• 1202
    falcao'nun yıllık öcretinin 1/2'sine transfer edildi. muhtemelen 1/5'ini falan da kazanıyor. bitmedi. falcao'nun yıllık ücretinin 3 katını da kulübüne kazandırarak gidecek.

    ''taraftar çıldırdı falcao'yu istiyor'' mottosunu hatırlayarak taraftarın iq seviyesini anlayabilirsiniz. yönetime de umarım ders olur. profesyonel insanların olduğu, olduğunu umduğumuz, olması gereken bir yerde. taraftar gibi niteliksiz, hiç bir vasfı olmayan, duruma göre ak dediğine kara diyebilecek, işler olması gerektiği gibi gitmediğinde kendisinin ak dediği şeyi yaptığın için bile seni eleştirebilecek bir topluluğun peşinden gitmenin ne kadar ucuz bir eylem olduğunu farkederler umarım.
  • 1203
    hala üzerinden falcao gömülen futbolcu. vedat muriqi’yi biz istedik. kendisi de kabul etti ve anlaşma sağladık. öyle sözler verdi ki yöneticimiz yusuf günay kuruş değil duruş diye tweet bile attı. meğer muriqi’nin duruşu da 3 kuruşlukmuş. rizespor’un fenerbahçe sempatizanı başkanı hasan kartal kendisini ısrarla bize vermedi ve sonuç olarak fenerbahçe’ye gitti. bu karakterde bir oyuncu iyiki gelmemiş bize. bafetimbi gomis kendisinden çok daha iyi bir forvetti ve zam istedi diye gönderdik. falcao ise bizden kazandığının çok daha fazlasını çin ve arap ülkelerinde ya da katar’da kazanabilirdi ama bizi tercih etti. umarım zamanla daha iyiye gidecek.
  • 1204
    vedat muriqi'nin transfer sürecini hala bilmeyenler var. adam açık açık bize gelmek için tweet atmasına rağmen hem rizespor başkanının, hem de siyasi ayağın yoğun baskısıyla fenerbahçe'ye gitti. kalkıp hala bunun için hem yönetime, hem teknik adama, hem de taraftara laf atıyorsunuz ya daha ne diyeyim?

    vedat'ın fenerbahçe'ye katkısı büyük ama allah aşkınıza falcao ile kıyaslayacak kadar kafanız güzel olmasın.
  • 1206
    fenerbahçe forveti. sezon başı almak istedik. anlaşılan bize tamam dedi. ama sonra kulüp başkanı gitti adamı fener'e sattı. şimdi orda top koşturuyor. hikaye sonu.

    falcao mu? ikinci bi drogba denemesi. drogba etkisi gösterse muriç'in lafını mı edecektiniz? üstüne gidip bi de fenerliyle dalga geçecektiniz. halbuki kullanım alanları farklı. ikisi beraber alınırsa ortaya karışık menü olur. birini kullanır ötekini yetiştirir. geçiş yapıp para da kazanıp geminizi yürütürsünüz.

    falcao gelsin bizi türkiye'de şampiyon yapsın diye alınmadı. şl'de gruptan çıkarsın diye alındı. adam da gitti saçma sapan bi sakatlığa yakalandı. ne yapsın yönetici. nerden bilsin. kulübün hafızası var. drogba'dan pozitif bir anı. aynısı denendi olmadı. ağır mı oldu faturası, evet. ders alınır, mı alınır. ama muriç'le kıyaslanıp alınmaz. drogba örneği var ama falcao örneği de var denir. "yaşı ilerlemiş yıldız forvet riskli olur" denerek alınır.
  • 1207
    transferde yönetimin ve teknik heyetin ilk tercihi ilan futbolcu idi. alınması için de ellerinden geleni yaptılar.
    ama rizespor baskani fenerbahçe taraftarı hasan kartal'ı aşamadılar ve üstüne üstlük muriqi efendinde dik duramadı. transfer de bu nedenle olmadı.
    kendisi üzerinden falcao transferine laf söylemek en hafif tabirle ayıptır.
    falcao bir fırsat transferiydi ve değerlendirdik. maaşı bu cvye sahip bir futbolcu için son derece makul. e bonservis de vermedin.
    kaldı ki daha falcao'ya topu getirecek daha dogrusu falcao'dan verim alacak sistemi de kurmadın.
  • 1208
    falcao'nun değil andone'nin yerine düşünülen oyuncu idi. fenerbahçe'li olmasına rağmen galatasaray'a gelmek için başkanına direnmiş ancak araya giren bazı büyükler yüzünden fenerbahçe'ye transfer olmuştur.

    taraftar muriqi'i değil falcao'yu istiyor onu alalım diye bir durum söz konusu değil. muriqi gelse de falcao yine alınacaktı zaten. şampiyonlar ligi oynayacak takımla sadece ligde oynayacak takımın planlaması aynı olamaz.
  • 1209
    iyi futbolcudur ve forvetine yardımcı olan bir takımda oynamaktadır. haliyle performansı artmaktadır. kimse kusura bakmasın ama galatasaray ligin ikinci devresinin başı itibarıyla daha yeni yeni yarı sahayı geçmeye başladı.

    sakatlık belası olmazsa galatasaray forvetleri de iş yapmaya başlayacaktır.

    biz geçen sezin diagne'yi, bu sezon falcao, andone ve adem'i hiç destekleyemedik. muriqi de olsa bu takımın hücum performansı değişmezdi.
  • 1210
    isim bazında bakmanın doğru olmadığını düşündüğüm oyuncu.

    oynadığı mevki olarak bakmak lazım.
    saha içindeki rolü olarak daha doğrusu. çünkü forvet geniş bir kavram onun alt katmanları var. soğan gibi ince ince soymak lazım asıl hedefe ulaşabilmek için.

    https://gss.gs/rJs.jpeg

    bu 25 ocak 2020 fenerbahçe istanbul başakşehir maçından bir grafik. burada dikkat edilecek husus altı çizili alanlar. fenerbahçe vedat’ı nasıl kullanıyor.

    vedat bir target man ama bu kadar da değil.
    şimdi ben buna target man deyince bazı arkadaşlar sinirleniyor. buna pivot santrfor demememim iki sebebi var birincisi burada aynı nicke sahip arkadaşımı olayın dışında tutmak * ikincisi hedef adam olsada türkçesi tam olarak yaptığı işi karşılamaması. ingilizce şarkıları türkçeye çevirdiğinden bir boka benzememesi gibi düşünülebilir.

    dinamik yabancı kökenli bir kelimedir ve aslında türkçe karşılığı etkin veya canlı’dır. aktif diyemeyiz çünkü o da yabancı bir kelimedir aslında. etkin, canlı nasıl dinamik diyerek tanımladığınız şeyi tam anlamıyla içermiyorsa target man’e - pivot santrfor demekte aynı şekilde tam anlamıyla karşılamıyor. üstelik target man yabancı bir kelime diye itiraz edilirken pivot santrfor’a itiraz yok.

    santrfor kelimesi orta forvet olarak ingilizceden gelir “centre forward”... türkçeye de merkez olarak “center’dan” santra - forvetin “for” u birleştirilerek merkez uç oyuncusu şeklinde türetilmiştir. pivot ise yine ingilizceden gelmiş ve basketbolda merkezde duran uzun boyulu oyuncu için kullanılmıştır. yani “uzun boylu merkez forvete” pivot santrfor denmiştir. madem bu kadar türkçe takıntısı var uzun boylu merkez forvet densin bundan kelli.

    pivot santrfor diyerek aslında merkezde oynayan her uzun oyuncuyu genelliyoruz. target man için kullanıldığını düşünürsek o zamanda tam olarak türkçedeki karşılığı değil. çünkü uzun boylu forvetlerin yaptıkları iş farklıdır. elmander defansif forvet iken, lukaku target man’dir, haaland komple forvet iken, daigne poacher’dır.

    bu yüzden 1,91 boyuna rağmen target man gibi davranamayan, çünkü aslında poacher gibi bir oyuna evrilmiş olan mbaye diagne uzun boylu her oyuncunun target man olamayacağının en canlı, en yakın örneğidir. bu yüzden ona pivot santrfor diyerek konuyu kapattığımızı düşünemeyiz.

    bu konuda galatasaray’ın gördüğü en muazzam target man hakan şükür’dür. tamam şu anda bulunduğu yer ve yaptıkları göz önüne alınınca galatasaray tarihindeki yeri sorgulanabilir ama saha içindeki rolü sorgulanamaz. hakan target man’liğin bir üst level’ıdır. bugünkü lukaku gibi.. target man sadece hedeflenen adam değildir aynı zamanda bir bağlayıcıdır... bunu 2018 dünya kupası sırasında fransa’nın maçlarını izlerseniz giroud’un nasıl bir rolde olduğunu anlarsanız. hakan 30’ar gol ortalaması ile oynamış olabilir 4 yıllık dönemde ancak yaptığı iş bundan çok daha fazlasıydı...

    şimdi bu noktada yine karşılığı türkçede olmayan bir kelime ile devam etmek zorundayım. yukarıda uzun uzun kelime kökenlerinden bahsettikten sonra artık aramızda yabancı kelimelerin lafı olmaz diye düşünüyorum.

    hakan, maradona ile daha sonra hücumcu bir özelliğe bürünen enganche olabilen, bugün 20’li yaşlarının ortasında olsaydı net epl yapacak bunu yaparkende sanırım 50 milyon € ve üzerini rahatlıkla görebilecek özelliklere sahipti... enganche o özelliklerden biri. bu kelime ispanyolca çünkü brezilyalılar yetenekleri ile ortalığı kasıp kavururken kıtadaki en büyük rakibi arjantin yeteneği zeka yener düşüncesiyle taktiksel olarak kendilerini inanılmaz geliştirdiler. enganche o beyin fırtınaları döneminde ortaya çıktı aslında. kelimenin manası derin... orta saha ile forveti birbirine bağlayan bir çengelli iğne demek..

    1978 finalinden önceden defalarca denedi cesar luis menotti. o bir 4-3-3 ve güzel futbol sevdalısıydı ve bertoni, luque ve kempes’den oluşan iki kısa bir uzunlu hücum hattında kempes’i enganche olarak kullanıyordu. bunun anlamı bugün salah ve mane ikilisinin ortasında oynayan firmino rolü gibiydi kempes’in rolü.

    https://gss.gs/MiQ.jpeg

    sahte 9 demek istemiyorum çünkü bence değiller ne kempes, ne firmino. 1978’de büyük bir basın baskısına rağmen menotti, maradona’yı kadroya almamıştı. ve o yokken bu rolü kempes’e vermişti. işte enganche böyle bir tanımdır aslında. pivot ile enganche’nin birleştiği adamlar bambaşka bir seviyedir ve o yüzden bu adamlara target man denir. hakan şükür o seviyede bir adamdı... ve konumuzun direkt muhattabı vedat da öyle. tabi ki şimdi bu ana kadar yazdıklarım ve bundan sonra yazacaklarımı umursamayıp “vedat > hakan şükür’den mi? ahahahah” diye yazacak adam çok o yüzden onları umursamdan devam edeyim ben.

    ara not : firmino’ya target man dediğimi sananlar var. öyle bir şey demediğim üstteki paragrafta açıkça yazılmış durumda. kempes ve firmino sahte 9 değil birer enganche benim gözümde. bunu açıklığa kavuşturduğumuza göre devam edeyim.

    vedat muazzam bir target man değil. çünkü daha çok fiziksel özellikleri ile oynuyordu ancak bu tip oyuncuların fiziksel olarak 25 yaş sonrasında çok daha etkili olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. elbette istisnalar var ancak bu istisnalar kaideyi bozmuyor.

    vedat’ın son dönemde daha da gelişim gösterdiği çok açık. fenerbahçe’nin rodrigues ve kruse’yi öne atıp, vedat’ı biraz geride konumlandırdığı bir oliver giroud görevi verdiği düzen şu ana kadar özellikle iç sahada iş yaptı. benzeri bir düşünceyle sezon öncesi galatasaray’ın da arayışı vardı. firmino bulmak kolay değil.. zaten öyle oyuncularda yok siz bir noktadan sonra elinizdeki oyuncuyu evrimleştiriyorsunuz bu yüzden “neden liverpool target man’siz oynuyor o zaman” dediğinizde aslında firmino’nun ne yaptığını anlamamış oluyorsunuz.

    vedat tüm bunları yapabilen daha doğrusu tam yapabilen bir oyuncu değil. bu bir gerçek ancak bu özellikleri 10 üzerinden 6 bile yapsa ligde fark yaratabiliyor. 10 üzerinden 8 yaptığında hakan şükür’e yaklaşıyorsunuz 10 üzerinden 9 yaptığında hakan şükür oluyorsunuz ve size 50 milyon euro ödeniyor. fenerbahçe vedat üzerinden iyi bir para kazanacaktır ondan hiç şüphem yok. ancak ersun yanal’a sorulan “vedat’ın olmadığı zamanlarda bir b planınız var mı?” sorusuna artık “fenerbahçe çok büyüktür” cevabından fazlasını vermesi gerek çünkü tüm hücum planı vedat’a bağımlı ve bu noktada bir b planları da yok... fenerbahçe’nin en büyük sorunu da bu zaten...

    edit : bu tanıma en uygun olunca altyapıdaki erencan yardımcı... üzerine düşülmesi ve gerekirse bu rolün en iyi uygulayıcalardan özel ders alması sağlanmalı.

    edit 2: falcao her zaman çift forvetli sistemlerde daha etkili oldu. vedat tipinde bir oyuncu ile şahane olabilir...
  • 1211
    insanımız neden böyle ya?

    kariyerinde porto, atletico, monaco filan olan adamın kazandığı para ve verdiği performans ile giresun ve rize’de oynayan adamın kazandığı para ve verdiği performans arasında ilişki kurabiliyor.

    pes!

    ayrıca vedat transferi para mevzusu yüzünden değil bir işaret yüzünden gerçekleşmedi. bunu hepiniz biliyorsunuz diye düşünüyorum.
  • 1212
    kendisinin üzerinden taraftar veya yönetimin eleştirilmesini acımasız bulduğum futbolcudur. evet bende kendisini falcao'ya tercih eden bir taraftarım yalan yok. ama adam bize geleceğini belirtmesine rağmen futbol dışı etik olmayan ne kadar etken ve unsur varsa biraraya gelmesi ile resmen zorla fenerbahçeye transfer ettirildi. bizde elimizdeki hazır opsiyondan olduk ve ayrıca diagneyi de satamadığımız ve bonservis veremediğimiz için başka yollara sapmak zorunda kaldık.
    ne bu adam kötü futbolcu ne de bizim yönetim beceriksiz. kimseyi bu yüzden eleştiremem maalesef...
  • 1214
    bu adamın fenerbahçe'de forma giymesinin tek sebebi gs'ın istemesidir. galatasaray'a transfer çalımı haberleri olsun, taraftar gaza gelsin diye alındı. yoksa comolli vizyonu adını duymadığımız birini getirecekti. çok net.
    vedat'ın da bizde bu kadar başarılı olacağını sanmıyorum. bence galatasaray çok net fenerbahçe'den büyük bir camia. bu da şu oluyor; gs'daki baskı daha fazla. burada başarılı olmak zorundasın. 2 yıldır forvetlerin lig gol krallığı rekorlarını kırıyor vs. bizde forvet gol atamayacak, takım 6-7 sene kupa görmeyecek falan. taraftar yıkar ortalığı. fenerbahçe'de böyle problemler yok, ligde zor kalıyorsun pişkin pişkin gülüyor adamlar. bu yüzden forvetlerinin üzerinde de çok baskı olmadığı için halısahaya çıkar gibi çıkıp oynuyor vedat.

    toparlarsam eğer; kötü bir oyuncu demiyorum, kesinlikle yanlış anlaşılmasın. iyi de para kazandırıp gideceğini düşünüyorum. bahsettiğim şey vedat transferi bizle yarışmak için yapıldı. ve bazı formalar ağırdır, taşıyamaz oyuncular. fenerbahçe forması artık o kadar da ağır değil. o yüzden rahat rahat oynuyor çocuk.
  • 1216
    rizespor vedat'ı bize satmaya razı olsaydı transfer bütçemiz çok küçülecek ve -kuvvetle muhtemel- eksik bir kadroyla sezona başlayacaktık.

    transfer dönemini luyindama transferiyle zaten -5 milyon euro ile açtık. vedat'a da minimum 4 milyon euro bonservis giderdi (ki rizespor bizden en az 5-6 milyon isterdi ama hadi biz iyimser konuşalım), eder sana 9 milyon. fernando 4.5 milyon euro'ya gitti, mitroglou 1.25 milyon euro'ya gitti, diagne transferin son gününde 3.35 milyon euro'ya kiralandı, ozornwafor 300 bin euro'ya alındı, 200 bin euro'ya kiralandı. böylece sattığın kadar al kuralına göre transfer bütçemiz toplam 0 euro oldu. yani elimizde transfer bütçesi olmayacaktı, ki vedat'a verilecek bonservis daha fazla olsa iyice eksiye gömülecektik.

    0 euro'ya hem mitroglou'nun yerine yedek santrfor alacaksın, hem onyekuru'nun yerine as kanat oyuncusu alacaksın, hem fernando'nun yerine as önlibero alacaksın, hem ndiaye'nin yerine sekiz numara alacaksın, hem de sinan gümüş'ün yerine yedek kanat alacaksın. hadi yedek santrforu adem ile bonservissiz olarak çözdün diyelim. vedat'a bu kadar para dökmüşken falcao'yu almak absürd bir iş olur ama varsayalım ki onu da yaptın, santrfor sorununu çözdün. sinan gümüş'ün yerine bonservissiz jimmy durmaz geldi, pek parlak bir oyuncu değil ama onu da hallettin.

    onyekuru, ndiaye ve fernando'nun yerine üç tane direk ilk 11 oyuncusu alacaksın ve elindeki bütçe 200 bin euro. babel desen oyun tarzının onyekuru'yla alakası yok, oldukça statik bir oyuncu. fernando yerine nzonzi'yi aldın diyelim, o da sadece 20 metrede top oynuyor. takımın bütün oyun alışkanlığı mecburen değişecek, bekler desen iki tanesi ölmüş ağlayanı yok, tek şansın 3-5-2'ye dönmek. ama ortasaha göbeği hala boş ve elinde transfer bütçesi de yok. vedat'ın peşinden koşarken tükettiğimiz transfer bütçesiyle nasıl bir kadro kuracaktık çok merak ediyorum. fatih hocanın belhanda ve mariano'ya duyduğu güven nedeniyle muhtemelen şöyle saçma bir kadro olacaktı: https://gss.gs/pac.png

    bu durum üzerine fatih hoca linnes-nagatomo-mariano üçlüsünden birini gönderip bonservis elde etmeye çalışır mıydı veya belhanda'nın satılması için talimat verir miydi bilmiyorum. fakat vedat bize gelseydi, tıpkı geçen yaz yaşadığımız gibi stres dolu bir transfer dönemi yaşayacaktık. çünkü 0 euro'ya ne lemina, ne de seri gelmezdi. selçuk'la delirmeye devam ederdik.