• 19
    emre yılmaz, ege yılmaz ve hasan yıldırım'ın youtube'da galatasaray adına yorum yaptığı ve uzun süredir takip ettiğim program. programı genel olarak başarılı bulmakla birlikte özellikle son zamanlarda rahatsız olduğum birkaç hususu paylaşmak istiyorum.

    ege yılmaz (bkz vermeyi bilemediğimden böyle yazıyorum kaideyi taciz eden istisna) severek takip ettiğim bir yazar. galatasaray'a olan sevgisine, tutkusuna ve futbol bilgisine bir çok sözlük yazarına baktığım nazarla yani imrenerek bakıyorum. ancak ege ( o kadar izledim ve okudum ki ege demekte beis görmüyorum ) son zamanlarda onu galatasaray taraftarları nezdinde ege yılmaz yapan şeyden, futboldan oldukça uzaklaştı. saha içini, taktiği, stratejiyi konuşmak yerine yönetimi, taraftarı, basını vb. gündemine aldı. fatih terim'in ayrılık söylentileri ve ayrılığı sonrası had safhaya çıkan bu durum maalesef terim başımızdayken de böyleydi. takımın halini xg değerleri, koşu mesafeleri ve futbolcu tercihleri özelinde değerlendirmeye başladı. bu kadronun pas oyunu ya da possesion game oynamaya müsait olmadığını belirtti. diyebilirsiniz ki son zamanlarda yönetim, hakem vb. facialar varken ne konuşabilir ki? bunları çözmeden gerisinin ne önemi var ki? bunları konuşarak galasaray taraftarlarını bilinçlendirdiği için ege'ye teşekkür ediyor ve ondan daha fazlasını istiyorum. hocanın 3 yıldır inatla oynatmaya alıştığı bu oyunu oynatabilmek konusunda ne kadar mahir olduğunu da değerlendirmeli. geçiş oyunu, parselizasyon, press vb. tüm bu hususlarda dünyada elit birkaç teknik adamdan birisi olan efsanemiz terim'in konu possesion game olunca ne denli başarısız olduğunu da söylemeli. bu kadro bu oyunu oynayamaz, bu oyuncularla bu oyun oynanmazdan daha öte bir analizden bahsediyorum. bu tespitler ben dahil hemen hemen her sözlük yazarının dile getirebileceği tespitler. ege biliyorum ki hocamızın diziliş, press anlayışı, alan paylaşımı, oyuncu tercihleri, antrenman metodları vb. hususlardaki bilgi ve yeteneklerinin bu oyun yapısına uygunluğunu bir çok spor yazarından daha iyi analiz edebilir. 16.01.2022 tarihinde yayınlanan programda çağlar soy hocanın avrupa'da real madrid, milan vb. büyük takımlar çalıştırsa rahatlıkla şampiyon yapabileceğini iddia etti. ben daha ötesine giderek şunu da ifade etmek isterim. hoca o tarz bir takımda, iyi bir bütçeyle, futbolcu ismi vermeden sadece transfer istediği bölgeyi ve aradığı adama ait özellikleri söylesin ve transferi futbolu iyi bilen profesyonellere bıraksın şampiyonlar ligi kupasını kaldırır ve hepimiz gururlanırız. ancak bu söylediklerim manchester city'de, barcelona'da yapamaz. çünkü bu oyunu bilmiyor ki bilmesine gerek de yok. sözün özü ege duymak istediklerimi söylesin demiyorum ancak ondan ricam saha içine, alan paylaşımına, antrenman metodlarına, galatasaray'ın sahada denediklerine biraz daha fazla vakit ayırması. bu hafta 4'lü savunmadan 3'lüye geçişimizi, kerem'in beki orta sahaya sürükleyerek arkada beke alan yaratma çabalarını, aytaç'ın ne kadar kötü bir tercih olduğunu ancak orada amaçlananın hatay'ın ikinci yarıda kullandığı üçlü hücum hattına karşılık sayısal eşitliği sağlamaya çalışan bir deneme olduğunu, bu denemeyi doğru bulup bulmadığını vs. biraz daha fazla anlatsın. anlatsın çünkü çoğumuzdan çok daha iyi biliyor.

    hasan yıldırım programın beyefendi, kibar, saygı duyulan yüzü. programa misafir olarak katılanların ona karşı üslubundan bile bu sıfatların abartı olmadığını hissedebilirsiniz. bu naiflik son zamanlarda onun da ayarlarını bozdu sanki. ben demiştim, biz demiştik, biz dememiş miydik vb. söylemleri onu da meselenin özünden uzaklaştırıyor. şunu da belirtmeliyim ki ben demiştim derken çıkış noktası kibir değil aksine bu denli mütevazı davranırken haklarında bulunulan haksız ithamlar. hasan abi gerek yok! hassas olman trollerin ekmeğine yağ sürüyor ve akışı bozuyor. böylece hem kendine hem de seni dinlemek isteyenlere haksızlık etmiş oluyorsun.

    bir küçük hatırlatmam da emre'ye olacak. programın moderatörü olarak akil tavrını kesinlikle takdir ediyorum. bununla birlikte moderatör olarak küçük bir tavsiye de eklemek istiyorum. söz vermek, sıralamayı ve zaman yönetimini sağlamanın yanı sıra saha içine, oynanan oyuna dair daha spesifik sorular sormasının akışı canlandıracağı kanaatindeyim. hatta sokrat yöntemi ile inanmasa dahi fikirleri çürütmeye çalışsa, hasan abi ve ege'nin yorumları arasındaki farklılıkları tespit edip işi biraz münazaraya çevirse keyfimize keyif katabilir.

    "kardeş sen de amma abarttın iki geyik yapıyoz" diyebilirsiniz ve haklısınızdır. ne yapalım "insanın her talebi sevgiyedir" ve seviyorum!
  • 21
    'biz demiştik' huyundan vazgeçmeleri gerekiyor. kibirli gösteriyor. bırakın övgüyü ve hak vermeyi izleyeciniz yapsın. ikinci eleştirim; kendilerini eleştirenleri yayında çok konuşmaları, cevap vermeleri sıkıcı oluyor. küçük çaplı bir medya işi yapıyorsunuz ve bütün söylediklerinizde haklı olsanız bile illaki 'gözünün üzerinde kaşın var' diyen biri çıkacak. o yüzden çok takılmamak gerekiyor. cevap vermeye çalışmak sizin için de yorucu olacak bu gidişle. umarım kendilerini takip eden bu kardeşlerinin eleştirilerini dikkate alırlar. he almazlarsa da izleriz orası ayrı. sonuçta niyet belli, taraf belli.