• 6948
    transfer oluyor diyorlar...

    al hilal'ın bonservisi için 13 milyon önerdiği söyleniyor.
    şimdi soru şu; al hilal bonservisi için 13 milyon öneriyorsa, devre arasında 9 milyona sezon sonu anlaşıldı diye her yerde yazılan çizilen mevzu gerçek değil mi?

    ben söyleyeyim.
    bir teklif vardı ama sezon sonu konuşulsun dendi. olay bundan ibaret..

    her zaman şunu söyledim, söylemeye devam edeceğim ;

    biz ne oynayacağız? görünen o ki 2-5-3... yani 4-3-3 veya 4-2-1-3...
    şimdi hafızaları biraz tazeleyeceğim yüksek müsaadenizle. galatasaray 1996-1997 sezonu ile başlayan o efsanevi zaman diliminde galatasaray 3'lüden, popescu sonrası 4'lüye dönmüş tandem oynamaya başlamış hıncal uluç'u çıldırtmıştı. 3-4-1-2'den 4-3-1-2'ye geçiş yapmıştı.

    bu noktada kilit rol şu an fetullah gülen terör örgütü mensubu olmaktan dolayı kaçak olan arif erdem'deydi.
    o oyunun kilit adamı oydu. neden? çünkü arif ikinci forvet gibi pivot'un arkasına, yanına, sağına, soluna deplase olan bir değil aksine kanatlara inerek stoperi, beki, allah ne verdiyse herkesi yanına çeken biriydi. önceleri bu zaafiyetten çok gol buldu o takım. sonra rakipler bunu anlayınca bekleri çıkartmadı ve 4'lü oynamaya başladı. he şunu da söylemeden geçmeyeyim. 1995-96 sezonunda 4'lü ile şampiyon olan fenerbahçe'den sonra ligde bazı takımlar bunu yapmak istedi ama uche - högh ikilisi olmadığı için 4'lü oynayanlar çok kolay gol yer oldu.

    hıncal uluç denen firavunun haykırması da bundandı..
    tabi öncede 3'lü oynanmaz diyordu yaşlı elma kurdu ama olsun... sonuçta yaşlı başlı adam çok şe-etmemek lazım.

    çok kolay gol yendiği için 4'lü oynamaktan vazgeçen takımlar vardı.
    arif'in kullanımı sonrası galatasaray'a karşı kim oynuyorsa 4'lü hatta 5'li oynamaya başladı. bir diğer fetullah gülen terör örgütü mensubu olmaktan dolayı kaçak olan hakan şükür'ü tutmak için 3 stoper alındı. shaq'ı savunmak için nasıl yao ming'i kullanmak istediyse houston ya da nba yönetimi alan savunmasını boyalı alanda yasaklamışken onun yüzünden geri getirdiyse hakan şükür'de saha içindeki kuralları değiştirdi.

    önceleri çekme tutma penaltı iken hakan'ın kafa golleri sonrası bolca çekme ve tutma gizli gizli serbest bırakıldı.
    yakan çokça kere penaltı olmasına rağmen verilmedi. ancak takım özellikle çok formda olduğu için bu tip hakem hataları göze sokulmadı ancak hakan şükür bir hayli yakınıyordu.

    arif'in genelde kaçtığı alan sol kanattı. hagi serbest point guard olarak sahaya dizildi.
    arkalarında da emre - okan ve suat...

    galatasaray'a karşı adam adama savunma yapmadı takımlar. onun yerine alan savunmasını kullandılar. kornerlerde alan savunması yapan ilk takım güvenç kurtar'ın kocaelispor'uydu. o şekilde hakan'ı durdurmayı denediler. zaman zaman başarılı da oldular... ancak genel olarak türkiye alan savunması yapmayı galatasaray'ı yenmek için kullandı. çünkü gegenpressing yapan bir takıma karşı adam adama oynamak aptallıktı. bunu akıl eden adamlar zorladılar galatasaray'ı.. ama gegenpressing tamamen senin yapacağın hatayı kollayan ve bundan sonuna kadar faydalanan bir sistem olduğu için başarılı olamadılar.

    fatih terim'in kurduğu sistemi geçebilecek bir zeka yoktu o zamanlar.
    he şimdi de yok ama en azından gelişime açık adamlar daha fazlar...

    takımın 2-5-3'ü oynamak gibi bir alışkanlığı olacak.
    bu yüzden babel transferini arif'in pozisyonu için en uygun aday olduğunu düşünüyorum. 4-3-1-2 değilde direkt 4-3-3'e geçiş yapmış durumda fatih terim. bunun sebebi elbette bir hagi'sinin olmayışı. 2013'de sneijder'in alınmasının nedeni de oydu ancak biraz izlense sneijder'in sola kayma huyu olduğu için sağ kanadın hücum organizasyonu için zayıf kalacağını anlardı.

    sanırım o günden sonra 4-3-1-2 yerine 4-3-3 üzerine yoğunlaştı fatih terim.

    babel'in transferi ile sırtı dönük oynayabilen bir forvetin varlığı (diagne ve kostas) içeri kat ederek hücum bekine alan açan ters kanattaki feghouli ile hücum üçlüsünü kurmuş durumda. ajax'ın dinamik ön alan 5'lisini örnek alabilme ihtimalleri var gibi. babel'in forvet olarak başladığı, takımın diagne öncesi yerden oynama alışkanlığı ile kullanılabilir bir düzen bu. çok tercih edileceğini düşünmüyorum. zorda kalınırsa (diagne satılırsa) kostas'ın varlığı tekrar pivot'lu oyuna geri dönüşü kolaylaştırır. devre arasındaki alan transferinin bu düşünce ile yapıldığına inanıyorum. yani istek arzu bir 4-6-0 takımı yaratmak.. dinamik, gegenpressin üzerine kurulu...

    yani liverpool vari..
    bu sezon şampiyonlar liginde yarı final oynayan 4 takımın üçü 4-6-0'a yakındı. aslında ikisi tam 4-6-0, barcelona ise suarez'in varlığı ile 4-3-3'e yatkın gibiydi ama suarez'in gezici bir oyuncu olması da onları biraz 4-6-0'a yaklaştırdı. kane yüzünden bu oyunu oynamayan tek takım tottenham'dı.. llorente'nin yarı finaldeki büyük katkısı ile onlar daha pivot santraforlu bir oyunu tercih ettiler.

    yani alan carvalho alınabilseydi diagne'siz (kostas'ın alınacağı) gerektiğinde pivotlu gerektiğinde pivotsuz bir oyun bizi bekliyordu. bu sezon bunun olacağını düşünmekle birlikte diagne'nin varlığı kafamı kurcalamıyor değil.

    neden tüm bunları belhanda başlığına yazıyorum?
    her iki durumda da yani ister 4-6-0 ister 4-3-3 pivotlu bir oyun oynayacaksak 4-2-1-3'e göre kendimizi kurgulamalıyız.

    bu bizi istersen 4-6-0'a, istersek 4-3-3 (ki zaten 4-3-3 dizilişidir) yine istersek 4-2-3-1'e geçiş yapmamızı kolaylaştıracaktır. iki merkez orta saha oyuncusu (iki 6,5 numara) ile önlerinde yer alacak bir belhanda'nın daha dinamik bir takımda ne yapacağını merak etmekteyim... çünkü maç başına 1,24 gol katkısı olan bir adam (gol sadece asist ve gol vuruşundan ibaret olmadığını öğrendik sanırım) belhanda.

    tabi arka tarafın yeniden dizayn edilmesi şart.
    fer, mensah, makengo ve belki sağlıklı bir fenando... donk tam bir joker ancak ilk 11 oyuncusu değil.
    tabi ki belhanda bu takım için olmazsa olmaz olmamalı. yani siz tüm hücum opsiyonlarını dönüp dolaşıp bu adamın eline verirseniz onsuz çok aciz durumlara düşebilirsiniz. oyunu hızlandıran biri belhanda. yaptığı başarılı pasların %43,8'ni dikine. stoperleri saymazsak takımın en çok topla buluşan ismi. en verimli olduğu alanda arkasında iki 6,5 numara olduktan sonra kaleye yakın oynadığı zamanlar..

    ligin ikinci yarısında 4-1-4-1 başladığımız tüm maçların ikinci yarılarını 4-2-1-3 ile bitirdik.
    pres yaparken belhanda'yı 4-4-1-1'in forvet arkasına yerleştirdik. hatta bazı zamanlarda 4-4-2'ye göre pozisyon aldık pres oyunu sırasında.

    ajax'ın donny van de beek'i kullandığı gibi kullanabildiğimiz zamanlarda çok verim aldık.

    kendisin yapılan eleştiriler ;
    agresif, pas hatası yapan, sorumsuz, agresif, şutu olmayan, agresif...

    takımın en çok sarı kart gören oyuncuları ;
    mariano 10
    fernando 9
    belhanda 8
    onyekuru 6 (hönk?)

    4 kırmızı kart gören oyuncu var bizden.
    belhanda (meşhur 1 eylül 2018 trabzonspor maçı)
    ndiaye
    serdar aziz (konyaspor maçında yaptığı penaltı olmayan penaltı sonrası hakeme top atmaktan)
    luyindama (kupa maçında)

    top çalma (orta sahalar) ;
    ndiaye 2,7
    fernando 1,6
    belhanda 1,5
    donk 1,2

    top kesme (orta sahalar) ;
    fernando 1,6
    belhanda 0,8
    donk 0,5
    ndiaye 0,5

    pas (kilit pas);
    belhanda 2,5
    feghouli 1,3
    mariano 1,3

    asist (penaltılar dahil) ;
    belhanda 9
    feghouli 6
    mariano 5

    pas yüzdesi ;
    ndiaye %87,6 (%51,14'ü geriye ve yana)
    fernando % 87,3 (%56,57'si geriye ve yana)
    donk % 84,9 (% 58,88'i geriye ve yana)
    belhanda %83,2 (%39,4'ü geriye ve yana)

    isabetli orta ;
    belhanda 1,3
    mariano 1
    emre akabab 0,9
    feghouli 0,8

    ara pas ;
    belhanda 0,2
    donk 0,1
    ndiaye 0,1
    fernando 0,1

    şut (orta sahalar) ;
    feghouli 1,8
    belhanda 1,6
    ndiaye 1,5

    adam geçme ;
    ndiaye 1,6
    belhanda 1,4
    onyekuru 1,4 (çok ilginç)

    başarısız ve başarılı kısa pas (orta sahalar) ;
    belhanda 7,1 -37,6 (%39,4'ü geriye ve yana)
    feghouli 5,6 - 27,6
    fernando 5,1 - 44,6 (%56,57'si geriye ve yana)
    ndiaye 5 -41,3 (%51,14'ü geriye ve yana)
    donk 4,8 - 35,3 (% 58,88'i geriye ve yana)

    tüm yaygara daha çok geriye ve yana oynayan orta saha oyuncularının 5 başarısız pas ortalamasından maç başına 2 fazla isabetsiz kısa pas için..

    hocanın ne yapacağını bilmediğimiz için 1 eylüle kadar konuşmanın bir mantığı olmadığını düşünüyorum.
    belhanda'lı ya da belhanda'sız 4-2-1-3'e geçişin 2-5-3'e bağlantılı bir oyunun oynayacağını ön görmek mümkün. liverpool'un, ajax'ın dinamik oyunlarının baz alınacağını düşünürsek yeni bir hagi'nin bulunma ihtimali olmadığına göre 1996-2000 arası kadronun fark yaratan yanlarını tamamlamak zor ancak imkansız değil.
  • 6949
    kendisinin yeteneklerine laf eden yok. asist, kilit pas ve duran top konusunda bizim ligin çok üstünde yetenekleri var. pres gücü de yüksek. tek eksiği şutları diyebiliriz.

    lakin bu adam saatli bomba kardeşim. 19 mayıs 2019 galatasaray daşakşehir maçını kendisi yüzünden yüreğim ağzımda izledim. sadece o maçtan bile iki kaset çıkar kendisiyle ilgili. ilk kasede ortalarını, asistini, golünü koyarsın ve gözün kapalı sevilla, fiorentina, everton tarzı bir kulübe okutursun. ama yine o maçtan mahmut tekdemir'le tartışmalarını, selçuk'a attığı tribi koyup futbol hayatını bitirirsin.

    istediği kadar yetenekli olsun, ben böyle dengesiz bir adamı istemiyorum.
  • 6950
    eğer seneye takımımızda olmazsa ki yüksek ihtimalle olmayacak gibi gözüküyor; kendisini çok arayacağımız oyuncumuz. 2 sene boyunca hücuma çıkışta akıcı bir oyun gördü sayesinde bu gözler. olmadığı maçlarda çektiğimiz oyun kısırlığı da bu savı destekliyor zaten. psikolojik olarak dengesiz ve sıkıntılı bir karakter olmasına rağmen ben belhanda’nın göze hoş gelen oyununu çok sevdim. benzer özellikte bir oyuncuyla yerini dolduramazsak galatasaray hücuma çıkış ve geçiş oyununda çok sıkıntı yaşar seneye. neyse, yaşattığın 2 şampiyonluk ve mariano-soso ikilisiyle yaptığın üçgenler bile kalitesiz ligimizi bir şekilde şampiyon tamamlamaya yetti. geldiğinde herkes eleştirdi ancak en azından giderken basma kalıp ön yargıları kırdığını düşünüyorum. yolun açık olsun.
  • 6952
    kendisinin yerini dolduraramak da bu sene kendisinin olmadığı maçlarda onu aramamız da belhanda övgüsünden çok bir galatasaray takım düzeni ve planı yergisidir benim nazarımda.

    belhanda iyi bir oyuncu, bir iki çok kıymetli özelliği var; ama öyle yeri dolmaz top class bir oyuncu da değil. ayrıca kafa olarak oyundan çabuk kopan bir adam. sezon içinde değil oyun içinde de istikrar sorunu olan bir adam. rakiple gereksiz dalaşan bir adam.

    belhanda'nın gitmesini isteyenler -buna ben de dahilim- yerine selçuk inan oynasın demiyorlar nihayetinde. yıllık ücreti daha uygun, iki yönlü bir -bence 2 tane lazım ya neyse- orta saha bulamayacaksak elbette ki kalsın takımda.
  • 6953
    satılma ihtimalini belhandasız oyun üzerinden değerlendirmenin hiçbir mantığı yok. şuan takımda belhanda* hariç oyun kurabilen ikinci bir orta saha oyuncusu yok. bahsedilen paralara satılırsa zaten bu işi yapabilen birileri alınacaktır orta sahaya. dursun özbek-cenk ergün ikilisi bile 8-9 milyon euro'ya bu arkadaşı transfer edebildiyse 13-14 milyon euro'ya yeri de fazlasıyla doldurulur.