• 302
    bizim için çok kritik olan bölge. belki de 8 numaradan bile kritik.
    bir kere atletik, teknik ve oyun kurma becerisi yüksek olmak zorunda. en önemlisi de bu yeteneklerinin yanında ön alan baskısında çok iyi yer tutmalı.
    yani mertens'i özel kılan şeylerin hepsini yeni 10 numaraya aktarmak gerekli. mertens 38 yaşında. bir sezonu daha geçen sezon gibi oynayabilir mi? bence pek ihtimal yok. ancak o kadar kritik bir noktada birleştirici unsur ki çektiğin an sistemle oynamak zorunda kalıyorsun. bu bakımdan mutlaka ama mutlaka bir transfer yapmalıyız. hiç olmadı yerli bir alternatifini üretip çok maçta dinlendirmeliyiz.
  • 304
    (bkz: christian eriksen)

    iyi bir euro turnuvası geçirdi. pas, şut kalitesi ve oyun zekasının halen çok iyi durumda olduğunu gördük. yeri gelir 10 numara pozisyonunda mertens ile dönüşümlü oynar yeri gelir regista’da
    defanstan top çıkarır, oyun kurar, uzun paslarla barış, kerem’i bats’ı savunma arkasına sarkıtır. 18 çevresinde iki ayağını da kullanabilen skor değiştirecek bir tehdit unsuru.

    torreira’nın yanına temaslı oyunda var olabilen bir 6-8 hybrid koy. bir tık önlerinde eriksen bezirgan kapısı gelse kilit açar.

    erden timur olsa uçaktaydı fakat bu tırt transfer komitesine hiç itimadım yok.
  • 307
    bizim sistemimizde klasik, eli belinde bir 10 numaraya yer yok. ön alan presine mutlaka katılması gerekiyor. o yüzden alınacak oyuncunun saha içi özverisi yüksek olmalı. ceza sahasına girmeli, girdiğinde de bitirme oranı yüksek olmalı.

    tam olarak mertens’in yaşça küçüğünü almalıyız. tabii ki mertens kadar zeki ve elit bir bitirici (napoli dönemlerinde çok çok daha iyiydi) bulmak zor ancak profil olarak bu tarz bir oyuncuya ihtiyacımız var.
  • 308
    solda zaha, sağda barış oynarsa ziyech ve kerem yedeğe düşecek. ziyech çok iyi başladı çalışmalara. onu oynatırsan bu sefer zaha yedek kalacak barış sola geçecek ve daha az verim verecek.

    bence en mantıklı çözüm ziyech ve mertensin dönüşümlü 10 numara oynaması. böyle adamları sürekli kulübede oturtamazsın. daha arkada yusuf var, çok sıkışırsan dayı var. ona ayırdığım bütçeyi 8 numaraya kaydırır 1 orta saha alır ama en iyisini alırım.
  • 309
    arkadaşlar, torreira'nın yanı kara delikten halliceyken lütfen 10 numara yangını çıkartmayın. her şey tamamlanırsa, en son finalde bakarsınız bu işe.

    ayrıca ben de içeriden çözülebileceğine inananlardanım. mertens zaten var, demirbay bir ihtimal, yusuf demir futbol oynamaya niyetlenirse denenebilir, ziyech beyefendi ikna edilir canı isterse denenebilir, yeri gelir batshuayi ile çift forvet oynarız.

    8 istiyorum 8. box to box orta saha istiyorum. dinamo gibi sürekli gitsin gelsin. önce bunu çözelim de hayırlısıyla.
  • 310
    galatasaray futbol takımının 2024-2025 yaz transfer döneminde ihmal etmemesi gereken bölge. takımda top saklayabilen o kadar az futbolcu var ki buraya ne yapıp edip vücuduna topu attığımızda saklayıp takıma nefes aldırabilen bir futbolcu şart. herkes buraya mertens'in genç olanı gibi daha pırpır futbolcu istiyor. bizim takımda hücum hattında o tarz çok futbolcu var. bir tane de 1.80 üstü boyu olup, rakip ön libero kendisine yapıştığında topu vermeyecek ve kanatlara servis yapabilecek bir oyuncuya ihtiyacımız var. başka türlü masa tenisi gibi attığımız toplar bize geri geliyor.
  • 313
    galatasaray’ın transfere ihtiyacı olup olmadığından emin olmadığım bölge. daha doğrusu aciliyetinden emin değilim. mertens var ve herkes unutuyor kerem demirbay var. kerem aslen 10 numara. göbeğe transferle onu 10’a adapte ederiz. yani evet ihtiyaç hala ve hala orta saha. acilen baskı kırabilecek; ama defansif yönü etkili orta sahaya ihtiyacımız var. yeri geldiğinde stoperlerin arasına gömülüp oyun kuracak bir dos profil. bak mesela o zaman sıkıştığında torreira’yı alırsın, orta sahayı bu arkadaşla sara’ya bırakırsın sokarsın bats’ı falan. arka daha sağlam şekilde hareket edersin. hem torreira da alternatifli hale gelir. berkan bence önemli bir parça; ama bir kaç maç üst üste çıkarılacak oyuncu değil. taraftar bekliyor çökmek için tepesine. hamle oyuncusu.

    kaldı ki okan hoca icardi - bats ikilisi birlikte kullanacağız dedi. arkalarına bir de 10 koyarsak yine geri/ileri arası kopukluk ve geride şenlik yaşarız.

    bahsettiğim bir transferle kerem tamamen bölgesine çekilirse kerem / mertens gayet yeterli bir rotasyon haline gelir. daha +2’de kullanılabilecek yusuf demir var gitmezse.

    dolayısıyla acil bir şekilde dos ve sol bek almamız lazım. tabi bu senaryolar jelert ve sara’nın pozitif sonuç verdiği senaryolarda. onlardan beklenen verimi alamazsak allah yardımcımız olsun. bu sene zor biter.
  • 314
    okan buruk mevcut anlayıştan vazgeçmemekte inat ediyorsa bu mevki için nasıl bir yol izlenecek anlayamıyorum. mertens artık 37 yaşında. 90 dakika performans vermesini beklemiyoruz. sara'yı öne atmak için mi bir plan yapıldı diye düşünsek de görünürde öyle bir strateji yok.

    ilk yılki stratejimizde, boğucu preste mertens kritik rol alıyordu. iki sene sonrasında o enerjisi kalmadı haliyle. aynı şekilde rashica'nın da rakip sahadaki baskı yönünden dinamizmini arıyoruz. bu iki eksikle beraber rakip sahada yapmakla yapmamak arasında kararsız kalan bir pres anlayışımız oluştu. nitekim rakipler de çok kolay bir şekilde bu hattı geçiyorlar. adeta 2. dünya savaşı'nda fransızlarca geçilmez denilip almanlarca birkaç saatte geçilen maginot hattına döndü bizim orta saha.

    barış'ı sağ önde görüyorsak o pres anlayışına katkısı olacaktır elbet. ancak 4-2-3-1'i hiçbir şekilde bozmam diyorsa okan buruk bu mevki nasıl böyle es geçiliyor? harcanan rakamlar yüksek, ortada bir başarı da yok. halen 10 milyon euro'yu sol beke harcamak ile hatalar zinciri ilerliyor. panik transferleri, saçılan paralar tedirgin ediyor.

    3 oyuncuya harcanan 40 milyon euro bütçe ile 6 ve 10 numaralara da en azından düşük bütçeli transferler eklemlenebilirdi. nitekim aldığımız isimler de koy takıma, direkt sonuca götürsün modelinde oyuncular değil. bir icardi, bir torreira değiller.

    böylesi anlarda bir maldini, bir zanetti gibi kulübün içinden yetişmiş, futbolu bilen, temsil yeteneği güçlü bir ismin kulüp faaliyetlerinde görev alması ve gerektiğinde hocayla bu konuları masaya yatırması önemli oluyor. ne yazık ki en büyük eksikliğimiz bu. futbolla alakası olmayan insanların futbol şube sorumluluğu devralması anlamsız. o takımın dinamiklerini bilen, taraftarın dahi dile getirdiği bariz sıkıntıları aktarabilecek, bütçenin doğru kullanımında ve kadroya uygun isimlere dönük olmasında devreye girebilecek bir futbol aklı lazım bize.

    hocanın da özel hayatında gel gitleri olur. ego sorunu oluşur. insanız neticede, hepsi olur. kafa karışıklığı yaşar. bilemiyorum. böylesi anlarda belki bu tür istişareler hocaya da yol gösterirdi.
  • 321
    2024-2025 sezonu'nda aslinda tam da yunus'un yeridir. zira kendisinin altyapi orijini 10 numaradır. ancak o donemki ucan kacan takimdaki yapilanma geregi kanat oyun kurucuya evrilmistir. zaten sol iç, sağ iç huviyetinde oynayarak cogu zaman orta sahayi basarili sekilde üçleyebilmesinin sebebi bu temel bilgilerinin saglam olmasidir.

    ve fakat, yunus'u 10 numara'ya attigimizda iç oyuncu olarak kimi kullanacağiz işte orasi muamma. keske yunus'tan bir tane daha olsaydi. ya da gecmiste bazi seyler farkli sekillenseydi de, talihsizlikler olmasaydi. hayat iste.
  • 325
    mertens'in emekli olması ile önümüzdeki sene harıl harıl arayacağımız mevki.

    uzaktan şut yeteneği, bir 10 numaranın olmazsa olmaz özelliklerinden biri olmalıdır. önümüzdeki sezon mertens'in emekliye ayrılmasıyla birlikte yeni bir oyun kurucu arayışına gireceğiz. işte bunun ne kadar kritik olduğunu en net şekilde gösteren örneklerden biri: takım olarak kötü oynadığımız, sahada varlık gösteremediğimiz bir maçta bile bizi ipten alan bir isim vardı.

    (bkz: 18 ekim 2014 galatasaray fenerbahçe maçı).

    wesley sneijder, topu ayağına aldığı anda ceza sahası dışından ciddi bir tehdit oluşturabilen, şut gücü ve isabet oranı son derece yüksek bir oyuncuydu. özellikle uzaktan sert vuruşları ve frikiklerdeki başarısıyla, rakip takımların savunma planlarını alt üst eden ve her an gol üretebilecek bir silah haline geliyordu. sneijder, sadece iyi oynadığı maçlarda değil, takımın sahada hiçbir şey üretemediği anlarda bile tek bir şutla sonucu değiştirebilen bir oyuncuydu ve bu özelliğiyle galatasaray’a birçok kritik puan kazandırdı.

    dries mertens ise hücum çeşitliliği, oyun görüşü ve pas bağlantılarıyla sneijder’e benzetilse de (hatta oyun zekâsının daha üst düzey olduğu bile söylenebilir), şut tehdidi açısından aynı seviyeye ulaşamadı.en azından galatasaray da napoli dönemi efektifliğine şut konusunda yaklaşamadı. mertens, ceza sahası içinde daha etkili, pas trafiğine daha yatkın ve hareketliliğiyle savunmaları zorlayan bir oyuncu. oyun görüşü sneijder’den daha iyi asist rakamları da bunu destekliyor. ancak uzaktan şut ve duran toplardaki şut etkisizliği, kilit maçlarda fark yaratmasını engelledi ve takımın zorlu anlarda skora gitmesini zorlaştırdı.

    bu nedenle, galatasaray’ın orta sahadaki liderini belirlerken yalnızca oyun zekâsına değil, aynı zamanda uzaktan şut tehdidi yüksek bir oyuncu olmasına da özel bir önem vermesi gerekiyor. çünkü iyi oynarken maç kazandıran çoktur, ama kötü oynarken sahneye çıkıp skoru belirleyen oyuncu her takım için gerçek bir fark yaratır.
App Store'dan indirin Google Play'den alın