• 1
    pakistan vatandaşı snooker oyuncusu.

    ben ne kadar snooker biliyorsam, babam benim 10 katım snooker biliyordur. üstelik galatasaray taraftarıdır kendisi. bir gün ya internetten açmıştım, ya da eurosport veriyordu, hamza'nın maçı vardı. maç da neil robertson ile. neil'ın adını babamın ağzından duymak imkansızdır. o neil değil ırz düşmanı, kazma, beceriksiz v.s. bir sürü isimle çağrılır. neyse işte hamza'nın maçı vardı neil ile. hatta maç da şu: https://www.youtube.com/watch?v=PApAVNgfDU8

    hamza 1-0 öne geçti. ama sanırsınız galatasaray şampiyonlar liginde final kazandı, babam öyle mutlu. öyle destekliyor. yani o an zamanında pakistan'ın gönderdiği altınların hepsini tek başına babam pakistan'a gönderebilirdi. adam o kadar mutlu. çayını tazeleyeyim mi oğlumlar, tost yapayım mı oğlumlar havada uçuşuyor. sanki frame'i hamza değil de ben aldım.

    neyse tabi oyun sonunda neil, hamza'yı tokatladı. o tost yapayım mı oğlumlar yok oldu. o kibar, nazik, keyifli adam yok artık. kangurulara söver hale geldi adam. en son da şu cümleyle bitirdi:
    "ulan hamza'lardan çektiğimi kimseden çekmedim, galatasaray'da da böyleydi bunlar aşiret midir nedir." öyle bir sinirlenmiş ki pakistan'lı hamza sayesinde bizim hamza'ya da kalayladı. bizim hamza hoca'yı da hiç sevmezdi.

    bu arada ben kendisini birkaç kez elemelerde izledim. öyle çok sivri bir özelliğini göremedim açıkçası. kariyerini sıralamada ilk 100'de bitirirse alkışlarım, ilk 75'te bitirirse ayakta alkışlarım, bir sıralama turnuvası kazanırsa çok mutlu olurum çünkü snooker'ı pakistan'da popüler hale getirebilir. oyuna yeni oyuncuların katılması da tüm snooker severleri mutlu eder.