• 27
    galatasaray'ın sırtındaki kanbur, kanındaki virüstür. son 20 yılda 15 kez şampiyon olamadıysak sebebidir. başarının devamlı ve istikrarlı sistemden geçtiğini bilmezler. fatih hoca olmasa 2017 2018 sezonunda 5.olacağımızı algılayamazlar. stadda oyuncu yuhlar, klavyeden linç eder.

    tabiki burada hocaya ve futbolcuya müdahele eden taraftar kastedilmiştir. yoksa yönetim aşamasında elbette müdahil olunacaktır.

    aralarında tudor ve dursun'u kovdurttuğunu sanıp şampiyonluktan kendisine pay sahibi çıkarmaya çalışanlar vardır ki acıyorum onlara. fatih hoca olmasaydı görürdüm ben onları.
  • 32
    bunların çoğunluğu provokasyonu sever. sözlüğe mağlubiyetten mağlubiyete uğramak gibi huyları vardır. en sevdikleri replik ben demiştimdir. birde eski hoca kim olursa olsun başlıklarını hortlatıp badem gözlü yapma özellikleri vardır.

    not: dursun gibilerine tepki gösterenleri ayrı tutuyorum. çünkü takımın iyiliğini düşünmek yangıncılık değil.
  • 33
    bu yaza kadar kendimi bu grupta tanımlayabilirdim. yani örnek vereyim 2015-2016 sezonu transfer dönemi, hamzanın rezalet açıklamalarına anında tepki koymak, transferlerin yapılmayıp saçma sapan adamların alınması, dursun özbek'e her zaman tepki koymak, tudor'u göndermek, dursunu göndermek, fatih terimi getirmek. hepsinde parantez içinde söylüyorum yangıncı taraftarın payı yadsınamaz. ama 2018-2019 transfer döneminde yangıncılık yapmaya hiç ama hiç gerek yok inanın bana. 2015-2016 sezonuna benzemiyor, kadromuz kalitesiz değil o sezondaki gibi. iyi kötü bir kadro iskeleti oluşturduk, gecesini gündüzünü katıp takımı en az bizim kadar düşünüp planlar yapan, en güveneceğimiz insan kulübün başında. yaslanın arkanıza, rahat olun transfer dönemi haftaya kapanmıyor. acelemiz etmemize gerek yok ön elememiz yok bir şeyimiz yok. olan ibneler düşünsün :) uefadan dolayı biraz sıkıntı çekeceğiz ama napalım. ilk maçımız ağustos'un sonunda. gerekenler yapılacaktır. tekrar söylüyorum gecesini gündüzüne katan bu kulübü sen ben kadar seven bir adam var başımızda. bu kadar sabırsız olmayalım.
  • 34
    fatih terim'i sevdiği için ve hem galatasaray'ımızın hem de fatih terim'in iyiliği için düzgün transferlerin yapılmasını isteyen taraftardır. burası türkiye, şu anda fatih terim'in omuzlarına çok büyük yük yükledik. şampiyon olduk diye her şeyi tozpembe ilan ettik. adama 3/10 imkan verip 9/10 başarı bekliyoruz. bunu beklerken de her şeyi onun yapmasını bekliyoruz. bu sene başarısız olursak bunda bana göre fatih terim'in suçu %20 bile olmayacak ama fatura ona kesilecek, eminim. şu anda gözleri su üstünde olan, ağızları şimdilik su altında timsah gibi bekleyen ciddi bir kitle var. hem camia dışında, hem medyada, hem camia içinde.

    yapmayın etmeyin, aynı kısır döngüye girmeyelim. fatih terim şu ankinden çok çok daha sevilip sayılırken hatta olabilecek en üst konumdayken bile bir anda apar topar dipte gösterilip düşürüldü. bir anda itibarsızlaştırılır, kızdırılır, küstürülür ne olduğunu anlamadan yine yollarımız ayrılır. sonra yine uzun süre toparlanamayız yine sürünürüz.

    fatih terim'i destekleyen biri olarak söylüyorum ki her şeyi fatih terim bilir her şeyi fatih terim halleder diyerek her şeyi ona yüklemek hem ona hem kulübe zarardır. mesela donk'tan iyi verim aldı diye donk'tan verim alan herkesten verim alır kafasına girdi camia çer çöp kim varsa fatih terim halleder adam eder diyerek sürekli işin kolayına kaçıyoruz. böyle olmaz. doğru konumlandırma lazım. tamam hadi diyelim donk çöp(ki bence değil) ve fatih terim süper verim aldı. eline berbat kadro verip hepsinden veya en azından çoğundan süper verim almasını beklemek büyük hata. fatih terim'in çok iyi bir teknik direktör olması ona sırtımızı dayayıp normalde yapacaklarımızdan daha azını yapmamız doğru değil. nasıl olsa fatih terim bir şekilde halleder diye beklemek doğru değil. sonra yine başlar fatih terim enkaz bıraktı .s.s saçmalıkları...

    imkanlar sınırlı evet ama çok daha çalışkan olmalıyız. satılacak oyuncuları satmak için ek mesailer yapmalıyız, talibi olmayan ama gönderilmesi gereken oyunculardan yasal her türlü yolu kullanıp sonuna kadar zorlayıp bir şekilde indirimle şunla bunla(bence medyada taraftarın önüne atılmalılar) kurtulmak lazım, daha detaylı ve yoğun oyuncu araştırması yapıp fatih terim'in önüne sunmalıyız. daha geniş daha detaylı oyuncu listeleri sunmalıyız. yapılabilecek çok şey var. istediğimizde nasıl temizlik yaptık son 2 yıldır, yine yapabiliriz. bütçe açabiliriz. fiyat/performans olarak verimsiz ama piyasası olan oyuncuları da satabiliriz.
  • 36
    kulübe katkıda bulunduklarını zanneden, alınan kararlarda olabilecek tek etkisi panikle daha kötü kararlar alınmasını sağlamak olan, futbolu bildiğini zanneden ama bence çok da anlamayan, kendilerince icraatlerini anlatırken zaten yapılacak makul kararları yazıp, kulübe verdikleri zararları yazmayan safi zarar taraftar grubu. daha önce de yazmıştım, bunlara bakarak karar alacak hoca gönderip getirecek transfer iptal edecek yöneticinin kafasına tüküreyim.
  • 37
    bu sene başarılan büyük işlerde bu yangıncı taraftarın da payı var ama korktuğum başımıza geliyor, taraftar olarak taraflı tarafsız herkes tarafından öyle övüldük ki bu sezon, bir kısım taraftar herşeyin doğrusunu bildiğini sanmaya başladı, bizim gerçekten düşmana ihtiyacımız yok, aramızda yönetime, terim’e bugünden hırsız demeye başlayanlar var yahu, kısa sürede iyi havayı mugdat, serkan diye diye tersine çevirdik, yani bir özlü sözle ifade etmek gerekirse “yüz verildi ayıya geldi sıçtı halıya” durumu yaşanmaya başlıyor. temennim şu transfer dönemini bir an önce atlatmak.
  • 38
    sözlük özelinde 19 mayıs 2018 göztepe galatasaray maçı başlığında bol bol görebileceğiniz taraftar türü. hepsi öyle değil tabii panik yapmadan analiz edenler de var. ama maçı izlemeyip sözlükten takip etsem ilk yarı sonunda göztepe a.k.a real madrid bizi hallaç pamuğu gibi atmış sanardım. adamların maç boyu en tehlikeli pozisyonu selçuk şahin'in 50 kere vursa yine atamayacağı yerden çektiği şut aq. zaten biraz sakin izleyen biri sabaha kadar da oynansa gol yemeyeceğimizi bilirdi.
    işte, transfer dönemi ortalığı karıştıran da bu kafa yapısı. transfer dönemi bile 9 haziranda açılıyor ama yangıncı taraftar, transfer politikasını 8 haziranda eleştirip ortalığı karıştırıyor. neyse, ortamlarda sabır dersiniz kim bilecek?
  • 44
    yedek kulübesinde oturan yekta kurtuluş'un bile sözleşmesi bitmeden %100 zamla uzatılırken nerede olduklarını gerçekten merak ediyorum.

    donk konusuna gelirsek verilen parayı fazla buluyorum. ama mustafa cengiz başkana da güveniyorum. donk'un eski sözleşmesinden alacağı varsa (ki dursun özbek oynayan topçuların bile aylarca maaşını ödememişken oynamayan donk'un hiç ödememiştir) geçmişi borçsuz göstermek için donk ile böyle sözleşme imzalanmış olabilir. o yüzden yangın çıkartmak için nagatomo'nun trezeguet'in alacakları parayı görmek lazım. trezeguet'e o konuşulan 2.5 milyon eurolar ödenirse bu hamleyi hepsinden çok eleştireceğime hiç şüpheleri olmasın.
  • 46
    bir kaç örnek vermek istiyorum.

    normal bir avrupa ülkesi olsaydık ve de taraftarımız sabırsız değil son derece sabırlı, başarısızlık yaşanınca "aman ya altı üstü spor" deseydi sıradan bir kulüp olmaya devam ederdik diye düşünüyorum.

    her ne kadar büyük isyanlara son derece karşıda olsam, galatasaray'ı diğer kulüplerden ayıran şey tam olarak bu'dur. az ile yetinmemek... fenerbahçe, beşiktaş, trabzonspor. bu takımların ortak özelliği, başarısızlık anında isyan etmemeleridir... galatasaray'da ise isyan edilir...

    bunu bazen doğru şekilde yapmıyoruz ancak o sabırlı taraftarlardan olsaydık şu anda muhtemelen riekerink, tudor ve ya hamza hamzaoğlu ile üçüncü büyük olmak için savaşıyor olur muyduk?... bugün eray için ortalık yıkıldı. daha evvel aykut erçetin ve aydın yılmaz ile yapılan sözleşmelerde ortada.

    sahi onlara nerede???
    siz kızsanız da, bağırsanız da yangıncı taraftar kulübü yönetiyor.
    her iktidar gibi kulüpte bazı isimleri bilerek sızdırıyor ve ondan sonra tepkileri ölçüyor ve ona göre hareket ediyor. dursun özbek bunu uzun zaman yaptı. bazı gazetecilerin üzerinden...

    kızdığınızı biliyorum ama yangıncı taraftarın istediği dünyayı yaşıyoruz.
    bu bazen yarar hanemize bazende zarar hanemize yazıyor. ne kadar nefret etsemde.
  • 48
    yangıncı taraftar ile bilinçli taraftarı karıştırmamak lazım. galatasaray taraftarı çoğunlukla pragmatisttir. 3 kupa kazanan hocayla yürümeyeceğini daha kupalar kazanıldıktan birkaç hafta sonra şiddetli şekilde dile getirebilir. başka kulüpte o başarıya kulübün anahtarı teslim edilir.

    başarıya alışıktır, çıtası yüksektir. son 21 yılda 11 şampiyonluk, 2 avrupa kupası, sayısız tr kupası ve süper kupa kazandığı düşünülürse bugün 15-45 yaş arası interneti daha çok kullanan, ürün alan, maça giden kesimin içindeki galatasaraylıların vasata tahammül edemeyeceği aşikardır.

    bu da çoğunlukla bize fayda getirir. başkan getirir, başkan götürür, hoca getirir, hoca götürür. oyuncuların sözleşmelerine bile müdahil olur. kulübün 5 kuruşunun dahi düzgün harcanması için her şey yapar.

    sesi daha iyi duyulsun diye de bazen yangıncılık yapar, işler büyümeden önlem almak için. fakat bunun ayarını iyi yapmak lazım. başkanın, hocanın, oyuncunun üzerinde gereksiz yere baskı oluşturmanın manası yok.

    18-19 yaz dönemi için dünya kupası devam ederken ve uefa ile ffp anlaşması yapmışken özellikle transfer konularında yalnızca duyumlar üzerinden ortalığı yangın yerine çevirmek manasız. ibne basının gazına gelip 6-7 ay önceki buhranı ve bizi bu buhrandan çıkaranları unutmamak lazım.
  • 49
    sonuç itibariyle belki "bilinçli taraftar" ile aynı tepkiyi veren, ancak tepki zamanlaması nedeniyle hataya düşen ve bu nedenle verdiği tepki doğru kabul edilmeyen insan topluluğudur.

    öncelikle yangın yapılacak hususların kulübü ilgilendiren hususlar olması lazım. "rakipler şunu alıyor" diye gazetelerden okuduğumuz haberler ile yangın yaparsak, en başta ben bu işe karşı çıkarım; zira yalan yere yangın yapmış oluruz. neden?

    çünkü basın, kabul edin veya etmeyin rakiplerimizin kontrolünde. ali koç ile fenerbahçe'ye bir ivme yakalattırılmaya çalışılıyor ki kombineler satılsın, para gelsin; çünkü fenerbahçe'nin parası yok. bunun için haber çıkması, ali koç'un ne kadar taşaklı bir abimiz olduğunun anlatılması ve isterse ronaldo'yu getirebileceğini ancak bencil yapısı nedeniyle getirmekten vazgeçtiğinin söylenmesi lazım ki rakiplerimiz taraftarları istemsizce (karşı yakanın ağlak çocukları) veya bilinçli olarak temyiz kudretini kaybederek (sentetik tiner) ıslansın, twitter'da falan coşsun. sentetik tiner etkili bir uyuşturucu olduğundan, bu noktada basının yapması gereken tek şey, loserlığı fatih terim karşısında tescilli şenol güneş'in sezon başına kadar imajını bozmaması. buna rağmen şenol güneş sağolsun, konuşmaları biraz dikkatli dinlendiğinde şirazesi kaymış bir insan profili çiziyor.

    daha dünya kupası oynanıyor ve cumartesi bitecek. büyük takımlar bu tarih itibariyle esaslı transferlerini yaparak 2018-19 kadrolarının ana hatlarını şekillendirecekler; geri kalan süreçte -eğer olur ise- bir süperstar transferi kovalayacaklar. bizim sulanacağımız, daha doğrusu sulanmamız gereken, bu takımlarda forma bulamayan oyuncular işte bu noktadan sonra belli olacak; çünkü an itibariyle üstlerinde olan forrmalar, dünya kupasında parlayan veya parlamayan oyunculara gidecek (genel olarak dünya kupalarının böyle bir etkisi var).

    33 yaşında aklım erdiği günden beri en büyük hayalim galatasaray futbol takımının kampa, yukarıda yazdığım gibi omurgası oluşmuş ve -eğer olursa - yıldız (fark yaratacak oyuncu) transferi bekler halde gitmesi, ancak mevcut ekonomik koşullarda bu mümkün gözükmüyor; parlayan değil, 1-2 hafta içinde gözden düşecek adamlara yöneleceğimiz ve ekonomik kriterler çerçevesinde uzun sürecek pazarlıklar sonucu -eğer alabilirsek- adam alacağımız için heyecana gerek olmadığını düşünüyorum.

    bununla birlikte eğer doğru ise yangın yapılacak tek husus eray işcan denen adamın yeni sözleşme imzalaması olacaktır. bu noktada da an itibariyle "yandık bittik kül olduk" yangını yapmak yerine, başta başkan olmak üzere yönetim kurulu'nun aktif twitter kullandığını düşünerek arda turan misali bir hareketlenme ile yangını daha büyümeden, alev halinde söndürme yoluna gitmek daha doğru ve daha faydalıdır.
  • 50
    başarısızlığın baş sorumlusu, başarının en büyük sahiplenicisidir.

    hiçbir siki beğenmez , stadlarda oyuncu ıslıklar. transfer yapılırken kendilerinden onay alınmasını beklerler." bir iki maç izledikten sonra karar veririm" gibi ego okşayıcı lafları vardır.

    ancak terim hocamız haklı çıkarmaktadır onları her zaman. çünkü ondan başkası sezon ortasında gelip şampiyon olamaz. bu tayfa da başarıyı sahiplenir. oysa bilmez ki terim olmasa sürünecekti bu camia.