• geldiklerinden beri hem 'bazı' taraftarımız, hem medya, hem de rakip taraftarlar tarafından hep disiplinsiz, tembel, umursamaz vs. algıları yapılan, ama ne hikmetse hiç antrenmanlardan kaçmayan, hep zamanında gelen, tatilden göt göbek dönmeyen, izinlerinden feragat edip, takıma erken katılan, sakatım vs. diye bahane sunmayan ikilimiz. kendilerini de soru cevap etkinliğinde görmek isteriz.

    ayrıca sırf faslı, cezayirli diye adamlara yapmadık bırakmayanlara inat hep savunduk, onlar da iki sene şampiyon olan takımın en önemli oyuncuları oldular sağ olsunlar. şimdi allahtan değerleri anlaşılmaya başlandı. daha nice şampiyonluklara beraber gideceğiz umarım. seviliyorsunuz aslanlar.
  • tarık çamdal, selçuk inan gibilerden daha fazla yerilen ikili.

    şampiyonluk yolunda sakat sakat oynayıp katkı veren feghouli ve tekmeye kafa sokup bütün sezon* canını dişine takan, şampiyonluğun baş mimarlarından biri olan belhanda bu kadar eleştirilmemeli.

    takımda yıllardır yattığı yerden para kazanan futbolcular varken bu ikilinin satılmasını istemek çok saçma. şu mali şartlarda daha iyilerini alabilir miyiz? alamayız. hazır takımla uyumlu, galatasaray’a ve ülkeye alışmış 2 tane yürekten oynayan futbolcumuz varken çok faiş bir teklif gelmezse satılmalarına sıcak bakmıyorum.
  • bu ikiliyi düşman ilan etmek galatasaray'a hiç bir fayda sağlamayacaktır. bir defa bunda anlaşalım.

    ikincisi 18/19 sezonunda galatasaray'ın en büyük gücü orta sahasının kuvveti. fernando, ndiaye, donk, emre, rodrigues, onyekuru. bir de bu isimlere eklenebilecek yunus akgün var.

    bu kadro ligi, avrupa'yı, kupayı hepberaber oynarken performans düşüklüğü yaşar. bizim hem niteliğe, hem niceliğe ihtiyacımız var. dolayısıyla kadromuzda tuttuğumuz müddetçe illa bir yerlerde feghouli ve belhanda'ya da ihtiyaç duyucaz. sakatlıklar ve yorgunluklar yaşanacak. sezonu tek maç gibi düşünmek hata olur. dönem dönem bu oyunculara da ihtiyacımız olacak.

    maliyetleri müthiş. maliyetlerine oranla katkı vermeyen oyuncular arasına maicon'u da ekleyebiliriz. elbette en iyisi bu 3 oyuncunun ederini bulup satılması. bu hem kasamızı rahatlatır, hem de yeni isimleri alabilmemize olanak sağlar. ama satılana kadar oyuncuların piyasasını düşürecek şekilde istenmeyen adam ilan etmememiz lazım. zira devre arası transfer döneminde bir şekilde pazarlanabilecek isimler. oyuncuları elden çıkarana kadar da olabildiğince faydalanmamız şart. ister şampiyonlar ligi'nde, ister lig'de, ister kupa'da...

    malesef galatasaray taraftarında her an birilerine öfke ve kin kusma ihtiyacı görüyorum. bunu da ülkenin sosyal hatında yaşananların yarattığı travmayı boşaltma ve deşarj olma isteğine bağlıyorum.

    belhanda'ya kin kus, fegouli'ye kin kus, maicon'a kin kus, abdürrahim albayrak'a kin kus...

    fakat bu davranış tarzının galatasaray'a zarar verdiğini hatırlatmak isterim.
  • sözlükte fenerbahçeli ve beşiktaşlı troller olduğuna inanmamı sağlayan oyuncularımız.

    bu inancım eğer doğru değilse sevgili galatasaraylıların bu ikilinin satılması halinde daha iyilerini alabileceğimize inanması da ayrı bir vahim durum.

    sanırım bir maçta ağızlarından köpükler saçarak top oynar ve kişi başı beş asist ve beş gol istatistikleri yaparlarsa yaranacaklar. tabi buna ek olarak da beş tane gollük pozsiyon kesmeleri lazım. yoksa gamsız olmaya devam edebilirler.
  • "lan bu adamlar size ne etti" noktasından "taraftar bunlara artık dünya yıkılsa sempati beslemez, kimya tutmadı yapacak bir şey yok" noktasına geldiğim futbolcular. bence de bu saatten sonra gidebilmeleri daha hayırlı olur.

    adamların biri tribündeydi zaten, neden tribünde diye entryler görüyorum. çalışacakmış, formayı kapacakmış ama hırs olmadığı için, oynama isteği olmadığı için tribündeymiş. adamı transfer ederken bunlara bakacaksın o zaman. en az 5 yıldır üst seviyede, gözümüzün önünde top oynuyor bu adam. sakatlık geçmişi nasıl, istekli top oynuyor mu yoksa bütün sene yatış mı yapıyor. sanki adam zorla bana 4 milyondan 4 senelik mukavele imzalayaksınız yoksa kulübünüzü bombalarım dedi. üstelik mevkisinde bir dolu formda adam var. kimi keseceksin? bugünlerde bir tanesini kesmek o insanlara da haksızlık olmaz mı?

    öbürü dün akşam* normal oynadı. ekstra iyi bir şey yapmadı, ama saçma sapan şeyler de yapmadı. arada şut zorladı, pas zorladı, arada top kaptırdı. same old belhanda.

    ama verdiği defansif katkı çok değerli. mesela donk, linnes ve belhanda'yı 11'de görünce hocanın geride baskı yapıp bir anda ileri çıkmak istediğini anladım. bunlar rakibi bozan oyuncular, sürekli koşan, karşı takımı yıldıran oyuncular. takımda herkesin bir özelliği var. ve şanslıysak, o gün rakibi iyi analiz edebilirsek bu topçuların hepsine farklı farklı maçlarda ihtiyaç duyacağız. gözden düşen herkes yeniden parlayabilir, yine donk ve linnes örneği gibi. herkes sakin olsun artık nolur. 20 milyon taraftarla beraber aynı futbolculara mobbing uygulamak kimseyi özel kılmıyor, kimseye de hiç bir şey kazandırmıyor. sadece kaybettiriyor
  • gamsız olduğu söylenen futbolcular.

    belhanda'nın 2 gol 8 asistlik ofansif katkısı dışında geriye koşup kayarak müdahele ettiği pozisyonlar falan hep gamsızlıktan.
    aynı şekilde ligde şuana kadar 5 gol 7 asist yapan feghouli de trabzonspor maçında * sırf gamsızlıktan arkadaşını korurken kırmızı kart görüp 3 maç ceza almıştı.

    hemen yerlerine inanılmaz mücadeleci olan yasin, sinan ve selçuk'u ekleyelim de rahat edelim.
  • birinden 7 gol 10 asist, diğerinden ise 3 gol 10 asist katkı aldığımız futbolcularımız. gören de 33 yaşında ve yıllık 4,5 milyon € almasına rağmen 3 senedir top taşıyıcı kadar katkısı olmayan selçuk inan'dan bahsediliyor zannedecek.

    ekleme:

    belhanda'nın net 3,35 milyon € maaşı + puan başına 5000 € alacağını toplayıp 4,5 milyon € yapanlar ıkına sıkına selçuk'un maaşını kur sabitleyerek filan yarıya indirmiş. eh tabii belhanda ve feghouli bütün maaşlarını şu an ki kurdan aldılar çünkü.
  • şimdi bazı şeyleri doğru konuşmak, düzgün değerlendirebilmek için çok önemli.

    selçuk inan’la imzalanan sözleşme:
    http://m.milliyet.com.tr/...1889284-skorerhaber/
    kısaca, 2,9 mio garanti+ 25 k maç başı ücret. euro kuru sabirlenmiş 31.08.2017 tarihinde. o tarihli euro kuru 4,15 civarında. selçuk bu yıl takım adına 33 maça çıkmış, 825k da oradan hakettiği para var. kuru da hesaba katarsak bu zamanın parasıyla toplam yaklaşık 2,8 mio euro ödemişiz. iddia edilenin yarısı yani.

    şunu da belirtmekte fayda var, şu durumdaki selçuk inan’a bırakın 2,8 milyon euroyu 280k euro bile fazla o ayrı konu. ama yukarda dediğim gibi, konuları doğru konuşmak önemli.

    ayrıca, bu başlıkta bahsedilen ikiliye ödenen rakamların global futbol piyasasında ne demek olduğunun ben anlaşılmadığını düşünüyorum. sanki birkaç örnek verirsek konuştuğumuz rakamın ne olduğu daha net anlaşılacak gibi. şimdi 4,5 milyon ne demek kısaca özetlemek gerekirse;
    interde oynayan icardi demek
    https://www.totalsportek.com/...an-players-salaries/
    yine aynı takımda ivan perisic 3 milyon maaş alıyormuş.
    juventus matuidiye 5 milyon, mandzukic’e 3,5 ve höwedes’e 3 veriyormuş.
    https://www.totalsportek.com/...tus-player-salaries/
    roma naibggolan’a 4,2 de rossiye 3 cengize 800k strootmana 3,2 ödüyormuş.
    https://www.totalsportek.com/...ma-players-salaries/

    ingiltereye bakalım bir de. şöyle bir bilgi vermekte fayda var; sterlin paritesini de düşünürsek, 4,5 milyon euro yaklaşık 80k haftalık ücrete takebül ediyor. ingiltere için haftalık yazacağım ücretleri.
    liverpool lovren’e 90k, wijnaldum 90k, chamberlain 90k, mane 90k ve firmino 100k ya oynuyormuş.
    https://www.totalsportek.com/...ool-player-salaries/
    eriksen’i merak etmiştim 2016 daki bilgi var 64k ya oynuyormuş tottenham ‘da
    https://www.totalsportek.com/...ham-player-salaries/
    arsenal, wilshere’a 90k, welbeck’e 70k ve lacazette için 120k maaş ödüyormuş.
    https://www.totalsportek.com/...nal-player-salaries/

    örnekler, çoğaltılabilir;
    bu monaco maaş skalası
    https://www.totalsportek.com/...ma-players-salaries/
    lemar 90k € haftalık.
    bu athletico madrid
    https://www.totalsportek.com/...id-players-salaries/
    bu dortmund en fazla reusla, götze alıyor 120-150k bandında geri kalanlar 100k altında.
    https://www.totalsportek.com/...nd-players-salaries/
    napoli, mertens ve hamsike dikkat
    https://www.totalsportek.com/...li-players-salaries/

    yukardaki kulüpler, avrupada kupa almış, en elit kulüpler. gelir anlamında, futbol ekonomisi anlamında aşmış kulüpler. bizi bu anlamda ceplerinden çıkartırlar. bazılarının galatasaray’ın mevcut büyüklüğü kadar maaş bütçeleri var ve futbolculara ödedikleri rakam ortada. daha hollanda, belçika, portekiz kulüpleri hiç söylemedim bile. onlar bir tık altta.galatasaray’ın maaş anlamında dengi diyenileceğimiz kulüpler de ortada yok. iş oralara gittiğinde, ne kadar saçma sapan işler yaptığımız ortaya çıkıyor. ayrıca, bonservislerine verilen parayı yazmadım daha.

    sonuç olarak, bu işin ehli diyebileceğimiz adamların verdikleri maaşlar, kurdukları dengeler ortada. bu iş son derece profosyonelce yaklaşıma ihtiyaç duyuyor. futbolcuyu hor gördüğümüz yok. doğruları net ortaya koyup bunların üzerinden konuşmak kendi futbolcunu aşağılamak ya da yermek değildir. bu adamlara verilen paralar bu iş böyle yapılmaz, diye bağırıyor. para verilmez diye bir şey yok verilir ama doğru adama.inşallah kariyerlerinde altın çağı galatasaray’da yaşarlar da herkesi aldıkları parayı konuşamaz hale getirirler.

    düzeltme:
    selçuğun aldığı paranın 4,5 milyon olmadığı belli. bunun ispatı için ıkınıp sıkılmaya gerek yok. açıp sözleşmeyi okumak yeterli.
    ben yaptım, hiç ıkınılıp sıkınılmıyor.
    belhanda için hata yapmışım. sabit ücreti hesaplarken 500k fazla kabul etmişim. o konuda kusura bakmayınız. belhandaya ödenen ücret yaklaşık 4 milyona geliyor. ( 5k puan başı primi artı her 25 puana 100k primi // kaç maç oynadığına da detaylı bakmadım, türkiye kupası falan var arada, kuyumcu değilim sonuçta mertebe önemli.)
  • gereğinden fazla eleştirilen kuzey afrikalı futbolcularımız.

    soso'nun eleştirilmesi, koşmaması, bazı maçlarda açıkça mücadeleden kaçması birçok renktaşım gibi beni de üzüyordu ve kendisini "haklı olarak" eleştiriyorduk. sonradan gördük ki sakat sakat oynuyormuş ki durum bana gayet mantıklı geldi, sezonun* ilk zamanları daha efektif oynayan bir oyuncu olarak görünen feghouli'de net bir düşüş vardı sakatlık sonrası.

    yunus ise benim futbola bakış açımı değiştiren oyuncu olmuştur.
    bu oyuncumuz ile ilgili konuşurken, yorum yaparken, entry girerken vs. artık ortaya kendi kendime bulmuş olduğum bir tabir kullanarak konuşuyorum;
    futbolu yalnızca gözüyle izleyen taraftar.

    buradan hareketle kendisinin sahada olmadığı maçlarda oynadığımız kötü futbolun bütün opsiyonlarımızın ona bağlı olduğu ve o sahada olmayınca haliyle kötü futbolun kaçınılmaz bir gerçek olduğu konusunda hepimiz hem fikirizdir.

    ancak burada kastedilen oyun sistemimizin onun üzerinden geliştiği ve aslında ilgili eksikliğin bu çocuk değil de herhangi bir oyuncu olduğu değildir. kastettiğim tamamen onun yeteneklerine bağlı olarak yaptıkları/yapamadıklarıdır.

    belhanda ile inanılmaz farklı bir dünya görüşüne sahip olmuş olsak da onun etnik kimliğini koruması* ve islam dinine olan bağlılığının bir nevi karakterinden kaynaklandığını düşünüyorum.

    younes belhanda bir kere açıkça emperyal bir politikaya karşı duruş sergilemiştir benim gözümde. ülkesini o daha doğmadan önce işgal eden fransızlara karşı bir duruş ortaya koyduğunu düşünüyorum. bu duruşun kendisinin de bence tamamen bu arkadaşın karakter yapısıyla örtüştüğünü söylemek gerekiyor.

    engin baytar, bülent korkmaz, hagi, harry kewell gibi savaşçı karakterler saygı görürken kendisi neden kora kor çarpışmalarından eleştiri alıyor anlamakta güçlük çekiyorum doğrusu.

    belhanda'ya kızacağımız yere onu oyundan atmak için çırpınan hakemlere tek kelam etmemek abes kaçıyor yahu. bir oyuncu belhanda'nın dirseğine çarpıyor ve biz bu çocuğa kızıyoruz, "daha 2. dakikada sarı kart gördü, dirsek attı" diyoruz. halbuki ilgili oyuncunun basketboldaki "faulu gösterme" olayı gibi bir eyleme girişmiş olabileceğini abartılı hareketlerinden dahi göremiyoruz.

    feghouli'yi bilemem ama belhanda şüphesiz bu senenin yıldızı olacaktır. bunun fitilini de bana göre şampiyonluk kutlamasındaki "tala'a al-badru 'alayna" ilahisi ile göstermiş oyuncudur.

    edit: imla
  • ilk sezon değil ikinci sezonlarına damga vurmuşlardır. hatta feghouli için yarım devre bile diyebiliriz kendini bulma süreci için.

    21. şampiyonluğun mimarları gomis ve garry'dir.

    ödemeleri gereken bir borçları vardı bunu fazlasıyla ödediler 22. şampiyonlukla birlikte. bu ivmeleri şampiyonlar liginde de devam edecek inşallah.