resim
Wilfried Stephane Singo
Takım:Galatasaray
Mevki:Sağ Bek
Yaş/Boy:25 / 1.82
Uyruk:Fildişi Sahili
İstatistikler
  • 2118
    benim gözümde galatasaray tarihinde ismail bouzid, ahmet barusso, burdisso, ontivero transferinden bile kötüdür. bu adama 35 milyon verdiğimiz için devlet bize ceza kesmeli. bildiğin memleketin parasını yakmak sokağa atmak gibi bir şey bu. şunu merak ediyorum singo bu saatten sonra ne yaparsa bu zamana kadar veremediği katkıyı vermiş sayılır. ne yaparsa eh işte seviyesine gelir. cevap yok. takıma döndüğü andan gittiği güne kadar her maç gol asist katkısı verip bölgesinden hiç gol yedirmese mesela bu zamana kadar verdiği zararı süspanse edebilir mi?
    geçen sene ligde sadecd 19 maç oynamış. sadece 7 maçı var 90 dakika.
    şampiyonlar ligi'nde fark yaratacak ya beyimiz 5 maçta oynamamış. 7 maç süre almış nasıl olmuşsa sadece 5 90 dakikası var. bu arada kendisini bu 90 dakikalardan ikisinde stoper oynadı. onun stoper oynadığı iki maçta 9 gol yedik. singo'nun içinden şu saatten sonra bekte zambrotta , cafu çıksın stoperde.cannavaro, ramos'a dönüşsün bu takımda yeri yok. aldığımız paraya satma şansımızın da olduğunu düşünmüyorum. kendisi at olsa vurulurdu verdiğimiz paranın yarısına gönderilmek bile başarıdır. şuna verdiğin parayla dört savunmacı alırdın. yazık ya. oynamadığı her maç aldığımız her avrupa mağlubiyeti kendisine yazar. bugün yerinde asıl mevkisi sağ bek olmayan ancak iş ahlakı sebebiyle her maç oynayıp elinden geleni yapmaya çalışan kalas sallai'nin yaptığı faulden gol yedik. 35 milyon bonservis ödeyip yılda 4.5 milyon maaş verdiğim adam yatıyor. 6 milyona alıp 2 milyon maaşla oynattığım adam en önemli maçlarda çıkıyor. singo, ilkay, kaan kanser hücresidir. atılmaları gerekiyor.
    (bkz: 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı)
  • 2121
    benim yazılarımı bilen bilir, singo'cuyumdur, kendisinin bize gelen en potansiyelli sağ bek olduğunu anladığım andan beri deli gibi destekliyorum ama dünkü maçtan sonra benim bile desteğimi bitirdi. ben burada ofsayt bile verilirken roland sallai'nin rezil bir sağ bek olduğunu, devamlı arkaya adam kaçırıp, saçma sapan tehlikeli yerlerden faul yaratıp, hücum oyuncusuna da bindirme konusunda destek veremediğini hep belirttim. yeter be singo artık, bizi kimlere muhtaç ediyorsun! cl de dönmesi elzemdir. geçen sene 12 puan toplandıysa kendisi sayesinde toplandı, eğer dönmezse sallai'nin barcelona'ya da en az 1 gol hediyesi vardır. garibime giden anadolu takımlarına iki asist yapınca antrenörümüz okan buruk kendisini kesmemesi! hocam allah aşkına, cl de singo, lig de sallai yap. bir ara jacobs'a yaptın, adam toparladı, aynısını singo'da da yapmalısın.
  • 2123
    galatasaray taraftarının sinir katsayısını en çok zıplatan futbolcu profili. leş gibi oynaması ile değil elbet. canavar gibi oynayıp en kritik eşikte evinde televizyon karşısında maçı izlemesiyle.

    singo meselesi de tam olarak böyle trajikomik bir tiyatroya dönüşmüş durumda.

    adamı anlatırken kurulan cümlelere bakın:

    terminatör gibi güçlü.
    uçak gibi hızlı.
    savunma arkasına atılan topa yetişir.
    açık alanı tek başına süpürür.
    gerektiğinde bek, gerektiğinde üçüncü stoper olur.
    rakip kanat oyuncusunu fizik gücüyle oyundan düşürür.

    özetle okan buruk’un yüksek presli, savunmayı orta sahaya kadar çıkaran ve arkada koca bir otoban bırakan oyununda ihtiyaç duyduğu en değerli profillerden biri.

    ama ortada öyle bir ironi var ki insan ağlanacak haline gülüyor:

    öve öve bitiremediğimiz bu “fizik canavarı”, fiziksel olarak sahada kalamıyor.

    30 küsur milyon euro bonservis verdiğiniz 5 milyon euro maaşa bağladığınız bir oyuncunun en büyük alametifarikası atletizmse ve siz o atletizmi sezonun kritik dönemlerinde sağlık raporlarında okuyorsanız teorik fiziğin sahada çok fazla anlamı kalmıyor.

    çünkü fiziksel kapasite sadece 35 kilometre hızla koşmak değildir.

    ikili mücadelede rakibi ezmek değildir. yüksekten zıplamak da değildir. oynayabilmek de fiziksel kapasitedir.

    o yoğun fikstürü kaldırabilmek, art arda maçlara çıkabilmek, takımın size ihtiyaç duyduğu haftalarda sahada olabilmek de bu işin parçasıdır.

    camdan terminatör olmaz. işin taraftarı asıl çıldırtan tarafı ise singo’nun kötü futbolcu olmaması.

    tam tersine. sahada olduğunda ne kadar özel bir oyuncu olduğunu hepimiz gördük. geçen sezon avrupa maçlarında bekte nasıl insan üstü bir fizikle dominasyon yarattığını gördük.

    yani “uyum sağlayamadı” diyemiyorsun. “sistem ona uymadı” diyemiyorsun. “kumaşı yetersiz” hiç diyemiyorsun. adam tam olarak sistemin aradığı oyuncu.

    sıkıntı şu:

    anahtarı bulmuşsun ama kilidi açman gereken gün anahtar cebinde yok. derbi geliyor, singo sakat. avrupa’da tamam mı devam mı maçı geliyor, singo yok. fikstür sıkışıyor, takımın savunması nefes nefese kalıyor, yine yamalı bohça bir düzen kurmaya çalışıyoruz.

    ve iş burada futbolculuk tartışmasından çıkıp yatırım tartışmasına dönüyor.

    çünkü kadronun kağıt üzerinde fizik olarak en güçlü, en atletik ve en dayanıklı görünmesi gereken oyuncusunun en büyük problemi fiziksel devamlılık.

    lüks galeriye gidip dünyanın en hızlı spor arabasını almışsınız. garajda müthiş görünüyor. motoruna bakıp hayran kalıyorsunuz. performansını bildiğiniz için içiniz gidiyor. ama uzun yola çıkacağınız sabah marş basmıyor.

    taraftarın artık “çok iyi futbolcu ama yine sakatlandı” tesellisine tahammülü kalmamasının sebebi de bu. çünkü 30 küsur milyon euroluk yatırım potansiyel satın almak için yapılmadı. kritik maçlarda sahada olsun diye yapıldı.

    singo sağlıklı olduğunda galatasaray’ın savunmasını başka seviyeye çıkarıyor.

    buna itiraz eden yok. ama artık soru “singo ne kadar iyi?” değil.

    soru şu:

    galatasaray o iyiliğe sezon boyunca kaç maç ulaşabiliyor?

    çünkü en ihtiyaç duyduğun virajda kullanamadığın 30 milyon euroluk performansın, kağıt üzerindeki değeri ne kadar yüksek olursa olsun sahadaki karşılığı sıfır.

    singo’nun trajedisi de tam olarak bu. kötü olduğu için değil. çok iyi olup oynayamadığı için insanı çıldırtıyor.
  • 2124
    9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçında yediğimiz ilk gol sallai'nin beke kademeye girememesi, üçüncü gol ise sallai'nin tehlikeli bir bölgede anlamsızca yaptığı faul sonucu geldi. bunlarda sallai'nin suçu yok çünkü adam sağ bek değil, sağ içte elinden geleni yapıyor oyunun organizasyonu anlamında.

    şampiyonlar liginde zor bir deplasmanda defansif yönü sağlam beklerle oynamak zorundayız. çünkü oynayacağımız takımlardan aek dışında hepsi bizimle eşit kalitede veya daha üstü.

    böyle olunca soru nereye geliyor, 30 milyonluk sağ bekimiz nerede? gören olursa sorsun bir kaç maçlığına paşamız teşrif eder mi acaba.
App Store'dan indirin Google Play'den alın