• 2826
    kendisini oldukca sevmiyorum, oyun karakterini de begenmiyorum, bu kadar fazla top kaybedecek bir oyuncu gunumuzde neredeyse hic yok.

    gerci zamaninda culio diye bir futbolcumuz vardi, servet cetinin, mustafa sarpin oldugu kadroda parliyordu, herkes yildiz sanmisti.

    sanirim bir tek, kupa daki konya macinda iyi oynamisti benim nazarimda onuda takdirle karsilayip basligina kosup yazdim.

    diger sevmeme nedenim, oyle fan boylari varki adam 6 ay maca cikmasa '' cok iyi oynadi beaa'' kivaminda, artik gina geldi.

    he yalan yok, kendisi yerine oynayacak baska kimse olmadigi icin malesef en iyisi kendisidir.

    edit: fanboyluk dan kasit, sabah aksam burada hunuharca her dakika her olumsuz durumda da belhanda hakkinda olumlu seyler yazan tayfa oluyor.

    adam topu kaybediyor, ooo ne guzel kaybetti baskasi olsa boyle kaybedemezdi mantiginda savunanlara.
  • 2828
    çok kötü oynuyor algısını kırmak için iyi oynamadığı maçta bile iyi oynadı şeklinde entry girdiğim futbolcu. yoksa siz bu insanları tek tek yiyeceksiniz. ben takıma destek vermek, futbolcuların moral motivasyonunu yükseltmek zorundayım taraftar olarak. taraftarlık bu demek zaten bunun için varız. dolayısıyla ben de elimden geleni yapıyorum.

    emily ratajkowski dışında da kimsenin fanboyu değilim valla. o da geçen hafta evlendi aq -_-
  • 2830
    üçe beşe bakmadan gönderilmemesi gereken futbolcu.

    ondan zarar et, bundan zarar et sonra neden ekonomimiz kötü durumda. neden acaba?
    belhanda şu ana kadar 20 maçta 2 gol atıp 8 asist yapmış. ekstradan belhanda sürekli oyunun içinde olan bir oyuncu bence. bu tarz bir oyuncu, iki maçta bir de skora doğrudan katkı yapıyor. senede 30 maça çıkabilse, 15 gole doğrudan katı demek bu. hem oyunun içinde, hem skora iki maçta bir direkt katkı verebilen adamı niye zararına satalım? faydalanırız, iyi teklif gelirse de yerine birini koymak için plan yapar göndeririz.

    transferine lens, negredo, soldado transferi muamelesi yapmak biraz ayıp bence.
  • 2834
    ben son yıllarda hiçbir topçu hakkında bu kadar arada kalmadım. bruma dahi ilk geldiği anda "bir cacık olmaz bundan" dediğim bir topçuydu. beklediğim kadar kötü çıkmadı ama vasat seyretti.

    belhanda'yı kalıba sokamıyorum iyi ya da kötü diye. adam top cambazı. saçma sapan çalımlar atıyor, rakibin belini kırıyor. öyle ince paslar atıyor ki rakipler çözemiyor, öngöremiyor. takım savunmasında da var.

    lakin evvela adam aşırı sakar. hiç olmadık yerde topun kontrolünü kaybediyor, pat diye rakibe hediye ediyor, takılıp yere düştüğü dahi oldu. şut pozisyonu bulduğunda ilk kez sevgi gören koala gibi heyecandan şaşkına dönüyor. kendi kontrolünü kaybettiği de oluyor.

    yani adam atsan atılmaz satsan satılmaz. öyle tuhaf bir topçu.
  • 2840
    bu sezon sadece bir maçta beğendim. fakat gel gör ki bu oyuncuda iş yoktur. bir de gözüyle izleme muhabbeti dönmüş. biz gözümüzle izliyoruz da ya siz nerenizle izliyorsunuz? belhanda bencil ve ruhsuz bir oyuncu. yeteneği varsa da sadece bir maçta gördüm. bunu da ifade ettim. ama artık ümidimi kestim. sezon sonu şampiyonda olsak bu ve ekürisi feguli ile yollar ayrılmalı.

    not: madem çok iyi görüyorsunuz o zaman açıklayın bakalım kasımpaşa maçında nerdeydi? malatya maçında nerdeydi? sivas maçında nerdeydi? beşiktaş maçında nerdeydi? trabzonspor maçında nerdeydi? başakşehir maçında nerdeydi? fenerbahçe maçında nerdeydi? sizin süper yıldız oyuncunuz belhanda bir maç bile kazandıramıyor mu? son sıradaki ve küme düşmesi kendi teknik direktörü tarafından bile açıklanmış karabük karşında belhanda şöyle iyi böyle iyi görmüyorsunuz falan diye laga luga yapmayın! (ki iyi değildi) 2 hafta sonra fenerbahçe maçı var. orada göreceğim senin belhanda’yı.

    göstersin kendini orada eminim ki ben ve benim gibi düşünenler bu sözlerini yemeye dünden razıdırlar.

    sanırım bu adamı beğenmeyen sadece ben ve hıncal uluç.
  • 2842
    evet ben de tekrarlayayım bu adamı beğenmeyen futbolu gözünle izlemiyordur.
    bu kadar art niyetli yorumlar yapılması bu adama haksızlıktır.

    adam için herşey söylenir ama bencil demek zaten adama bakış açısıdır. adam aksine ekstra abartı pas ve assit peşinde. bencil adam şut çeker pas vermez, kendine oynar. çoğu zaman tribünde yeter amk pas verme şut çek diye bağırdığımı hatırlıyorum.

    (bkz: 3 mart 2018 karabük galatasaray) maçında oldukça da iyi oynamıştır ama işte adamın o kadar düşmanı var ki allah kolaylık versin.
  • 2846
    peşinen; takımın her maçı kazanmasını, önüne geleni çatır çutur yenmesini hiçbir zaman beklemedim. benim takımımdan beklediğim; rakibi boğan, futbolcuların pas atıp tekrar boşa kaçarak pas istediği, istekle rakip kaleye saldırdığımız, alternatif ataklar üretebildiğimiz, maç boyunca yaratıcı ve üretici olduğumuz güzel futbol.

    güzel futbol oynadığımız fakat gerek takım olarak gerek bireysel anlamda yapılmış hatalardan dolayı kaybettiğimiz maçlar o denli koymuyor bana. bir olur, iki olur o iş, her el papaz pilav yemez bize karşı. mesela süperdandikfinal denen saçmalığın peydah olduğu sezon, içerde fenerbahçe'ye kaybettiğimiz maç. o maç biz fenerbahçe yerinde olsaydık, maçı o şekilde kazanmış olsaydık ve bunu genel olarak yaşıyor olsaydık o galibiyet bana hiçbir anlam ifade etmezdi. kaybedeceksek o günkü galatasaray gibi oynarken kaybetmeyi yeğlerim. düşünsene maç boyu ne tırnak tüketmiştir fb taraftarı.

    istediğim güzel futbolun da bana yaşatılabilmesi için basit bir problemden kurtulmamız gerekiyor. nedir? yarı sahamızdan top çıkarabilmek. boştan yere senelerdir popescu diye, melo diye boşa sayıklamıyoruz mesela. maicon bu işi fena yapmıyor zaman zaman. burada 2 soru işareti türüyor. neden maicon? pası nereye çıkardığı? ilk çünkü ve ikinci çünkünün * * sebebi tek bir adreste toplanıyor: sevgili selçuk. selçuk senelerdir korkak futbol oynuyor. hayal edin lütfen (zor olmayacak hemen göreceksiniz...); önünde 2 futbolcu var selçuk'un ve aralarından, o iki futbolcunun arkasındaki takım arkadaşını görebiliyor. pası çıkartabilir. ama selçuk o topu rakibe vermekten korktuğundan, ezberlediğimiz üzere yanındaki veya arkasındaki arkadaşına veriyor pası, kendince basit olanı tercih ediyor. esasında bu, zaman zaman yaşanılabilir olasılıkta fakat tam bu noktada 2. bir sıkıntı devreye giriyor. yahu gözünü sevdiğim diyelim geçiremedin topu, verdin yanındakine, popişi kaldırıp ileri doğru 6 adım atsan topu geri alıp 2 savunmacıyı gerinde bırakmış olacaksın. ama ben selçuk'un bunu gerçekleştirdiğini sittin senedir göremiyorum. selçuk o pası geri verdikten sonra yanındaki savunmacısıyla beraber yürüyor. saklanıyor adeta. oynanması gereken basit futboldan kasıt bu değil ama? nasıl yapsak? neyse ki fernando döndü... fernando'yla birlikte şahsi fikrim de yanında tolga önünde belhanda ile oynaması. ama muhtemelen donk'la devam edecektir fatih terim. neyse ki hiç beklemediğimiz şekilde takıma pozitif etki etmeye başladı hocayla birlikte...

    şimdi yukardaki olumsuzlukları belhanda üzerinden düşündüğümde herhangi birisinin kendisi sebebiyle gerçekleştiğini göremiyorum. evet selçuk'la görev tanımları farklı fakat belhanda topu ayağına aldığı anda rakip kaleyi düşünen bir adam. o karşısındaki 2 futbolcunun arasından pası arkaya, takım arkadaşına aktarabiliyor. hep yapıyor bunu bu arada! sürekli. pası attığı adam da sağda feghouli veya mariano solda garry veya nagatomo, ilerde gomis. korkmuyor abi adam. zınk diye çıkartıyor topu ayağından ve hemen peşine gelen garry - belhanda - nagatomo üçlüsü solda, feghouli - mariano - belhanda üçlüsü sağda tehlikenin fitilini ateşliyor. neden? çünkü pası verdikten sonra savunmacısıyla birlikte jogging yapmıyor da ondan. sonrasında 2'ye 1'lerle olsun gomis'i duvar olarak kullandığımız olsun veya çizgilere inilip içeri kesilen ortalar olsun, bireysel hazırlananlar olsun pozisyonlar gelmeye başlıyor. bu bahsettiğim pasları, pres sebebiyle topu çıkaramadığımız zamanlarda yarı sahamıza gelerek de yapıyor belhanda.

    yine gomis, belhanda, gary ve feghouli'de şöyle sevdiğim bir özellik daha var...
    arena'da da olsa deplasmanda da olsa uzun süreler rakibi çok geride karşılıyoruz. bekliyoruz topla oynuyorlar falan. hayır her hafta real madrid'le, arsenal'le falan da oynamıyoruz. nedir abicim atıyorum antalyaspor'la oynarken 10 dakika muslera'nın burnunun dibinde beklemek? savunmada rakibi ittiğimiz anlarda füze gibi ileri fırlıyorlar ve bir yandan da arkada bekleyen arkadaşlarına el kol yaparak yaklaşın diyorlar. prese başlıyoruz. koşturuyoruz, kovalıyoruz bir şekilde hataya zorlayıp alıyoruz topu. isyan ediyor herifler. top oynamak istiyorlar. alalım, top bizde kalsın istiyorlar.

    futbolcularımızı değerlendirirken kendisinden ziyade takıma da ne gibi etkilerde bulunduğuna dikkat etmekte fayda var. belhanda oyunda olmadığında ne feghouli'nin, ne de garry'nin o denli etkinliği kalıyor.

    seviyorum ben hepsini. her ne sebeple olursa olsun; ne belhanda'nın, ne feghouli'nin, ne garry'nin, ne tolga'nın, ne de gomis'in sene sonunda gönderilmesinden yana değilim. ilerde alternatifler yaratarak bize hücum futbolunu izleten bu adamlardan önce hemen herkesin hemfikir olduğu, gitmesi gereken birçok futbolcumuz var. yerlerine gelecekler de kesebiliyorlarsa bu adamları kessinler. o şampiyonlar ligi müziği seyrantepe semalarından yükselirken ben selçuk, lato, yasin falan kenardan gelsin istemiyorum çünkü. yedekten girecekse belhanda girsin oyuna...
  • 2848
    sözlük yazarlarınca gamsız olarak nitelenen futbolcu. son trend bencil. o da etkisini yitirirse kuzey afrikalı, daha da olmadı az gelişmiş.

    he amk gamsız, hatta master gamsız. bi gamsız bi gamsız bildiğiniz gibi değil. adam dünyaya gam yükü nedir bilmeden geldi. hatta kılıçdaroğlu gibi üç koyun ver güdemez. yerli ve milli de değil; üstelik gamsız. hadi gamsız olmasa neyse de, adam fena gamsız.
  • 2849
    şu hayatta beni en çok sinirlendiren şeylerden biri altı boş cümlelerle, adeta laf olsun diye konuşan insanlardır. sözlükte yer alan bu başlık da bu sebeple uğramak istemediğim, her girişimde sinir olduğum bir başlık. bu futbolcumuz iyi de oynasa kötü de oynasa gelip başlığında gamsız, bencil, kuzey afrikalı gibi mantığı, dayanağı olmayan ezbere yorumlar peşpeşe sıralanıyor bu başlıkta.
  • 2850
    yetenekli futbolcu. pasları net biçimde etkili oluyor ve takımı pozisyona sokuyor. arada bir saçmalayıp basit pas hatası yapıyor. şut çekmemesini de bir problem olarak görmüyorum. sadece şut yerine pas verir tercihi açık.
    her maç, şimdi oynadığından tek farkla, bir veya iki sert şut çekerse; onu gamsız, bencil ve disiplinsiz gibi ithamlarla eleştirenler eleştirilerini keseceklerdir.
    sadece her maç şimdi yaptığından bir- iki şut fazla diyorum, başka bir şey değil.