• 2008
    ya hiç uğraşmadan git almanyaya al kuralın aynısını uygula. takımlarda ihya olsun, milli takım da düzelsin. değişmediyse eger almanya'daki kural şöyle : yabanci sayısı sınırlaması yok. ama kadroda en az 12 almanya vatandaşı olan oyuncu bulundurulması gerekiyor ve bunların en az 8i altyapıdan olması gerekiyor. bu 8 olayı göz korkutabilir ama hem her kulüp kendi oyuncusunu yetirsitmek zorunda kalacak böylece altyapıya mecbur önem verecekler. bu çocuklarda oynadıkça iyi olup kendi milli takımlarını daha üst noktalara getierecek. almanya milli takımının ve kulüplerinin durumu ortada neticede..
  • 2009
    aslında asıl sorun yabancı kuralı falan değil.8 altyapı oyuncusu da zorunlu olsa çoğu takımda torpilli 8 futbolcu mis gibi kaymağını yer bu işin. 2002 de biz dünyanın en iyi 3. ülkesiyiz diye gezerken, almanya da ''dünya kupasında 2. olduk ama dünyanın en iyi 2. takımı değiliz, gelişmemiz gerekiyor.'' diye açıklama yapmışlardı. * sorun zihniyet meselesi sadece futbolda değil tüm alanlarda çok çok gerideyiz ve bunun bir çok nedeni var ama biz ülke olarak her zaman bir noktaya suçu yükleyip kafaya göre, plansız programsız, sonrasını düşünmeden, günü kurtarmak için hamleler yapıyoruz ardından bu durum döngüye giriyor tekrar,tekrar,tekrar. mesela eğitimi düşünün gerçekten kötü bir durumda ülkemizde. şöyle bir baksak öğrenciler,sınav sistemi,öğretmenler,müfredat,veliler,yöneticiler gibi gibi bir çok neden sayabiliriz. biz gidip sınav sistemini değiştiriyoruz ama onunla etkileşim içinde olan hiç bir şeye dokunmuyoruz yada müfredatı değiştirip onunla alakalı bir şeye dokunmuyoruz. sonuçta bir şey değişmiyor ilerleme kaydedemiyoruz. neyse fazla uzadı sadece futbol da değil her şeyde böyleyiz. umarım en kısa sürede bir şeylerin değişmeye başladığını görürüz.