• 1902
    yeni formatıyla çok yorucu olan lig.
    eskiden 6 maça çıkılıyordu. bu takımlardan biri 1. torba ekibi oluyordu. genelde 2. torbadan çok baba bir takım gelmiyordu. kendi torbandan kimseyle oynamıyordun. 4. torba ise görece kolay rakip oluyordu.
    şimdi her torbadan 2 takımla oynuyorsun. ekstra efor harcaman gerekiyor. başarılı olduğun sezonda takıma etkisi büyük oluyor. zaten sürekli oralarda oynayan bir takım değilse daha çok etkiliyor takımı.
  • 1903
    fiziksel yorgunluğu geçiyorum, mental yıpranma için de hazırlıklı olunması gereken lig.
    3 kırılma maçı oynadık 25-26 sezonunda. 1'i olumlu sonuç oldu, 2'si olumsuz.
    1-lig aşamasında oynadığımız liverpool maçı. bayadır ligde lidersek, şampiyonlar liginde ilk 24 yaptıysak tamamen bu maç sayesinde. alanyaspor'a karşı şansa kazanmış takım 4 gün sonra liverpool'u yenince bunun gazıyla 2 ay sorunsuz gitti.
    2-juventus rövanş maçı. turu geçen bizdik ama o gün itibar kaybettik, özgüven yitirdik. juventus o maçtan sonra bir daha yenilmedi kendi liginde. spalletti kovulacak iken sözleşme uzattı. nasıl kazandığın ve kaybettiğin de önemli oluyor bazen. bu maç galatasaray'ı sadece iç sahada iyidir kalıbına itti.
    3-liverpool rövanş maçı. maalesef uefa'nın da bizi tornaya getirmesiyle feci dayak yedik. lang'ı, osimhen'i kaybettik. teknik direktörümüz sakat adamı oyundan alamadı, o bile şoktaydı. 8-9 atacakları maç 4-0 bitti. uğurcan dışında kimsenin forsu kalmadı takımda.

    hocamız bile itiraf ediyor: bu takımın özgüveni düşük diyor. motivasyon problemi zaten hep olmuştu. motivasyon eksikliği+özgüven düşüklüğü sadece sonuçtur. asıl sebep takımın bir oyuna ikna edilememesi. elbette şampiyonlar liginde başarılı bir sezon geçirdik, en azından beklenti anlamında. ama bu sezon bizi öyle kırdı ki, ilk defa okan buruk'un ilk 3 sezonunun aksine dördüncü sezonda takım form ve istikrar bulamıyor. yaklaşan dünya kupası da sanırım etkenlerden birisi. milli ara da takımı dağıttı.
App Store'dan indirin Google Play'den alın