• 1051
    biz razıyız.

    burası dünyanın en büyük turnuvası ve o turnuvada bir çok elit takım için en zor deplasmanlarından birisi ki, osimhen olsaydı tur bu kadar kolay da gitmeyebilirdi. iki defa yenince zoru kolay gösterdik ama gerçek o kadar kolay değil.

    şimdi şampiyonluğa odaklanıp seneye yine bu arenada var olmak için çalışmalıyız. bu arenaya düzenli katılmak, katıldıkça tecrübelenmek ve sürdürülebilir bir şekilde hedef yükseltmek, arada gelen başarıdan daha önemli bence. önce alışkanlık kazanıp, sonra hedef yükseltebiliriz.

    sadece küçük bir parantez, şu maçtan kopma, dağılma hastalığını bir an önce çözmeliyiz. frankfurt, juventus ve bu maç. 10 dakikada 3 gol yememeliyiz.

    buraya kadar gösterdiğimiz mücadele gerçekten tebriği hakediyor ve önemliydi. tüm takıma, hocaya bize bu duyguları yaşattıkları için teşekkür ederiz. uğurcan’a ayrı bir tebrik gerekiyor.
  • 1052
    liverpool'ın bu seneki 2 tane 1-0 ve rams park'ta gördükleri muamelenin gazıyla, tam motivasyon ile çıktığı ve en büyük kozunun hala kimsenin tam olarak anlamadığı bir sebeple 0 performans verdiği ve 45 dakika sahada kaldığı bir maçın, muhasebesi yapılmaz. ilk 16'ya girdik, 8'e de kafayı uzattık. 12 ay önce az'e falan teslim olurken büyük gelişme.

    can sıkan ise, uefa'nın iş büyüklere gelince nasıl, diğerlerini anında meze ettiği. bunu seneye de yapmayacaklarının garantisi yok ki % 100 yapacaklar. kura şansı bundan önemli. tottenham'ı çeksek, muhtemelen bu hakem katakullileri daha az olacaktı. maalesef bir süre sonra büyük balık küçük balığı yiyor bu ligde. o yüzden ilk 16 hele hele ilk 8 bizim seviyemizde takımlar için, bakmayın, finalle falan eş değer.

    benim için hala en büyük muamma osimhen. fiziksel ve psikolojik durumu. zira bu gece nijerya'ya gideceği söyleniyordu 5 günlüğüne. umarım arkasında soru işaretleri bırakarak gitmez.

    lang'a da ne denir ki? büyük geçmiş olsun, çok yazık.
  • 1053
    25-26 sezonu uefa şampiyonlar ligi maceramızı sonlandıran maç. maalesef 90 dk hiçbir varlık gösteremedik, uğurcan olmasa son saniyeye kadar saldıran lavuklar farkı artırabilirdi. neyse ki beşiktaş değiliz de daha rezil bir skorla ayrılmadık s*ktuğumun stadından.

    ne kadar varlık gösterememiş olsak da hem tribün cezası almamız, hem de ilk yarıdaki hakem yönetimi uefa denilen kalleş oluşumun ne kadar iğrençleşebileceğini tekrar gösterdi. bunlara karşı varlık göstermek için ''kolumda sıkıntı var ya üff'' diye sahada yürüyen 75m'lik santrforlara değil kolu çıksa oynayacak türk oyunculara ihtiyacımız olduğunu da tekrar görmüş olduk. sıklet farkı, kalite farkı ortaya çıkınca, üstüne hakem de puştluk yapınca kendisi tekmeye kafa sokacak, rakip aynı şekilde kafa sokunca da o kafayı ezecek ruhta oyuncular şart. bu ruhu inşa etmek içinde okan hoca gibi değil fatih hoca gibi karakterlere ihtiyacımız var. yanlış anlaşılma da olmasın; ne sakatlandı diye osimhen'e, ne de takımı bu tura kadar getiren okan hoca'ya değil kümülatif olarak zihniyete eleştiri yapmaya çalışıyorum.

    oyun adına konuşulacak pek bir şey yok. savunma çizgimiz okan hoca döneminin en kötü yerleşimini gösterdi, bardakçı kariyerinin en kötü maçlarından birini oynadı. hücumda zaten hiçbir şey yapamadık.

    bir de son olarak saçma sapan el-kol sakatlıkları da ayrı can sıktı. zaten yeteri kadar ikili mücadeleye girmediğimiz için adamlar bu kadar rahat top oynamışken o ikili mücadelelere girmediğimiz halde bu sakatlıkların alakasız şekilde yaşanması da bahtsızlık artık.

    ligi koyalımcı tayfa göreve bu saatten sonra. kırılmadan yola devam etmemiz lazım ztk ve ligde. yönetim de artık bir tavır almalı zira ilerleyen maçlarda birçok tetikçi performansı bizi bekliyor olacak.
  • 1058
    lang'ın parmağının koptuğu, osimhen'in muhtemelen kolunun çatladığı, sane'yi artık kaybettiğimiz ve özellikle ilk 45 dakikada ne idüğü belirsiz bir lavuk tarafından doğrandığımız maç olmuştur.
    çok fazla olumsuzluk üst üste yaşandı, buralara gelmenin gururunu elbet yaşayacağız ama tüm bu olumsuzlukların üstesinden umarım gelebiliriz.
    milli takım arası bize ilaç gibi gelecektir ve inşallah lang'ın ve osimhen'in durumları düşündüğümüz kadar ciddi değillerdir.
    önce sağlık, sonrası iyilik güzellik.
  • 1059
    fiziken güçlü ve atlet oyuncularla skoru tutup kontra aramak üzerine maça çıkmış gibiydik. bence planımızda tutacak gibiydi ama osimhen’in sakatlığı ve takımı 10 kişi oynatması, barışa yapılan faullerde hakemin sarı kart çıkarmayı bırak faul bile vermemesi, liverpool’lu oyuncuların tüm faul ve sertliklerinin görmezden gelinmesi gibi birçok nedenle adeta sindirildik. en iyi savunma oyunu oynamaktır. sahada ayağında top tutacak, topu saklayabilecek tek bir oyuncu yoktu. belki biraz sara ama o da en ufak sertlikte dağılıyor. lang, sane ikiside maça ilk onbir başlasa en azından topa biraz sahip olabilir pozisyona girebilirdik. herşeye rağmen teşekkürler takım.
    deplasman fobisi yok, deplasmanda yanlış oyun var ama yinede teşekkürler teknik heyet.
  • 1061
    arabamla bir yere gidiyorum farzedelim her gün. zamanında ve sorunsuz şekilde işime yarıyordu. konforum yerindeydi. ama arabam bozulunca oraya nasıl gideceğimi bilemiyorum. toplu taşıma araçlarıyla nasıl giderim bilemiyorum. kayboluyorum. gitmek istediğim yerin tersine gidiyorum. gibi bir maçtı. okan buruk böyle bir teknik direktör. planı işlerse ne ala ama b planı yok.

    osimhen sakatlandı ve gol atalım sevdasıyla 2 defansif yönü eksik kanat oyuncusu oyuna soktu. liverpool kendi b planına başladı bu anda. bizi üstüne çekip kanatlardaki boşlukları değerlendirip rahat goller buldular.

    zaten uefa da önce basit sebepten anlamsız seyirci cezası verdi ve seyircisiz maça çıktık. üstüne maçta üst düzey hakem olacak diye beklerken sakatlık bahanesiyle yedeği konferans ligi seviyesi hakem maçı yönetti. rakibin bizi sahada sindirmesine izin verdiler.

    daha çok fark yemediğimize dua edelim. uğurcan kurtardı farktan.

    oyuncularımıza bize buraya kadar yaşattığı mutluluk için teşekkür ediyorum. eleştirmeyeceğim isimleri. ama okan buruk hakkındaki güvensizliğim devam ediyor. gideceğim yere onun kontrolünde gitmek istemem.
  • 1063
    sahada kafamıza iran füzesi düşse sırıtmayacak olaylar silsilesinin olduğu bir maç olarak tarihe geçmiştir.
    uğurcan’ın kişisel direnişi dışında galatasarayda herhangi birinin akılda kalan bir performansının olmadığı bir maçtır.
    kaybetmeye herkes hazırdı.
    ancak kazanmanın ne demek olduğuna belliki takım tüm bileşenleriyle motive olmamış.
    işte tarihte kırılma noktaları bu seviyelerde korkmadığında yazılıyor.
    senden iliklerine kadar nefret eden leeds deplasmanında kora kor oynayabilirsen o kırılmayı yapabiliyorsun.
    geretsli galatasaray bu deplasmanda ikinci yarı ümit karanla dehşet saçmıştı. üstelik peter crouch her yerde anlattığı kariyer golünü atmıştı. yenilmiştik ama silinmemiştik. birde bu maça bakalım. ingilizler galatasarayı sildik diye manşet atsa sırıtmayacağı bir maçtır.
  • 1066
    liverpool'un bizi bu skorla elemesi sürpriz değil. ben sahaya bir duruş koymayan futbolculara kızıyorum. bu maç rahat 10-0 olacak bir maçtı. buralarda olmak çok güzel.hatta gurur verici ama en azından pas yapabilmeliydik. bir oyuncunun eksikliğinin takımı bu denli etkilemesi çok şaşırtıcı bir olay. zaten değişiklikler konusunda bir şey diyemiyorum. rezalet ötesi tercihler. her şeye rağmen canları sağ olsun ne diyelim.
  • 1068
    şu maçta lang'ın parmağının kopması sonucu maçı hükmen bizim lehimize sayacak bir yasa var mı diye araştırılması gerek. mesela stadyum kenarında görevli biri bıçak saplasa rakip oyuncuya ve yaralasa ne olurdu? lang'ın başına gelen de bundan farksızdır. sen önlem almıyorsan sebepsindir. liverpool yetkilileri oyuncumuzu yaralamıştır bu maçta.
  • 1069
    gerçekten 8 yemeyelim diye dua ettiğimiz ve dualarımızın karşılık bulduğu maç. maç esnasında biara 8 e razı gelir gibi oldum desem yalan olmaz. pozisyonları maçı izlemeyen birine izletip sonucunu göstermesen der ki 10 atmıştır en az liveepool. aslında kaçan penaltı, ofsayt sebebiyle iptal edilen gol, faul sebebiyle verilmeyen gol (şahsi fikrim ucuz bir düdüktü) direkten dönen 2 top. onlarca diğer atağı unutalım sadece bunlar gol olsa 9 oluyor. bence maçın bu anlamda kırılma anı ofsayt sebebiyle iptal edilen goldü. eğer o gol verilseydi rüzgarı arkasına alan liverpool o momentumla çift hanelere ulaşırdı. elenmek koymuyor o kadar da şu rezil futbol tadımı çok kaçırdı. sağlık olsun diyeceğim ama 2 oyuncumuz sakatlandı o bile olmadı
  • 1070
    dear uefa,

    bir sporcunun parmağı türkiye sınırlarında oynanan bir şampiyonlar ligi maçında reklam panoları yüzünden kopsa veya kopacak noktaya gelse yaptırım ne olurdu? bakalım bu geceden sonra yaptırım ne olacak?

    sakat olduğu belli olan hakemi bu maça neden atadınız?

    tabii ki bu sorular bu geceki yenilginin tek nedeni değil. bizim için maç osimhen'in sakatlanması sonrası bitti maalesef.

    ne diyelim. tüm takımın canı sağ olsun.
  • 1071
    şu çok net ortaya çıktı ki bu seviyelerde maç eğer içerdeyse atmosfer, taraftar, baskı falan bir şekilde kafa kafaya çarpışıyoruz. lakin maç dışarda ise rakipler kafamıza kafamıza vuruyor daha bu seviyelerin takımı olmadığımız gerçeğini. juve maçından ders alsan ne olacak, oyun farkı, trmğo farkı net ortada. bu nedenle ortada kızacak çok birşey yok, bizim oyun hızımız, atletizmimiz buralar için çok çok yetersiz.
    tabi uefa'nın sakat hakemi maça atayıp, 4. hakemi buna göre belirlememesi işin içinde iş olduğunu da gösteriyor ya, neyse sağlık olsun.
    ana amaç hep buralarda olmak olmalı.
    şimdi bu maçı yaşanmamış varsayıp bir an önce lige dönmeli, kalan haftalarda tulum çıkararak şampiyon olmalıyız.
  • 1072
    kötü oyun, kötü hakem, kötü şans, kötü teknik kadro yönetimi, kötü değişiklikler hepsi üstüste gelince doğal olarak hezimetle ayrıldığımız maç.

    bu maç için takıma çok kızamıyorum sonuçta liverpool deplasmanı bu ama şampiyonlar liginde oynadığımız deplasmanlardaki karnemiz çok kötüydü ne yazık ki bu yıl.

    önemli olan şimdi seneye de en azından son 24 yapmak ve deplasmandaki oyunu geliştirmek.

    bizim şu çıktığımız maçı hayallerinde bile göremeyecek zibidiler dalga geçtiklerini zannetsinler, bırakın onların seviyesine düşmeyin.

    sağlık olsun, şimdi sırada ligi güzel bir şekilde şampiyon olarak kapatmak var.

    son sözüm de arne slot ve steven gerrard denen iblislere. bu takımın ahını alan fazla yaşamaz, dalga geçtiğinizi zannederseniz bir bakmışsınız psg elinize vermiş.
  • 1073
    iç saha oyunumuz ne kadar kuvvetli ve tehditkar ise; deplasmandaki oyunumuz da bir o kadar rakiplerin iştahını kabartıyor. bu sezon ajax maçı dışında memnun olduğumuz bir maç yok.

    bu takımın yatıp kalkıp maçı 0-0'a kilitlemeyi öğrenmesi gerekiyor. hücumda artık bir eksiğimiz yok, baskı ve pres oyununu gayet üst düzey yapabiliyoruz. bu oyunun yarısı kadar savunma yapıp, zamanı öldürmeyi becerebilsek, bugün belki liverpool'u elemiş durumda olabilirdik.

    her şeye rağmen sağlık olsun. hatıralarda epey iyi şekilde yer alacak bir sezonun, sadece ağızda kekremsi bir tat bırakan son maçı oldu.
  • 1075
    galatasaray’ın imha edildiği maç. ilk yarı pawel raczkowskinin gösterdiği ivan bebek yönetimi, rakibin çok tempolu, çok konsantre ve çok sert oyunu, galatasaray’ın buna cevap verecek yegane oyuncusunun kolunun kırılması ve alternatif bir oyununun olmaması derken uğurcan da bir yere kadar tutabildi maçı. tecrübe kazandık, büyüdük vesaire diyebilmemiz için ders almamız lazım bu maçtan. demek ki gerçekten avrupa deplasmanlarında güvenebileceğimiz bir oyunumuz yok, takıma direnç katacak yedek orta sahamız yok, osimhen’in yokluğunda güçlü bir planımız yok, sara gününde olmadığında yaratıcı orta saha oyuncumuz yok. ayrıca camia olarak rehavete kapıldığımızı görüyoruz iki turdur. juventus dört fark yapamadığı için cezalandıramadı bizi ama 2025’in en çok para harcayan son premier lig şampiyonu yüzümüze vurdu bunu. uğurcan olmasa büyük farklara gidecek bir maçtı. ağır konuşup rakiplerin ekmeğine yağ sürmek istemesem de durum bu.
App Store'dan indirin Google Play'den alın