• 1
    galatasaray futbol takımının için saran, yer yer güzel anlar ve bölümler yaşatsa da ruhu ve devamlılığı olmayan oyun. geçen yıl 8’de 8 yaparken ve çok iyi oynarken de hep takımın iyi ancak ruhsuz bir oyun oynadığını düşünüyordum. bizim oynadığımız oyun yer yer çok kaliteli ancak ruhsuz bir oyun. ruhu olmayan bir oyunun bizim gibi psikolojik faktörlerin çok önemli olduğu bir ligde kazanma ihtimali zayıf. bu ligin şampiyonu kaleye hızlı giden olur, en iyi oynayanı değil. 2017-2018’de en iyi oyunu beşiktaş oynuyordu ama biz de kaleye hızlı gidiyorduk ve inançlıydık. oyunumuz güzelleşirken ruhumuz ölüyor. bu ligde şampiyon yapacak oyun bellidir ve bizim oynadığımız oyun bu değil maalesef.
  • 2
    pas oyunu haliyle topun sizde olmasını gerektiriyor. o da -çok seri düşünüp, oynayan oyuncularınız yoksa- kontrollü oyun anlayışı demek. sonucunda ortaya çıkan da uyutan ve sıkıcı futbol. çok temsilcisi de kalmadı zaten. en önemli temsilcilerinden biri biz, biri de artık futboluyla saç baş yolduran, kanal değiştirten barcelona. modern bir yorumu için: (bkz: terimball)
  • 3
    bu oyunun devamlılığının olması için kaliteli oyuncuların olması lazım. 15 milyon euro maliyeti olan bir 11 ile sahaya çıkan galatasaray'ın bunu kusursuz yapması zaten beklenemezdi. ancak marcao gibi bu pas oyununun ve defansın en önemli oyuncularından biri olsaydı, gene de bu beğenilmeyen oyun ile ligin en az gol yiyen ikinci takımına karşı muhtemelen galibiyeti alacaktık.
  • 4
    artık nefret ettiğim oyun sistemi.ben önde basan kaptığı toplarla rakip kaleye hızlı giden rakibi boğan, cezasahasını kalabalık tutup orta deneyen sık sık şut atan bir galatasaray istiyorum.
    ayrıca biz zaten öyle zamanın barcelonası tarzı bir pas oyunu oynamıyoruz hızlı paslarla boşluk bulmuyoruz, rakip sahada sürekli yan pas yapıp rakibin boşluk vermesini hata yapmasını bekliyoruz rakipler açık vermezse 1 yada 0 puan alıp dönüyoruz bu oyun tarzı bizi en iyi ihtimalle 5. yapar.
  • 6
    galatasarayın gerçek düşmanı olan taktik. hiç hakemlere, rıdvana, ali koça veya federasyona bakmayın. bizim gerçek düşmanımız bu pas oyunu lanetidir.

    bu taktik maç sonunda herkese süper masturbasyon yaptırır. açarsın istatistikleri; %65 topa sahip olma, 578 pas, %87 pas isabeti falan filan. sonuç? maçta hata kaza 1-0 geriye düştüysen yaz tahtaya bi 0 puan daha. rakibi açamayan, şut çekemeyen bir takım izlersin 90 dakika ve kanser olursun. galatasaray taraftarı adına haykırmak istiyorum biz bıktık. tükendik yahu bıktık tembel paslardan, enine enine paslaşmalardan, sırf pas yaparak çıkıcaz diye yapılan top kayıplarından ve yenilen gollerden bıktık.

    masturbasyondan bıktık artık seks istiyoruz.

    https://youtu.be/zDnZfs3wzpg
  • 9
    bu oyunu iyi bir şekilde oynamak için kadronun 3 özelliğe sahip olması lazım:
    1- teknik
    2- dinamizm
    3- devamlılık
    2018/2019 yılının bitimiyle fatih hocanın oyun görüşünde bir milat yaşandı. hoca bol pasa dayalı, yerden rakip kalenin önüne kadar giden bir taktiğe geçmek istedi. özellikle pas becerisi yüksek oyuncular transfer edildi ve takım taktik olarak sil baştan yeniden yapılandı. ama gerek transferde istenen adamlar alınmadı, gerekse de oyuncuların çoğu geç geldi ve ortaya inanılmaz kötü bir takım ortaya çıktı ve hocanın asıl düşüncesi pek anlaşılmadı. yani geçen sene kalite olarak takım yukarıdaki 1. maddeyi karşıladı ama diğerlerinde sınıfta kaldı. 2. yarıya ise takıma ömer, sarachi, emre akbaba ve nispeten onyekuru dahil edildi ve 2. madde de karşılandı ama 3. madde pandemi yüzünden yalan oldu ve takım ligi 6. bitirdi. bu sene ise takımın el frenleri diagne ve babel geri döndü, diğer saydığım dinamizm katan oyuncular ise ayrıldılar ya da form olarak düştüler yani hem 2. hem de 3. madde kafadan gitti. hele hele takımdaki teknik oyuncu sayısı da hemen hemen azalınca (özellikle orta sahada) takım bir ileri bir geri şekilde bu haftaya geldi. açıkça düşüncemi söyleyeceğim; fatih hocanın bu taktiğine saygı duyuyorum. hatta bazı maçlarda bunu çok iyi uyguladığımızı düşünüyorum ama bu devamlılık sıkıntısında ve nispeten kalite eksikliğinde asla ama asla istikrar gösterip şampiyon olamayız. bu imkansızlık içinde fatih hocanın 2017-2018 yılında kadroya göre temkinli ve garantici bir taktikle çıkmasını beklerdim. hoca, bir şeyi deniyor ki bu da çok büyük bir saygıyı haketmekle beraber bence boşa kürek çekmekten farklı değil. ffp kıskacında ve transfer beceriksizliği içerisinde, hele hele pandemi varken, daha pragmatist bir şekilde kontrollü ve geçiş hücumunu iyi yapan bir takım olsaydık şampiyonluk ihtimalimiz bugünden daha çok olurdu. ben 2018-2019 yılındaki o deplasmanlarda sıkıntı yaşayan ama özellikle geçiş hücumunu iyi yapan takımı bugünkü takıma tercih ederim.
  • 10
    kendi yarı sahamızda yaptığımızda dünya'nın en iyi takımıyız, barcelona tövbe eder diz çöker önümüzde. iş hücuma gelince ise bir şey göremiyoruz tabi pas oyununda. rakip ceza sahasına girene kadar mevsimler değişiyor.

    kısacası bu konuda bir çok teknik direktörün görüşü net en son mourinho demişti manchester city için. istersen al topu eve götür, %99 topa sahip ol skoru alamıyorsan boş iştir, net.
  • 11
    https://www.whoscored.com/...-Super-Lig-2020-2021

    süper lig 2020-2021 sezonu'nun bugüne kadar oynanmış ilk 16 maçı sonucunda;

    bam bam bam oynayan beşiktaş futbol takımı'nın topla oynama oranı: %56.6
    mıymıy pas futbolu oynayan galatasaray futbol takımı'nın topla oynama oranı: %55.6

    bam bam bam oynayan beşiktaş futbol takımı'nın maç başına kısa pas sayısı: 471
    mıymıy pas futbolu oynayan galatasaray futbol takımı'nın maç başına kısa pas sayısı: 461

    peki neden "bam bam bam" ve "mıymıy" kelimelerini içeren bir algı var? bunun sebebi de şu;

    galatasaray futbol takımı'nın puan kaybettiği her maçtan sonra her yerde suçlu aranıyor. futbolcu, teknik ekip, yönetim... işte bu teknik ekip ayağında sadece oyuncu değişikliklerine sallamak yahut eksikler dolayısıyla daha affedici yaklaşmak bazı renktaşlarımın işine gelmiyor. oyuna da sallama ihtiyacı hissediyorlar. kafada yaratılmış olan "pas oyunu kötüdür" ve "fatih hoca bize 3 senedir pas oyunu oynatıyor" algısı da bahsettiğim renktaşlarımı pas oyununa ve bu oyun üzerinden hocaya sallamaya itiyor.

    en yakın örnek ise 5 ocak 2021 konyaspor galatasaray maçı. insanlar sürekli konyaspor bize topu bıraktı, biz mıymıy pas oyunu oynadık, onlar da bizi kontra ataklarla cezalandırdı diyorlar.

    1- konyaspor topu bize düşünülen ölçüde bırakmadı kesinlikle. 1-1 biten ilk yarıda topla oynama oranları 50-50. toplamda ise 42-58 ki 50 dakikadan daha fazla geride olduğumuz maçta topla bir zahmet %58 oynayalım. yarısından fazlasında geride olduğun maçta %58'den daha azı dikine futbol değil acziyet oluyor.

    2- biz mıymıy pas oynadık demek de tuhaf geliyor. opta verilerine göre 4.02 gol beklentimiz var, sofascore verilerine göre 7 tane net gol pozisyonumuz var. aynı sofascore'un verilerine göre konyaspor ligde oynadığı ilk 15 maçta sadece 18 tane net gol pozisyonu vermiş. maç başına 1.2 gol pozisyonu veren takıma karşı tek maçta 7 gol pozisyonu bulmak pek mıymıylık gibi durmuyor açıkçası.

    3- konyaspor'un bizi kontra ataklarla cezalandırdığı da yanlış. adamların ilk 3 golünün kontra atakla alakası bile yok. sadece son golleri kontra atak. goller harici de kontralardan sadece 1 tane gol pozisyonu verdik (90'da hatalı pas vererek harcadıkları pozisyon).

    eleştiri yapılması her zaman için iyidir, eleştiri çok kutsal bir amaca hizmet eder, ama doğru yapıldığında. yapılan eleştiri rasyonellikten uzaksa, matematiksel verilerle tamamen çelişiyorsa o eleştiri muhatabını yukarı değil aşağı çeker. eleştirinin böylesini başkasına yapmamak, muhatabı olduğunda da kulak asmamak gerekir.

    maalesef ki galatasaray taraftarı'nın bir kısmının pas futbolu üzerinden yaptığı eleştiriler hem incitici, hem müstehzi, hem de rasyonellikten uzak. umarım eleştirinin bu türünü yapanlar, eleştirinin başka önemli bir çeşidi olan "özeleştiri"yi de yaparlar.