• 1
    transfer dönemlerinin neredeyse hepsinde galatasaraylı muhabirlerce dile getirilen söz öbeği. buna benzer diğer ifadeler;

    bonservisi 3-4 milyon € civarı olan bir oyuncu için;
    - galatasaray'ın bu paraları ödeyecek gücü yok.
    + 3-4 milyon € amk.
    - olsun yok.

    bonservisi elinde olan bir oyuncu için;
    - galatasaray oyuncunun istediği imza parasını karşılayamıyor.
    +nasıl ya?
    - öyle işte olmaz bu iş.

    bir fırsat transferi doğar;
    + galatasaray bu maaşı ödeyecek durumda değil.
    - ya bu fırsat 40 yılda bir gelir. kaynak bulup buluşturulabilir.
    + yok yok. mali sıkıntı var. olmaz.

    oyuncu gönderilmek istenir;
    + oyuncu gitmek için para istiyor. bu da olası transferin önünü tıkıyor.
    - ama ihtiyaç yani. transfer şart.
    + o iş öyle değil işte. kulüp banka kıskacında(!)

    hasılı hep kriz hep kriz. şimdi de dikkat edin. muhabirler hep aynı şeyi söylüyorlar. galatasaray'da 5 kuruş yokmuş. nasıl yok amk. koca araziyi sattılar lan. hem, hani o arazi satılınca borç sıfırlanacaktı. yani hem mal varlık satıldı, hem de borç sıfırlanmadı mı? e o zaman niye övüp duruyorsunuz dursun'u?
  • 2
    sadece galatasaraylı muhabirlerce değil tüm rakip takım yorumcuların da dillendirdiği algı operasyonudur. devamlı ekranlarda verilen şey kulüplerin toplam borcudur. her seferinde en çok borcu olan kulüp olarak galatasaray verilir. haber "kulüplerin toplam borcu zıbıdı kadar olduu" şeklinde başlar ve görüntüde dursun özbek vardır.

    şimdi eğer türk eğitim sistemi; ezberciliğe değilde, muhakeme etmeye, yorumlamaya, sorgulamaya dayalı olsaydı biz de birer birey olarak "lan acaba harbiden böyle mi? tamam borçlar bu kadar da alacaklar ne kadar? borç-alacak farkı ne kadar? asıl ödenecek şey toplam borç değil de alacaklarından sonra kalan değil mi yaauuvv?" diye haberi kendimizce sorgulardık.

    böyle yapmak yerine "vayy babaaayynnn kemüüyyyy borç 2bucuk olmuşşş" diye feryat ediyoruz. bu yüzden de 2 senedir şampiyon olan ve şampiyonlar ligi gelirlerine rağmen borç-alacak farkını her sene arttırarak 1.7milyara dayamış fiko orman'ı über başkan seçiyoruz.

    size bir ödev. ben borç alacak farklarını biliyorum çünkü araştırdım (eğitim sistemi değil anam-babam sağolsun) burda da defalarca paylaştım. bunların hepsi haberleştirildi aslında gözümüzün önünde ama görmüyoruz. şimdi tembellik yapacağınıza siz de araştırın borçlar, alacaklar, borç-alacak farkları aslında ne kadarmış? hangi takım ekonomik olarak daha iyiymiş? kimin ne gibi ekonomik gelir getirecek projeleri varmış? bu projeler borçlarının ne kadarını kapatırmış? hepsini göz önüne alırsak ilk olarak kayyum hangi takımlara atanırmış?

    "yasaklı sitelere nasıl girerim? la bu vpn niye yavaş çalışıyoruuu" diye araştıracağınıza biraz da bunlara bakın.