• 195
    etkilendiği teknik direktörler ve futbol kariyeri hakkında verdiği bir röportaj,

    --- alıntı ---

    kariyerim boyunca birçok teknik direktörle çalıştım. hemen hemen tamamı başarılılardı. ancak, etkilendiğim bazıları vardı. john benjamin toshack, rafa benitez, jose mourinho, carlo ancelotti, pep guardiola, manuel pellegrini, luis aragones ve vicente del bosque. tüm bu hocalar 13 farklı ülkede çalıştı ve 121 kupa kazandı. çok bilge insanlardı.

    teknik direktörler, liderlerdir. her teknik adam, oyuncularının saygısını kazanmalıdır. teknik direktör bir şey söylediğinde, oyunuclar buna inanmalı ve uygulamalıdır. fikirleri ve taktikleri açık olmalıdır ve her oyuncu, hocasının ne istediğini bilmelidir. verdiği mesajlar, herkes tarafından anlaşılmalıdır. her teknik direktör, oyuncularının saygısını kazanmalı ve bu çoğu zaman kolay değildir. eğer oyuncular, teknik direktöre inanmıyorsa yapacak bir şey kalmamıştır.

    toshack, üçüncü kez sociedad'a geldiğinde ben alt takımdaydım, a takıma yükseltti. toshack, büyük kararların adamıdır. tüm kararları, iç güdüleriyle alır. bir karar aldıysa, ölse o karardan vazgeçmez. kim ne kadar eleştirirse eleştirsin. çok güçlü bir karakterdi. analitik düşünceye, istatistiklere değil izlediklerine inanırdı. bir oyuncunun en güçlü özelliğini çıkarma konusunda çok maharetliydi. birçok antrenörün göremeyeceği şekilde oyuncuların yeteneklerini görürdü. futbol kariyerim söz konusuysa toschak, önemli bir dönüm noktasıdır.

    rafa benitez, kişiler arası iletişimde çok soğuk ve donuk biridir. her şeye çok profesyonel yaklaşır. onun takımındaysanız biraz sabırlı olmanız gerekiyor. eğer sabrederseniz, çok şey öğrenirsiniz. beni önceleri oynatmıyordu. sabrettim, onun sistemine adapte oldum ve oynamaya başladım. bir nokadan sonra performansımdan bağımsız olarak beni sürekli oynattı. rafa, olayları anlamaya çok fazla odaklanır. mantıklı ve analitik biridir. detayların detaylarına bile vakıftır.

    pep guardiola'nın barcelona'da bu kadar başarılı olduğu ve sırları konusunda hep merak duydum. onunla bayern münih'te bu yüzden çalıştım. her zaman rakibin bizi bildiğinden daha çok biz onları bilirdik. guardiola, diğer herkesten daha çok oyun bilgisine, görüşüne ve tutkusuna sahiptir. mikro detayların bile üstüne gider. onun karakterinde ve ruhunda, futbola karşı doyumsuz bir tutkusu, açlığı var. futbol sezonları gerçekten çok uzun ve yorucudur. ancak, sezon bittiğinde pep hiç yorgun değildir. her zaman tetiktedir, her zaman hazırdır. pep'in takımında oynayan oyuncular da bu tutku nedeniyle herkesten daha isteklidir ve daha çok koşar.

    oyuncularınızdan sürekli bir şeyler istemelisiniz. bazen bir tiran gibi olabilirsiniz ancak olmazsanız kaybedersiniz. bir teknik direktörün taktiğine ve kazanacağına dair özgüveni olmalıdır. bu özgüven takıma yayılırsa, daha çok talepkar olabilirsiniz ve gelişim sağlarsınız. takımınız fiziksel ve taktiksel olarak aşama kaydeder. başarılı bir teknik direktör, bir kulübe geldiğinde kendini fark ettirir. her oyuncudan doğru şeyler ister. siz de bunu fark edersiniz ve saygı kazanırsınız. her oyuncu, yeni teknik direktöre kendini ispatlamak ister. ancak, oyuncular da çok iyi gözlemcidir ve sürekli hocasını yargılar. o taktiğin kazanıp kazanamayacağına dair görüşleri vardır. uzun vadede, bu görüşler ne kadar olumsuzsa işiniz o kadar zordur.

    bir teknik direktör olarak sahada olanlara hakim olmak isterim. tüm gelişmeleri, mücadeleleri yakından takip ederim. oyunun kontrolümüz altında olmasını isterim. eğer a planımız tutmadıysa, hemen b planına geçeriz. ayrıca, bir c planımız da vardır. ufak tefek birçok değişim yapmak gerekir. oyuncularımın tüm planlarımı bilmesine gerek yoktur. üstlerine düşen görevleri bilmeleri yeterlidir. zaten, tüm planları bilmelerini beklemek haksızlık olur, çok fazla bilgiye de gerek yok. sadece, eğer bir planımız o an iş görmüyorsa, iki alternatif planımız daha olduğunu bilerek özgüvenli oynarlar. futbol bir satrançtır. ben daa az spontane, daha fazla analitik olmak istiyorum. taktikler zaman geçtikçe sofistike olabilir. bir teknik direktör, rakibine yeterince saygı göstermeli ve analiz etmelidir.

    şu ana kadar karşılaştığım en iyi rakip guardiola'nın barcelona takımıydı. ayrıca, klopp takımlarına karşı acı çekmeden oynamak imkansızdır. ben de bayern'de oynarken, klopp'un dortmund'una karşı acı çektim. klopp, rakip takım oyuncularını saha içerisinde birden çok mağaraya sokmak ister. sahanın belirli yerlerinde tuzaklar kurar. o tuzağa girdiğinizde organize bir pres başlar. forvetlere ve orta sahalara sürekli arkasından baskı yaptırır. forvetleri ve kanat oyuncuları bu presin içindedir. sürekli merkeze doğru gelir ve baskı yaparlar. bir merkez orta saha oyuncusu olarak, klopp'un takımına karşı oynarken 90 dakika boyunca baskı altında oynadım. hiç keyif almadım. çünkü, sürekli endişe halindeydim ve acı çekiyordum.

    futbolu bıraktıktan sonra uzun bir yaz tatili aptım ve san sebastian'a geri döndüm. real sociedad'da bana uygun bir rol vardı. kendi kulübümde ve benim için harika bir roldü.

    ben san sebastanlıyım. kariyerimdeki en büyük pişmanlığım sociedad ile kupa kazanamamış olmak. ara sıra, 2003'te şampiyon olsaydık, san sebastian'da nasıl bir coşku olurdu diye düşünüyorum.

    real madrid ile şampiyonlar ligi finaline çıkıp kazandım. ancak, istanbul'daki maç kadar heyecan verici ve olağanüstü değildi. ancak, madrid'de çok daha olgun bir oyun oynuyordum.

    --- alıntı ---

    kaynak: sporx