzak durmalıyız. ilk 10 dakika yüksek tempoda başlayacak rakip. erken gol yememek çok elzem. ilk yarının ilk 10 dakikası ve ikinci yarının ilk ve son 10 dakikaları maçın gidişatına göre önem kazanacak.
    hocamızdan tek istediğim doğru ve hızlı aksiyon alması. oyun neyi gerektiriyorsa 70-75 dakika beklemeden hamle şansını kullanmalı hoca.
    sonra gol yeniyor ve geç kalınıyor. hamle yapsan da saha içi psikolojiyi kaybediyorsun.
    torreira lemina sara üçlüsü ne olursa olsun bozulmamalı. maçı orta sahada kazanırız ancak. çünkü rakibin 3 orta sahayla çıktığı denklemde bire bir eşleşmelerde torreira fiziken eziliyor. burada lemina'yı kullanmak zorundayız. tor oyunu yönlendirme ve ani baskılarda kullanılmalı. yoksa geride oyunu kabul edersek torreira ve sara çok boş koşular yapar ve kötü gözükür.
    sanchez yerine tek alternatif singo olacak. 2 transfer sezonunda 1 tane sağlam yedek stoper alınmayınca işte böyle maçlarda kara kara düşünüyorsun. 1 tane kiralık tecrübeli adam bulabilirdik rahatça.
    neyse ben orta saha bozulmadan, tam konsantre bir maç çıkarmaktan yanayım. bundan sonra uzun süre maçımız da yok. yorulmaktan korkmadan oynamalıyız.
    uğurcan
    boey singo abdülkerim jakops
    lemina
    barış torreira sara lang
    osimhen

    allah sakatlık vermesin.
  • 188
    maçla ilgili beni korkutan tek şey savunma tandeminin bozulması. savunma da uyum çok ama çok önemli. davinson bu gün olsaydı tur şansımızın liverpool'dan yüksek olduğunu düşünürdüm. ancak dünyanın en iyi iki stoperini çeksen koysan yanyana ilk maçlarında aralarındaki uyumsuzluktan gol yedirebilirler. o yüzden singo kötü değil ancak abdulkerim'le yan yana oynamadığı için durum sıkıntı.

    yine de ben juventus maçı ile karşılaştırılmaması gerektiğini düşünüyorum. o maç ne yaşandıysa bizim rehavetimizden yaşandı. ama bu maça full konsantre ve turu cepte görmeyecek şekilde çıkacağız.

    allah yardımcımız olsun.
  • 189
    umarım singo stoper oynamaz bu maçta. lemina-apo ikilisi daha çok güven veriyor bana. singonun orta sahadaki dinamizmi de gravenberke karşı çok işimize yarar. ilk maçta onun driblingleri baya can sıkmıştı.

    galatasaray bu seneki avrupa hedeflerini yakalamıştır. o yüzden bu akşam elensek bile herkesin ayakta alkışlaması lazım takımı.

    başarılar aslanlar, vurduğunuz gol verdiğiniz asist olsun.
  • 191
    kötü bir skorla olmadığı sürece elenmeyi dert etmeyeceğim maç. davinson da yok. o bu sene çok formda gözükmese de savunmanın tutkalı oldu her zaman. arkaya sarkan topları şimdiden görür gibiyim. kendi evimizdeki maçta bile uğurcanın 3-4 net kurtarışı vardı. bu akşam en az 7-8 net pozisyon veririz gibi duruyor.

    biraz gerçekçi olmak lazım. bu sene şampiyonlar ligi için iyi bir noktaya geldik iyi başarılar elde ettik. ama liverpool deplasmanından 1-0 ile tur almak için iyi oyundan öte iyi de bir şansa ihtiyacımız var.
  • 196
    meseleyi sınırlandırmaya gerek yok sadece galatasaray için değil türk futbolu hatta türk sporu için de tarihi bir maç. belki de ülkemize eşik atlatabileceğim bir sonuca varacağız. daha önce vardık, başardık, ülke futbolunu kimsenin hayal bile edemeyeceği yerlere, seviyelere taşıdık. bugün de bu misyonla, milyonlarca insanın kaderini değiştirdiğimiz bir maç olmasını temenni ediyorum.
    şunu biliyorum ki galatasaray vizyonu gereği bunu muhakkak bir gün başaracak.
    umuyorum ki bu hayallerimizi ertelemek zorunda kalmayız. bugün hayallerimize bir adım daha yaklaşacağımız bir gün olur. sadece gururla, aslanlar gibi oynadık diyerek değil başardık diye haykırarak yolumuza devam ederiz. (bkz: tek ihtimali olan insanların hikayesi)
  • 199
    (bkz: 18 mart 2026 liverpool galatasaray maçı)heyecanı iyiden iyiye saran, atılacak gollerin hayaliyle yapılacak sevinçler, uygulanacak totemler, tur atlanması halinde dökülecek göz yaşlarının dahi düşünüldüğü maç. bir bilgenin dediği gibi ‘ yenilmek kolay, yenmek olay!’ çoğu arkadaşımın yazdığı gibi takım bu sene için kendinden bekleneni yaptı. bence bu bizim rahat olmamızı, oyunumuzu ortaya koymamızı sağlayacak. diğer taraftan ise rakip birçok yıldızı bünyesinde barındırsa da oyun anlamında sıkıntılılar ve hem oyuncuların hem tribünün teknik ekiple bağı kopmuş durumda. ilk 20-25 dakika bu yıldızlar da bir juve gibi gurur meselesine girişeceklerdir ama burayı doğru oyunla atlatırsak onlarda da bence geçsek ne olacak bu hocayla veya bu oyunla düşüncesi başlayabilir. liverpool iyi oyunculardan kurulu bir takım evet ama biz de az bir kadroya sahip değiliz. rakibe saygı işini abartmamak lazım. defoları olan bir ekiple, hatta o defoları en iyi işleyecek takımlardan biri olarak çıkacağız bu maça. sonuç ne olursa olsun günün anlam ve önemini de düşünürsek bir kez daha geçilmeyeceğiz. cimbom başı dük yürümeye devam edecek.
App Store'dan indirin Google Play'den alın