• 152
    bu kural zaten belliydi okan hocaya hatırlatın tarzı söylemler mevcut. okan buruk zaten kuralın tam netleşmemesi ile ilgili sıkıntısını dile getirdi. tff 1 ay önce kulüplere 12+2 nin devam edeceğini söyledi. bunu ben değil tüm medya yazdı. şimdi hal böyleyken ortada bir muamma var ve okan buruk haklı değil mi? bir öyle bir böyle.

    ayrıca türk futbolcumuz var lakin 10 taneden fazla yabancı alamıyorsunuz. ister 11 olsun ister yedek.

    kaldı ki okan buruk genç futbolcuların buraya gelmek istemediklerini açık bir şekilde söylemedi mi? gelebilen oyuncular tam olmamış oyuncular olacak mecburen. direk 11 e koyamayacaksan nasıl fırsat oluyor bu kural?

    onu gönderelim bunu gönderelim, yerine oyuncu alınmayacak mı?

    ben bu garabet kural yüzünden kullanabileceğim oyuncuyu neden göndermek zorunda kalmalıyım?

    neresinden bakarsan bak hiç bir mantığı olmayan bir kural.

    umarım güzel bir planlama yapılır.
  • 153
    itiraz edilmesi saçmalığın daniskası olan kural.

    bugün takımımızın şampiyonlar liginde benzer klasmanda bulunduğu takımlar sporting, atalanta, leverkusen, club brugge vs. bu takımların hepsinin as kadrosunda üç dört tane 22 yaş ve altı futbolcu var. sporting'in savunması nerdeyse tamamen genç, ortasahasında 18 yaşında bi velet oynuyor. atalanta'nın sol beki 22, yedeği 17 yaşında. leverkusenin forvetleri 19 ve 21 yaşında, ortasahasında en çok forma verdiği adamlardan biri 20 yaşında. club brugge'un bu sezon ortalama kişi başı 50 maça çıkmış forvet hattının yaş ortalaması 21, savunmasının nerdeyse tamamı 22 yaşın altında.

    senin bu takımların hepsi kadar bonservis ödeme gücün var, maaş olarak ise 3e 5e katlayabiliyorsun. istanbul avrupa'nın en güzel şehirlerinden biri. müthiş bir taraftarın var. gelen çocuk osimhen'le, sane'yle birlikte şampiyonlar ligi oynayacak. hal buyken bunların bulup getirip en üst seviyede forma verdiği 22 yaş altı futbolcuyu bulamıyor musun da kurala itiraz ediyorsun? iyi genç oyunculara çok bonservis istedikleri mevzusu koca bir yalan, bu takımların hiçbiri bu saydığım futbolculara para dökmediler. doğru zamanda transfer edip formayı verdiler ve şimdi rahatça rotasyona sokuyorlar.

    menajerler ve imza ücretleri üzerinden galatasaray'ı soyma planı sekteye uğrayanlar dışında bu işe itiraz edenlerin hiçbirinin makul bir izahati olamaz. taraftarı aptal yerine koymayın. araştırın, izleyin, bulun, getirin ve oynatın. bu kadar basit.
  • 154
    "altyapı, yerli oyuncu gelişimi" falan tamamen bu işin masal kısmı. mevzu döviz çıkışını kısmak. "birkaç sezondur rahatsınız bankalar birliğinden de çıkış verdik, artık en fazla genç oyuncu alıp satacaksınız, ihracat modeline geçiyoruz" diyor bu kural. iskelet kurayım onu 3-4 sene koruyayım yok artık. bunu başarıyla yapan bir tek biz vardık zaten ama artık mümkün gözükmüyor. yerli oyuncu piyasası yine balon gibi şişecek birilerinin cebi dolacak. hayırlı işler.
  • 156
    öncelikli olarak orta sahaya yapılması gereken transferlerimiz sebebiyle bizi zor durumlara sokan kural. okan buruk'un da dediği gibi şu anda direkt şampiyonlar ligi maçlarında oynayabilecek genç oyuncu almaya kalksak 40'lardan açılıyor kapı. üstelik bizim bu orta saha iskeletini de sağlamlaştırmamız gerekiyor. hani gabriel sara gittiğinde yerine 100 milyonluk dominik szoboszlai falan koyamıyoruz sonuçta.

    bu sezon olduğu gibi yine şampiyonlar liginde 8+4 maç yapabileceğimizi düşünürsek ya da planlamamızı buna göre yapacağımızı varsayarsak, sezonun en önemli 12 maçı şampiyonlar liginde oynanıyor olacak. bu sezonki orta sahamız bu maçlara ucu ucuna yetti. kendi evimizde oynadığımız maçlarda bir şekilde oyunu domine edebildik ancak deplasmanlarda bunu yapamadık. frankfurt, city, juve, liverpool deplasmanları orta sahamızın yok olması sebebiyle kaybedilmiş maçlardı. bu maçlarda kullandığımız orta sahalar da şu şekildeydi: ilkay, lemina, torreira, sara.

    yunus akgün'ü dahil bile etmiyorum bu orta sahaya zira hiçbir zaman orta saha rolüyle oynamadı yunus süre aldığı maçlarda. şampiyonlar liginde daha iyi yerlere gelmek istiyorsak ve ligde de sallantılı maçlar oynamak istemiyorsak mümkünse harcamak için belirlediğimiz tüm bonservis miktarını buraya harcamamız gerekiyor. 2 ya da 3 kişi kullandığımız orta saha rotasyonumuz 4 kişiden ibaretti tüm sezon boyunca. bu akıl almaz bir durum. devre arası gittiğimiz oyuncular için de kapı sürekli 30 milyon euro'dan açılınca kimseyi alamadık. 30 milyon verdiğimizde bile genç oyuncular türkiye'ye gelmeyi tercih etmedi. rekabet etmek istediğimiz organizasyonda rekabet edebilmemiz için hem kadroyu korumamız hem de gençleştirmemiz gerekiyor. işin doğası gereği zaten gençleştirme yapmamız şart ancak bunu kuralla zorunlu kıldığında kadrodaki oyuncu kalitesini artırırken gençleştirmeyi yapmak mümkün olmuyor. çünkü genç oyuncular türkiye'ye gelmek istemiyor.

    peki ne yapabileceğiz orta saha transferinde? hakan çalhanoğlu bir zorunluluk bu durumda. ama onun da sözleşme uzatacağı söyleniyor. sara yerine fabian ruiz ya da bernardo silva gelecek şeklinde hareket ettiğimizde ise kalite olarak yükseliş olsa da sayısal olarak yine aynı sayıda kalıyoruz. fabian ruiz'in yanında hakan çalhanoğlu'nu da almamız gerekiyor ki hem yabancı sınırına takılmayalım hem de orta saha sayımızı +1 artıralım. ayrıca sayısal olarak kadroda bulunan ama sahada çok da bulunamayan ilkay gündoğan'ın da varlığının güven vermemesi sebebiyle orta saha rotasyonumuzun 2025-2026 sezonunda gerçekte lemina, torreira, sara olduğunu kabul etmemiz gerekiyor. bu da bir eksik oyuncu daha demek. gabriel sara gidip fabian ruiz geldiğinde yine orta sahamız 3 kişide kalıyor. hakan çalhanoğlu geldiğinde 4 kişiye yükseliyor. yine 4 kişilik orta saha rotasyonu bize yetmeyecek. renato nhaga ile 5. kişiyi sağlıyor olsak bile bize bir orta saha daha lazım her halükarda.

    2026-2027 sezonu için orta saha rotasyonumuzun olması gereken durum şu:

    mario lemina
    lucas torreira
    fabian ruiz
    hakan çalhanoğlu
    x
    renato nhaga

    uefa şampiyonlar liginde 2025-2026 sezonunda son 16'ya kalan takımların orta sahalarında kaç oyuncu olduğuna bir bakalım:
    sporting: 6
    bodo: 7
    chelsea: 6
    psg: 7
    manchester city: 8
    real madrid: 7 (10-15 dakika süre alan gençlerle birlikte 10)
    arsenal: 6
    leverkusen: 7
    fc barcelona: 7
    newcastle united: 6
    tottenham hotspur: 10
    atletico de madrid: 5 (ama baena, almada gibi oyuncuları da ortada kullanıyorlar 7)
    liverpool fc: 7
    bayern munich: 8
    atalanta: 6 (orta sahada kanat kullanıyorlar diziliş sebebiyle ve bu sayı toplamda 11'e çıkıyor kanatlarla)

    ve galatasaray:
    mario lemina
    lucas torreira
    ilkay gündoğan
    kaan ayhan (şl'de 4 maçta toplam 43 dakika)

    biz yine iyi geldik son 16'ya :)

    elbette sadece tek sebep orta saha rotasyonu değil şl'de daha fazla ilerleyemememiz ya da ligde sallanmamız. ama kesinlikle ve kesinlikle en önemli etmenlerden biri.

    işi dakikalara vurduğumuzda iş biraz vahimleşiyor:
    torreira toplamda 3400 dakika süre almış. şl'de 990 dakika.
    lemina toplamda 2700 dakika süre almış. şl'de 730 dakika.
    sara toplamda 2800 dakika süre almış. şl'de 740 dakika.
    ilkay toplamda 2200 dakika süre almış. şl'de 415 dakika.

    şl'de 12 maçta toplamda 1080 dakika süre alabiliyor bir oyuncu tüm maçlarda oynarsa. torreira bu sayıya en yaklaşanı olmuş. ama bir yandan da lig ve kupada da ümüğünü sıkmışız.

    tam doğru karşılaştırma değil ancak örnek olarak vermek istiyorum: lucas torreira 30 yaşında. 4 yıldır aynı tempoda oynatıyoruz. aynı bölgede oynayan psg'li vitinha 26 yaşında, 3 sezondur bu şekilde oynuyor ve 50. maçına çıkacak. ancak arada büyük yaş farkı var. üstelik psg bile bu sezon ligde sallandı. ayrıca geçen yıl 4500 dakikaları bulurken bu sezon 4000 dakika süre almış. neredeyse her maç oynasa bile vitinha da rotasyona girmiş durumda. sara giderse yerine almak için peşinden koştuğumuz fabian ruiz de keza bu durumda. geçtiğimiz yıl 4000 dakika barajını aşmışken bu sezon 2000 dakika civarında geziyor.

    taktiksel değişiklikler, oyuncu formları vs. bunlara çok etken biliyorum. ancak yine de söylemek istediğim oyuncularımıza vereceğimiz dakikaların önemi büyük sezon boyunca yıpranmadan istikrarlı performans göstermeleri için. özellikle de şl gibi her maçın önemli olduğu bir organizasyonda sürekli ideal 11 ile oynarken lig maçlarında oyuncularımızın dakikalarının gözetilmesi gerekiyor. haliyle de bunu yaparken yerlerine oynayacak oyunculardan da verim almamız gerekiyor. bu sebeplerden ne oynayacağını kestiremediğimiz genç oyunculara 30 milyon verip, onları bir şekilde ikna edip onlardan performans beklemek gibi bir lüksümüz yok.

    kadromuza katacağımız her orta sahanın ortalama 2000 dakika oynayabiliyor olması gerekiyor. 2026-2027 sezonunda yine 46 maç oynayacağımızı varsayarsak bir oyuncu için her maç sahada kaldığında 4140 dakika demek bu. 3 orta saha için bu 12420 dakika demek. biz 4 oyuncuyla bu sezon toplamda 11100 dakika süre vermişiz. kalan dakikalarda da nhaga, kaan falan oynadı. yunus oynadı. kaldı ki, yunus da 42 maçta 2500 dakika görev aldı. orta sahadan çalıp yunus'a da rol verdik kısaca zira çoğunlukla 10 numara bölgesinde oynadı. bu da demek oluyorki biz 2 kişilik orta saha kurgumuzla 8000 dakikanın üzerinde sahada yer aldık. bu iki oyuncudan biri olmadığında da hep zorlandık. ikisi olduğunda da büyük maçlarda, özellikle de deplasmanlarda zorlandık. bu ikisi olduğunda da ligde istikrarlı bir oyun oynayamadık.

    tüm bu dakika sayımlarından, kadrodaki orta saha sayılarından sonra en başa döneceğim: bizim orta saha rotasyonumuzu futbolcu başına 2500 dakika seviyelerine çekmemiz gerekiyor. bunun için de mario lemina ve lucas torreira ile direkt rekabette olacak iki transfer gerekiyor. bu isimlerden birinin hakan çalhanoğlu olması yerli statüsü açısından bize avantaj getirecek. fabian ruiz de gabriel sara'nın ayrılığı sonrasında (ya da bernardo silva) direkt olarak alınması gereken isim. zira bu iki oyuncudan da işin savunma kısmında olmasa da hücum kısmında doğru katkıları alabiliriz. geriye kalan kontenjana da bu yabancı sınırlaması sebebiyle genç bulup pahalı zar atmaya çalışacağız maalesef.

    barış alper yılmaz, victor osimhen, roland sallai, wilfred singo olası ayrılıkları da bizi ekstra zorlayacak. zira yerlerine genç koymamız demek yine 30'lardan kapının açılması demek. yerli koymak istediğimizde de performans alamayacağımız 15 milyon euro'lukları koymamız demek olacak.

    daha bir de yedek santrfor sorunumuz(sorunlarımız) var ama bu sene osimhen'in takımdan daha az ayrı kalacağını biliyoruz. zira en azından afrika kupası yok. dua edelim de bayern harry kane'i kalmaya ikna etsin. barcelona bir şekilde kane'i çekerse bayern musallat olacak başımıza osimhen için.

    çok zor bir transfer dönemi bizi bekliyor. şimdiden uykusuz gecelere hazır olalım. bir de bu yönetimi biliyoruz haliyle. o yüzden ağustos'un son günlerine hatta eylül'ün ilk günlerine kadar sinir stres olmamak için bol bol yeşil çay içelim.
  • 160
    başarıya engel falan değildir. bitik adamlara sözleşme vermeye engeldir sadece.

    ilk 11 seviyesinde uğurcan, barış ve abdülkerim var. kalan diğer 8 oyuncuyu istersen komple yabancı yap. 6 tane de yedek kulübene oturt. zaten 5 değişiklik yapabiliyorsun.

    değişip esnetilsin de bizden 3-4 kat daha muhtaç olan fenerbahçe’nin önü açılsın. biz de bitik mauro’ya gönül rahatlığıyla 5 milyon euro’luk sözleşme verelim.
  • 161
    10+4 yabancı kuralı türkiye'de başarı için engel değildir, avrupa'da başarı için engeldir. juventus ve liverpool deplasmanları bizim bu kadroyla seviyemizi gösterdi ne yazık ki. avrupa takımlarının ne kadar yabancı oynatma özgürlüğü varsa bizim de o kadar olmalıdır.

    benzer bir yabancı kısıtlaması basketbolda olsaydı fenerbahçe ve anadolu efes eurolig şampiyonluğuna erişebilirler miydi?

    avrupa başarısı için eşit koşullarda rekabet şart.
  • 162
    işbilmezlerin elinde oyuncak edilen kural. en iyisini zamanında imparator yapmıştı. 14 yabancı hakkı tanımıştı o da tercihe bağlıydı isteyen yüzde yüz yerli oynasın.

    biz özellikle lig yarışında her türlü karlı çıkarız. galatasarayın şampiyonlukları, büyük avrupa zaferleri ekseriyetle yerlilerin ağırlıklı olduğu dönemde gelmiştir. hatta yabancı kalitesini de osimhen seviyesinde en az 3-4 oyuncu daha alarak artırırız. ancak yine de bu kuralın akıl alır bir tarafı yok.

    inşallah biz ligi domine etmeye devam edersek bu ucube sınırlama kendiliğinden kalkacaktır.
  • 163
    elimizdeki yabancı oyuncu kalitesini arttırmaktan başka çaremizin olmadığı kural. doğru kullanılırsa ve bu yaşlı oyuncu sevdamızdan kurtulabilirsek çok daha iyi yerlerde olabiliriz. tabii bunun olması için kadroyu boşaltmamız gerekiyor. takıma dönecek kiralıkların * direkt gideceği senaryodan bahsetmek istiyorum.

    1- jakobs
    2- davinson
    3- singo
    4- sara
    5- torreira
    6- lemina
    7- nhaga + 4 dört kontejanından sayılabilir veya kiralık verilebilir
    8- sallai
    9- sane
    10- osimhen
    11- icardi

    toplam on bir bir oyuncumuz oluyor nhaga'yı + kontenjanına yazarsak 10 oyuncu + 1 kontenjan yapıyor. bir kere icardi ile kesinlikle vedalaşmamız durumunda 9 yabancı ve + 3 kontenjan hakkı kalıyor. sağ bekte oyuncu sayımız bu yabancı kuralına göre yüksek burada çok ciddi bir karar bizi bekliyor sallai ile vedalaşılıp singo arkası 1 türk mü yapacağız yoksa verim alamadığımız singo ile vedalaşıp sallai ile yine bir türk mü yapacağız. bizimkilerin bu operasyonu becerebileceklerini düşünsem dünya kupası sonrası hem singo ile hem de talipleri olduğu söylenen sallai ile vedalaşır oraya senede 30/40 maç oynayacak soru işareti olmayan bir oyuncu ile kapatıp arkasını yerli yaparak hem yabancı oyuncu kontenjanımı + 1 boşaltarak 8 yabancı + 3 kontenjan hakkı kalıyor. orta sahaya geldiğimizde sara ile ilgili aklı başında her teklife saradan çıkmamız gerektiğini düşünüyorum oraya da yine ne vereceği belli olan bir oyuncu almalıyız onu da yolladıktan sonra 7 yabancı + 3 kontenjanı için yer kalıyor. yani totale baktığımızda 3 yabancı + 3 23 yaş altı için kontenjan kalıyor akıllı kullanırsak fazlasıyla yeterli.
  • 164
    bu yabancı kuralı avrupa’da veya ligde başarıya engel falan değil tamamen bir beceriksizlik kılıfı haline gelmeye başlamış kuraldır.

    kameralar karşısına geçip şov yapmaya, taraftarı gaza getirmeye gelince "galatasaray dünya çapında bir cazibe merkezidir", "dünyadaki her oyuncu galatasaray’da oynamak istiyor" diye parlatılmış demeçler verenler, şimdi bir zahmet o eşsiz "cazibe merkezini" kullansınlar da u23 kontenjanına uyacak, takıma dinamizm katacak wonderkidleri bu kulübe gelmeye ikna etsinler. bu şekilde açıklama yapanlar ne zaman iş başa düştü "genç oyuncular türkiye'ye(galatasaray'a) gelmeye ikna olmuyorlar" diye tam tersi açıklama yapıyorlar. kendi vizyonsuzluklarını, network eksikliklerini ve transfer beceriksizliklerini, arkasına sığındıkları çelişkili demeçlerle galatasaray'a mal etmeye kalkmasınlar. ya çıkıp o iddialı açıklamalarının arkasında adamakıllı dursunlar ya da bu taraftarın aklıyla alay etmeyi bıraksınlar.

    aynı eleştiri, bu yönetim mantalitesine göz yuman ve transferde ısrarla yanlış düğmeye basan okan buruk için de geçerlidir. genç yetenekleri bulup, parlatıp sisteme entegre etmek ve şans vermek yerine misyonunu tamamlamış, ununu elemiş eleğini asmış yaşlı oyuncularla 'hatır-gönül' ilişkileri üzerinden sözleşme imzalatmak(lemina) galatasaray’ın geleceğini sabote etmektir. galatasaray bir hayır kurumu ya da eski dostları ağırlama merkezi değildir.

    yönetim masal anlatmayı, okan hoca da vizyonsuz transferlere onay verip kulübeyi ve sahayı geriye götürmeyi bıraksın. rakiplerini bir daha geri dönüşü olmayan bir çukura atma şansına erişmişken bu şansı bir zahmet bu kadar da maddi imkan varken doğru kullansın.
  • 166
    türk futbolunun elimizdeki tek gerçek başarı örneği uefa 2000 başarısı ve onun kadrosudur. neredeyse 90'ların başından beri beraber oynayan yerli çekirdek kadrosuna nokta atışı 3-4 yabancı futbolcu eklenmesiyle bu başarı adım adım gelmiştir. galatasaray'ın yapması gereken belli yani. alıp yahut çıkarıp yetiştirmek yani. ama ne hikmetse toplama kadrolarla hatta elimizde olsa ilk 11'in tamamı yabancı olsa başarılı olacağımıza dair bir inanç var. 10+4 kuralı acayip kısıtlayıcı bile değil. hatta mevcut uefa kadro kurallarıyla uyumlu. biz 6+0+4'ler bile gördük. ama öyle bir şikayet ediliyor ki sanırsınız galatasaray kadrosu dağıtılmak zorunda kalınıyor. okan hocamız cumhurbaşkanına bunu şikayet ediyor. geçen sezon ederson bekliyordu. bu sezon bernardo bekleyecek. fener'den tek farkımız maaşta o kadar uçmayacak oluşumuz. yoksa aynı kulvardayız, aynı kafa.

    çoğunlukla gurbetçi al, altyapıdan oyuncu çıkarma, anadolu'dan oyuncu alma. sonra efendim kısıtlıyorlar bizi. hayır, sadece sen tembelsin. sen matematik bilmiyorsun. sen hazır yemeye alışmışsın. sen sadece günü kurtarmak istiyorsun. bu iş böyle gitmez. şampiyonlar liginde her sezon aralık ayı gibi patlıyorsun. çünkü yaşlısın, çünkü 16-17 kişilik işe yarar oyuncu listeleriyle oynuyorsun, rotasyon yapmıyorsun. sonra da patlıyorsun. tabi ligimiz berbat, rakiplerinin senden daha berbat kadro planlamaları var. sonra bir şekilde topluyoruz. avrupa falan kimsenin umrunda değil, hadi gelin itiraf edelim. çünkü böyle kalıcı avrupa başarısı gelmeyecek. psg sınırsız imkanıyla bile bu işi öğrendi. öndeki üçlüsü barcola, doue, dembele hepsi fransız; yanlarına da kvara. bayern, barça, city farklı bir örnek yok. toplama takım yapmıyor kimse. bu en tepesi. psv, sporting gibi bizimle aynı klasman takımları saymıyorum bile.
  • 167
    avrupa başarısının önünde engel falan değildir. 14 tane her daim sahaya atabileceğimiz, performans verecek yabancı futbolcu bulursan ve bu yabancıların 4 tanesini de 23 yas altı olursa avrupa'da da kimse karşında duramaz.
    uğurcan, barış alper, yunus, eren, abdülkerim gibi 5 tane milli futbolcuya ek olarak ferdi, zeki, hakan çalhanoğlu gibi üst düzey milli futbolculardan birini daha alırsan 20 kişilik çekirdek kadronun oluşturursun.
    bu kadroyu kurduğun zaman zaten tff yabancı sınırını kaldırır.
    ama biz 10 yabancı hakkını gidip icardi, aspirilla, nhaga gibi avrupa' da sahaya atmaya çekineceğin topcularla dolduruyoruz.
  • 168
    fenerbahçe’nin her ne kadar yabancı sayısı çok olsa dahi her sene bir şekilde kurtuluyorlar, +4’teki oyuncu sayısı ise bizden fazla. bizim +4 için hiçbir rotasyon hamlemiz dahi yokken 10 yabancıyı ise lemina, icardi gibi toplam 5-10 maç arası fayda alabileceğimiz isimlerle doldurduğumuzdan transferde de elimiz kolumuz bağlı oluyor.

    dolayısıyla, mevcut kuralın esnetilmesinin fenerbahçe’den ziyade bizim için faydalı olacağını düşünüyorum. gelişen ekonomiye sahip olan biziz, itibarı yükselen ve bu nedenlerle oyuncu yatırımı yapacak olan biziz. kuralın saçmalı bir yana yaşa bakmayan yabancı sayısının artması lehimize olacak.

    şuna da değinmek lazım, +4 için hamlenin pahalılığının yanı sıra ferdi, ozan ve belki hakan gibi kaliteli yerlilere şimdiye kadar yönelmemek işin doğasına aykırı oldu.
  • 169
    normal koşullarda bu 10+4 kuralının en çok yarayacağı kulübün galatasaray olması gerekirdi.
    çünkü hem yabancı sayımızda açık var kimseyi göndermemiz gerekiyor hem de şampiyonlar liginde oynadığımız için kendisini göstermek isteyen genç yabancı oyuncuları diğer kulüplere göre daha rahat transfer edebiliriz.
    ama şöyle bir sorunumuz var okan hoca genç oyunculara kolay kolay şans vermiyor. millet de bunu bildiği için bu 10+4’ün galatasaray’a zarar vereceğini düşünüyor.
    okan hoca kafa yapısını değiştirebilirse bu 10+4 farkı daha da açmamızı sağlar.
  • 173
    yönetim biraz uyanık olsa 10+4 devam etsin diye her şeyi yapar. bizim buna uymamız fenerden daha rahat. onlar +2’deki brown ve cherif’i bile yollayacaklar.

    tff galatasaray düşmanı olduğu için gidip 10+4 değişmesi için yazılı başvuru yapılmalı en kısa zamanda. yazılı olasak reddedecekleri için kıvıramazlar da. reddetmezlerse de bizim için daha iyi olur.
App Store'dan indirin Google Play'den alın