• 5610
    17/18 sezonunda kasımpaşa deplasmanında takımın saha yenilmesine rağmen belki de sezonun en iyi deplasman performansını göstermişlerdi. hatta o maça ait 'sen gözümün nuru' bestesini bugün bile hala youtube'dan açıp tekrar tekrar dinlerim.

    18/19 sezonunda yine kasımpaşa deplasmanında aynı performansı beklerken, erzurumlu ve doğma büyüme ibrahim erkalcı yetiştirilen beni bile bezdirdiler. lan oğlum 'tutma benim gibi onun elini, onu benim gibi sevme, ben kimseyi sevmedim senin gibi, sen de benim gibi sevme'nin ne alakası var lan takımla.
  • 5613
    galatasaray'ın ve galatasaray tribünlerinin kanseri. tribünlerin ölmesini sağlamış oluşum.

    birincisi, yuhlamanın tribüncülük olduğunu zannediyorlar, yuhlamak değil sürekli yüksek tempo tezahürat yapmak iyi tribünün temelidir.

    şimdi bir de tribünlere unutturdukları muhteşem tezahüratlarımıza bir bakalım; "rerererarara", "eski üçlü", "cimbombom'um sen çok yaşa" (özellikle yediğimiz gollerden sonra). benden yaşça büyüklerim daha fazlasını kesinlikle sayar eminim. yerine gelenler: "sen gözümün nuru" (arabesk), "kralına çatarım belaya batarım" (ali kınıkçı, jiletçi tayfa keyfe geliyor) gibi gibi.

    bu halleriyle ancak tribünlerdeki çakallara küfür ederek ve rantlarını ellerinde tutarak devam edebilirler. bilet peşkeşi, dayak, karaborsacılık hepsi bunlardadır. liderlerinin neredeyse hepsi cahil grubudur, ne kadar abuk sabuk cemaat varsa onların üyeleridir. "galatasaray aşkımız yeeeaa" diye gezip nasılsa altlarına bmw, mercedes gibi arabalar çekerler. binlerce galatasaray taraftarının hakkını yeyip avrupa deplasmanlarına giderler.

    diğer bir kısım ise, demokrasiden, farklılıktan zerre anlamazlar. galatasaray tribününde ne kadar farklı grup varsa hepsini tehdit, şiddet, baskı gibi unsurlarla tribünden koparmışlardır. kendi oluşumlarıyla aynı yolda yürümeyen üniversite organizasyonlarını tehdit ederler. en büyük örneği "odtülü aslanlar" adıyla bilinen ultraslan'dan da önce kurulmuş üniversite organizasyonunun adının "ua-uni odtü" olarak değiştirilmesi gibi yöntemleri vardır.

    bu çakma galatasaraylılar yüzünden tribünlerden, sami yen'de izlediğim futboldan soğudum. gencecik liseli çocuklara kendileri için temiz atlet aratan sebo reisine kadar gördüm. rahmetli alpaslan dikmen'den sonra ezilmeliydi, ezilmedi. ite köpeğe meze oldu. fenerbahçe tribünleri bizden iyi hale gelmiştir alpaslan ağabeyden sonra, yazık ki galatasaray taraftarı şunlara bir tokat atamadı.

    edit: bu konuyla ilgili daha geniş bilgi sahibi yazarlar iletişime geçerse sevinirim, belki de bir çözüm bile üretilebilir.