2007-08 Türkiye Süper Lig 30.Hafta Maçı
19:00 Ali Sami Yen Stadyumu
1 - 0
  • 1
    galatasarayımın 1-0 üstünlüğüyle sona eren 2007-2008 turkcell süper lig 30. hafta maçıdır.

    maç öncesinde açılan pankartlar inancın gölgesinde daha bir anlam kazanır.
    http://www.ultraslan.com/...s_12.04.2008/024.jpg
    http://www.ultraslan.com/...s_12.04.2008/002.jpg

    maç günü yazılmış ancak yayınlanmamış bir yazım için ise;

    ilk onbirinde yabancı futbolcu olmadan başladığımız maçlara bir yenisi eklediğimiz karşılaşmadır.

    ey mucizelerin takımı, ey avrupa kupaları’nın türkiye mümessili, ey şanlı galatasaray’ın büyük taraftarı.

    bu sene bir kez daha görüyoruz ki, içimizdeki metin oktay ruhu olduğu sürece bu takımın yapamayacağı hiçbir şey yok. kimsenin göz ardı edemeyeceği bir gerçek var ki bu sene gerçekten çok büyük işler başardık. şu saatten sonra şampiyon olmasak bile inanın zerre kadar üzülmeyeceğim.

    olmadık sakatlıklar yaşadık, toplamda 6(yazıyla altı) kez sahamız kapandı, %100 yeri kadroyla bir çok kez sahaya çıktık(bugün dahil), hasan şaş’tan sol bek, servet çetin’den forvet oldu kimi zamanlar. bugünkü rövaşatasını saymıyorum bile. şaka bir yana kalli’yi biz eleştirdikçe sabır sınırlarımızı defalarca zorladı. spor medyasının önemli bir bölümü kalli’ye rağmen şampiyon olacağımızı düşündü hep.

    uefa kupasında da kalli önümüzü bıraksa eminim ki en azından bundan birkaç tur daha ileriye geçebilecektik, olmadı canları sağ olsun, sonuçta ben yine ve yine suçlunun oyuncular değil teknik direktör olduğu konusunda ısrarlıyım.

    --- spoiler ---
    bugün sahada yine 11 metin vardı.
    maça fırtına gibi başladık. ilk on beş yirmi dakikadan sonra top virtiyözü arda resital vermeye başladı. mehmet topal ve ayhan ile birlikte güzel baskı kurdular bugün. özellikle ayhan’ın akıl dolu pası ile sonuca ulaştık bugün. orta saha ve defansımızın elinden geleni yaptığına inanıyorum.

    bugün oynadığımız futbolun hakkı en az 4 gol olmalıydı. ümit karan bariz 3 tane gol kaçırdı. takımda şu an motivasyonu en düşük futbolcu sanırım ümit. hafta içi röportajlarını da izledik, moraller yüksekti ama maçın stresi mi etkiliyor nedir, sahada istediği oyunu bir türlü veremedi. hakan ise ilk yarı görünmeyen kahramanlardandı, yine ölümcül bir kafa vurdu ancak trabzon kalecisi son anda uzandı. ama yine de ikinci yarıya nonda ile başlamalıydık diye düşünüyorum. çünkü maçın 55-60. dakikalarından sonra baskımız azaldı. daha sonra barış’ın girmesiyle yeniden canlandı takım.
    --- spoiler ---

    ben inanıyorum ki kalli’nin gönderilmesinde futbolcularımızın etkisi büyük oldu. bunu geçen hafta lincoln’ün ve bu hafta arda’nın ayhan’ın ve diğerlerinin azminden, hırsından rahatlıkla görebiliyoruz. umarım aynı hırsla, aynı mücadele ile kalan maçlarımız da alarak bu anlamlı zor yarışı, liderlik ipini göğüsleyerek bitireceğiz.

    kalbimiz hep sizinle, her zaman ali sami yen’de.
    biz size hep inandık, her zaman da inancağız.
    biz sizi asla yalnız bırakmayız, yeter ki giydiğiniz formanın bilinci ile sahaya çıkın.
    inandığımız ve inandığınız yolda yılmadan yürümeye devam edin yeter.
  • 4
    3 arkadaşım ve bonus niyetine fizik hocamla beraber yeni açıktan izlediğim maç. adam rizeli olduğundan mıdır nedir trabzon'u tuttu. boyu da uzundu zaten oturaklara sığmadı, stadı beğenmedi vs. güzelim maçın içine etmişti. hoca yanımızda diye küfür bile edemedik. arda'nın golünü zaten görebilene aşk olsun. ayrıca o maç kapalıda ilk kez söylenen besteyi de hiç beğenmemiştik, ama sonraları sevdim ben.
  • 5
    okan buruk'un galatasaray forması altında iyi oynadığı son maç olmuştur.

    özellikle ilk yarıda 3-4 tane net pozisyonu gole çevirememiştik. fakat ikinci yarıda golü bulduktan sonra da pek çok pozisyon vermiştik.

    ayrıca arda turan'ın bu maçta attığı gol, euro 2008'de türkiye formasıyla çek cumhuriyetine attığı gole benzer. golün asistini ayhan akman yapmıştı.

    edit: metin kurt uyardı.. okan'ın galatasaray forması altındaki son maçıymış aynı zamanda..
  • 7
    hakan şükür ve ümit karan'ın bir süredir devam eden formsuzluklarına yeni bir halka ekledikleri bir maçti bu. yaklasan fenerbahçe derbisi oncesi onlarin bu maçta gol ve goller atarak moral kazanmalarini cok istiyordum. acikcasi maci 4-0 kazanmak yerine hakan şükür ve ümit karan'ın atacaklari birer golle 2-1 kazanmayi tercih ederdim ama olmadi onlar formsuzluklarina devam ettiler. nonda'nin oynamamasini da anlayamiyordum acikcasi. 11 metin muhabbeti iyiydi de nonda da iyiydi.

    neyse arda o gun muazzam top oynamis ve takimimiza galibiyeti getirmisti. 6 nisan 2008 gençlerbirliği galatasaray maçı'ni lincoln'ün son dakika golüyle kazanan takimimiz iyice morallenmisti ve sampiyonluga bir kere daha inanmistik.
  • 10
    galatasarayımı canlı olarak stadyumda izlediğim ilk maç olması dolayısıyla şahsım adına çok önemli bir maçtır. yeni açık alt tribünde zor yer bulmuştum bu maç için bileti.

    6’da 6 parolasıyla çıkılan yoldaki ikinci mücadeleydi. 11 yerliyle çıkmıştık maça. maçın anıları içinde ise ilk olmasının verdiği heyecan en önde gelir. o zamanlar taraftarın sevdiği, şimdilerde futbolu bırakmış gibi görünen arda turan’ın 50. dakikada attığı gole sevincim ise ikinci sırada. atkı şovunun tüylerimi ürperttiğini hatırlamak içimi hala sevinçle dolduruyor. iki sınıf arkadaşımla girdiğim, ancak çıkarken 20 bin kardeş ve renktaş kazandığım fikri ise mutluluk düşürüyor içime.

    galatasaray fikrinin zihnimde ve kalbimde görünür bir mahiyet kazanması ise tam bu maçın başlama vuruşuna tekabül eder. uzak bir ilçede seyirci olarak geçirdiğim çocukluk ve gençlik yıllarının bittiği, artık taraftar olduğum hissiyatının zihnimde yer ettiği o anın hakemin düdüğünü çaldığı ve taraftarın üçlüye başladığı dakika olması, 12 nisan 2008 tarihini belleğimde en müstesna yerlerden birine koymaya yeter de artar bile.
  • 11
    yönetim futbolcu taraftar bestesinin çıktığı maç olarak da hatırlanan karşılaşma. ali sami yen'de bu maçtan önce oynanan maç seyircisiz oynanan 30 mart 2008 galatasaray gaziantepspor maçıydı. o sezon iç sahadaki 6. seyircisiz maçımızdı. rahmetli özcimbomlu sezgin önde olmak üzere bir grup taraftar takım otobüsünü numaralının önünde karşılamıştı. o maçta alınan beraberlik sonrası fenerbahçe 2 puan önümüzde geçmişti, sivasspor ile de puan puana gelmiştik.

    meşhur 6'da 6 olayı o maçtan sonra çıkmıştı. hoca takımı bırakmıştı, song ve lincoln dışında yabancı oyuncu yoktu. özellikle song son haftalarda sakatlıklarla boğuşuyordu. özhan canaydın döneminin sonu gelmişti ama saha dışında ufak çaplı bir enkaz vardı. fenerbahçe ise tarihinin en güçlü kadrolarından birine sahipti. roberto carlos ve mateja kezman gibi iki dünya yıldızının tanında alex, tümer, lugano hatta gökhan gönül gibi pek çok önemli futbolcusu vardı. son 4 yılda 3 şampiyonluk kazanmışlardı, saha dışında maddi manevi çok daha güçlülerdi. şampiyonlar ligi'nde çeyrek final oynamışlardı,

    ancak tüm bu siklet farkına rağmen fenerbahçe bir türlü ligi sıyıramıyordu. bitime 6 hafta kala hocasız, parasız, yabancısız galatasaray'ın sadece 2 puan önündeydi. galatasaray'ın bu 6 haftada hem lider fenerbahçe hem de aynı puanda olduğu sivasspor ile maçı vardı. biz de 6 maçı kazandığımız takdirde herhangi bir staddan gol haberi beklemeden şampiyon olabilecektik.

    bu serinin 2. maçıydı işte bu karşılaşma. o dönemin azılı unileriydik, x şehrin falanca meydanından gecenin körü kalkan bir otobüse binip istanbul'a gidiyorduk. 1 ay içinde sami yen'de 3 maç vardı; trabzonspor-fenerbahçe-oftaş. oftaş zaten şampiyonluk maçı olacaktı, fenerbahçe de gizli şampiyonluk maçıydı. bir de devam eden vizeler vardı. o yüzden pas geçtiğim bir maç olmuştu. çıkıp bir yerde de izleyememiştim. belli kısmını radyodan dinlediğimi hatırlıyorum sadece.

    karşı ua'nın şampiyonluğa geri sayan meşhur pankartı vardı. maç öncesi 5'te 5 istiyoruz diye açılıp maç sonu arkası çevrilince 4 kaldı yazısı beliren bir pankart vardı. bir önceki hafta meşhur çamurlu maçta son dakikada gelen galibiyetten sonra bu hafta da tek golle üç puanı almıştık.

    bu maçın ikinci yarısı ise aslında ertesi gün ankara'da jandarmanın sorumluluk sahasındaki bir bozkırın ortasında oynanmıştı. fenerbahçe ankaraspor deplasmanında 2 puanı bırakırken mateja kezman'ın fezaya diktiği penaltı are you player fırçasıyla bitecek süreci başlatmıştı onun adına. artık puan puana gelmiştik, fenerbahçe'nin biri sami yen'de olmak şartıyla iki beraberlik lüksü ortadan kalkmıştı.

    bu maçtan sonrası enteresandı zaten. ertesi hafta fenerbahçe denizli'yi kadıköy'de rahat geçerken biz de olimpiyatta o dönemki adıyla ibbspor'a 3 tane sallayıp soluğu derbinin bilet kuyruğunda almıştık. derbi'de shabani nonda'nın golüyle kazanıp 3 puan öne geçmiştik, taraftar dışarda tura çıkmıştı. ertesi hafta mehter marşıyla maça hazırlanan bülent uygun ve talebelerinin hevesini beş golle kursaklarında bırakmıştık, taraftar dışarda tura çıkmıştı. son hafta da hakikaten şampiyon olmuştuk, taraftar dışarda tura çıkmıştı.

    şimdi 2 saatte geçiyor şampiyonluk sevinci. o dönem bir ay boyunca her pazar tur atmıştık resmen...

    bu maçtan önce kaç senedir derbi kazanamıyor diye gazlanan ama ligde ununu elemiş eleğini asmış trabzonspor avni aker'de fenerbahçe'yi paralamıştı son haftada. bu da bu maç yazısını sezonun kalanının hikayesine taşınma sebebi olan bir anektoddur.
  • 12
    haftalardır gol atma sıkıntısı yaşadığımız için isyan ettiğimi hatırladığım ve bu maçı kazanalım diye söylenirken arda'nın bir tane gol attığı ve bu şekilde 1-0 biten maçtı. o ligin son dönemecine doğru girilen günlerde takım beni çok yoruyordu. gaziantep maçında gol atamıyor ve galibyeti kaçırıyor, denizlispor maçında, gençlerbirliği maçında galibiyet golünü atmak için adeta son saniyeleri bekliyor, eyvah puan kaybedeceğiz diye düşündürtüp bünyeme stresten sürekli serbest radikal ürettiriyordu. ama sonra 3-0'lık belediye ve 5-3'lük sivas maçlarıyla tekrardan o sezon boyunca 4-0, 6-3, 5-2, 5-0 kazanan takım hüviyetine bürünüyordu.
  • 15
    ultraslan karşının üzerinde 5 tane sayı boşluğu bulunan şampiyonluğa 5 kala pankartının açıldığı, yönetim futbolcu taraftar tezahüratının çıktığı maç.

    5 kala pankartı bir sonraki hafta ikitelli semalarında 4 kala olarak arz-ı endam etti, ondan bir sonraki hafta nonda kafayı uzatıp rising sun'ı batırırken*hengamede açıldıysa da akıllarda kalmadı. bütün kapalının gittiği efsanevi sivas deplasmanında iki hane birden ilerledi.

    yönetim futbolcu taraftar bestesi o şampiyonluğun akılda kalan parolası oldu. son düzlükte yaptığı atakla bugün hala bilinen aranjman hali sezon sonu yayınlanan albüme yanılmıyorsam 3. sıradan giriş yaptı. galatasaray'ın o yıllardaki kronik dertlerine işaret eden bir tezahürat olsa da uzun yıllar vasat playlistimizde yer almaya devam etti.

    o akşama dönersek parçalı forma kırmızı şortla oynayıp trabzon'dan tek golle istediğimizi aldık. kalan üç haftada önce asıl sonra pilot fenerbahçe'yi yendik. son hafta 14 mayıs 2006 hayalleri görenler trabzon'da devreye 2-0 mağlup girerken biz de aynı tarifeyi oftaş'a çekip şampiyon olduk.

    şampiyonluk maçında gol atan adamlardan biri*tu kaka oldu. diğerinde formanın içine koyulan top olan çocuk* büyüdü süre kovalıyor kendini a takıma atabilmek için.

    trabzon'a o akşam golü atan çocuk da arda turan işte. uzun uzun anlattırmayın...
App Store'dan indirin Google Play'den alın