• 845
    (bkz: #2349963)

    --- alıntı ---

    peki geçen hafta malatya gibi ligin en dirençli takımlarından biri karşısında göğüs göğse çarpışan, son ana kadar savaşan ve rakibini farklı yenmeyi hak eden antalya’ya ne oldu da, istanbul’da bu kadar çaresiz kaldılar? sanırım bu sorunun cevabını en iyi hamzaoğlu bilecektir, zira sol açıkta sakıb tercihini yaparken ne düşündü, onun açıklaması lazım bunu... acaba neden malatya’ya karşı güzel bir oyunla kazanan takım böyle radikal biçimde değişir? neden orta sahadan zeki, santrfor arkasından deniz kesilir ve sol açığa orijini sol bek olan ve asla daha fazlası olamayacak sakıb konur?

    --- alıntı ---

    3 şubat 2018 antalyaspor yeni malatyaspor maçı maçını izlemeyip skora göre konuşmuş bence. maçın tek hakimi malatyaspor'du. antalyaspor kendi stadında ve seyircisinin önünde oynamasına rağmen sahasına hapsolmuştu. ama skor 1-1 iken chebake sağolsun olmadık yerde kırmızı kart yiyerek takımın emeğini hiç etti.

    uğur meleke cinlik yapmış ama yemedik.

    edit: düzeltme
  • 849
    17-18 sezonu sonu futbol takımımız şampiyon olursa fatih hocam kendisine bir randevu verip tüm sorularını şerefle yanıtlayacaktır.

    bu şampiyonluğu o kadar istiyorum ki tff'sine, mhk'sına, uğur meleke'sine, rıdvan dilmen'ine, rüştü reçber'ine ondan da tüpçüsüne. sezon sonu hepinizin o ois yüzlerini göreceğiz.
  • 850
    antalyaspor'un 2 hafta önceki akhisar deplasmanındaki maçını izlemeden yorum yapmış zat. zira izleseydi o maçtaki antalyaspor'un galatasaray deplasmanındaki antalyaspor'dan daha kötü olduğunu bilirdi. 90 dakikada 2 şut atıp, atak bile yapamamıştılar akhisar maçında.

    10 kişi kalan malatya'yı da yensinler bir zahmet ama eminim malatya maçını da izlememişsindir sen. skor ve istatistiklere bakıp yorum yapıyorsun işte.
  • 851
    spor haberlerini takip etmeyen spor yazari. ben bile mactan once biliyordum zeki`nin sakatlandigini ve bu macta oynamayacagini, arkadas zekinin niye takimdan kesildigini anlayamamis.
    https://www.cnnturk.com/...-yildirim-sakatlandi

    --- alıntı ---
    antalyaspor kulübü basın sözcüsü cumhur arıcı, aa muhabirine yaptığı açıklamada, kırmızı-beyazlı futbolcunun, ligin 21. haftasında 12 şubat pazartesi günü deplasmanda galatasaray ile oynayacakları maç öncesi atilla vehbi konuk tesisleri'nde gerçekleştirilen idmanda ayağının çime takılması sonucu sakatlandığını belirtti.

    futbolcunun dizinde travma oluştuğunu ifade eden arıcı, "takım kaptanımız zeki yıldırım'ın çekilen mr ve ortopedi uzmanı tarafından yapılan klinik muayenesi neticesinde, bacağında ön çapraz bağ yırtığı tespit edilmiştir." dedi.

    galatasaray maçında forma giyemeyecek olan 27 yaşındaki orta saha oyuncusu, bir süre sahalardan uzak kalacak.

    --- alıntı ---
  • 853
    kendisi hakkında daha önce yazıldı mı bilmiyorum ama bir fenerbahçe kampından kovulmuşluğu vardır.

    yanlış hatırlamıyorsam sivas deplasmanında, takım ile aynı otelde kalan ama sonra fenerbahçe'li yöneticilerin isteği ile tuttuğu takımın kaldığı otelden gönderilen ve bu konuda tek kelime etmeyen bir adamdır. adamdır dediğim cinsiyet belirtme amaçlıdır. bunu borges yazmasa duyma ihtimaliniz yoktur..

    tabi bu arkadaşı galatasaray kulübü, hele ki başında fatih terim olsa ve dese ki "biz basın mensubunu otelde istemiyoruz" ortalık yangın yeri olur.. çıkmadığı televizyon, konuşmadığı kamera kalmaz. mobese dahil.. ancak konu fenerbahçe olunca susuyor pek sevgili uğur.. dahası, sonunda kovulma işlemi mecnun odyakmaz'ın da dahil olduğu bir takım kişiler tarafından arka kapıdan girip çıkması şartı ile o otelde kalmaya devam ediyor. maçı yorumluyor ve dönüyor..

    düşünün.. bunu fatih hocanın başında olduğu galatasaray yapsa??

    bu zat için bir şeyler yazacaksanız bu olayı bilin istedim.
    zira televizyona çıkıp aziz yıldırım'ı eleştirmeyen kimse yok. dahası şike sürecinde bile aziz yıldırma'a yüklenip gerisini koy vermiş biridir ki o zamandan beri haz etmem kendisinden. he gürcan bilgiç dahil bir dönem aziz yıldırım'ı eleştirdiği için gözümde zerre değeri yoktur. objektif gibi görünmek, azizi yıldırım eleştirmek ile olmaz. onu bilin istedim.

    her neyse, zeki bildiğim kadarıyla sakattı. sallapadino (bkz: #2350194) entry'sinde yazmış.
    zeki'nin sakat olduğunu bile bilmeyecek biri değil. bir gogila transfermarkt yazmasına bakar.

    https://www.transfermarkt.com.tr/...rofil/spieler/141737

    geçende de fatih hoca hakkında "şanslı" diye bir yazı yazmıştı kendisi. onun içinde diyeceklerim var elbette. malum anca üye kabulü gerçekleşti.

    onu da şuraya iliştireyim

    --- alıntı ---

    96 elemelerinde isveç'i çekmemize şans diyor arkadaş..

    isveç'i bir hatırlayalım.
    94 dünya kupasında üçüncü olmuş kadrosunda kennet anderson, henrik larsson, martin dahlin gibi yıldızları barındıran çok çok iyi bir takımdı.

    5. torbadan katıldığın kura da, grubu ikinci bitirip çıkan bir takıma şanslı bir kura çektik demek ağır mallıktır... kimse kusura bakmasın..

    2002 yılında şenol güneş'in dünya kupasına götürdüğü milli takımın eleme grubuna bir bakalım isterseniz??

    ha bu arada terim'in yakaladığı enfes başarılar sayesinde 5. torbadan değil aksine 2. torbadan katıldık kuraya...

    ve senin 96'da bal dediğin kura 2002 de daha kolaydı.
    grubu isveç'in (aaa ne tesadüf yine isveç) ardından ikinci bitirip playoff yaptı takım. almanya, belçika, çek cum.'i varken sen git avusturya çek.
    bak bak bak sen şu işe....

    ama tabi konu terim olunca şans... başkaları yapınca başarı...

    2004'te yine türk futbol tarihinin en iyi kadrosuna sahip iken kötü ingiltere'yi yenemedin.
    dahası makedonya'nın 2-2 berabere kaldığı, grupta 2 golden fazlasını atamamış bir takımı yenemedi...

    playoff'larda ise hırvatistan, ispanya, hollanda dururken sen git letonya'yı çek. çek bir letonya'ya elen... tabi ya terim çok şanslı..

    2000'i es geçtim.
    yine terim'in sayesinde (ki terim'in şansızlığı en iyi olduğu dönemde şampiyonlar liginde birinci sıradaki takımlar gruptan çıkıyordu) ikinci torbadan katıldığımız kura..

    ingiltre, danimarka, ukrayna (en iyi oldukları zaman, üç yıl sonra bize istanbul'da 3 tane attıklarını unutmamak lazım) varken sen irlanda çek. bak allah'ın işine..

    grupta ise almanya dışında tek bir takım bile yok iken ki ondan da iki maçta 4 puan almışken moldova ile berabere kal git finlandiya'ya yenil hemde sahanda... soran olursa terim ballı dersin kim bilecek..

    şampiyonlar ligine gelince.
    bu adamın şansı var diyeni allah çarpar.. dangalak dangalak konuşmayın.

    adamın en son 99-2000 sezonunda çektiği kura ;

    1. torba milan
    2. torba chelsea
    4. torba hertha.. (ki hertha manyak bir takımdı)

    adamın yıllarca çektiği takımlar ;

    juventus, milan, chelsea, dortmund (o sezonun şampiyonu), parma (bir yol önceli uefa şampiyonu), rosenborg (zamanının deli takımı)...
    ve adamın şampiyonlar ligi hayatının başında gruptan sadece 1(bir) takım çıkıyordu... 16 takım vardı. 32 takım yoktu...

    şöyle söyleyeyim, 98-99 sezonunun ikinci ön elemesinde aynı sezon en iyi ikincilerden ikisi çıkıyordu çeyrek finale.
    ondan öncesinde ise öyle bir şey yoktu.. bir sonraki sezonda zaten grup ikincileri çıkmaya başladı. üçüncü de uefa kupasına gitmeye.

    manu, bayern, celtic, inter, benfica filan vardı.
    şu anki ile karşılaştırmayın sakın o günleri...

    bu adam 8 puan ile üç takım da aynı puanda iken grubu ikinci bitirip tur atlayamadı.
    16 takımlı şampiyonlar ligi ile 32 takımlı şampiyonlar ligi arasında dağlar kadar fark var...

    sen kalkıp terim'in kura şansından bahsedip cluj'lu gruptan dem vuruyorsun ama tarihin en iyi grup performansını gösteren beşiktaş iki senedir top 16 bir tek takımla bile karşılaşmadı. kura şansı deyip şenol güneş'in ve takımının performansını gömelim mi???

    insanlar kendi şansını kendi yaratır sayın meleke.
    sizin gibiler ise formalarını asamadıkları için fanatikçe konuşmaya devem ederler.
    sizi otelden kovan fenerbahçe için ağzınızı açıp tek kelime laf etmediğiniz gün samimiyetiniz öldü. olay aziz yıldırım'ı eleştirmek değil çünkü. onu eleştirmek marifet değil en azından...

    siz ne dediğimi iyi biliyorsunuz..

    http://www.hurriyet.com.tr/...fatih-terim-40706140

    --- alıntı ---

    http://devrimderki.blogspot.com.tr/...g-otelden-neden.html

    borges'in yazısını da paylaşalım ve diyelim ki;
    sen hiç futbol konuşma birader, deniz sana kurabiye yapsın sen otur maç izle ama yorumlama hoş olmuyor.