• 160
    türk futbolunda belli aralıklarda sürekli insanların önüne konan propaganda.

    son birkaç gün içinde twiteer'da denk gelmiştim. şuan açık ara en rekabetçi ve kaliteli lig olan premier ligdeki takımların kadrolarındaki ingiliz olmayan futbolcuların oranı yüzde yetmişe yakın bir şeydi. keza çarşamba günü bayern münih karşısına çıkan ve ezici üstünlükle maçı tamamlayan liverpool'un kadrosunda 3 ingiliz futbolcu vardı.* ayrıca ingiltere son dünya kupasında yarı final oynadı ve şuan şampiyonlar ligindeki 8 takımdan 4 tanesi ingiliz.*

    insan gerçekten hayret ediyor. bizim futbolu yöneten odakların bilip, ingilizlerin bilmediği ne varda sürekli bu yabancı sınırı ısıtılıp ısıtılıp gündeme geliyor.

    ingilizlerin yaptığı gibi kaliteyi arttırmak adına futbolcu alımında yeni kriterler getirirsin anlarım da dünya üzerinde ki sınırların kalktığı, daha evrensel olabilenin her alanda başarıya daha yakın olduğu şu çağda türk futbolcu oynatacaksın diye kural getirmeyi hakikaten içime sindiremiyorum. çünkü biliyorum ki bu kuralı getirmeye çalışanlarda biliyor. eğer paramı alıp yatarım kafasında değilsen, bu işe emeğini, alın terini koyarsan, yeteneğin de varsa pasaportun bir önemi olmadığını onlarda biliyor. onlarda biliyor iskandinav ülkelerinden birkaç milyon euroya alabileceğin linnes ayarında bir beki yabancı sınırı geldiğinde herhangi bir anadolu takımından almak istediğinde sırf türk olduğu için kapının 6-7 milyon eurodan açılacağını. onun da linnes'in sahip olduğu iş ahlakına sahip olma olasılığı nedir muamma.

    ozan, çağlar, cenk, cengiz. bunların hepsi türk pasaportuna sahip son dönemde avrupa'ya iyi paralara transfer olmuş isimler. cengiz üç büyüklerde dahi değildi. başakşehirden roma'ya gitti. ozan yanlızca 5 ay oynayıp gitti. oynamak isteyenin de gitmek isteyenin de önünde hiçbir engel yok.

    türkiyedeki tüm sporseverlerin gördüğü salt gerçekleri bu kuralı getirmeye çalışanların görmediğini varsaymak çok inandırıcı gelmiyor. dolayısıyla bu propagandanın sürekli yapılmasın sebebi olarak aklıma tek bir şey geliyor. dil problemi olmadığı için türk menajerlerle çalışmak daha tatlı geliyor sanırım bazı kesimden insanlara.*
  • 162
    altyapı teşviki yerine "her ile yeni stadyum", eğitim reformu yerine "her ile üniversite", ilaç alımında kolaylık gibi sağlık reformları yerine "en büyük hastane", güvenilir bir hukuk sistemi yerine "en büyük adalet sarayı" diyen güç erklerinden gelmesi hiç de sürpriz olmayan, şekilci ve kolaycı hamle.
  • 164
    ülkemizde fazlasıyla var olan "ucuz" milliyetçiliğe meze olmuş konudur.
    memlekette ekonomi bitmiş, faizler almış başını gitmiş, kur 5- 6.5 arası geziyor. bizim ise konuştuğumuz konu "futbol takımlarında kaç tane yerli kaç tane yabancı olsun?" muhabbeti yapıyoruz. biraz aklı selim olan herkes insanların bazı konuları düşünmesini engellemek için yapıldığının farkına varır.
  • 165
    frenkie de jong
    donny van de beek
    matthijs de ligt
    virgil van dijk

    var da türkiye topraklarında biz mi bilmiyoruz?

    her sene efsane örnekler verilir.
    porto bilmem kaç para kazandı transferden, benfica 10 yılda 700 milyon euroluk satış yapmış, ajax 200 milyon euroya üç adam okutmuş... bu örneklerin ardından "bizimde böyle olmamız lazım"...

    nasıl olacaksın?
    altyapılarda eğitmenin yok. çoğu aç kalmış eski futbolcu. eski futbolcu olmayanlar asgari ücretin az üzerinde maaş ile çalışmaya çalışıyor.. a'dan z'ye eğitim yok ülkede. çünkü eğitmene değer yok. bugün öğretmen olmak hayatını kurtarmak demek. türkiye şartlarında güzel maaş 3 aya yakın tatil demek. ben özel sektörde 15. yılı devirirken kredi başvurusu yaptığımda kıçı kırık bir araba için bin dereden su getiren banka bir devlet memuruna anından kredi açabiliyor. yani demem o ki (eğitimciliğe önem verenler dışında) öğretmen olayım yırtayım kafası ile hareket eden milyon tane insan var.

    eğitimci olmak kolay değildir.
    emek ister, sabah akşam kendini geliştirmelisin. biz ne yapıyoruz?

    bugün ozan kabak, atalay, emirhan gibi gençlere güveniyoruz. ozan daha 18'inde gitti.. neden??
    önce bunları araştırman, bunların önlemini alman lazım. 600 pro lisanslı teknik direktörümüz var diye övünen ali dürüst beyfendi lütfen çıksın anlatsın bu 600 tane pro lisanslı teknik direktörün kaçı görev yapıyor aktif olarak, kaçı pro lisanslarını kiralamış.. hiç süperlig de çalışmaları için teşvik ettiniz mi? yoksa şu anki gibi 20 adam arasında 18 takım dönsün diye gizli bir anlaşmanız mı var? lütfen sizi dinliyorum ali bey bu soruma cevap veriniz.

    ülkede pro lisansın bile rantı var amk. kime ne anlatıyoruz??

    sen temeli değiştirmezsen, üstüne istersen dünyanın mimari olarak en güzel yapısını dik yine yıkılır. temel yok lan temel... ülkede futbola dair hiç bir umut ışığı yok. basketbolda öyle... ama orada kulüp bazında başarılar var... yemin ediyorum basketbolda ki coaching futboldakinden çok daha iyi ülkede.

    hala 4-2-3-1'in arkasına saklanan, kendini gram değiştirmeyen insanların teknik direktörlük yaptığı bir ülkede gelse ne olur gelmese ne olur yabancı sınırı??

    türkiye'nin en iyi stoperi denen serdar'ın hali ortada. sadık'ı rezil eden 3. sınıf yabancı oyuncular var. merih demiral'ı keşfedebilmiş bir tane scout yok amk... alanya alıyor da adam uçuyor... düşünün halimizi.. hala hakan çalhanoğlu'ndan, yunus mallı'dan, emre mor'dan medet umuyoruz. sonra yabancı sınırı!!!

    ya bu ülkenin en büyük camiası abi-kardeş bakkalı gibi yönetildi.
    50 bin eurolara ne oyuncular elden kaçtı... çocuklarına soruldu "almayın" dediler alınmadı filan...

    şu ülkede sabah akşam küfür edilen belhanda, feghouli ikilisi kadar oynayabilecek türk oyuncu yok... seviyemiz, zagreb'in 180 dakika bir şekilde diş geçirebildiği benfica'ya elenmek.. çıkıp "bizden daha iyi takım" demek... adamlar o eşleşmeden iki ay önce krizlerden kriz beğeniyordu.. biz ise her şey doğru bir tek forvetimiz yokmuş gibi burada "adam asıyorduk" işte farkımız bu bakış açısında yatıyor... şampiyonlar ligi seviyesinde türk kaleci yok (muhammed şengezer'den umutluyum)amk memleketinde... iki tane stoper var bir italya'da diğeri almanya'da... bek yok bek.... caner ve gökhan'a kaldı millet. emre taşdemir ile olacak iş değil o..

    ülkede sağlam defansif orta saha bir tane o da ispanya'da...

    ülkenin içinde standart üstü adam durmuyor. durmamalı da... ajax örneği verip 70 milyon euro gelir beklersen, 18 yaşındaki stoperine verilecek en yüksek bedeli verip alırlar. hadi 11 değil 20 olsun.. 50 olmaz.. porto ise gider 50'ye satar. sen oyuncu ihraç eden bir ülke olmaya başlarsan bu fiyatlarda ona göre değişecek. ama senin tek tük iyi adam yetiştirdiğin bir ülkede bunun olması asırlar sürer.

    önce eğitimcilere insanüstü para vereceksin.
    bu işe gönül vermiş adamlara 10 yıllık bozulamaz sözleşme yapacaksın ki iki gün sonra u17'de şampiyon olan bir adamı galatasaray, fenerbahçe, beşikta kapmasın. bir ekol oluşturman gerek. belçika örneği verip "hadi bizde 4-3-3 oynayalım ehehe" dersen ağzının ortasına sümsüğü yapıştırırım. taktik, teknik bilen adamlar otursun bu ülkenin ihtiyacı olan sistemi bulsun herkes öyle oynasın... sadece yabancı sınırını kaldırmakla olmaz. madem öyle bir bok yenecek bir sistem belirleyelim ona göre herkes oynasın..

    yer mi??

    çok salak işler bunlar. çok aptal adamların uğraşacağı işler.
    yine yeniden burak, arda, caner üçlüsünün milli takıma dönüşünü izler, fatih terim'e demediğimizi bırakmayız. 30'lu yaşlarının ortalarındaki adamlardan medet umar, şenol hoca her şeyi düzeltti deriz. 3 yıl sonra bir bakarız letonya'ya yine elenmişiz.

    neden?
    çünkü ağır malız...

    edit :

    uefa avrupa liginden bahsetmeyi unutmuşum.
    valencia, napoli, chelsea, villereal, arsenal, s.prag, benfica, e. frankfurt... bu 8'liden slavia prag dahil yenebileceğimiz bir takım yok. hemde yabancı sınırı yokken. geçen sene şampiyonlar liginde gruptan çıkan takım bir sene sonra uefa avrupa liginden çıkamadı.. çünkü bireysel yetenek yoksa yokuz... bireysel yetenek a. madrid vs juventus eşleşmesindeki gibi güç dengeleri eşitse fark yaratır.

    şöyle düşünün aynı mühendisin elinden çıkan iki f1 aracı. teknik olarak hiç bir farkları yok. hızlanma, yavaşlama her şey aynı.. kim kazanır? michael schumacher mi? giancarlo fisichella mı?

    işte bireysel yetenek burada devreye girer.
    karşındaki takım golden state ise sen ucla olursan ancak bireysel yeteneklere güvenirsin. o da sana ancak bir maç kazandırır... şampiyonluk için daha fazlasına ihtiyacın var.
  • 166
    madem bu yabancı sınırı meselesine bu kadar taktı bu propagandayı yapanlar, buyrun totoya loto o zaman.

    yabancı sınırı gelsin diyen bu arkadaşlar gerçekten kulüpleri düşünüyorlarsa, türk futbolcusunu ve futbolunu düşünüyorlarsa bu konudaki önerilerim şöyledir:

    1. her takım ilk 11'inde en az 2 ilk 18'inde toplam 4 olmak üzere 22 yaşından küçük ve kendi altyapısından çıkma genç futbolcu oynatmak zorundadır. her eksik oyuncu için ya 1 kişilik eksik kadro verilmelidir. ya da her oyuncu yerine türk milli takımında oynama koşulunu sağlayan en az 2 oyuncu olmalıdır. toplam kadro 28 kişiyi geçemez. 18 yaş ve altı oyuncu kadroya eklenmemiş olsa bile herhangi müsabakanın kadrosunda yer alabilir.

    2. hiçbir türk futbolcusunun maaşı veya bonservisi türk lirası haricinde bir para birimi ile belirlenemez. türküz hepimiz neden başkasının parasıyla ödeme yapalım değil mi?

    3. hiçbir türk futbolcusunun maaşı yıllık 3.5 milyon tl'den fazla olamaz. bu sayede yurtdışına çıkmak için para konusu önlerinde engel olmaz.

    4. hiçbir türk futbolcusunun bonservis bedeli yurtiçinde 10 milyon tl'den fazla olamaz. bu sayede yurtdışına satış konusunda daha rahat ederler.

    5. hiçbir türk teknik adamın maaşı yıllık 4 milyon tl'den yüksek olamaz. yurtdışına çıkıp vizyonlarını belki geliştirebilirler.

    6. 18 yaş ve altındaki yabancı futbolcular yerli statüsünde değerlendirilirler. en az 3 yıl ülkede futbol oynarsa türk vatandaşlığı hakkı kazanır. 21 yaşına geldiğinde türk milli takımını tercih ederse yerli futbolcu statüsünde değerlendirilir. aksi halde yabancı futbolcu statüsünde değerlendirilir.
  • 168
    super lig’in toplam oyuncu sayisi 488. bunun 244’u yabanci statusunde yani sadece %50’si yabanci. diyelim yabancilar kollaniyor forma veriliyor bu durumda baktigimiz zaman her iki turk oyuncudan birinin hala sansi var forma icin. yani bu kadar buyuk sansa ragmen hala turk oyuncular forma giyemiyorsa, formayi kapamiyorsa ve takimlar sahaya 11 yabanci ile cikmayi tercih ediyorsa kimse kusura bakmasin da bu propaganda osuruk bir propaganda. önce kendine bakacaksin kardesim. ”ben niye forma giyemiyorum” diyeceksin. bunun icin mucadele edeceksin. bugun cr7 34 yasinda hala 100 milyon euro ediyor ve makine gibi top oynuyorsa bunu yetenege vuramazsin. bu ögrenilmis disiplin, ekstra calisma, azim ve sporcu gibi yasamaktan gecer. sen kisisel olarak bu disipline ve bu mekaniklere sahip degilsen sinavda basarisiz olup hocayi suclayan ögrenciden farkin kalmaz.

    herkes yetenekli olacak diye bir sey yok. elmander gibi bir örnek var mesela. safi yetenek oldugunu dusunen var midir? bence yoktur. ama köpek gibi calistigini, is disiplini ve is ahlakina sahip oldugunu aninda söyleriz kendisini tanimlarken. messi olma sen, tamam cr7 de olma ama elmander gibi ol. o formayi her turlu alirsin. milli takima da girersin.
  • 169
    bu propagandayı yapan kişiler az çok belli ve tek bir dertleri var başkaları pastadan pay alırken biz neden almıyoruz, yoksa ülkenin sporcu yetiştirmesi, sportif başarılar, sporda söz sahibi olmak falan dertleri değil. eğer bahsedilen yabancı sınırı gelecekse o zaman türk futbol kulüpleri türk çalışanlarına ve futbolcularına tamamen performansa dayalı bonus sözleşmesi verecek ve bu sözleşmelerin hepsi türk lirası üzerinden olacak. futbolculara ve personellere yıllık maksimum 2 milyon tl garanti para verilebilecek, daha fazla para kazanmak isteyen varsa sözleşmesine gol, asist, gol yemeden maç bitirme, maç kazanma, şampiyonluk primi, uluslararası başarı gibi performans bonusu ekletecek çünkü bu arkadaşlar kendilerine şans verilse bütün yabancılardan daha iyi oynayacaklarını beyan ediyorlar madem öyle buyurun sahne sizin. kulüpler kendi aralarındaki bütün transferleri türk lirası kullanarak yapacak ve verilecek olan para sadece bonservis bedeli olacak, sonraki satıştan herhangi bir pay, aramızdaki maçlarda oynamaz, şampiyonlar ligine kalırsanız şu kadar fazla para isteriz gibi maddeler söz konusu bile olamayacak. transfer konusunda yurt dışında satmış gibi gösterip oradan bedelsiz bonservis veya kiralama çabası içinde bulunanlara hemen puan silme cezası olacak. bütün kulüpler kazandıkları performans paralarının yarısını belgelendirmek şartıyla altyapı antrenörlerine, altyapı sistemlerine, antrenman sahalarına ve stadyumlarının- zeminlerine harcayıp hem futbolcu yetiştirmeye devam edecek hem de milyon liralık kulüpleri patates tarlasından hallice zeminde futbol oynatmaya çalışmayacak. eğer derdimiz sporun gelişmesi ve dünya standartlarına çıkmaksa bütün bunları zaten herhangi bir sınıra bağlı olmadan iş ahlakımız gereği yapmamız gerekiyor ama gelin dürüst olun kimseyi kandırmayın yabancılar para kazanıp top oynarken biz hem kazanamıyoruz hem de büyük kulüplere kapak atamıyoruz bizim hedefimiz açık açık bu düzeni bozmak diye söyleyin.