• 5931
    19 yıl önce bugün taksim'deki ceylan intercontinental otel'in toplantı salonunda "yeni oluşum" başlığı ile düzenlenen toplantıda kurulan tribün oluşumu.

    https://gss.gs/lCF.jpg

    ilk toplantının ismen davetli sayısı 53 kişiydi. aslında ilk denemeleri kadıköylü aslanlar ya da aslanlar olarak bilinen grup ile yapılmıştı. istanbul tribünlerinde cenk dönemi 1995'teki barış ile bitmiş, son esintileri de 2000'lere geçiş ile durulmuştu. iyi niyetli, temiz, okumuş, görmüş geçirmiş insanların da içinde olabileceği organizasyonların kurulması artık zaruri hale gelmişti. daha doğrusu kombine tarzı uygulamalar ile türk stadları bu tarz insanların da girebileceği yerler haline gelmişti.

    aslanlar ile denenen şey buydu. seksenli yılların pek çok tribüncüsünün de dahil olmasına rağmen aslanlar macerası pek hoş olmayan şekilde bitti. tek tik forma, bando, bayrak, pankart gibi modern anlayışla görselliğe de önem veren işler yapmışlardı. ama tayfa ile bilerek ya da bilmeden güç savaşına girmeleri onların sonunu hazırladı.

    türk stadlarındaki gelişmeye paralel olarak galatasaray tribünü de kendini geliştiriyordu aslında bir yandan. yetmişli yılların sonunda inönü stadında galatasaray'ın ilk kemik tribünü oluşmaya başlamıştı. 1986'da ali sami yen'in nihai olarak açılmasıyla bu gelenek kapalı üst'e geçti. yetmişli yılların geleneği seksenlere taşıdı tribünü. meşhur 14 sene şampiyonluk görmeyen nesil buydu aslında.

    seksenli yıllardaki galatasaray tribünü 14 senelik hasretin bitmesi ve üzerine seksenlerin sonunda gelen avrupa zaferlerinin dinamizminden destek buldu. mecidiyeköy'e geçmenin sağladığı el ayak alışmasıyla hem nicelik hem de nitelik anlamında artış vardı.

    doksanlı yıllar televizyon etkisiyle kör topal da olsa bilgi edinme çağlarıydı. bunun yanında galatasaray'ın avrupa'nın gediklisi olduğu yıllardı, bizzat yerinde gidip görmek şansı vardı galatasaray tribününün, en azından bir kısmının... 1991'de meşaleyi türkiye stadlarında ilk defa yakan galatasaray tribünüydü. bir şampiyonluk maçında sarı-kırmızı kartonlarla koreografi yapan galatasaray tribünüydü. 1999'da daha hiçbir grup yokken kapalı tribünde onlarca sopalı pankartı açan galatasaray tribünüydü. eğitim durumlarına ve statülerine aldırmadan bu işleri kovalayan, belli bir yergi görgü sahibi insanların ön ayak olduğu konulardı bunlar hep. bu bilgi akışı, tribün için kafa patlatma olayı hep vardı...

    ancak doksanlarda galatasaray ligi domine edip avrupa'yı da sallamaya başlayınca, 2000'de avrupa kupası gelince, işin içine bir de bilet geliri vb. gibi değişen ekonomik unsurlar girince stada seyir için giden kişi sayısı artmaya başladı. bu da tribünlerin performans anlamında düşmesine sebep oldu. hatta bilet fiyatları artınca bir dönem stadın boş kaldığı da oldu. herkes mesela milan maçını anlatır, real madrid maçında ışıklar sönmüştü der belki ama onun dışında özellikle uefa senesinde tribünün aldığı bir maç yoktur istanbul'da.

    işte yetmişlerin sonunda seksenlerin başında tribünde yer almış kimselerin ön ayak olmasıyla aslanlar isimli grubun kurulmasındaki amaç tribünlere bir hareket getirmekti. bu amigoluk için tribünde maç öncesi el kaldırma usulü ile oylama yapılan bir gelenekten geliyorlardı. hayat da 15 sene önce durduğu yerde durmuyordu. sebahattin şirin ve yılmaz tutuş gibi o dönemin gençleri artık tribüne hükmeder olmuştu. nitekim yolu açan bir deneme olsa da meşhur elde silahla kovalanma efsanesine kadar gitti o işin sonu...

    doksanlardan ikibinlere geçerken işte galatasaray tribünlerinin temel sorunları bunlardı. internet çağıyla birlikte mesafeler iyice kısalmıştı ve artık stada her yerden insan gidip gelmeye başlamıştı. daha doğrusu türkiye'nin falanca bir ilinden kalkıp maç günü stadın önüne gittiğin zaman cebinde paran varsa içeri girmen garanti olmuştu artık. maça girebilmek kolaylaştıkça gelen insan çeşitliliği artmıştı. bu da o eski gelenklerin aktarılmasını zorlaştıran bir durumdu.

    işte bu görgülü bilgili, maddi durumu iyi, statüsüne bakmadan tribün kovalayan ve tribün için kafa patlatan adamlar için bir şeyler yapmak artık zaruri idi. "yeni oluşum" toplantısına giden sürecin arka planı böyleydi. rahmetli alpaslan dikmen, ebru-banu kılıçoğlu kardeşler, barış*-bülent* timurlenk kardeşler, suat ateşdağlı, mehmet şenol o gün orda olan 53 kişinin en bilindik simaları idi. benzer statüde olan bu 53 insan gidişatı önceden görüp teşhisi de koyarak bu oluşumun temellerini attılar o akşam. "tayfa"yı temsilen de sebahattin şirin ve yılmaz tutuş katıldı o toplantıya. bu işlerin tayfaya rağmen olamayacağı da işte aslanlar ile tecrübe edilmişti.

    3 şubat'ta yapılması kararlaştırılan bir sonraki toplantıya kadar bu oluşum kulaktan kulağa yayılarak "kapalının ortası" diye anılan kendine has kitleye ulaşmıştı aslında. dernek statüsü kazanılması zaten o dönemki idarenin de tribünlere dair yaptığı tasarruflardan ve dayatmalardan biriydi. derneğin adı genç galatasaraylılar derneği oldu, ama oluşuma ayrı bir isim verilmesi kararlaştırıldı. bunun için o toplantıda yapılan oylama sonucunda gala's ismini geçen ve alp özgör'ün önerisi olan ultraslan ismi koyuldu.

    bu isimle yapılan ilk etkinlik de 14 şubat 2001 galatasaray deportivo maçı'ndaki only you koreografisi oldu. sonra ultraslan ismi kulaktan kulağa ve internet ortamında yayıldı. açılan forumlarda diğer iller ve ülkeler ile irtibat kuruldu ve bugün bildiğimiz organizasyon şemasına ulaştı. dernek yanılmıyorsam 6 kasım 2002'deki maçtan sonra yönetimle yaşanan problemler sonrası lağvedildi. ultraslan ise büyümeye ve yayılmaya devam etti. şu an için herhangi bir galatasaray takımı herhangi bir ülkede herhangi bir branşta maça çıkacağı zaman ultraslan pankartlı birilerinin orda olacağı bir yapılanmaya sahiptir.

    münferit taraftarlarla ilişkisi ise aslında başlangıçta dışlamamaya yönelik olsa da zaman içinde sıkıntılar yaşanmaya başlamıştır. 2007'deki sulu derbide kapalının adeta kendini feda etmesi sonrası pek çok ismin el ayak çekmesi, bu süreç sonrası çıkan alt grupların 2010 yılında tamamen tasfiye edilip bir daha alt gruplara müsade edilmemesi ve son olarak passolig uygulaması bu süreçte yaşanan 4 farklı kırılma olarak sayılabilir. her bir kırılmada biraz daha despotlaşmış, hem yaşanmışlıklar hem de alttan genel nesillerin yaklaşımı ile bağlar biraz daha kopmuştur...
  • 5932
    en büyük kırılma anı stad açılışından sonra, rahmetli başkan özhan canaydın' a ve galatasaray kültürüne sahip çıkan, ultraslan manifestosunu gerçekten benimsemiş insanları dışlamak olan şimdilerin bağımlı taraftar oluşumu.

    bu olaydan sonra malesef burger king in kuytu köşelerinde yönetimin verdiği biletleri satan ve deplasmanlarda gerçek biletleri satıp, dağıttıkları renkli fotokopi biletle, taraftarların başka bir ilde nezarette kalmasına yol açan sözde reislerin eline kalmıştır.
  • 5933
    fatih terim 19 ocak 2020 galatasaray denizlispor maçı‘ndan sonra “arda turan’ı sadece benim istemem yetmez, arda’nın dönmesini yönetim ve taraftar da istemeli” minvalinde sözler söylemişti. yönetim pek karşı çıkamaz diye düşünüyorum, burda son söz taraftara kalacak.

    son günlerde hem sözlükte hem twitter’da arda’yı kabullenen, “yaa aslında az bir maaşa gelse bir şey demem” diyenler vardı.

    benim tahminim, ultraslan’a mamasını verip “arda gelsin” tweet’i attırırlar. arda da gelir.
  • 5935
    yakın bir tarihte "arda turan, galatasaray' ın evladıdır ve ikinci şansı hak ediyor." minvalinde bir açıklama yapmalarını bekliyorum.

    fatih terim' in 19 ocak 2020 galatasaray denizlispor maçından sonra yaptığı açıklama ile kendilerinden destek beklediğini açıkça belirtti. mustafa cengiz yönetimi de tek başına bu kararı alabileceğini sanmıyorum.

    bakalım ultraslan nasıl bir tavır alacak? merakla bekliyorum.

    https://twitter.com/...314186037157895?s=20

    edit: yarım saat farkla büyük boy hamburger veriyoruz.(link eklendi)
  • 5936
    arda konusunda açıklama yapmış ve destekleyeceğini belirtmiş olan taraftar topluluğudur.

    https://twitter.com/...314186037157895?s=20

    --- alıntı ---
    bir süredir camiamızın gündemini meşgul eden arda turan transferi konusunda, taraftarın isteyip istemediği tartışmaları ortaya çıkınca bizlerin de bazı açıklamalar yapma ihtiyacı doğmuştur.

    yapılan tüm transferlerde olduğu gibi bu transferde de teknik direktörümüz fatih terim ve yönetimimizin ortak kararı esastır.

    gerekli değerlendirmeler yapılarak, hocamız ve yönetimimiz galatasaray için en doğru kararı verecektir.

    şayet arda turan transferi gerçekleşirse; galatasaray tribünü, alt yapısından çıkmış, kaptanlığa kadar yükselmiş oyuncusunu, yeniden galatasaray forması giydiğinde destekleyecektir.

    son olarak ortak alınacak bu karar bir an önce netliğe kavuşturulmalı, bu konu gündemden düşürülmeli, zorlu hedefe odaklanılmalı, yönetim ve hocamız arasında sorun var imajı oluşturmaya çalışan kaos simsarlarına daha fazla malzeme verilmemelidir.
    --- alıntı ---
  • 5940
    sözlük içerisindeki sucuk ekmekçileri gün ışığına çıkaran açıklamayı yapmış, sözde bağımsız gözüken ancak güce bağımlı taraftar topluluğu.

    sen benim adıma nasıl karar verebilirsin ? hamile karısı evdeyken, başkasının karısına sulanıp hastane basan ve silah ateşleyen birisine bu formayı giymeyi nasıl layık görebilirsiniz ? haddinizi bilin. alpaslan dikmen' den sonra kirlettiğiniz ultraslan size yeter. ali sami bey' in formasını kirletmeye hakkınız yok !
  • 5941
    mamasını bi yerden almış yine. boşuna dememişler sucukcu tayfa diye. sözlüğe girmiş bazıları, son zamanlarda aşırı belli ediyorlardı kendilerini. hatta sanırım bugün sabah bir başlık açılmıştı ama silinmiş.

    terim'e biata devam etsinler bakalım böyle. şimdi destekleyenler sezon sonu terim başarısız olduğu an hem arda'yı hem terim'i asan ilk kişiler olacaklar..
  • 5947
    nezdimde galatasaray taraftarı profilini gram yansıtmayan, bazı kısımlarını tenzih ederek söylüyorum hapçı biat kültürüne sahip, tribündeki herkes galatasaray taraftarıyken bizden sizden diye adlandırıp ayrıştırmayı seven hatta döven, küçücük çocukların kadınların olduğu yerde ana avrat küfür eden lağım çukuru pardon taraftar grubudur.

    tez zamanda arabesklikleri ile 1-0 yenik devam eden maçta 'başarılar gelir geçer', 'onu benim gibi sevme' gibi zırlak boktan şarkı ve besteleri ile 1-0 öndeyken daha fazla baskı kuracağına 'heya heya heya heya ultraslan ultraslan' gibi ultraslanspor taraftarı gibi davranmaları ile rezil eğitimsiz tribün liderleri ile yok olurlar umarım.

    tekrar söylüyorum içindeki pırıl pırıl ua ünililer gibi gençleri ayırıp nitelendirme yapıyorum. ha diğer taraftar grupları farklı mı hayır ama benim taraftar grubum bunlar olamaz ol-ma-malı!

    ergin hocam ne güzel yapmıştı sonra yediremeyip nasıl kuyruğuna basılmış köpek gibi galatasaray basketbol efsanesi adamı yollamak için her şeyi yapmışlardı. bunların derdi galatasaray değil, tam olarak mama.

    edit: sucukçu olduklarını yazmayı unuttum. bir sucuk ekmeğe galatasaray'ı satanlardan ne bekliyorsak. şimdi gelirler 'her deplasmana gidiyorlar yeağğğ, seslerini bırakıyorlar yeağğğ, deplasman otobüsü yeağğğ' derler. gitmesinler ulan kim diyor gitsinler diye? çörekleniyorlar deplasman biletine, millet gidemiyor ki zaten. bu eşkiyalardan fırsat mı kalıyor?

    edit 2: arda'nın gelmesini çok isteyenlere bakın çoğu bunlardan. gelmesini isteyenlerin sebeplerine bakın hep bir romantizm kokuyor. bir tane rasyonel sebep yok. yok koca kafa yok sipsi yok 66 numara. bıktık sizin arabeskçiliğinizden de biatçılığınızdan da bıktık!
  • 5949
    lütfen fatih hocamızı çok sevenler, ona gerekli tepkiyi gösteremeyenler hıncını ultraslandan çıkarmasın. evet ‘galatasaray taraftarı bizden ibarettir’ tavırları çok itici ama arda transferi oluyorsa burada pay yüzde 99 hocadadır. ultraslan hocanın arkasında durmuştur sadece.

    hocanın bu takıma arda’yı isteme hakkı da vardır ayrıca. olumlu, olumsuz tüm sonuçlarına katlanmayı göze almıştır hoca. camiamız için hayırlısı olsun.
  • 5950
    sucuk ekmekçiler diye dalga geçilen taraftar topluluğu. yaptıkları doğru diyen yazarlar da gizli sucukcuymuş. böyle dalga geçtiğiniz adamlar 2 sezon önceki deplasmandaki gençlerbirliği maçında mağlubiyet sonrası buraya gelip nefretinizi döküp yattıktan sonra gece 11de havaalanında takımı karşılıyordu.

    dediğinde de yanlış bir şey yok. hoca gelsin deyip camiaya seslendikten sonra yok gelmesin deyip camiada kriz mi çıkartsalardı? taraftarlığın ne olduğunun bilincinde, forma giyerse destekleyecekler, takım bırakmanın aksine. esas düşmanın da kim olduğunu, zorlu çetesini tekrar hatırlatmıştır.
  • 5951
    ultraslan galatasaray taraftar grubudur. fakat galatasaray taraftarı ultraslan değildir, galatasaray taraftarı dünyanın her yerine dağılmış 30 milyon galatasaraylıdır.

    bir taraftar grubu kendisini galatasaray taraftarının temsilcisi sanamaz. taraftarlığın etiketi, derneği, grubu sınıfı olmaz. sığmaz da. kimse kraldan çok kralcı olmasın.
  • 5953
    arda turan hakkında yaptığı açıklama kesinlikle iyi niyetli değil, bunu kaleme alanların kendi görüşü de değil. belli ki kendilerine “transferde sona yaklaştık, siz de bir açıklama ile son darbeyi vurun bu işi bitirelim” denmiş.

    yoksa bu saçma sapan açıklamayı yapmanın ne gereği var şimdi, gelirse bile geldikten sonra yaparsın “destek?!” açıklamasını!

    bu iş iyice mide bulandırıcı bir hal aldı, malesef ki rezaletin en büyüğü de fatih terim’e ait.