• 1
    galatasaray'a faydalı olacak kampanyadır.
    türkiye'de kulübünü etkileyebilecek, futbol kültürüne ve futbol bilgisine sahip yegane taraftar gurubu galatasaray taraftarıdır. geçmişte galatasaray taraftarının gücünü defalarca gördük.

    son zamanlarda gündemimize gelen dries mertens, alexis sanchez gibi yaşlı futbolcuları istemiyoruz.
    geçmişten ders çıkarmalıyız. daha önce falcao'dan benzer bir kazık yemiştik. bize marcao gibi, nelsson gibi, ozan kabak gibi satıp para kazanabileceğimiz oyuncular lazım.

    takımın seviyesini yukarı çekmek için lucas torreira gibi oyuncuları transfer etmeliyiz.

    aksi taktirde kulüp yeniden finansal açıdan zor duruma düşecektir.
    bu iş, popülist bir şekilde olmaz, cüzdan sallayarak olmaz.
    biz 35 yaşındaki futbolcuları zengin edecek kadar zengin bir kulüp değiliz.

    umut bozok dururken, mertens'i almak kulübü finansal açıdan zora sokar.
    mertens'in kariyeri ve kalitesi umut bozok ile tabi ki kıyaslanamaz, bu bir kıyaslama değildir.
    ancak kulübün selameti için, finansal zorluk yaşamaması için doğru tercih budur.

    bu nedenle, mertens gibi, alexis sanchez gibi oyuncuları transfer etmemeliyiz.

    eğer bir futbolcuya çok para vereceksek, bu oyuncu lucas torreira gibi, 25-26 yaşında, prime döneminde, kendi milli takımında oynayan bir futbolcu olmalıdır.
  • 2
    katılmadığım kampanya. hala şunu anlayamadınız, yaşlı oyuncular takıma çok şey katabilir bunlardan bazıları,

    bir oyuncunun yaşlı olması onun bitik bir halde olduğunu göstermez aksine yaşlı ve deneyimli bir oyuncu genç ve toy bir oyuncuya karşı daha üstündür.

    tartışma konusu olabilecek tek şey fiziktir. eğer bir oyuncunun fiziği yoksa, isterse 20 yaşında olsun ondan bir şey olmaz (türkiye süper ligi gibi teknik kapasiteden çok fiziki kapasitenin önemli olduğu ligler için) fakat fiziği iyi olan ve çalışkanlılığı nam salmış bir oyuncu yapılacak en iyi transferlerdendir.

    oyuncu karakterleri, dünyaya bakış açıları da önemli bir parametre. düşündüğü tek şey kariyeri olan ve çalışmayı hiç bırakmayan oyuncular baş üstünde taçtır. kariyeri umrunda olmayan şamanlarla içsel yolculuk yaşayan oyuncular ise diyecek söz bırakmamaktadır. (bkz: sacha boey)

    not: bu girdi maaş konusu ele alınarak yazılmamıştır.
  • 3
    aksine yaşlı oyuncu istiyoruz diyen bir taraftar olarak, yaşlı kelimesi yerine tecrübeli kelimesini eklemleyip, takımın belirli mevkilerine ve sınırlı sayıda tecrübeli isme hayır denmemesi gereklidir. galatasaray en iyi dönemlerinde, süper lig bünyesinde yer alan diğer büyük takımlar da en iyi dönemlerinde bu model ile başarıya ulaşmıştır. takım içerisinde 2 3 tane böyle isim olması zarar değil yarar getirecektir. katılmadığım kampanyadır.
  • 4
    katıldığım kampanyadır.

    son 10 yılda 31 yaş ve üzeri kariyerli transferlerimizden aklıma gelenler: gomis x2, arda, falcao, babel, nigel de jong, nzonzi, pandev, drogba, cris.

    gomis'in ilk dönemi ve drogba'nın ilk yılı hariç performanslar fiyasko. gomis hariç para kazandığımız tek bir kişi yok.üzerimize kalan yüklü kontratlar da cabası.

    tutma olasılığının ne kadar düşük olduğu ortada, fayda/maddi zarar oranı felaket olan transfer politikasıdır.
  • 5
    yaşlı ve pahalı oyunculara parayı gömme fikri erden timur'a ait değildir. öncelikle bu bilgi ile başlayalım.

    yaşlı ve pahalı oyuncular alınırken birçok kulüpte, özellikle de büyük kulüplerde yapılan uygulama şudur. önce oyuncunun ismi gündeme getirilir. taraftarın tepkisi ölçülür. karşı çıkanlar varsa, bu çatlak sesler bastırılmaya çalışılır. sosyal medyada troller ordusu, yaşlı ve pahalı oyunculara karşı çıkan kişilere yine aynı sosyal medya üzerinden saldırır. fikirleri çürütülmeye, sesleri bastırılmaya çalışılır.

    bu esnada oyuncunun ismi gündemde kalmaya devam eder. geleneksel medyadaki sözde gazetecilere, kalemşörlere ilgili oyuncunun transferi için destek vermeleri karşılığında çeşitli ödemeler yapılır. hepsinin bir fiyatı olduğuna emin olabilirsiniz. her yönetim belirli gazetecilerle daha yoğun çalışır, ilgili kişileri, transfer dönemlerinde farketmeniz mümkündür. özel haber başlığı ile bazı oyuncular hep o kişiler aracılığıyla gündeme getirilir. bu isimler, bizzat yönetimden, o gazetecilere iletilmiş isimlerdir.

    devam edelim...
    uygun şartlar oluştuğu anda, mesela taraftarın büyük çoğunluğu olmasa bile sesi fazla çıkan topluluğun desteği alındığında, transfer operasyonuna başlanır. 3 kuruşluk oyuncu ile 3 kuruşa anlaşılır ancak 5 kuruş teklif edilir ve 2 kuruş belirli kişilerin cebine girecek şekilde operasyon yapılır.

    sonrasında da, bu transfer medyadaki kalemşörler, sözde gazeteciler aracılığıyla dünya yıldızı getirildi, yönetim büyük iş yaptı vs. diye lanse edilir. hatta bazıları daha fazla menfaat elde etmek için, oyuncu, o kulüpte bulunduğu sürece desteklemeye devam eder. siz de farketmişsinizdir, bir oyuncu çok kötü oynadığı bir maçtan sonra bile, konu ile alakasız farklı özellikleri ile belirli sözde spor gazetecileri tarafından övgüler alır. bugün kötü oynamış olabilir ama... ile başlayan cümleler. hatırlayınız...

    daha çok şey yazabilirim ama gerek yok.
    ana fikri anladınız.

    galatasaray'ı seviyorsanız, galatasaray'ın parasının çalınmasına müsade etmeyin.

    erden timur tek başına can siperane savaş veriyor, kulübün parası birilerinin cebine gitmesin diye.

    bilin istedim.

    mertens, alexis sanchez... bunlar okan buruk'un yönetimden istediği isimler değil.

    bilin ve ona göre tepkinizi koyun.

    galatasaray'ın parasını çaldırmayın.
  • 7
    gelecek olan yaşlı futbolcu tartışmasız bir dünya yıldızı olmadığı müddetçe katıldığım kampanyadır onlara da en fazla 2 sene kontrat yapılmalıdır. mertens, falcao, alexis sanchez gibi oyuncular bu klasmana girmiyor çünkü marka değerini artırmıyorlar, satamayacağın için de tamamen zarar yazıyorsun. falcao için kolombiyalılar dışında kimse ikinci daha kafasını çevirip de bakmadı. mesela drogba bunun somut örneğidir, hem marka değerini artırır hem de oyuncunun karakterinden dolayı sana bir bağlılığı oluşur. insanlar bir araştırır drogba'nın oynadığı bu kulüp neymiş diye. bu klasmana girecek dünya'daki futbolcular şu an ibrahimoviç, ronaldo gibi futbolculardır, kendine ait taraftar kitlesi olan futbolcular. bu oyuncuları da bu ekonomide ve şampiyonlar liginde yokken getiremezsin.
  • 8
    kısmen faydalı olabilecek kampanya. şöyle ki yaşlı oyuncu dediğimizin gözünü para bürümüşse, zayıf bir karakteri, kötü bir sakatlık geçmişi, düşüşe geçen bir performansı varsa gelmesin. ama adam doğuştan lider bir futbolcuysa, sağlam bir karakteri varsa, aidiyeti yüksekse ve bir sene de olsa performans verebilecekse ben böyle birini isterim. 2021-2022 sezonundaki en büyük eksiğimiz bence oyuna ağırlık koyacak, takıma sahada ve saha dışında sahip çıkacak bir lider oyuncuydu.
  • 10
    sonuna kadar katıldığım kampanyadır.

    ülkece bir kur krizi yaşıyoruz. hatta stagflasyon yaşadığımızı bile söyleyebiliriz. bu bütün şirketlere yansıdığı gibi spor şirketlerine de yansıyor.

    ligi beraberlik dahi almadan 36/36 yaparak kazanan bir galatasaray'ın yayın geliri+şampiyonluk geliri+galibiyet priminden alacağı miktar 14.8 milyon € civarında. galatasaray'ın 2021-2022 sezonunda bütün geliri 700 milyon ₺ civarında olması lazım. sezonun ortalama kurunu 13,25 gibi belirlersek 50 milyon € civarında. bu güvenilir bir karşılaştırma olmasa da elimden bu kadar geliyor. bu gelirin lokomotifi futbol olsa da bütün branşlar ve mali aksiyonlarımızın geliri bu. bildiğiniz gibi de 17 milyon € civarı avrupa ligi başarımızdan kaynaklı.

    ligin avrupa 20.'si. bunu sık sık hatırlatmak gerek. bunun sebebi 2016-2020 arası bitik yabancı star oyuncu getirme furyası. bir çok kulüp bu yüzden küme düştü, büyük kulüpler ise ekonomik olarak yönetilemez duruma gelip kasalarının anahtarını hükümetin eline verdi.

    yanlış hatırlamıyorsam 2020 yılında yapılan düzenleme ile futbolcuların brüt maaş üzerinden vergilendirmesi %15'ten %40'a çıkarıldı. yani net maaşı %18 ile çarpmak yerine %67 ile çarpıyoruz.

    avrupa'da 20. olan ligimizin kazananı şampiyonlar liginde seri başı olamayacaktır. bu durumda avrupanın deve dikeni gibi kulüpleri ile karşılaşacağı anlamına geliyor. yine üzerimizdeki 19 ligin en az 15'i bizden daha iyi yönetildiğini hesaba katarsak takımlarımızın her sene daha da oturmuş ve sert takımlar ile karşılaşacağını öngörebiliriz. östersunds felaketi gibi olayların çoğalacağını söyleyebiliriz.

    topluca zeka eksikliği yaşayan ülkemiz bu sorunu daha kaliteli oyuncu getirerek çözmeye çalışmakta. oysaki çözüm daha kaliteli kurgudur. bir takımın kalitesini o takımın teknik ekibi belirler. vasat teknik adamlar ile çalışırsanız elinizde yıldızlar karması bile olsa hiçbir halt başaramazsınız.

    yukarıda bahsettiğim nedenler ile avrupa'ya gitmek artık zor. yalnızca şampiyonlar ligi değil, avrupa ligi ve konferans ligi de çok zorlaştı. yani geçen seneki gibi ekstra gelir elde etme ihtimalimiz çok düştü. bu durumda ek kaynak oluşturabileceğimiz bir yer bulmalıyız.

    dursun özbek yönetimi bunu gayrimenkul üzerinden oluşturacağını söylüyor, saygı duyarım. bana göre galatasaray'ın ivedik ile galatasaray gayrimenkul a.ş. kurulmalıdır. burası kulübün lokomotifi haline gelip spor branşlarına fon oluşturmalıdır. yani galatasaray'ın sponsoru galatasaray olmalıdır. ancak bu uzun süreli ve iyi planlanmış bir program ile yapılabilir. kısa vadede yapılabilirliği yok. bana göre uzun vadede kesinlikle yapılmalı.

    daha kısa vadede ek kaynak oluşturabileceğimiz bir başka alan ise oyuncu satışıdır. bizim her sene 15 milyon € getirecek oyuncular kadroya katmamız lazım. bu sene marcao oldu, seneye nelsson olacak gibi, yunus var, kerem var... bunlara ek yapmamız şart çünkü tek bir oyuncunun satışına bağlarsak bütün geleceğimizi, hem satma zorunda olduğumuz içim oyuncunun değeri azalır (marcao'da bunu yaşadık.) hem satış olmama durumunda bütün şubelerde nakit sıkıntısı çekeriz.

    yani bizim kadromuzdaki 3 oyuncuya her sene 15 milyon € civarında teklifler gelmesi gerekmekte ki transfer görüşmelerinde elimiz sağlamlaşsın. mesela marcao satışında kerem'e 13 milyon € teklif olsa sevilla'ya dönüp marcao'yu size neden 10 milyona verelim diyebilirdik.

    bu nedenler ile galatasaray'ın yedek oturacak yaşlı oyunculara ihtiyacı yoktur. bize seferovic, pva, muslera gibi oyuncuları zorlayacak ve yakın gelecekte onları geçip 11'de kendine yer bulacak oyunculara ihtiyacımız var.

    ben hiçbir koşulda mertens'in seferovic'i kesmeyi geçtim zorlayabileceğini dahi düşünmüyorum. ama mesela evander alınsaydı yerine oliveira'nın formayı kaptırmamak için çalışmasını izlerdik. yine seferovic'in arkasında, tamamen örnek olarak söylüyorum, sturm graz maçında izlediğimiz rasmus höjlund olsa bakın forma rekabeti ikisini nasıl geliştiriyor.

    sonuç olarak bizi batıran bir numaralı neden olan yabancı star transferi aynı zamanda kısa vadede ek kaynak oluşturabileceğimiz tek seçenek olan oyuncu satışının önüne geçtiği için hiçbir şekilde savunulabilecek bir durumda değildir.

    buna ek olarak kaleci, stoper ve regista rolleri için sonraki satışı düşünülmeyecek 28 yaş üzeri oyuncular, takımın geri kalanı yukarı bahsettiğim sonraki satışı açık oyuncular olduğu takdirde kadroya akıl ve kalite katar. yani yaşlı oyuncu az ve öz olmalıdır.
  • 11
    bir futbolcu 31- ise alınmasında sakınca görmüyorum. ama bir futbolcu 31+ ise onu almak için uygun zaman takımın her şeyinin yerli yerinde olduğu zaman olmalı. yani o oyuncu pastanın üstündeki çilek olmalı. takımınız zaten başarılı olmalı, kendini ekonomik anlamda kompanse edebiliyor olmalı. drogba - galatasaray hikayesi gibi.

    böyle olduğunda o oyuncudan performans alamasanız bile, ki 31+ futbolcuda performans alamamak daha büyük olasılık, takımı hem sportif hem ekonomik anlamda çok etkilememiş olursunuz. fakat henüz takımınızda eksikler varken, bir oyun felsefesi oturtmamışken, yıldız diye 35 yaşında adam getirirseniz, olacak her kötü sonuçta o yıldızdan bi şeyler beklersiniz, hem takımdaki hava bozulur, hem sportif başarısızlık gelir, hem de sportif başarısızlık sonucu o yıldıza verdiğiniz parayı kompanse edemezsiniz.
  • 14
    katılmadığım kampanya. yaşlı da olur genç de olur. futbolcu futbolcudur. geçen yıl ve geçtiğimiz yıllarda bir sürü genç aldık. o kadar gencin içinde para kazandıran şu ana kadar marcao oldu. belki nelsson da kazandırabilir. bu ikisi o paraları çıkartır mı? belki. peki başarı geldi mi? hayır.
    başarı istiyorsan yaşlı da olacak genç de olacak.
  • 17
    her sene kar eden, oyuncu alıp satan ya da bilançosu derli toplu, borcu az kulüplerde birilerine para kazandırmaksızın alınacaksa tecrübeli ve kilit açan oyuncular denenebilir.ama ülkenin, dünyanın ve kulübün şu ekonomik koşullarında çok riskli transferlerdir.zira ilerleyen yaş sakatlanma olasılığını yani yatırımınızın çöp olma olasılığını arttırır.
  • 20
    genç aldıkta ne oldu detirten kampanya.
    ben kaliteli futbolcu istiyorum. forma sattıracak futbolcu istiyorum. tribünleri heyecanlandıracak futbolcu istiyorum. dünyada bizi konuşturacak futbolcu istiyorum. marka değerimizi artıracak futbolcu istiyorum. şampiyon yapacak futbolcu istiyorum.
    galatasaray bir fm oyuncağı değildir. fantezilerin test edilip 13. olduk ama bak gençleri oynattık denecek kulüp değildir. yabancıları yenmek üzerine kurulmuştur. bu rekabet gücünü sağlayacak futbolcunun yaşı olmaz. yaşlılara da gençlere de bir sürü olumlu-olumsuz örnek bulabiliriz.
    sonuçta bu 2022-2023 transfer döneminde alınan futbolcuların içinde bir tane yaşlı kategorisinde oyuncu bulunması gayet makuldür. önemli olan fayda alabilmek, bir sürü ucuza alınmış, genç ve faydasızın yerine bir tane (olursa) faydalı yaşlı isim daha az maliyetlidir.
  • 21
    ne geçen seneki sadece genç ve potansiyelli oyuncuları alalım ifadesi doğru ne de yaşlı oyuncu istemiyoruz ifadesi. ideal takım dediğimiz olgu genç ve potansiyeli olan oyuncuları tecrübeli ve kaliteli oyuncularla bezemekle oluyor. bu sene gayet iyi ve tecrübeli oyuncuları kadromuza kattık. şimdi yine potansiyeline güvendiğimiz -evander veya başkası- genç oyuncuları getirirsek dengeli bir kadro kurmuş oluruz. çok fazla eksiğimiz de kalmadı zaten.
  • 22
    sıkıntılı kampanya.

    futbolcuların atletik durumu hakkında bilgiye sahip olunmadan, sadece yaşı üstünden oyuncu okuması yapmak çok komik bence. niyetiniz güzel evet ama futbol takımı öyle yönetilmez. futbol öyle bir şey değil çünkü.

    24 yaşında cicaldau ile 35 yaşında mertens omuz omuza girsinler bakalım, genç çiçaldau mu yoksa 35’lik dede mertens mi kazanacak görelim. bu teoriye göre mertens’i belçika milli takımının oynatmaması lazım.

    tek gerçek atletizmdir. topçu atletik değilse 21 yaşında olması zerre umrumda olmuyor.
  • 24
    bir gençleşme yapalım dedik. elimize yüzümüze bulaştırdık. 2 maç kötü oynayan adamı kulübeye mahkum ettik. sıfır istikrar ile koca bir sezonu* heba ettik.
    bundan sonra iş bitirici, günü kurtaran yöntemler tarafındayım. günü kurtaralım. günü kurtara kurtara inşallah birgün geleceği de kurtaracağız.
    (bkz: 2022 2023 sezonu yaz transfer dönemi)
App Store'dan indirin Google Play'den alın