• 8 ocak 2020'de gönderilecekleri yönündeki haberler sonrası bir yazı yazmıştım. o gün değil de 7 ay sonra ayrıldılar galatasaray'dan. bu yazının burada da kalmasını isterim. çok güzel izler bırakmış çok değerli iki futbolcuydu mari ve naga. saygılarımla...

    "20 yıldır her maçını izlediğim galatasaray'ın gelmiş geçmiş en yetenekli sağ beki mariano ve en karakterli sol beklerinden nagatomo ile yollar ayrılıyor(muş). giderken bu kadar kötü söz işitmelerinde büyük vefasızlık olduğu kadar bence kendilerinden çok başkalarının hatası var.

    1- son 20 yılda en iyi sağ bek performansını eboue ve mariano ilk yıllarında verdiler. 2. ve 3. yıllarında git gide düştüler. eboue hızı ve gücüyle öne çıkıyordu. mari ise safi yetenekti. 20 yıldan önce akyel gibi, davala gibi etkili performanslar da vardı ama 'yetenek' olarak bir brezilyalı ile yarışmak zor. 2000 öncesi yabancı kuralının da çok katı olması nedeniyle galatasaray'ın hep yerli sağ bekleri olduğunu düşünürsek mariano'nun galatasaray tarihinin gelmiş geçmiş en yetenekli sağ beki olduğunu görebiliriz. açıkçası onun bize alıştırdığı bir pas kalitesi standartı da var. o gittikten 1-2 ay sonra "o pası mariano olsa çizgiye bırakırdı" veya "merkezdeki adama dönerdi" diye söyleyeceğiz muhtemelen.

    2- sevilla'dan 31 yaşında gelip ligin tozunu atan mariano, 32 ve 33'te neden bu kadar hızlı düştü. eboue de aynı şekilde çok hızlı düşmüştü ve maalesef bizzat fatih terim'in "gördüğüm en profesyonel futbolculardan biri" dediği nagatomo bile düştü. nihayetinde sen la liga'dan 1. sınıf bir beki getirip ligin çok üstünde bir performansı 3 yıllık bonservis + maaş 12-13 milyon euroya satın alsan bile, kendi içindeki yetersizlikler nedeniyle o kaliteyi sadece 1 yılda tüketip kendi standartlarına çekiyorsun.

    3- peki, kendi içindeki yetersizlikler nedir? bir kere maaşların günü gününe ödenmediği yerde çalışanlar aynı istek ve konsantrasyonu taşıyamaz. insan doğasıdır bu. her yerde böyledir. hele kariyerinin sonuna gelmiş adamların maaşını aksatırsan, onlar kendini ispat derdine düşmüş genç oyunculara göre daha kolay salar ve onların salması yaşlı vücutlarını genç oyuncuları etkilediğinden daha çok etkiler. nihayetinde sen, "7 milyon da falcao'ya vereyim" demek yerine daha az maaş bütçesi oluştursan ama herkese parasını günü gününe versen, belki bir falcao alamazsın ama geri kalan 20 futbolcunun seviyesini bir seviye daha yukarıda tutarsın.

    4- yetersizliklerden diğeri antrenman kalitesi. hep söylüyorum casemiro, real madrid'e sadece 6 milyon euroya 20 yaşında geldiğinde, onun gibi 20 tane benzer potansiyelde ön libero vardı ama real madrid kendi bünyesinde onu o kadar geliştirdi ki, kante'den sonra dünyanın en iyi ön liberosu yaptı. yine carvajal'ı alttan çıkardıklarında, carvajal'ın yetenek kümesine sahip olan en az 50 tane daha futbolcu vardı dünyada ama real madrid carvajal'ı o kadar iyi antrene etti ki, onu dünyanın en iyi 3 sağ bekinden biri yaptılar. marcelo yine 6.5 milyon euroya geldiğinde çok yetenekli ama çok cılız bir çocuktu. onu tarihin en iyi sol beklerinden biri yaptılar. yani real madrid'e 5 gelen, real madrid içinde 10 oldu. varane da böyle oldu, ramos da böyle. insanlar sanıyor ki real madrid hep parayı bastı ve zaten en iyisini, en olmuşunu aldı. hayır! real madrid kendi antrenman kalitesi ile en iyileri kendi içinde yarattı. bizde ise "kendi içimizden yaratmalıyız" sözü 'sözde vizyoner' tayfaca alay konusu edildi. modric gibi kroos gibi olmuş oyuncular bile, real madrid içindeki antrenman kalitesi sayesinde bir seviye yukarı çıktılar. benzema da bunu yaşadı, hepsi yaşadı. hepsi çok büyük potansiyeller olarak geldiler ama hepsi real madrid içinde bir seviye daha atladı. hem de teknik adamlar değişse de yükseldiler, başkanlar değişse de yükseldiler. çünkü mutfakta en kaliteli antrenörler hep vardı, maaşları da hep günü gününe ödeniyordu.

    5- mariano ve nagatomo'nun düşen fiziklerini doğru taktik hamlelerle gizlemek mümkündü. daha orta saha karakterli oyuncuların kenarlarda olduğu 4-4-2 sistemlerinde bekler 80 metre git-gel yapmak zorunda kalmaz ve daha dar bir alanda oynadıkları için atletizmleriyle değil pozisyon bilgileri ile oynarlar. mariano ve nagatomo'nun pozisyon bilgileri de dünya çapındadır. ligimizde gökhan gönül, mariano ve nagatomo'nun pozisyon bilgisi 1. sınıftır. kısa boylu olmalarına rağmen yıllardır üstlerinden 3 kere kafa vurdurduklarını bile görmedik. nihayetinde mariano'nun 90 metre önünde feghouli, nagatomo'nun 80 metre önünde babel ile oynamaktansa, belhanda - seri - lemina - ömer gibi çift yönlü orta sahaların kenarlarda oynayacağı bir 4-4-2 bu iki beki çok rahatlatır, dolayısıyla galatasaray'ın oyununu da bir seviye daha iyi yapardı. şunu da ekleyeyim hem nagatomo, hem de mariano sürekli 50-60 metrelik alanda tek başına bırakıldıklarında bir kere bile takım arkadaşlarına el kol hareketi yapıp çemkirmediler. feghouli ve babel'i taraftara göstermediler. bu bile ne kadar büyük karakter olduklarını gösterir.

    6- opsiyonlardan biri de pep guardiola gibi yapıp, beklerden birini (nagatomo) 3'lü savunmaya yanaştırıp diğerini de (mari) ön liberonun yanına oyun kurucu olarak çekmek ve 3-2-5 sistemini kurmak. abdullah avcı bunu sene başı denedi. caner'i ön liberonun yanına, gökhan gönül'ü de üçlü stoperin sağına çekiyordu. gökhan gönül hem fizik olarak mariano'dan çok farklı değil, hem de teknik olarak mariano'dan geride. gökhan gönül'ün beşiktaş'ta çok göze batmaması 30 metrede oynaması. mariano 80 metrede oynadığı için tu kaka, gökhan 30 metrede oynadığı için yıllanmış şarap değeri görüyor.

    7- mariano ile sene sonu veda etmek doğru ama nagatomo gibi bir karakterle, maaşını 1 milyon euro bandına çekip 2 sene daha devam etmek bence mantıklı olurdu. nagatomo, tıpkı atiba gibi herkes adına doğru örnek olabilecek nadide bir karakter. ilk 11 olması gerekmez. hem saracchi'yi hem de sağ beki yedekleyebilirdi. aslında saracchi bir 3-5-2 kanadı. yine taktik esneklik sağlansa ve galatasaray 3-5-2 oynayabilse nagatomo 3'lü savunmanın hem sağ stoperi, hem de sol stoperi olarak da azpilicueta tarzı fark yaratırdı. hem kısa olmasına rağmen çok iyi sıçraması, hem de pozisyon bilgisinin ve konsantrasyonunun üst düzey olmasından dolayı. fakat bu da hiç denenmeyen şeylerden biri oldu. nagatomo'nun neden 3'lünün sağ veya sol stoperinde çok iyi olabileceğini daha önce detaylıca yazmıştım... https://twitter.com/.../1203639127205437440

    her iki beke de saygılarla..."
  • 2019-2020 sezonu sonunda değişmesini umduğum ikili. özellikle avrupa için yetersizler.

    yalnız bugün bu kadar eleştirilmesi bana ağır geliyor.

    her ikisi de sezona kötü başladı ona hiç lafım yok fakat mesela nagatomo daha mayıs 2019'da şampiyonluk maçı olan 19 mayıs 2019 galatasaray istanbul başakşehir maçında rakibin en önemli hücum silahı olan edin visca'yı sahadan silmişti. 5 mayıs 2019 galatasaray beşiktaş maçında yine beşiktaş sağ kanattan hiç gelemedi.

    mariano ise savunmada geldiği günden beri kötü. o da hücumda çok önemli bizim için. 2018-2019 sezonunda mariano-belhanda-feghouli üçgeni ile birçok maçı kazandık. en etkili hücum planımız da bu üçlü üzerinden gelmekti.

    bu iki oyuncu da yazın fizik olarak geriye gitmişler. zaten yuto'nun ciğeri sönmüştü. yuto bir de turnuvadaydı.

    şimdi de henüz form tutamadılar. yaşlı oyuncular zaten geç form tutarlar.

    işte orta sahalar, kanatlar ve bekler, sürekli ileri geri gittiğinden temposu eksik olunca net hissediliyor. forvet ve stoperler o kadar değil.

    linnes'i çok seviyorum, müthiş bir insan ve karakter her iki kanadı ve başka mevkileri de yedeklemesi ile varlığı da çok kıymetliydi ama lemina öyle bir fırsat transferi ki bu şartlarda gelmese yazık olurdu.

    galatasaray'daki en iyi hallerini düşündüğümde benim için sıralama,

    mariano>nagatomo>linnes şeklinde.

    sanırım fatih terim de aynı fikirde olmalı ki linnes'i tercih etmedi.

    fakat kendisi bizim sözleşmeli oyuncumuz, keşke yaz başında rusya'da falan bir takıma satılsaydı ama kadroda düşünülüyordu. en geç 1 sene sonra aramızda olacak. maaşını da alacak. oynayamayacağı için üzülsem de galatasaray'ın çıkarı için böyle bir karar alındı.

    (bkz: kahramanlar can verir yurdu yaşatmak için)

    desteğimizi de verdik ve yolumuza bakacağız.

    artık bu konunun çok fazla dillendirilmesi bu ikiliye de ayıp oluyor.

    hele hele kimin gideceği belli değilken sosyal medyada bu adamlara "evine git, takımdan git" falan yazanlar oldu, onların akıl sağlığının yerinde olduğunu sanmıyorum.

    tekrar söylüyorum her ikisinin de son senesi, zaten sözleşmleri de bitiyor. belki devre arası bile gidebilirler biri veya ikisi ama gidene kadar destek olmamız gerekiyor.

    2018 ocak'ta gelip şampiyon yapan bir adam yuto.

    2017 yazında gelip sabri'den sonra bize sağ bek nasıl olur'u hatırlatan adam mariano.
  • 33 yaşındaki ikili. bu adamları özellikle hazırlık maçlarında bu gözle izlemek lazım. 33 yaşında fiziğinin çoğunu yemiş bitirmiş bir bek oyuncusu hazırlık maçına asılmaz. terini atıp geçer, onlar da öyle yapıyorlar. nagatomo oldu olası düz bir adamdı. ancak 2 ye bir kalmadığı sürece savunmada işini çok iyi yapacaktır. mariano da zaman zaman hücumda zaman zaman savunmada iyi işler çıkartacaktır. ancak ikisinde birden iyi işler çıkartmak için fazlasıyla yaşlı. iyi bir pas oyunu oynayabilirsek bu adamlar son senelerinde de idare ederler bizi. ancak geçen seneki gibi o bir ileri bir geri geçiş hücumunu oynamaya kalkarsak perte çıkarlar.

    (bkz: 2019-2020 futbol sezonu)
  • babel ve feghouli tarafından harcanan ikili. yaşları dolayısıyla düşüşleri kaçınılmazdı ama yavaş ve eforsuz futbol isteyen, ikili mücadeleden kaçınan, savunmaya dönmeyi bırakın orta sahanın gerisine zor gelen babel ve feghouli gibi isimlerle oynayınca bütün bir kanatın yükü yuto ve mariano’ya kaldı. bu da adamları çok yıprattı, çok yordu. feghouli’nin savunmaya sıfır destekli futbolunu ilk 2 sene o kadar iyi tolere etti ki mariano, önünde şapka çıkarmak gerek. mariano gibi üst düzey değil de daha vasat bir sağ bek olsa yol geçen hanı olurdu orası. aynı şekilde henry savunmaya desteğe geliyordu desek de onun da oyun bilgisi çok üst düzey değildi ve sol bekte yuto’nun varlığı sayesinde nerdeyse hiç savunma problemi yaşamadık bu süreçte.

    iki güzel insan.
  • bu gözümüzün nuru ikili, fenerbahçe’de;
    fenerbahçenin bekleri hasan ali ve isla ise bizde olsa, fenerbahçe bizden daha iyi durumda olurdu, kendilerinden çok iyi takım diye bahsederdik.
    net.
    bindirmeleriniz, kademeleriniz;
    golleriniz, asistleriniz;
    oyun kurmada aldığınız rolleriniz;
    beyninizle oynamanız;

    hiç eksik olmasın, iyiki varsınız be.
    allah sizi takımımızdan eksik etmesin.
  • ileri giderlerse ya dönemeyeceklerini ya da bölgelerinden atak yiyeceğimizi bilecek tecrübedeler. o nedenle minimum eforla maçları "idare ediyorlar." kaldı ki takım olarak güçsüzlüğümüz bu bekleri daha da kırılgan yapıyor. ikisinin birden aynı anda sahada olması ise bana göre işleri daha da zorlaştırıyor. ara transfer döneminde yerlerini "idare etmek" yerine "futbol oynamak" isteyen isimlere bırakmaları gerekiyor.
  • benim hayatımda izlediğim en iyi galatasaray bek ikilisidir. eboue-riera ikilisi hücumda daha iyiydi ama bu iki adam hem savunmada hem hücumda iyiler. pozisyon bilgileri çok üst düzey ve her ikisi de futbolu çok iyi biliyor. özellikle nagatomo'nun takıma katılışı çok olumlu oldu. uzun süre sonra başarılı bir transfer yaptık ara transferde. her iki bekimizde önündei kanat oyuncularının savunma yükünü çok hafifletiyor ve onlara boş alan sağlıyorlar, takım oyununda da çok iyiler

    edit: geçen 2 sene sonunda sabri sarıoğlu hakan balta ikilisine dönüştüler. futbolda fizik önemli.
  • ikisinden en az biriyle 2019 yaz transfer döneminde yollarımızın ayrılacağını düşündüğüm şampiyon beklerimiz.

    nagatomo eylül'de 33 yaşına girecek, mariano şu anda 33 yaşında. ikisinin de her sezon bir önceki sezonu aratan performansları var, yaş faktörünü düşününce de bu gayet normal. 2 sezondur bizi şampiyon yapan önemli faktörlerden olsalar da bu sezon en az biriyle yolların ayrılacağını düşünüyorum. muhtemelen o isim de mariano olacaktır.

    mariano'nun yerini linnes rahatlıkla kaldırabilecek kapasitede, hatta belki de daha iyi. şener de ligimiz için fazlasıyla yeterli bir yedek. ayrıca hem yabancı sınırı açısından hem de sattığın kadar al kuralı yönünden mantıklı bir hamle olacaktır.
  • nagatomo konusunda hiç bir endişem yok. tabi ki son sezonunda paraya çevrilsin isterdim. ama bize en ufak bir eksiklik hissettirmeyecektir. hala çok çevik. hala çok hızlı. hala çok enerjik. savunma performansı bana göre baya baya iyi. yani satsak da savunmada kendisi kadar güçlü bir isim bulmamız zordu. ben sanılanın aksine hücum performansını da beğeniyorum. sıfıra iniyor, rakip ceza sahası içine girip gol attırabiliyor.

    mariano konusunda daha endişeliyim. defansif anlamda zaafiyeti var ve bu zaafiyetinin kaynağı tempo eksikliği. aynı tempo eksikliğinden dolayı sevilla günlerindeki gibi çizgiye de inemiyor artık. sevilla'da da çizgiye inmeyi pek fazla sevmezdi. tercihi bu günkü gibi bir oyun tarzıydı ama şu çok önemli, buna rağmen oyun gerektirdiğinde oldukça başarılı şekilde çizgiye iner ve rakibe bu tehditi hissettirirdi.

    bir de bu ikiliye ek olarak linnes var. linnes sağ ayaklı olmasına rağmen bana göre sol bek. çünkü adam orada iyi oynuyor. pas oyununda iyi ama sol bekte. çünkü içe doğru çalım atmayı seviyor, çok daha iyi top saklayıp yüzünü geniş açıyla oyuna dönebiliyor. sağ bekte ise bu yüzden daha zayıf bir performans gösteriyor. süperlig'de nagatomo'yu kesebilecek tek bek bence kendisi.

    aslında mariano nagatomo dengesi hiç fena değil. çünkü biri defansta son derece etkili, orta ikilinin mariano'nun boş bıraktığı sağa kayarak oynamasına izin verecek kadar iyi mental özellikleri var, diğeri hücumda efektif.

    yine de keşke en azından mariano'yu satıp o parayla yerine daha dinamik bir isim alabilseydik.

    arzu edilen kalitede oyunculardan orta saha ve forvet transferlerini tamamlayabilirsek bence eldeki kadro şampiyonlar ligi gurup aşamasından çıkmak için yeterli. tabi burada çektiğiniz kura da çok önemli. fakat en azından son haftaya kadar yarışın içinde kalırız diye düşünüyorum. guruptan bi kere çıktıktan sonra ise atılan her adım büyük iştir. bu galatasaray için de öyle, liverpool için de. çünkü o noktadan sonra hem rakipler çok güçlü hem de günlük form durumları sonuca çok etkili.
  • geçmişte amatör seviyede bek oynamış ve sıçıp sıvamış bir futbolsever olarak geçen seneden beri bu ikiliyle sezona girmememiz gerektiğini söylüyorum. bek pozisyonu yaş ortalamasının en düşük tutulması gereken; ağırlığa, hantallığa, fiziksel düşüşe en tahammülsüz pozisyondur. bu ikiliye bakalım, 33 yaşındalar. mariano en iyi ihtimalle çizgideki sağ kanat oyuncusunun önüne pas bırakıp kendini ortaya atıyor. ilk senesinde feghouli'nin önüne pası atar sonra ceza sahasına paralel orta pozisyonunda bitiverirdi. nagatomo desen çıkınca dönemiyor adam. kaç kere mevkisi boş kaldı. lopes denen vasat sağ bek bile kyle walker oldu 16 ağustos 2019 denizlispor galatasaray maçı'nda. bu adamlar bitmiş, fizik olarak mevkilerinin gereklerini yerine getiremiyorlar. selçuk ne kadar bitmişse bunlar da o kadar bitmiş. eğer transfer yapılmayacaksa, ki sanmıyorum, solda linnes sağda şener veya sağda linnes solda ömer oynasın en azından. en olmadı ikisi aynı anda sahada olmasın bari.