• 1967
    galatasaray altyapısı oyuncuları ile muhatap olmayı başaran yer yüzündeki tek kişi olduğunu düşünen yorumcu. altyapı oyuncuları dediğin adamlar instagram adresi olan çocuklar. buradan biri bile ulaşır bunlara neden bahsediyorsunuz ?

    ayrıca dediği olay doğru olsa büyük ihtimalle kulübe yakın başka kişilerden bunu duyardık. hea altyapı oyuncusunun ayrıca karnı acıkmış ve ''ekmek arası bir şeyler yapar mısın abi'' diye birinden ricada bulunmuşsa o ayrı.

    daha önce çalıştığım, aylık 500 bin lira bile geliri olmayan bir şirkette bile catering şirketi haftada 2 veya 3 kere et getiriyordu. neyden bahsediyorsun sen ?
  • 1968
    türkiyede futbol yorumlayan herhangi bir adam işte. turgay demir, ahmet ercanlar, evren turhan falan ne ise kendisi de o.

    şahsen bir spor yorumcusuna kin duyulmasını çok yersiz buluyorum. fikirlerini beğenirsen dinlersin, beğenmezsen dinlemezsin bu kadar basit. ben kendisini twitterdan takip etmiyorum, içinde olduğu herhangi bir vole yayınını da izlemiyorum. şunu demiş bunu demiş şeklinde fikirleri sözlüğe taşınmadığı müddetçe de ne dediğinden haberim olmuyor açıkçası.

    geçmişte koyu galatasaraylıydım ama bakın şimdi aşırı objektifim diye kendini paralaması, saçma sapan yerlerden galatasaraya sataşmasını fikri açıdan lümpence buluyorum. kendisini ve içinde bulunduğu yayınları da takip etmeyi bırakma sebebim buydu.

    son olaydan gene sözlük vasıtasıyla haberim oldu. şahsen kulübün resmi bir yayın organından bir kişiye yönelik bu kadar bariz rezil eden herhangi bir açıklama hatırlamıyorum yakın tarihte. ama kendisi tamda son yıllarda evrildiği insan olarak iddiaları için tekzip tarzı bir şey yayınlayacağına bakın galatasarayda yanlışlar benim sayemde düzeliyor kafalarına girmiş.* reklamın iyisi kötüsü olmaz kafasıyla, bakın kulüp beni ciddiye alıp adıma açıklama yayınlıyor diye seviniyor bile olabilir hiç bilmiyorum. sanırım geçtiğimiz aylarda da kendini marcao'nun 20 milyon euro'ya satılması fikrinin mucidi ilan edince baya tatava olmuştu buralarda. başladığı noktaya ve şuan geldiği hale bakınca cidden üzülüyorum.

    ama sonuç olarak yaptığı meslek türkiyede futbol yorumculuğu olduğu için çokta yadırgamamak lazım. nietzsche'nin sevdiğim bir lafı var. "canavarlarla savaşan kişi dikkat etmelidir, ki kendi bir canavara dönüşmesin. sen dipsiz bir kuyuya uzun uzun baktığında, dipsiz kuyu da sana bakar." buradaki canavarı türk spor medyası olarak düşünebilirsiniz. içerisinde bulunan her bir ferdi zaman içerisinde dönüştürmeye teşne bir ortam.
  • 1970
    kendini bir halt zanneden lakin içi bomboş zat. yabancı gazetecilerin twitlerini araklayıp türkçe’ye çevirdikten sonra da ‘kendi emeğim’ diye sunacak kadar utanmaz bir adamdır. kendisini kale alıp cevap verme gafletinde bulunan galatasaray yönetimi de bir kere daha acilen istifa etmesi gerekliliğini ortaya koymuş, bomboş bir yönetimdir. son söz; ağaca balta vurmuşlar, sapı bendendir demiş.
  • 1971
    sözlükteki birçok yazar arkadaş gibi ben de uğur’un yalan haberinden çok kulübün kendisini ciddiye alıp cevap vermesine şaşırdım.
    https://twitter.com/...102126317842432?s=19

    uğur’un bugüne kadarki kariyerindeki en büyük başarısı galatasaray spor kulübü twitter hesabının kendisine cevap vermesidir herhalde.

    öte yandan sözlükteki bizim gibi rastgele insanların galatasaray kulübünü yöneticilerinin gördüğünden daha büyük görüyor olması çok yazık. siz yakında twitter fenomenlerine de cevap verirsiniz.
  • 1972
    zamanlaması manidar "altyapıda çocuklara peynir ekmek veriyorlar" asparagası ile "marcao tokat atmadıysa ispat edilsin" diyenlerin safına geçmiş olan tipleme. galatasaraylıyım diye kendini parlatacaksın, sahneye çıkacaksın, galatasaray konuşmak için yıllarca para alacaksın. sonra "ben var ya ne objektif adamım" kisvesi altında üç beş satılık kalemle saf tutacaksın...

    yetmeyecek kulüpten a4 boyutunda tekzip yiyince "en azından yanlışları düzeltiyorlar" diyeceksin...

    üzerinden prim yapıp kariyer sahibi olduğun galatasaray adama kamyon gibi çarpar, mazallah o havuç saçların dökülür uğurcum.
    sonra levent yan yoldan ağlaya ağlaya gidersin evine...
  • 1973
    tamam türkiyede genel olarak altyapılara önem verilmiyordur. düzenli ve bilimsel beslenme yöntemleri eminim ki uygulanmıyordur ama peynir ekmek veriyorlar nedir ya? arda turan’da ki bütün huylar uğur karakullukçuda da var. aralarındaki fark uğurun kafa çalışıyor, ardanın ki pek çalışmıyor. şu açıklamanın manşet olma isteğinden başka ne amacı olabilir ?
  • 1974
    medyaya girmeye çalışan arkadaşımız. kendisine bir kac soru sormak istiyorum:
    1. kendisine peynir ekmek bilgisini veren kişi galatasaray altyapı futbolcusu mudur?
    2. bu futbolcu yemek saatlerine riayet ediyor mudur? yoksa yemek saatinde orada olmayıp başka zamanlarda gelip yemek mi istemektedir?
    3. kendisine bilgi veren futbolcu gerçekten galatasaray taraftarı olan birisi midir?
    4. kendisine bu bilgiyi veren kisi hala galatasaray futbolcusu mudur?
    5. kendisine bu bilgiyi veren kisi galatasaray'dan ayrıldı ise hangi koşullarda nasıl ayrılmış?

    kendisi gazeteci ise bu sorulata cevap verebilir. hatta burada yazar idi en son, hala yazar ise özelden mesan da atabilir.
  • 1975
    medya maymunluğuna adım atmış.
    zaten hiç bir zaman yorumculuğunu beğenmiyordum ama saygı duyuyordum farklı fikirlerine. ancak belli ki galatasaray aleyhine kara propoganda çetesine katılmış. bu arkadaşın saygı duyulacak, iyi anılacak bir tarafı kalmadı.

    galatasaray taraftarını kaybetti. bundan sonra fenerbahçe efsanesi olmaya çalışan emre belözoğlu gibi saçmalamayı dozajını arttira arttıra surdürür. emre başardı, muhtemelen bu başaramaz.
  • 1976
    galatasaray düşmanı. kendisini uzun uzun tanımlamaya gerek yok. yaptığı yorumların hemen hepsi galatasaray aleyhine, fenerbahçe ve beşiktaş hatta bilimum diğer takımlar lehine. en dar açıdan ali koç ağabeyini ve beşiktaşını övmekten asla kaçınmıyor. welinton ile bjk altyapısındaki gençlerin takasını bile güzel hamle olarak bulmuştu. biz yapsak neler neler söylerdi mesela. galatasaray'ın geleceğini çaldılar, çocuklar peynir ekmekten kurtuldu vs...

    yazık.
  • 1977
    zamanında alisamiyen.net'de yazan arkadaş.

    buraları okuyorsa hatırlar; forum içerisinde "medya yalanları, iftiraları, şaklabanlıkları" diye bir başlık vardı. basında uydurulan saçmasapan haberlere forum üyeleri olarak bu bölümde tepki gösterirdik. uğur da aynı başlık altında selçuk yula, ercan saatçi, rıdvan dilmen, altan tanrıkulu gibi nice adama bizle birlikte tepkisini koymuştu. şimdi onlardan biri oldu. gözü aydın.
  • 1979
    gün geçtikçe kendisini bitiren yorumcu. objektif olacağım diye yıllardır galatasaray'ın üzerine yürüyor. yine yıllardır kanıtsız, belgesiz haberler paylaşıp taraftarı inandırıyor. yanılmıyorsam diagne'nin 13 milyon euro'ya alındığını da ilk kendisi söylemişti. hiçbir kaynağı yok ama herkes inanmıştı yine. böyle peynir ekmek mevzusu gibi olaylar sayesinde artık taraftardaki itibarının gittikçe azalması sevindiriyor.
  • 1980
    hakkında kulübün yaptığı açıklamayı abartılı bulsam da "altyapı oyuncularına peynir ekmek yediriyorlar" haberiyle türkiye'de basının ne hallere düştüğünü gözler önüne seren genç adam. hani konuştuğu çocuk "bize hep kıymalı patates yediriyorlar, içimiz dışımız karbonhidrat oldu" dese ve bunu haber yapsa anlarım. ama araştırmadan peynir ekmek iddiasının üstüne atlıyorsa ya art niyetlidir ya da aptal. çünkü bu iddia gerçek olamayacak kadar saçma. oturup maç yorumlamasına lafım yok, ama haberciliğe soyunmadan rahmetli kemal sunal'ın umudumuz şaban'da sorduğu gibi önce "şimdi ben buraya neden çıktım, niçin çıktım, nasıl çıktım" diye sormalı. sen oraya ağzın laf yaptığı, yeni neslin nabzını iyi tuttuğun ve türkiye standartlarında iyi bir ekran yüzü olduğun için çıktın. ama sanki iyi bir gazeteci olduğun için çıkmışsın gibi gazeteciliğin g'sinden nasiplenmediğin halde haber sıkarsan sunal'ın aynı monologun sonunda dediği gibi prensibinin az iş çok laf olduğunu ifşa edersin.
  • 1981
    iyiden iyiye kendini kaybeden eskinin kaliteli yorumcusu. artık kendisin ciddiye alamıyorum maalesef. kendi kendini bu durumlara soktu. geçenlerde de hala sevsem de kendini bozmaya başladığını yazmıştım. artık kesin olarak diyebilirim ki evet çok bozdu. tv'deyken daha aklı başında yorumlar yapıyorken internete geçince içinden toksik bir persona çıktı.
  • 1989
    yaptığı "peynir-ekmek" haberinin detaylarını hala paylaşmamış olan sosyal medya kişiliği. nerde olmuş, ne zaman olmuş, kim tecrübe etmiş bunu? yani altyapıda genç futbolculara yemek çıkmadığını düşünmek için bir insanın aklını peynir ekmekle yemesi lazım.

    böylesine sansasyonel bir iddiayı detay olmaksızın paylaşıp kenara çekilmek gerçekten aşağılıkça.

    ayrıca, kulübün yaptığı açıklamaya cevap niteliğinde attığı tweeti de anlamış değilim.

    --- alıntı ---

    bu açıklamaya da sevindim çünkü bundan sonra bu konulara dikkat edileceğini gösterir, galatasaray bir milim ileri gittiyse ne mutlu.

    --- alıntı ---

    https://twitter.com/...104737997803521?s=20

    kulüp ne demiş ki uğur buradan kendine pay biçiyor. "evet peynir ekmek veriyorduk, hatta peynir bile vermiyorduk, kilosu kaç para biliyon mu" denmiş herhalde açıklamada. biz anlayamadık.

    ekleme: bu haber tam bir "çamur at izi kalsın" haberidir. algının, gerçeğin önüne geçtiği bu çağda, galatasaray altyapısının ciddi anlamda prestijini aşağı çekmiştir. futbolla az çok alakalı olan herkesin dilinde peynir ekmek var. dilerim, çocuklarını futbola başlatacak veliler bu herife itibar etmez. ve yine dilerim ki biz de bu saçmalıklar yerine, galatasaray altyapısının gerçek sorunlarını konuşmaya başlarız.