• 1617
    mevcut ekonomik koşullarda yakında kendiliğinden azalacak sayı. mantıklı olan da bu. tıpkı türk ekonomisi gibi yıllardır oyuncu üretmeden dışarıdan borçla aldık ve bugün de döviz kurlarının uçuşu ile batık hale geldik. artık bu saatten sonra altyapıdan ne kadar oyuncu çıkar, ne zaman çıkar, ne kadar faydalanabiliriz onu da bilemiyorum.

    yaşadığımız her şey hak edilmiştir, öyle yoktan var olmuyor bu sıkıntılar...

    edit: yabancı oyuncu sınırı gelsin diye anlayanlar nasıl okudular çok merak ediyorum. bu döviz kuruyla yabancı alamayacağız ve sayıs azalacak, bunu idrak etmek zor olmasa gerek.
  • 1618
    yabancı oyuncu sayısının artması veya azalması nedeniyle kulüpler batmamıştır. türk oyuncular sanki yabancılardan daha ucuza oynuyordu ve bonservisleri düşüktü bizimkiler gittiler yabancıya daha fazla verdiler de battılar. olayın yerlisi yabancısıyla alakası yok.

    bugün ekonomik olarak yapılacak en büyük zarar yeniden yabancı kısıtlamasına gitmek. serbestleşme sayesinde yerli fiyatları düştü ve yurt dışına yerli futbolcu ihraç etmeye başladık. türkiye'de dört büyükler yerlilere para saçmayınca yurt dışına gitmeye başladı futbolcular.
  • 1619
    yabancı oyuncu sayısı batsın. burnumuzu b*ka sürükleyen o kural değil miydi? o kural yüzünden yerli leşlere milyonlar dökülmedi mi? uygun fiyata doğru yabancıyı almayıp yerli yiyicilere bayılarak mı ekonomi düzelecek acaba? ulan eboue gibi adamı çarşamba günü cl'de oynatıp hafta sonu tribüne göndermedik mi o amk kuralı yüzünden?

    galatasaray'ın önünü kesmek için çıkarılmış bir zırvaydı. kulüpler cl'de euro kazanıp adam akıllı harcadığı sürece bir şey olmaz. saçma kuraldır. saçma kalacaktır. futbolcunun yerlisi yabancısı olmaz. dürüstü ahlaksızı, iyisi kötüsü olur. gerisi palavradır. 2 milyon euro'ya transfer edilen yabancı, 4 milyon euro'ya transfer edilen yerli yok mu?
  • 1620
    yabancı oyuncu sayısı, yıllar boyunca sınırlanarak başta galatasaray olmak üzere tüm türk takımlarının, avrupa ile baş etmesinin önüne geçmiş, yabancı sınırı nedeniyle kulüpler, hiçbir hal ve şartta o parayı hak etmeyecek adamlara milyonlarca euro ve uzun soluklu sözleşmeler vermek zorunda kalmıştır. bu uzun ve pahalı sözleşmelere imza atan oyuncuların ortak özelliği "diğer türklerden" nispeten daha iyi olmak olduğundan ve bu avrupa'da başarı getiren bir kriter olmadığından da kulüpler, ulusal başarılar dışında herhangi bir başarı yakalayamamış, doğru düzgün bir ekonomik planlama yapamamış, günün sonunda da büyük zararlar etmişlerdir.

    örnekleyelim;

    tarık çamdal. gerek bonservis, gerek ise maaş konusunda linnes'ten daha pahalı bir oyuncudur. kendisinin takımımıza gelmesini sağlayan yegane unsur, yabancı sınırı nedeniyle "sadece önemli bölgelerde" yabancı oynatan takımımızın, idareten türk adam almak zorunluluğudur. aynı sebeple salih dursun ve veysel sarı gibi topçuların da yolu galatasaray'dan geçmiştir. 2013-14 sezonu itibariyle gelen sağ beklerden basit bir breakdown yapalım, tarık çamdal bonservis + maaş 5 senelik maliyeti yaklaşık 13 m euro, veysel 400.000 euro bonservis ve yaklaşık 1.5 m euro maaş ile toplamda 2 m euro, salih dursun 2.750.000 euro ve yaklaşık (dönemin parası ile) 1 m euro maaş ile toplamda 3.75 m euro maliyet getirmişlerdir. bu kapsamda bu üçlünün toplam maliyetleri, 18.75 m euro, süre aldıkları zaman zarfında etkileri ise linnes/5 olarak nitelendirilebilir. aynı şekilde, 2013-14 - 2017-18 sezonu arasında 4 sene boyunca sabri sarıoğlu da türk olması nedeniyle galatasaray forması giymiştir ve yaklaşık maliyeti 8 m dolar, 6-7 m eurodur. özetle 4 adet türk bekimize toplamda 25 m euro harcarken, toplam etkileri, 2.5 m euro (bonuslar dahil) maaş ve 4 senelik sözleşmesindeki toplamda 4 m euroyu bile (3.3. m euro https://www.galatasaray.org/...galatasarayda/31594) bulmayan linnes, maliyeti ile bu adamların toplamı kadar faydalı olmuştur. haydi sabri'yi çıkartalım, galatasaray, sadece ligdeki rakipleri ile mücadele edebilmek adına, avrupa'da vasat bile sayılmayacak bir sağ bek rotasyonuna sahip olabilmek için 6.5 m euro yerine 18.75 m euro harcamak zorunda bırakılmıştır.

    başka bir örnekleme yapalım; endoğan adili. adında ğ olan adamı türk olarak oynatamamış olmamız bir yana dursun, adı frederik brunson olsa idi kapımızdan dahi geçemeyecek bir adamı, sırf türk olarak oynayabilir diye kadromuza kattık. 4 milyon lira çöpe gitti; oyuncu 1 dakika bile forma giymedi. fakir sevindirsek duaları ile her sene 3-6 puan fazla alırdık.

    zibilyon tane örnek çıkar. hepsinde kahrolur sigara yakarız.

    gelelim günümüz yabancı oyuncu sayısına. eğer anadolu'nun bağrında koşturan topçulara 3-5 m euro bonservis, 2-3 m euro maaş verilecekse azalmasın; hatta artsın artabiliyorsa. mevcut dolar ve euro kurları üzerinden akıllı bir hamle yapıp altyapı oyuncularını kazanacak, gelecek sene sağ kanada yunus, merkeze celil gibi adamları yazarak bir kadro mühendisliği yapacaksak varsın bu sene yanıversin.