• 1925
    önümüzdeki en az 5 yıl için ne olacağı belirlenmesi gereken sayıdır. ligin bitmesine 3,5 ay kalmış hala belli değil. ancak kulüp olarak her şeye hazırlıklı olmalıyız. olası sınırlamaya karşı bazı hamleleri şimdiden hazır tutmalıyız.

    alt yapı oyuncularının gelişimi takdir edilse de ne yazık ki 11'e şak diye koyabileceğimiz bir oyuncumuz yok. çok zorlasak yunus var ama bence henüz bu seviyede değil. emre akbaba dışında maalesef elde 11'e koyacak oyuncumuz da bulunmuyor. nasıl yapacağız bilemem ama, m.zeki, okay, hakan gibi oyunculardan en 2'sini falan almamız lazım diye düşünüyorum. ianis hagi de eğer türk statüsünde oynayabiliyorsa mutlak suretle kadroya dahil edilmeli.

    yoksa sınır olması durumunda orta vadede avrupada başarılı olacağımızı sanmıyorum. yukarıda adını saydığımız oyuncuların takıma dahli bu geçiş döneminde kadro kalitemizin en azından aşağı düşmesini engeller. zaten 1-2 sezon içinde alt yapı oyuncuları daha aktif olacaklardır. onların şimdilik biraz daha zamana ihtiyacı var. ama bizim kaybedecek bir zamanımız yok. bu yüzden sadece alt yapıya güvenerek yola çıkarsak aksarız. yerli oyuncu transferi şart oldu.
  • 1927
    nihat kahveci'nin zamanında ispanya'da yabancı oyuncu sayılmaması için açmış olduğu davayı kazanması ile nihat avrupa birliği vatandaşı gibi oynamıştı.

    bence bu karar emsal gösterilerek avrupa birliği ülkesi pasaportu olan oyuncular da bizim ülkemizde yabancı sayılmadan oynayabilir.

    yani hukukçu değilim ama birkaç yerde daha bunu söyleyen ve mantıklı argümanlarla destekleyen yazılar görmüştüm.

    eğer iş o raddeye gelirse bunun oluru var mı diye bakmalıyız.

    edit: ab üyesi değiliz ama ab uyum süreci gereği gerek kamuda, gerekse başka alanlarda bazı uygulamalarda ab'nin belirlediği mevzuatlarla yapılıyor.

    bilmem kaç tane kalem var. bu konuda da bir şeyler var mı bilmiyorum. hukukçu değilim.

    https://www.ab.gov.tr/files/pub/abuyp.pdf
  • 1929
    malumunuz son dönemlerde havaalanlarına verilen reklamlarda 250 bin dolarlık konut alımı karşılığında yabancılara türk vatandaşlığı veriliyor bu sayede milli takımda oynamamis yabancı oyuncular türk statüsünde gösterilebilir. bu sayede yabancı sınırı atlatilabilir.

    hatta bu millî takım meselesi yabancı sınırı 14 olduktan sonra çıkmış bir kural ondan önce türk pasaportu olan herkes yerli sayılıyordu eğer sayı azaltılırsa kabul eden tüm oyuncularda uygulanabilir.
  • 1931
    değişecekse de 2020-2021 sezonunda değişecek kural. 2020 ocak ayına kadar açıklanır büyük ihtimal.

    parayla vatandaşlık almaya çalışan arkadaşlar için madde 2/b'yi şuraya bırakıyorum:

    --- alıntı ---

    a takım listesinde yer alacak en az 14 futbolcunun, türkiye a milli futbol takımında oynama uygunluğuna sahip futbolcu olması zorunludur.

    --- alıntı ---

    http://www.tff.org/...ularin-Uygunlugu.pdf
  • 1932
    bu saatten sonra değişmeyecek kuraldır. bu kadar takım o kadar yıllık kontratlar yaptı futbolcularla. öncelikle fenerbahçe dışında değişmesini isteyen takım yok. aldıkları yerliler de ellerinde patlıyor zaten tek dertleri galatasaray makası açmasın. ya beyler :) artık çok geç be. hormonlu başakşehir bile önüne geçemez galatasaray'ın. ama hakkınızı verelim iyi çırpınıyorsunuz. kural değişmeyecek ama istediğiniz kuralı getirin. getirin! neyiniz varsa getirin! :d
  • 1933
    konuşulanların aksine anadolu kulüpleri için sınırlanması gereken sayı.

    belli miktarda euro geliri olmayan (avrupa'da oynamayan) takımlara sınır koy. 10 yabancı yeterli mesela. şampiyonlar ligi'ne giden takıma sınırsız yap. avrupa ligi'ne gidene de 12-14 gibi bir sayıya izin ver.

    lige nba'deki gibi başarıya dayalı güncel bir salary cap getir. bilançosu düzelen, avrupa kupalarına katılan, istikrarlı takımlara daha fazla yabancı oynatma imkanı tanı; maaş ve bonservis bütçesini yükseltmesine izin ver. diğerlerinin maaş ve bonservis için ödeyeceği miktarları sınırlandır. 3'er senelik projeksiyonlarla sürekli güncelle bunu.

    yabancıların da kalitelisinin, genç olanlarının veya genç değil ama bir drogba gibi milli takım ve avrupa kariyeri büyük olanlarının gelmesini sağlamak için bazı kalite standartları koy. bunun dışında yabancı getirene lüks vergisi ödet.

    yerli oyuncular eğer avrupa kupalarında min. 15 maç oynamamış ise veya milli takımda en az 20 maç oynamamış ise veya avrupa'nın 6-7 büyük liginde en az 2 sezon futbol oynamamış ise alacağı maaş max. 1 milyon tl, bonservis de max. 3 milyon tl olsun. rakamlar değişebilir.

    ha tabii boşa konuşuyoruz çünkü ülkede amaç bu sorunu çözmek değil. bunu popülist şekilde kullanmak. tıpkı tüm diğer sorunlar gibi.
  • 1934
    8+3 diyorlar, gelicekse gelsin ulan dedigim.

    emre akbabus var, yunus geliyor piril piril, altyapi zehir gibi. anadolu kluplerine ve cakal menajerlere 1 kurus koklatmayiz, ozkaynagimizla yine biz sampiyon oluruz.

    yarin gelse 3.kisi yuksek ihtimal sol bekten cikar.

    ama ilerleyen zamanlarda bu kuralin gelecegini varsayarsak oncelikler on libero ve kanat oyunculari olacaktir zira en cok maas yuku oralarda su an.
  • 1935
    bunun azaltılmasını savunanlardaki iki yüzlülük ciddi bir problem. mevcut kuralda yabancı zorunlu değil. ama sanki 14 yabancı zorunluymuş da türklere sıra gelmiyormuş gibi konuşuyorlar. aslında yerli oyuncular kaliteli değil, parası olup yabancı alanlara karşı şansımız yok demek istiyorlar. böyle söyleyecek kadar da delikanlı olmadıkları için işi istiklal marşına falan götürüyorlar.

    düşmesi büyük problem olacak. şampiyon olunur nir şekilde ama kulüpler çok fazla para harcayıp karşılığını alamayacaklar.

    acilen siyasi arenada da bu işin iptal edileceği koşulların oluşması lazım.
  • 1936
    bunun azaltilmasini savunan herkes ama herkes yerli oyuncularin artan fiyatlarindan nemalanacak olan parazit surusunun fertleridir. kontenjanin azaltilmasi demek yerli oyunculara diger yerlilerden iyi oldugunuz surece turkiye'deki pastanin kaymagini yiyebilirsiniz demektir. bu kontenjani azaltmak isteyenler yeniden yerli oyuncu pazari kizissin, bonservisler ve maaslar artsin, biz de menajerler ve etrafina coreklenen sark kurnazi anadolu kulubu yoneticileri olarak sakalimiza bakalim derdindedir.
  • 1937
    bizi oldukça kötü etkileyecek durumdur yabancı sınırı ve yabancı oyuncu sayısının azaltılması. yıllardır altyapısından oyuncu çıkaramayan bir takım olarak ozan kabak'ın çıkışına güvenilmemesi gerekiyor. ozan, oynadığı ilk maçından itibaren o güveni verebilen nadir bir oyuncuydu ancak onun gibi 2. bir oyuncu sayamayız. yunus akgün, atalay, celil gibi oyuncular çok büyük değişim göstermezlerse asla ilk 11 oyuncusu olacak potansiyelde değiller ve altyapıda mustafa kapı dışında da bu potansiyeli gösteren oyuncu yok. yani denildiği gibi altyapıdan çıkarırız, oynatırız uçarız kaçarız mantığı en az 3-4 sene olacak gibi görünmüyor ve mecburen anadolu kulüplerine para bayılacağız. bu konudan bağımsız olarak yabancı sınırı tamamen ırkçılıktır. bir işi sadece milletinden dolayı birine yaptırmamak ayrımcılık değil midir? her şeyiyle farklı amaçlara hizmet eden, akla mantığa sığmayan durumdur.
  • 1940
    normal bir ülkede bu tip kurallar 3-4 sene sonra geçerli olacak şekilde düzenlenip şimdiden duyurulur.

    yine normal bir ülkede olur da kural apar topar değiştirilirse, mevcut kurala güvenerek yapılmış yabancı oyuncu sözleşmelerinin
    iptalinden doğacak zararlar, kararı alan kuruma çatır çatır ödettirilir.

    tabii belirttiğim gibi, bunlar normal ülkeler için geçerli. türkiye'de yarın ne olur bilemezsin. bir bakmışsın devletimiz yarın yabancı oyuncuyu yasaklamış, şehir meydanlarına "futbolcu tanzim satış noktaları" kurmuş, türk futbolcu bonservisi satıyor. aracıları, menajerleri filan da çıkarmış aradan böyle mis gibi, tertemiz bir fiyat listesi asmışlar kapıya:

    sedat ağçay - 5 milyon euro
    ilhan parlak - 7 milyon euro
    sedat ağçay + ilhan parlak - 15 milyon euro (ikili alım - kampanyalı fiyat)
    ...
    ...

    kulüplerimiz türk futbolcuya rahat rahat ulaşıyor, takımlarımız istiklal marşını coşkuyla söylüyor, göğsümüz kabarıyor. kulüp başkanları satış noktası önünde ellerinde fileleriyle kuyruk olmuş, mikrofon uzatılan ali koç devlet büyüklerine teşekkür ediyor, arkasındaki fikret orman kafasını kamera kadrajına sokmak için azami gayret içerisindeyken bir yandan tatlı tatlı sırıtarak kafasını sallıyor. herkes mutlu.

    olabilir yani, hiç belli olmaz.