• 1
    8 kasım 2018 pfdk kararları sonrası twitter’da başlatılan ve türkiye gündeminde şu an 1. sırada olan hashtag.

    2011 yılında şike davası esnasında talimatları yerine getirmesi için oraya getirilenlerin defolup gitmesi için daha önce ultraslan ile tff’ye de yürüdüm. her türlü yasal protestoyu yaptım. bu hashtagi desteklemek ve bu adamları göndermek için yasalar dahilinde ne gerekiyorsa yapmak boynumun borcudur.
  • 2
    hatalı bir ifade. tff istifa edemez, ancak infisah edebilir ya da ikinci veya üçüncü şahıslarca lağvedebilir. eğer çıkarım yapılacaksa, "tff mevcut yönetimi istifa etmelidir" gibi bir söylem ise anlatılmak istenen, -ki öyledir büyük ihtimal- bunun adı mastürbasyondur.

    neden?

    bu çağrının olası iki sonucu var:
    1. tff yönetiminin hakikaten istifa etmesi.
    bu durumda çağrıyı yapan grup, ne güzel iş becerdik deyip mastürbasyon yapar. fakat tff yani türkiye futbol federasyonu denilen kurumun kişilerin değişmesiyle düzelecek bir yapısı bulunmamakta. yapısı ve varoluşu itibariyle kusurlu. kusurlu bir kurumun bozulduğunu ve tedavinin değişimden geçtiğini öne sürmek bana kalırsa saçmalık.

    bugün biz istifa çağrısı yapıyoruz, yarın başka bir taraf yapacak. yapı kusurlu olduğu müddetçe hiçbir şey değişmeyecek. eyyam olacak. haksızlık olacak. kayırma olacak. ve bu devir daim sürdüğü yerde hep bir sitem, hep bir mastürbasyon olacak.

    2. tff yönetiminin haliyle istifa etmemesi.
    bu durumda istifa çağrısı yapan grup, haksızlığa karşı dik durduklarını, ellerinden geleni yapmaya çalıştıklarını ama gerekli desteği görmedikleri için bir sonuç alamadıklarına dair söylem tutturur, 'netice'ye değil 'hatice'ye bakıp mastürbasyon yapar.

    öyledir hakikaten. bir gösteri, bu. biz ne kadar aksini iddia edersek edelim, hiçbir şey elimizde değil. netice alsanız, medya pohpohlaması ne de güzel başardığınızı anlatır. sizi över. ama sizin isteğiniz ancak asıl istenenle paralellik gösteriyorsa gerçeklenir. haticede de durum pek farklı değil.

    tff yönetimi değişse ne olur? biz futbolseverlerin istediği tarzda bir yönetim mi gelir zannediyorsunuz?

    bugün bizim tartışmamız gereken tff içinde bulunduğu tarifi mümkün olmayan yönetim tarzı değil. o daha sosyolojik bir konu olmalı.

    bizim asıl istememiz gereken, eğer hakikaten adil, güzel ve tarafsız bir lig ve futbol izlemek istiyorsak, tff'nin ligden elini çekmesidir. ya da lig hakkındaki haklarının elinden alınmasıdır. tff'nin görevi; altyapı çalışmaları, futbol özelinde sporcu eğitimi ve bunun için eğitimciler yetiştirip tesislerin kazandırılması, eğer mümkünse uluslararası turnuvaları ülkemize getirmeye çalışmak olmalıdır.

    diğer türlü yozlaşmaya mahkumdur. siyasetin bir şekilde elinin değdiği bir yapıdan öte değildir.

    ligin kalitesinin bir türlü istenen seviyeye gelmemesinin, marka değerinin hiç artmamasının, sürekli yerinde saymasının nedenlerinden en büyüğü budur.

    bugün tartışma konusu galatasaray, fenerbahçe veya beşiktaş değildir. vakti zamanında şuna şu yapılmıştı, buna bu yapılmıştı, şimdi biz bunlar yapılıyor vesaire değildir. yarın çok başka bir taraf, aynı şekilde ağlamaya başlayacak.

    kusura bakmayın, bunun adı ağlaklıktır.

    sistemin, hiçbir şekilde bir yere varamayacağını görüp "bize bunları yapıyorsunuz! onlara bunları yapmıştınız! yandaşsınız! istifa edin!" demek ağlaklıktır. bunların bugün bize, yarın başkasına, öbür çok başkasına yapılacağını göremiyor musunuz? eğer göremiyorsanız da bunun adı aymazlıktır. ya da senbencilik etmeyi savunuyor veya kayırmacılık zincirine bir halka daha eklemek mi istiyorsunuz?

    eğer bugün hem galatasaray hem beşiktaş hem fenerbahçe vaziyetten memnun değilse çözüm basittir. bu ahlaksız ve adil olmayan ligden çekilmeleri icap eder. taraftarın da her türlü desteği vermesi gerekir.

    bu güzide kulüplerin mevzunun ortak sorunları olduğunun ayırdına varması, ortak bir tutum sergilemeleri gerekir.

    şüphesiz bu üç kulübün olmadığı bir lig bir halta benzemez. elbette o zaman istediklerini yaptırabilirler ama mevzu istediklerini yaptırma meselesi değil. çözüm ve ileri gitme meselesi. bu üç kulübün liderliğinde, yeni bir lig kurulması en hakiki çözümdür. tabii, anlaşma yapıldıktan sonra nasıl bir sistem kurulacağı uzmanların işidir. kimseyi kayırmayacak, hakikaten adil ve kuralları şakır şakır uygulayacak ve hiçbir şekilde yazılanın dışına çıkmayacak bir sistemden bahsediyorum. onun nasıl olduğunu da tartışırız ama konu o değil.

    mesela euroleague ile fiba arasındaki süregelen çekişme ortada. eğer ortak bir akıl neticesinde, doğru bir yapılanma kurulabilirse, emin olun çok şey değişir. takımlar olmadan bu oyun oynanamaz. bu üç kulüp olmadan bu lig var olamaz.

    biraz cesur olmak gerek. ilk adımı atmak gerek.

    yoksa hiçbir yere varamayacağız ve devir daim bir gösteriyi izlemeye devam edeceğiz.